25 Aralık 2014 05:00

Unutmadık babası!

25 Aralık, engellenmeseydi büyük yolsuzluk operasyonunun ikinci dalgası olacaktı. Oğlu Bilal’in adının geçtiği, Erdoğan’ın ‘ucu bana uzanacaktı’ dediği çaptaydı.

Paylaş

Tuba GÜNGÖR
İstanbul

Geçtiğimiz yıl tam da bugün savcılık İstanbul Emniyetine, aralarında ünlü isimlerin olduğu bir gözaltı listesi gönderdi. Emniyet, iktidardan aldığı emirle savcılık kararına uymadı. İktidarın engel olduğu operasyon listesinde üst düzey kamu görevlileri, inşaat şirketi sahipleri, ‘terörü finanse etmek’ten aranan Yasin el Kadı da vardı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da adının geçtiği operasyon yapılabilseydi büyük yolsuzluk operasyonunun ikinci dalgası olacaktı.

‘ÖRGÜT KURMAK VE YÖNETMEK, İHALEYE FESAT...’

Gözaltına alınacağı iddia edilen isimler arasında, Kalyon Grup Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Cemal Kalyoncu, TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, eski milletvekili ve İBB Genel Sekreteri Adem Baştürk, BİM’in kurucu ortaklarından İcra Kurulu Başkanı Latif Topbaş, Kuveyt Türk Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdullah Tivnikli ve Cengiz Aktürk yer alıyordu.
2. dalga soruşturmayı Ergenekon soruşturmasına bakan TMK Savcısı Muammer Akkaş yürütüyordu. 25 Aralık sabahı birçok iş adamının da aralarında bulunduğu 41 kişilik gözaltı listesi hazırlandı, mahkemeden bazı iş adamlarının malvarlığına el koyma kararı çıkartıldı. Akkaş, dönemin başbakanı şimdi Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan için de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrı evrakı hazırladı. Ancak Emniyet, savcının talimatlarını yerine getirmedi. Yapılamayan operasyonda 96 şüpheliye yönelik suçlamalar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet” bulunuyordu.

‘KASITLI OLARAK ENGELLENDİ’

17 ve 25 Aralık yolsuzluk, rüşvet operasyonunu yürüten polis kadrosunda bulunan ve polis tasfiyesinde en son İstanbul Mali Şube’den gönderilen Emniyet Amiri Mehmet Akif Üner, şu isimler hakkında “Anayasayı ihlal etmek suretiyle görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu: İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Selami Yıldız, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Hakan Sıralı ve Şube Müdür Yardımcısı Arzum Nazman. Üner’in 18 Temmuz’da verdiği suç duyurusu dilekçesinde 25 Aralık günü emniyette yaşananlar anlatıldı. Suç duyurusunda, “25 Aralık günü şüphelilere yönelik düzenlenecek operasyonun her türlü hazırlığının yapıldığı, il dışındaki şüpheliler hakkında gerekli yazışmaların gerçekleştirildiği” aktarıldı. Üner, dilekçesinin devamında “Operasyonu yapacak ekiplerin 26 Aralık sabah 07.00’ye kadar hazır beklemelerine rağmen iptal edildiğinin duyurulduğunu” söyledi. Dilekçede, “Bir bakanın ve müdürlerin 25 Aralık akşamı toplantı halinde olduklarının da emniyet içerisinde dillendirildiği” ileri sürülmüştü. Üner, “O tarihlerde söz konusu savcılık talimatları ve alınan mahkeme kararlarının uygulanması yapılan her türlü hazırlığa rağmen, hiyerarşik silsile doğrultusunda Emniyet Müdür Yardımcısı Selami Yıldız, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Hakan Sıralı ve Şube Müdür Yardımcısı Arzum Nazman tarafından herhangi bir gerekçe bildirilmeden kasıtlı bir şekilde engellenmiştir” demişti.

SAVCILAR EL ÇEKTİRİLDİ

17 ve 25 Aralık’tan sonra AKP Hükümetinin ilk refleksi soruşturmada görev alan polisleri sürgün etmek oldu. Binlerce polis “paralel” denilerek görevden alındı. Soruşturmayı yürüten savcılara dosyadan el çektirildi. Soruşturmalara yeni savcılar atandı. 6 Ocak’ta Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gece yarısı büyük çapta görev değişikliği yapıldı. 350 polisin görev yeri değiştirildi. 8 Ocak’ta bir Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ile 15 ilin Emniyet müdürleri görevden alındı. 24 ile de yeni Emniyet müdürü atandı. 22 Ocak’ta Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde 470 amir, müdür yardımcısı ve memurun görev yeri değiştirildi. Daha sonra da görev değişiklikleri devam etti. 17 Aralık’tan sonra yaklaşık 6 bin Emniyet mensubunun görev yerinin değiştirildiği tahmin ediliyor.

İFADE VERMESİ ENGELLENDİ

25 Aralık soruşturması dosyası, 26 Aralık’ta Savcı Muammer Akkaş’tan alındı. Adliye önünde yazılı basın açıklaması dağıtan Akkaş, “Soruşturma yapmam engellenmiştir” dedi. Başsavcı Turan Çolakkadı, bir basın toplantısı ile Akkaş’ı soruşturmanın gizliliğini ihlâl etmekle suçladı. Hayata geçirilmesi hükümetçe engellenen 2. yolsuzluk operasyonunda Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan’ın da adı geçiyordu. Nasıl engellendiği bugünlerde ‘yandaş’ medyada çarşaf çarşaf  yayınlanan 25 Aralık operasyonunun ardından Bilal Erdoğan uzun süre ortalarda gözükmedi. O dönem Bilal Erdoğan’ın yurtdışına kaçtığı iddia edilmişti. Bilal Erdoğan, savcı dosyadan alındıktan sonra 5 Şubat’ta, soruşturmaya yeni atanan savcılara ifade verdi. Böylelikle 25 Aralık operasyonunda ismi geçen Bilal Erdoğan’ın ilk başta savcıya ifade vermesi engellendi.

Operasyonların üzerinden henüz bir yıl geçmiş olmasına rağmen operasyonun yıl dönümünden geriye bol belge, bol hukuksuzluk, kocaman bir tartışma kaldı. Muhalefet davanın takibinde ısrar ederken, yolsuzluktan suçlanan kimse kalmadı. 17 Aralık soruşturması hakkında takipsizlik kararı verildi. Emniyet mensuplarının değiştirilmesiyle 25 Aralık operasyonu zaten yapılamadan engellendi. Soruşturmadan geriye hafızalarda olanlar dışında bir şey kalmadı.  

17-25 ARALIK OPERASYONUNA  KARŞI 14 ARALIK

Hükümet ise bu operasyonların bir “paralel örgüt” eliyle hükümeti yıkmayı amaçlayan siyasi operasyonlar olduğunu öne sürmeye devam ediyor. Ayrıca 14 Aralıkta Gülen Cemaatine yakınlığıyla bilinen basın mensuplarının gözaltına alınması 17 ve 25 Aralık operasyonlarının cevap niteliğinde olduğu yorumları yapılıyor. Ayrıca iktidarın yolsuzlukların üzerini örtmek ve yıl dönümünde bunun tartışılmasını engellemek için de 14 Aralık operasyonunu gerçekleştirdiği yapılan yorumlar arasında.


SEÇİM ÖNCESİ MAL VARLIĞINI SIFIRLADI MI?

Başbakan Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı adaylığını resmileştirmesi sonrası Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) mal varlığını da bildirdi. Erdoğan’ın mal bildiriminde 17 Aralık’ta gündeme gelen mal varlığını sıfırladığı görüldü. Erdoğan’ın YSK’ye bildirdiği mal varlığında, sadece “Güneysu-Dumankaya Köyü 2.000 metrekare arsa (Maliyeti 10 bin TL), banka hesaplarında toplam 3.390.384 TL, 25.000 £, 199.867 $, 500.000 TL alacak. Otomobil (Maliyeti: 234.080 TL) yer aldı. Erdoğan’ın mal varlığının duyulması çeşitli yorumlara yol açtı. Yapılan yorumlarda daha çok 17 Aralık günü oğlu Bilal ile yaptığı konuşma gündeme geldi. Tapelerde yer alan “evdeki paraları sıfırla” ifadesi sonrası yapılan sevkiyatlara rağmen 30 milyon avro kalmasına vurgu yapılarak, “YSK’ye verilen mal bildirimi zekat bile değil. O paralar mal bildiriminde niye yok” denildi. Ayrıca siyasi kulislerde, Wikileaks belgelerinde yer alan Erdoğan’ın İsviçre hesaplarına ve işadamı Rahmi Koç’un 2002 seçimleri öncesinde söylediği “Erdoğan’ın bir milyar doları var” ifadelerine vurgu yapılarak, “mal bildirimi sıfırlanmış” değerlendirmesi de yapıldı.
 
17 Aralık saat 23.15’te baba oğul arasında geçtiği iddia edilen görüşme şöyleydi:
B.E: Şimdi babacım şey için aradım. Büyük ölçüde şey yaptık. Siz mi aradınız babacığım şimdi (...)
R.T: Büyük ölçüde derken sıfırladınız mı yoksa.
B.E: Sıfırlamadık henüz babacığım. Şöyle ki, bi’ 30 milyon Avro gibi bir miktar daha var. Şey yapamadık, eritemedik henüz. Bu şey geldi aklına Berat’ın. Ahmet Çalık’ın alacağı ekstra bir 25 milyon dolar kalmış. Onu oraya verip o para gelince onu şey yaparız diyorlar, üstüyle de Şehrizar’dan daire alabiliriz diyor. Sen nasıl bakarsın baba? (...) Hıı, yani 25 milyon dolar Çalık’a aktarıp, geri kalan kısımla da Şehrizar’dan daire alabilir.


‘ALO BABACIĞIM’ MONTAJ DEĞİL!

Erdoğan ile oğlu Bilal arasında geçtiği iddia edilen ‘sıfırlama’ konuşması, uluslararası davalarda ses analizleri yapan Londra merkezli şirket tarafından incelendi. Seçimlerden önce sonuçlanan analiz raporu, kayıtlara “Montaj” diyen TÜBİTAK’ı yalanlıyor.  Analizden çıkan önemli sonuçlar şöyle: “’Paraları Sıfırlama’ olarak bilinen kayıttaki seslerin üzerinde montaj vb. herhangi bir dijital oynama olmadığı belirtilmektedir. Kayıt içindeki duraklamalar, farklı görüşmelerin birleştirildiğini göstermektedir (Gün içinde farklı saatlerde yapılan telefon görüşmelerinin tek ses kaydında toplanmasına işaret edilmektedir.)


ALA’DAN BİLAL İÇİN TALİMAT: KİM OLURSA OLSUN YAKLAŞANI VURUN

25 Aralık operasyonunda adı geçen Bilal Erdoğan’a kelepçe takılmasının İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından engellendiği iddia edildi. Sabah gazetesinin haberine göre, Efkan Ala, özel harekatçılara “Recep Tayyip Erdoğan’ın Kısıklı’daki konutuna yaklaşanı vurun” emri verdi. Cumhuriyet Başsavcısı Çolakkadı’nın “Bu operasyona izin vermiyorum” sözlerinin üzerine Savcı Akkaş’ın polisin operasyon yapmaması üzerine Jandarma’ya talimat verdiğine ilişkin yazı ortaya çıktı. Özel harekat timleri dönemin başbakanı Erdoğan’ın evinin etrafına kaydırıldı. Bilal Erdoğan’ı almak için konutu basmaya kalkışan polisler, karşılarında İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen “yaklaşan kim olursa olsun vurun” talimatını uygulamaya hazır özel harekatçıları görünce geri çekildi.


OPERASYONDA ADI GEÇTİ CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI OLDU

25 Aralık’ta yapılamayan operasyonun bir ayağını da 6 Ocak 2014 tarihinde yapılan Liman İşletmesi Operasyonu oluşturuyordu. Operasyonda Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bacanağı gözaltına alınmış, buradaki asıl hedefin ise Binali Yıldırım olduğu iddia edilmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, rüşvet, zimmet, ihaleye fesat karıştırma, irtikap, nitelikli dolandırıcılık” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, 6 Ocak 2014 tarihinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 27 kişi gözaltına alınmıştı. Operasyonda 14 kişi tutuklanmıştı. Gözaltı listesinde ismi geçen Binali Yıldırım’ın bacanağı işadamı C.H ise mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Operasyonun içinde başka mesajlar da içerdiği öne sürülmüş, Binali Yıldırım’ın bacanağının adı karışan yolsuzluk soruşturmasının tekrar gündeme geleceği belirtilmişti. Böylece Binali Yıldırım’ın AKP Genel Başkanı ve Başbakan olmasının önünün tamamen kesileceği yorumları yapılmıştı. Binali Yıldırım, şu an ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlığını yapıyor.

ÖNCEKİ HABER

Halk, İslamcıları tarihe gömmek istedi

SONRAKİ HABER

Azerbaycan'da yolsuzluk, rüşvet ve düşük maaşları protesto edenler gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa