20 Ocak 2015 14:11

Darbeden sonra ilk kez bir baro başkanı ceza aldı

Dersim Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe hakkında Maoist Komünist Partisi (MKP) üyesi olduğu iddiasıyla açılan kamu davasına bakan Özel Yetkili Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yeşiltepe'ye 6 yıl 3 aylık hapis cezası verdi. Yargıtay mahkeme kararını alelacele onayladı. Böylece Darbeden bu yana ilk kez bir baro başkanı ceza almış oldu.

Paylaş

Kemal ÖZER
Dersim

Dersim Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe'ye, Maoist Komünist Partisi (MKP) üyesi olduğu iddiasıyla hakkında açılan davada verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezası, Yargıtay tarafından onaylandı. Onaylanan ceza, Baro'ya bağlı avukatlarca protesto edildi. Yapılan açıklamada, hiç kimsenin artık hukuk güvenliğinden söz edilemeyeceği vurgulandı.

Dersim Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe hakkında Maoist Komünist Partisi (MKP) üyesi olduğu iddiasıyla açılan kamu davasına bakan Özel Yetkili Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yeşiltepe'ye 6 yıl 3 aylık hapis cezası verdi. Yapılan itiraz üzerine ise dosya Yargıtay'a gönderilmişti. Dosyayı kısa süre içerisinde inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Yeşiltepe hakkında verilen ceza hükmünü onadı. Böylece Darbeden bu yana ilk kez bir baro başkanı ceza almış oldu.

AVUKATLARDAN PROTESTO

Dersim Barosuna bağlı avukatlar, Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe’ye yasadışı Maoist Komünist Partisi (MKP) Üyesi olduğu iddiasıyla verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasını adliye önünde düzenledikleri açıklamayla protesto etti. 

Adliye önünde düzenlenen ve baroya bağlı çok sayıda avukatın katıldığı açıklamada konuşan Baro Başkan Yardımcısı Eylem Cevahir, verilen cezanın savunmaya yönelik bir gözdağı olduğunu belirterek, “Savunma mesleğini hakkı ile icra eden ve aynı zamanda Tunceli Barosu Başkanı olan Avukat Uğur Yeşiltepe hakkında dönemin Özel Yetkili Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılmıştır. Baro başkanımız Avukat Uğur Yeşiltepe özellikle ihtisas alanı ceza davaları olan bir hukukçudur. Meslektaşımız genel olarak siyasi içerikli davalarda müvekkillerine hukuki yardım hizmeti sunmuştur. Bu bağlamda Avukat Uğur Yeşiltepe’nin kendisinden hukuki yardım talebinde bulunan şahıslar ile ilgili diyalogları, görüşmeleri ve mesleki faaliyetleri suç unsuru gösterilmiştir. 

Bu kapsamda müdafilik görevini yürüttüğü davalar ve müvekkilleri ile özdeşleştirilerek hukuka aykırı bir şekilde TCK 314/2 maddesinden örgüt üyesi suçlaması ile cezalandırılması talep edilmiştir” dedi.

Baro başkanının örgüt üyeliğinden cezalandırılma gerekçelerine vurgu yapan Avukat Eylem Cevahir, “Baro başkanımızın örgüt üyeliğinden cezalandırılmasına gerekçe olarak; vekaleti olmadığı halde bazı örgüt üyelerinin soruşturmalarında hukuki yardımlarda bulunarak yasadışı örgütü sahiplendiği, Tunceli il merkezinde gerçekleşen l Mayıs, Newroz vb. bazı etkinliklere katıldığı, basın açıklamalarına iştirak ettiği, il merkezinde gerçekleşen birkaç cenaze törenine katıldığı ve yine örgüt üyesi suçlaması ile yargılanan bazı şahıslara hukuki yardımda bulunduğu iddiası ile örgüt üyesi olduğundan bahisle 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde özellikle de bir hukuk kurumunun başkanına, bu iddialar ile ceza verilmesi tam bir hukuk skandalıdır” diye konuştu. 

'KARAR SİYASİ BİR KARARDIR'

Davanın hukuki olmaktan ziyade siyasi bir dava olduğunu dile getiren Tunceli Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Eylem Cevahir, “Baro Başkanımız hakkında yürütülen soruşturma hukuki olmaktan ziyade siyasi bazı saiklerin ön plana çıktığı, kamuoyunda paralel yapı olarak dillendirilen yargı ve kolluk içerisinde yer edinmiş bazı kamu görevlilerince yürütülen bir soruşturmadır. Özel amacı olan bu tarz soruşturmalarda hukuki sonuca ulaşmaktan ziyade siyasi hesap sorma ve cezalandırma kastı ön planda olmuş ve kamuoyunun bildiği birçok toplumsal davada da bu şekilde hareket edilerek hukukun ayaklar altına alındığı kararlar tesis edilmiştir. Söz konusu bu odaklar amaçlarına ulaşmak için özellikle özel yetkili mahkemeleri de bir silah olarak kullanmaya çalışmışlardır. 

'KİMSENİN HUKUK GÜVENLİĞİNDEN BAHSEDİLEMEZ'

Bu çerçevede Tunceli Barosu Başkanı Avukat Uğur Yeşiltepe’nin mesleki faaliyetleri sebebiyle, soyut ve varsayıma dayalı gerekçelerle 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmış olması savunma hakkı adına bizleri büyük bir endişeye sevk etmiştir. Bir Baro başkanına hukuksuz bir şekilde verilen bu cezayı kabullenmemiz mümkün değildir. Bu durumun yanı sıra temyiz incelenmesinde de yukarıda da belirttiğimiz üzere zaten yapısı ve kararları tartışmalı olan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin tam da HSYK’nın yaptığı yeni atamalar öncesinde, diğer birçok dosya gibi alelacele bu kararı da onamış olması, kuşku ve endişelerimizi artırmaktadır. Oysa yargı hiçbir gücün veya yapının elinde olamaz ve hâkimler belirli bir mensubiyet saikiyle hareket edemezler. Böyle bir durumda hiç kimsenin hukuk güvenliğinden söz edilemez” dedi.

Cevahir, bahsi geçen hukuksuzluğun giderileceğine inandıklarını ve sonuna kadar başkanlarının yanında olacaklarını da sözlerine ekledi.

Açıklamanın ardından bir süre alkışlarla baro başkanlarına verilen cezayı protesto eden avukatlar daha sonra dağıldı.

Öte yandan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, yönetim kurulu üyeleri ile 68 ilin baro başkanları da düzenledikleri ortak yazılı açıklamayla, Tunceli Baro Başkanı Uğur Yeşiltepe’ye verilen hapis cezasına tepki gösterdi. 


‘SAVUNMA HAKKINI SAVUNMAYI SONUNA KADAR TAKİP EDECEĞİM’
 
Son 1 yıldır Tunceli Baro Başkanı olan, daha önceki 2 yıl ise aynı baronun üyeliğini yapan Avukat Uğur Yeşiltepe yaptığı açıklamada, "Adalet, hak ve özgürlüklerden arınmış, evrensel değerlere yabancılaşmış bir hukuk düzeninin ortaya çıkacağı, sonuçların güvenilir ve anlaşılabilir olması imkansızdır. Geride bıraktığımız yıllarda demokratik hukuk devleti iddiasının, hak ve özgürlükler alanındaki yaklaşımı toplum nazarında hukuka güveni son derece azalmıştır. Mesleki faaliyetlerimi ifa ederken demokratik haklarını kullandığı için kolluğun Özel Yetkili Savcılık mahkemelerinin kadrine uğramış, yurttaşların avukatlığını üstlendiğim davalar sonucunda ayın sonuçla ben de karşı karşıya kalmış bulunuyorum. Vekaletsiz iş yapmanın, meslektaşlarla görüşmenin, taziyeye gitmenin, gazeteci dostum İsmail Saymaz ile görüşmenin örgüt üyeliğine delil kabul edilip, Malatya Özel Yetkili Mahkemesi'nce mahkumiyete dönüştüğü ve bu kararın da tartışmaların odağındaki Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nce onandığı bir durumla karşı karşıyayım. İktidarın güvenmediği ve belli bir cemaatin kontrolünde olduğu için, değiştirmek için canla başla çalıştığı bir dairenin vermiş olduğu bu alel acele kararın başkaca bir çok kararın adalet duygusuyla yakından uzaktan ilgisi olmayacağı açıktır. Hak ve özgürlükler açısından sonuçlar doğuran ve tartışmaların odağında olan bir dairenin kararlarının yeniden yargılanma konusu yapılması adalet, hak ve özgürlükler açısından zorunludur. Bu taleple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde karara itiraz etmiş bulunmaktayım. Başsavcılığın evrensel hukuk değerleriyle bağdaşmayan hak ve özgürlükleri ayaklar altına alan, savunma hakkımı mahkum eden bu kararın kaldırılması ve infazın durdurulması talebiyle Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'ne itiraz edeceğini umuyoruz. Savunma hakkını savunmak için Anayasa Mahkemesi dahil, tüm yasal yollara başvuracağım" dedi.

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Merkez Bankası, yarım puanlık faiz indirimi yaptı

SONRAKİ HABER

Tekel bayilerin saat 22.00 isyanı: Alkol satış sınırı gece yarısına alınsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa