Diyarbakır’da emekçiler krizin yüküne karşı alana çıktı

KESK’in krize karşı bölge mitingleri Diyarbakır ile devam etti. Mitingde, krizin yükünün emekçilere fatura edilmesine tepki gösterildi.

KESK’in daha önce Samsun, İzmir ve Adana’da gerçekleştirdiği krize karşı bölge mitingleri Diyarbakır ile devam etti. ‘Yoksulluğa, işsizliğe, geleceksizliğe karşı’ düzenlenen mitingde Elazığ, Dersim, Malatya, Muş, Mardin ve Hakkari’nin olduğu 14 ilden emekçiler bir araya gelerek krizin yükünün emekçilere fatura edilmesine karşı çıktı.

"Yoksulluğa, işsizliğe, geleceksizliğe karşı" düzenlenen mitingde Elazığ, Dersim, Malatya, Muş, Mardin ve Hakkari’nin olduğu 14 ilden emekçiler bir araya gelerek krizin yükünün emekçilere fatura edilmesine karşı çıktı.

Diyarbakır’da çeşitli noktalardan miting alanına yürüyen emekçiler alana giriş yaptı. Miting alanına girişte polisler sendika ve siyasi partilerin bayraklarının uzunluğuna bahane ederek alana almak istemesi üzerine yaşanan tartışmadan sonra giriş yapılabildi. Mitinge 14 ilden katılım oldu. KESK üyelerin yanı sıra, HDP, EMEP, ESP, CHP’de mitinge katılım gösterdi.  

Alanda  “Yaşasın Emek ve Demokrasi Mücadelesi, Yoksullaşmaya, İşsizliğe ve Güvencesizliğe Karşı Birlikte Mücadele”, “KHK’ler Gidecek, Biz Döneceğiz”, “Aile Değil Kadının, Kadın Bakanlığını İstiyoruz”, “Jin Jiyan Azadî” pankartları asıldı.

Tertip Komitesi adına Eğitim-sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Başkanı Abbas Şahin konuştu. Şahin konuşmasına, Leyla Güven’in açlık grevine karşı iktidarın kör ve sağırı oynamasına tepki göstererek başladı. Ülkenin ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu anlatan Şahin, “AKP’nin 14 yıllık tarihine baktığımızda göstermelik demokrasi oyunları oynamıştır.

Kadrolaşma, yoksulluk, doğa tahribatı AKP ile özdeşleşmiştir. Bununla da yetinmeyip ülkeyi emperyalistlerin çöplüğü haline getirmiştir. Amaçları neoliberal politikaları yaygınlaştırıp  halkı köle haline getirmektir. Biz bu kriz durumuna yeni gelmedik uygulanan ekonomik politikaların bir sonucu olarak bu bekleniyordu. Bölge’de 40 yıldır adı konulmayan bir savaş var güvenlikçi politikalar sonucu tabi ki kriz olacaktı. Hâlbuki çözüm halkların bir arada kendi dilinde, kimliğinde yaşaması yeterliydi. Bu faşizan iktidarları tarihin çöplüğüne gömeceğiz.Faşizm karşısında geri adım atarsak kaybederiz” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

‘KRİZLE BİRLİKTE KADININ ÜZERİNDEKİ YÜK ARTTI’

KESK Diyarbakır Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Dilan Yakut, “KHK eliyle iş güvencemiz fili olarak ortadan kaldırılmıştır. Çocuk ve yaşlı bakımı her zaman kadınların omuzlarına yüklenmiştir. Ekonomik krizden öncede kadınlar için yaşam zordu, kriz bunu sahada arttırmıştır. Tasarruf yapma, ev içi çalışma yükleri katlanmaktadır. Biz kadınlar yoksullaşırken şiddet artmaktadır. OHAL’de KHK’ler eliyle kadın mücadelesinin kazanımlarını elimizden alınıp, kadınların iradesine dönük hak gaspı artmıştır. Leyla Güven’e destek için açlık grevi yapan kadınlar hâlâ gözaltında. Bu uygulamaları kınıyoruz. İşimiz zor ama imkansız değil hep birlikte başaracağız. Bu topraklara en çok yakışan barışı demokrasiyi hep beraber getireceğiz. 10 Ekim’deki yoldaşlarımıza sözümüz var barışı getireceğiz” diye konuştu.

‘KRİZİN BEDELİ EMEKÇİLERE ÖDETİLİYOR’

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “2.5 yıldır yaşadığımız süreçte Türkiye’de darbe niteliğinde uygulamalar ile karşı karşıyayız. Bugün bu iktidarın yarattığı hem siyasal hem ekonomik krizle karşı karşıyayız. Biz KESK olarak ‘90’lı yıllardan bu yana savaş ve faşizan politikalara karşı bu ülkede barış isteyen herkesle alanlardayız. Bize baskı ve kayyım politikası uygulayanları protesto ediyoruz. Güvenlikçi harcamalar eğitim ve sağlık kamusal alandan çıkarılıp paralı hale getirilmiştir. İktidar savaş politikalarına sarılırken halkımız kaybetmektedir. Barış isteyenlere, gazetecilere, akademisyenlere saldırarak bu ekonomik krizi aşmaya çalışıyorlar. Biz bu uygulamayı Hitler Almanya’sında, Musolini İtalya’sında gördük.  Bu faşizan politikalara bugüne kadar biat etmedik bugünden sonrada biat etmeyeceğiz. Silahlanmaya ayrılan pay büyüdükçe hayatın tüm harcamalarında yapılan kesintilerle hepimiz krizden etkilenmekteyiz. Bu kriz iş cinayetlerini de arttırmaktadır. 3. Havaalanı’nda, Yüksek Hızlı Tren kazasında krizin bedelini hep bizler ödedik. İşten çıkarmalar, ücretsiz izine ayrılmalar gibi bir çok uygulamayla karşı karşıyayız” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

‘KRİZİN NEDENİ BİZ DEĞİLİZ’

Mitinge katılanlar Evrensel’e konuştu. Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, emekçiler açısından alım gücünün giderek azaldığının açıkça görüldüğünü söyleyerek, “İhraçlar, güvencesiz çalışma, işsizlik ülkenin en önemli sorunlarından biri halline gelmiştir” dedi. Asgari ücret görüşmelerinin başladığı bu günlerde emekçilerin sesinin daha gür çıkması gerektiğini söyleyen Eslek, “Krizin nedeni biz değiliz. Bedelini ödemeyi de kabul etmiyoruz” dedi. Bu taleplerin daha gür bir şekilde dile getirilmesi için Diyarbakır mitingini gerçekleştirdiklerini belirten Eslek, “Anayasal hakkımız olan sendikal eylemlerin, mitinglerin tehditlerle engellenmeye çalışıldığı bu süreçte Diyarbakır bölge mitingi ayrı bir önem taşıyor bizim için” dedi.

‘YAŞANAN MAĞDURİYETLER GİDERİLMELİ’

22 yıl sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra ihraç edilen 51 yaşındaki Metin Aksoy, ihraçların işlerine geri dönebilmesi talebiyle mitinge katıldığını ifade ederek, “İhraç olduk ve ekonomik kriz herkesi olduğu gibi bizleri de fazlasıyla etkilemektedir. Herkes sesini duyurmalı. Bu süreçte sadece kriz değil barış ve demokrasi içinde ses vermemiz gerekiyor. Krizden kaynaklı yaşanan mağduriyetler giderilmeli miting bu yüzden çok anlamlı ve bütün ülkeye ses getirmesini istiyorum” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

‘FATURAYI KRİZİ YARATANLAR ÖDESİN’

Elazığ Eğitim Sen Şube Başkanı Musa Doğan, krizin bedelini ödememek için mitinge katıldıklarını anlatarak, “Krizi biz yaratmadık bedelini de biz ödemeyeceğiz bu yüzden  Diyarbakır’dayız” dedi. Bugünkü mitingin amacının krizin faturasını ödememek diye belirten SES Elazığ Şube Başkanı Derya Coşkun, “Elazığ'da ciddi bir çalışma yürüterek buraya geldik. Krizin faturasını biz yaratmadık yaratanlar ödesin diyoruz” dedi. Yaşanan ekonomik kriz karşısında sağlık emekçilerinin yaşamlarını olumsuz etkilediğini belirten Coşkun, “Krizi yaratanlar kriz yok diyor ama biz iş yerlerimizde, hayatımızda bunun yansımalarını görüyoruz” dedi.

Yapı-Yol Sen Elazığ Şube Başkanı Kenan Korkmaz, seslerini daha gür duyurmak için Diyarbakır’a geldiklerini söyleyerek, “Krizin nedenlerini biliyoruz ve bu nedenlere defalarca kez karşı çıktık” dedi. Krizin bağıra bağıra geldiğini belirten Korkmaz, “Özelleştirilmelerden tutun da, 24 Ocak kararlarının hayata geçirilmesine kadar birçok neden bu krizin sebeplerindendir” dedi. Ekonomik krizi çıkaranların, bu krizin bedelini ödemesi gerektiğini aktaran Korkmaz, “Bugün iflas eden kapitalizmin kendisidir, kapitalizme karşı ve ekonomik krizi çıkaranların krizin bedelini ödemesi için birliğimizi Diyarbakır’da gösteriyoruz” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'e abone olun...