11 Ocak 2015 18:37

Metin Göktepe Didim'de anıldı

Metin Göktepe, Aydın’ın Didim ilçesinde Emek Partisi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. İlginin yoğun olduğu Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde yapılan etkinliğe Didim Gazeteciler Cemiyeti Derneği yönetici ve üyesi gazeteciler, Eğitim-Sen, Didim Cem Evi ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Metin Göktepe Didim'de anıldı

Paylaş

Metin Göktepe, Aydın’ın Didim ilçesinde Emek Partisi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı. İlginin yoğun olduğu Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde yapılan etkinliğe Didim Gazeteciler Cemiyeti Derneği yönetici ve üyesi gazeteciler, Eğitim-Sen, Didim Cem Evi ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Etkinlikte bir konuşma yapan Didim-a Haber gazetesi yazarı Musa Kemal Bayar: “Etkinlikte bir konuşma yapmam istendiği için konuşmamı önceden hazırladım. Ama bu ülkenin en başındaki adam çıktı dedi ki ‘Bu ülkedeki basın özgürlüğü dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Almanya’da, Fransa’da gelişmiş batı ülkelerinde, o ülkenin cumhurbaşkanına, başbakanına saldırıldığı zaman’ - burada haberin, eleştirinin adı saldırı oluyor- bakın neler oluyor.’ Şimdi bu sözden sonra konuşmamı değiştirmem gerekiyordu. Çünkü şunlar geldi aklıma; o ülkelerde 700 bin liralık kol saati takan bakanı saldırmak bir tarafa, linç ederler. Hele evinde ayakkabı kutusu bulunanı, oğlum sıfırla diyeni linç ederler. Bunları da koyayım dedim konuşmama, ertesi gün Fransa’da Charlie Hebdo katliamı. Yine bildik açıklamalar. Konuşmamı basın özgürlüğüne yapılan bu katliamı da değinmek için yine değiştirdim.”

Aynı gün faillerin kimliğinin tespit edilmesine ve bir gün sonra da öldürülmelerine dikkat çeken Bayar: “ Şunu gördüm, şuna karar verdim –bilmem katılır mısınız?- ; İşin içinde gizli servisler, devlet, derin devlet olmadığı zaman her türlü katil yakalanıyor. Şimdi geliyoruz bizim gazetecilerimize; 1906'da ilk katliam yapılmış, o günden bu güne 100’ün üzerinde gazeteci katledilmiş. Bilmiyordum, yeni öğrendim, o benim ayıbım; 24 nisan 1914 günü İstanbul’da 36 gazeteci sürgüne gönderilmiş, akıbeti belli değil. Bu gazetecilerin tek suçları var Ermeni olmak. Bu 100’ün üzerindeki gazetecinin katilleri yok. Bazılarının tetikçileri belli, ama katilleri, tetiği çektirenler yok. Ta ki Metin Göktepe’ye kadar. 8 ocak 1996’da öldürüldükten sonra dönemin İçişleri Bakanı çıkıyor diyor ki: ‘Duvardan düştü.’ Başta Evrensel Gazetesi ve genç gazeteciler olmak üzere neredeyse gazetecilerin tamamı Metin’e sahip çıktılar. Milyonlarca insan Metin’e, haber alma hakkına, basın özgürlüğüne sahip çıktı. Ve devlet katillerini bulmak zorunda kaldı. İki hafta sonra aynı bakan çıktı dedi ki: ‘Gözaltında olduğu belli oldu. Başta annesi olmak üzere herkesten özür diliyorum.’ Bu bir ilktir. Katillerinin yargılandığı dava şehir şehir dolaştırılsa da, binlerce insan davanın takipçisi oldu ve katiller ceza aldı. Bu devlette yaşanmış bir ilktir ve tekdir. Metin Göktepe ölümüyle bize toplumsal direnişi, birlikte olmayı, karşı durmayı öğretti.”

Etkinlik yönetmen Sedat Yılmaz’ın 1990’lı yıllarda Özgür Gündem Diyarbakır bürosunda çalışan gazetecilerin bölgedeki mesleklerini yapma çabalarını, yaşanan gerçekleri canları pahasına halka ulaştırma çabalarını anlattığı ‘Press’ isimli filmin gösterimiyle sona erdi. (Aydın/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Hastanede elektrik kesintisi nedeniyle 4 hasta ölümden döndü

SONRAKİ HABER

Sri Lanka Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 253 olarak düzeltti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa