Türküleri değil, silahları susturalım

Türküleri değil, silahları susturalım

İKSV tarafından organize edilen İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen "Suyun Kadınları-Mujeres de Agua" adlı konserde sahneye çıkan Aynur Doğan’ın, Kürtçe şarkılarını söylerken susturulmaya çalışılmasını protesto eden Barış İçin Sanat Girişimi, Cezayir Restaurant'ta basın açıklaması d

Aralarında Sezen Aksu, Adnan Özyalçıner, Seray Şahiner, Orhan Alkaya, Uğur Yücel, Sırrı Süreyya Önder ve Sennur Sezer gibi yüzlerce sanatçının bulunduğu Girişim, ayrıca 21 Temmuz Perşembe günü “Barışalım Yeter” yürüyüşü düzenleyeceğini duyurdu. Saat 19.00’da Tünel Meydanından başlayacak ve Taksim Meydanında son bulacak yürüyüşe duyarlı bütün kamuoyu davet edildi.

Girişim adına hazırlanan ortak açıklama iki dilli okundu. Açıklamayı Türkçe okuyan Müzisyen Yasemin Göksu, yanı başındaki insanın şarkısına tahammül edemeyen, onun şarkısıyla halay çekemeyen nesillerin büyüdüğü bu ülkede ölümün tahammülsüzlük, tahammülsüzlüğün ise yeni ölümler getirdiği bir girdaba çekildiğimize dikkat çekti.

Aynur Doğan’ın 15 Temmuz’da Açıkhava Tiyatrosu’nda yaşadıklarının Türkiye’de son dönemin bir özetini oluşturduğunu belirten Göksu, “Tahammülsüzlüğü ve ölümleri kışkırtan bu anlayışı kınıyoruz. Herkesi ölümlerin önünü almak ve Kürt halkının demokratik taleplerini dikkate alarak barışın adımlarını atmak yönünde sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Tıpkı sahneden ve seyirci koltuklarından Aynur’a destek verenler gibi, Aynur’a desteğimizi sunmak, barış talebimizi haykırmak üzere ‘Barışalım Yeter’ yürüyüşünde olacağız” dedi.

Göksu’nun ardından Rugeş Kırcı da açıklamayı Kürtçe okudu. (İstanbul/EVRENSEL)


BU OLAY HEPİMİZİN MESELESİ

Açıklamanın basın toplantısına katılan sanatçılar Aynur Doğan’ın yaşadıklarıyla ilgili görüşlerini gazetemize açıkladı. Feryal Öney: Aynur zaman zaman birlikte sahne aldığımız çok değer verdiğimiz bir sanatçı. Gerçekten dehşete düştüm. O gece yaşananlar bana Ahmet Kaya’ya yapılanları anımsattı. O gün yapamadığımız şeyi bu gün yapmak istiyoruz. Aynur’un yanında olmak, Aynur nezdinde Kürtçe söyleyen farklı kimliklere mensup sanatçılarımızın yanında olduğumuzu barış için ses çıkarmak gerektiğini düşünüyoruz.

Yeşim Göksu: Bu olay artık Aynur’un meselesi olmaktan çıktı, bu olay artık hepimizin meselesi. Geçmişte yaşadığımız çok büyük bir örnek var. Ahmet Kaya örneği. Dün Ahmet’e yapıldı bu gün Aynur’a yarın hepimize olabilir. Çok ciddi şekillerde tırmandırılan bir tahammülsüzlük var. İnsanları sağduyuya ve sükunete davet etmeye ve başka kimlikler değil hepimiz olmaya çağırıyoruz.

Rugeş Kırcı: Sorunun çözümüne yönelik tartışmalar yaparken savaş dilinin ne kadar ön plana çıktığını görüyoruz. Başbakandan tutun da bakanlarına kadar, ‘saf belirleyin’ demeye kadar gidiyor bu durum. Bunu bu ülkenin bütün halklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyorum. Barış dilinin geride kaldığını düşünüyorum.

Züleyha Ortak: Aynur öncelikle Kürt bir sanatçı ve oraya davet edildiyse Kürtçe parçalar söyleyeceği de bilinir. Bilinen bu durum üzerine provokasyon yaratmak hiç hoş değil. Öncelikle insan hakları diyoruz ama geldiğimiz noktaya baktığımızda insan haklarından oldukça yoksun durumdayız. Faşizan tavırlara maruz kalıyor sanatçılar. Bunların yaşanmaması için buradayız. Süreç biraz zor olacak ama ümit ediyorum ki bu durumları atlatacağız.

Gencay Gürsoy: Türkiye çok kritik bir aşamaya gelmiş durumda. Zaten potansiyel olarak bilinçaltında yaşayan ırkçılık Kürt olayıyla birlikte yeniden su yüzüne çıkıyor. Böyle durumlarda özellikle iktidar sahibi olan siyasetçilerin yapması gereken bu tehlikeyi görüp ülkeyi sağduyuya davet etmektir. Ama bu ülkede Başbakanın kendisi bu son ölümler üzerine ‘bizden iyi niyet beklemesinler’ dedi. Kötü niyet göstereceklerinin, dehşet verici ifadesidir bu. Ve bunu siyasi sorumlu, bir Başbakan olarak söylüyor. Tabi bu mevcut olan gerilimi arttırmaya yetiyor. Yarın öbür gün öyle olaylarla karşılaşabiliriz ki yeniden 6-7 Eylülü, Sivas olaylarını yaşayabiliriz. Halkın sağduyulu olması lazım.

Vedat Yıldırım: Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu nispeten elit bir yerdir. Caz Festivalinde bir Kürdün çıkıp, Kürtçe şarkı okuması birilerini rahatsız etti. Daha çok orta sınıf ve burjuva kesimi rahatsız etti. Bu ülkede efendi ve tebaa anlayışı halen çözülemedi. Sahnede efendilerin kendilerinden olmayan birini görmeleri onları rahatsız etti. Bu dil kırılmadan nasıl bir zemin oluşturacağız bilmiyorum. Siyasşi çözümler getirilse bile alttaki faşizm nasıl çözülecek? Buna herkesin kafa yorması gerekiyor. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net