Evrensel susmayacak

Evrensel susmayacak

TİT’in gazetemiz Evrensel'e yönelik tehdidine aydınlar, gazeteciler, sendikacılar, yazarlar ve sanatçılardan tepki geldi. Tehditlerle ilgili Evrensel gazetesi çalışanlarının Fatih Adliyesi’nde yaptığı suç duyurusuna Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Türkiye Gazeteciler Sendi

DEMOKRASİDE ŞİDDET YOKTUR

Gazeteciliğin gerçekleri ortaya koymak olduğunu ifade eden TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi,  “Üslup sert olabilir, eleştirel olabilir, yayın politikası herkes tarafından kabul edilecek  diye bir şey yok. Ama buna karşı da demokrasilerde tolerans, kabullenme vardır. Demokrasilerde olmayan şiddettir. Biz bu tehdidi yapan kurumların bir an önce ortaya çıkartılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Güvenlik güçlerini, siyasi iktidarı gazeteciler üzerinde caydırıcı politikalar izlemek yerine bu tür silahlı grupları ortaya çıkartmaya çağırdıklarını dile getiren İpekçi, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskıların yanına bir de bu tarz tehditlerle uğraşmak zorunda bırakıldıklarını kaydetti. İpekçi, “Hepinize dayanışmanızdan dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

EVRENSEL’İN SINIF DOSTLARI VAR

“Bu ülkede ne zaman barıştan, ne zaman kardeşlikten ne zaman bir arada yaşamaktan söz edilse kanlı pazarlıktan beslenen unsurlar boylarını göstermeye başlıyor. Bu tehdit örgütlü bir tehdittir, sistemli uzun soluklu bir tehdittir ve bu tehdit ne gariptir Başbakanın savaş borazancılığı yaptığı bir dönemde kendisini daha çok hissettirmeye, adını duyurmaya başlamıştır” diyen Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, bu tehditlere geçmişten de alışık olduklarını söyledi. Savaştan beslenenlerin bu ortamın sürmesini isteyeceğini, bu nedenle ülkede barışı tesis edecek olan asıl gücün sahibi olan işçi ve emekçilerin hedef olacağını belirten Ayçin, bu nedenle saldırının çok hafife alınmaması gerektiğini, o nedenle sorumluların olayın üzerine gitmesi gerektiğini dile getirdi.

Ayçin, “Biz buradan 10 sendika adına şunu çok rahatlıkla söylüyoruz ki; biz Türk-İş içerisinde bulunan sendikalar olarak çok uzun soluklu ve Türkiye’de yaşanan bütün sorunlara duyarlılık gösterebilecek yeni bir sendikal anlayışın tesisi düşüncesi ile yola çıktık. Bu sorunu kendi sorunumuz gibi görüyoruz, bu tehdidi bize yapılmış bir tehdit olarak kabul ediyoruz ve diyoruz ki bu şekilde Evrensel’i susturmak düşüncesinde olanlar Evrensel gazetesinin yalnız olmadığını unutmasınlar. Onun etrafında sınıf dostları olduğunu unutmasınlar. Ona yönelik yapılacak saldırının ve tehdidin karşısında bugün bu kadarız ama yarın alanlara doldurabilecek gücümüz kararlılığımız var. Evrensel yalnız değildi, yalnız olmayacak, yalnız da kalmayacaktır” diye konuştu.  

BARIŞ TEHDİT EDİLİYOR

Yazar Adnan Özyalçıner, bu tehdidin düşünce özgürlüğüne, halkın özgürce haber almasına, insanların yaşama hakkına yapılan bir tehdit olduğunu kaydetti. “Bu tehdit yalnızca ana dilleriyle konuşmak isteyen, ana dilleriyle şarkı söylemek isteyen, ana dilleriyle düşüncelerini ifade etmek isteyen ve her türlü inanç ve özgürlüklerini kullanmak isteyen halklarımıza karşı bir tehdittir” diyen Özyalçıner, aslında barışın tehdit edildiğini söyledi.

Bazı grupların ölümle tehdit ederek korkutmaya, sindirmeye çalıştığını dile getiren Özyalçıner, “Neyi? Özgür düşünceyi, halkların kardeşliğini, barış içinde yaşamamızı sindirmeye çalışıyorlar. Biz bunlara hiçbir zaman pabuç bırakmadık, bırakmayacağız” dedi.

Türkiye Barış Meclisi adına konuşan Hakan Tahmaz ise emekten, demokrasiden, barıştan yana olan güçlerin bir kez daha “Niye geç kaldık” dememek için bu çığlığa ses vermesini istedi. Bu tehditleri Akın Birdal’da yaşadıklarını, Hrant Dink’te yaşadıklarını ve sonuçlarını gördüklerini belirten Tahmaz, “Bugün Evrensel’e yapılmış olan tehdit Evrensel’le sınırlı değil, bu ülkedeki barışa, kardeşliğe yapılmış bir tehdittir” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)


'İŞÇİLERİN BİRLİĞİNİ, HALKLARIN KARDEŞLİĞİNİ İSTEDİĞİ İÇİN'

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel: Bugün Evrensel gazetesine kontra bir şebeke olan TİT tarafından ikinci bir kez yapılmış tehdidi kınamak, protesto etmek ve bunun üzerine gitmek için buradayız. Bir suç duyurusunda bulunuyoruz. Umarım ki bu devleti yönetenler bu konunun üzerine gider ve bu tertip içinde olanları ortaya çıkartır. Evrensel gazetesine yapılmış bu tehdidin nedenini biz çok iyi biliyoruz. Çünkü Evrensel gazetesi ülkemizde işçi ve emekçilerin haklarını savunuyor, işçilerin birliğini, ezilen halkların kardeşliğini savunuyor. Özellikle bugün ezilen Kürt halkının demokrasi, özgürlük, eşit haklar, ana dilde eğitim gibi demokratikleşme ve Blokumuzun demokratikleşme programını savunduğu, desteklediği, onun haberlerini verdiği için, çatışmasız bir ortam dilediği için, hükümeti demokratik bir anayasa yönünde çalışmalar yapmaya davet ettiği için bu tehdidi almaktadır. Ülkemizde yeniden karanlık bir dönemin kapısı aralanmak isteniyor.

Şimdi görev hepimizdedir, başta basın emekçileri olmak üzere ülkemizde halkın haber alma hakkını, düşünce özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü savunan bütün emek ve demokrasi güçleri olarak barışımıza, kardeşliğimize sahip çıkma zamanıdır. Sadece Evrensel’e, özgür basına, kardeşliğin ve barış diline değil aynı zamanda halklarımızın birliğine, emekçilerin kardeşliğine sahip çıkmak için de bu gelişmelerin üzerine gitmemiz gerekiyor.

Evrensel’in yanında olacağız, tabii ki haksız yere tutuklanmış gazetecilerin de yanında olacağız. Tabii ki siyasi barajların kaldırılmasını isteyeceğiz, ana dilde eğitim hakkının yanında olacağız, demokratik özerklik talebinin yanında olacağız. Sendikacılar, aydınlar, sanatçılar, işçiler, emekçiler olarak, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blokunun 36 vekili olarak bu çağrıyı yapıyoruz, bu çığlık duyulsun diyoruz.


YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Adliye önünde basın metnini okuyan Evrensel Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Fatih Polat: Gazetemiz Evrensel, geçtiğimiz ay Agos gazetesi, bazı akademisyenler ve Kürt siyasetçilerle birlikte TİT (Türk İntikam Tugayları) adlı örgüt tarafından tehdit edilmişti. Örgüt, 17 Temmuz 2011 günü doğrudan gazetemize gönderdiği bir elektronik posta yoluyla tehdidini yineledi. Tehdit mesajının Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan MİT Mensubu Kaşif Kozinoğlu adına açılmış bir elektronik posta adresinden gönderilmiş olması da manidardır. Herhalde böylelikle tehditlerinin ne kadar ciddi olduğuna inanmamız isteniyor. İnternet ortamının denetimi konusunda bu kadar mahir ve istekli bir iktidarla yönetilirken, İnternet yoluyla gelen bu tehditlerin sorumlularının bulunmamış olması düşündürücüdür. Ayrıca Ergenekon ile ilgili bir dizi belgeyi manşetinden yayınlamış gazetelerin, bizi hedef alan bu tehditleri sessizlikle geçiştirmeleri karşısında soruyoruz. Ergenekon’un sadece iktidarı hedef alanına mı karşısınız?

Bu tür tehditlere pabuç bırakmayacağımızı bir kez daha yinelerken, bu tehdidi yapanların en kısa sürede bulunmaları ve cezalandırılmaları için iktidarı ve yargıyı göreve çağırıyoruz.

www.evrensel.net