Fotoğraf: Uğur Zengin/EVRENSEL

EMEP’ten Cargill direnişine destek ziyareti

Emek Partisi, Cargil Genel Müdürlüğü önünde sendika hakkı için direnen Cargill işçilerini ziyaret etti: Çıkış yolu birleşmek, direnmek, örgütlenmek.

Emek Partisi, sendikalaştıkları için işten atılan ve Bursa’dan İstanbul’a yürüyerek Cargill Genel Müdürlüğü önüne gelen Cargill işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu. ABD sermayeli Cargill’de Türk-İş’e bağlı Tekgıda-İş sendikasına üye olduğu için 14 işçi işten atılmıştı. İşe iade talebiyle başlatılan direnişin 150. gününde Bursa’dan yola çıkan işçiler tüm engellemelere rağmen şirketin Ataşehir Palladium Tower’da bulunan genel müdürlüğü önüne ulaştı.

Direnişin 157. gününde Cargill işçilerini Emek Partisi İstanbul İl Örgütü ziyaret etti. “Cargill işçisi yalnız değildir”, “Direne direne kazacağız” sloganlarının atıldığı eylemde Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ve Tekgıda-İş Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya konuştu.

‘HER ENGELDE VAZGEÇERSEK ÇOCUKLARIMIZ KAYBEDECEK’

“Yıllarca biz bir aileyiz, diyen şirket, en ufak hak arama çalışmasında bu insanları sokağa attı. Madem bizleri sokağa attınız, biz de ‘Gündüzleri yürüyerek, geceleri üzerimize çadır bile almadan sokaklarda yatarak İstanbul’a geliriz’ dedik” ifadelerini kullanan Karlıkaya, “Önümüze gelen her engelde vazgeçtiğimiz an geleceğimiz, çocuklarımız kaybedecek. Cargill direnişi çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir” dedi.

‘İŞÇİ SINIFI NE ZAMAN BİRLEŞİRSE O ZAMAN KAZANACAK’

Karlıkaya şöyle devam etti:
“Bu mücadele işçi sınıfının mücadelesidir. Flormar’daki dostlarımızla yürüdük. Çünkü işçi sınıfı bütün mücadelelerini bir araya getirmediği sürece kaybedecek. İşçi sınıfı ne zaman birleşecek, bütün mücadeleler benim diyecek o zaman sınıf kazanacak, biz kazanacağız. Bunun için buraya gelmeniz çok anlamlı. Ataşehir’de, Cargill önünden sesleniyorum. Siz 14 işçi çıkarttık sandınız. Biz yalnız değiliz, görüyorsunuz.”

‘DİRENİŞİN YANINDAYIZ’

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Haklı direnişinizin yanındayız. İşten atılan işçiler olarak yalnız değilsiniz” dedi. Türkiye’de binlerce işçinin, kısıtlama, daralma, kota gibi gerekçelerle işten atıldığına dikkat çeken Tüzel, “Patronlar hiçbir zaman ‘Siz sendikalaştınız. Bize zarar veriyorsunuz. O yüzden işten çıkardık’ demiyorlar. Cargill patronu da 14 Eylül’de yaptığı açıklamada şekere getirilen kota nedeniyle 14 işçiyi çıkartmak zorunda kaldıklarını söyledi. Bütün kapitalist patronlar konu işçi hakkı olduğunda tıpkı iktidarın yaptığı gibi yalan söylüyor. Burada örgütlenen işçiler sonuna kadar haklılar. Gerçeğin, emeğin, alın terinin peşindeler. Ama tarımı bitiren iktidar politikalarının arkasındaki sermaye, patron gücünün bir tanesi olan Cargill bu konuda da yalan söylüyor. Cargill’in ülkemize karşı işlediği suçlar çok fazla. Ülkede 14 şeker fabrikası özelleştirildi. Bunun arkasında bir suçlu varsa işte bu ABD menşeli Cargill firması” dedi.

‘SÖZE GELİNCE SENDİKA ANAYASAL HAK’

“Söze gelince sendika anayasal hak” diyen Tüzel, “İşçi arkadaşlarımız da bu hakkını kullanmak istedi. Bütün kapitalist patronlar, işbirlikçiler, gökdelenlerde oturanlar işçi insanca yaşasın, hak ettiği ücreti alsın, iş cinayetlerine kurban gitmesin deyince işlerine gelmiyor. İşçileri kapıya koymak tek çıkış yolu olarak görünüyor” dedi.

‘YERLİ, MİLLİYİZ’ DE İŞÇİYİ TUTUKLA

İktidarın ‘Yerli-milli’ söylemine de tepki gösteren Tüzel şöyle konuştu:
“Özelleştirmelerin arkasındaki kara düzeni, arkasındaki patron takımını, Cargill yöneticilerini, Cargill’in işten atmalarını görmezden geliyorlar. Yasaları kimler çıkartıyor? Hukuk, yasa düzeni kimlere hizmet ediyor? Sizin örneğinizde bir kez daha karşımıza çıktı. Bursa’dan buraya yürüyünceye kadar sayısız engelle karşılaştınız. Tuzla’da gözaltına alındınız. Neden? Hak mücadelesi verdiğiniz için. 3.Havalimanı inşaatında çalışan işçi kardeşlerimiz temiz yemek, güvenli ulaşım, ücretler zamanında ödensin dediği için, gına geldiği için isyan ettiler, direnişe geçtiler. Şirketler sesimizi duysun dediler. 600’ü gözaltına alındı, 24’ü tutuklandı. Neymiş? Çalışma hürriyetini engellemekmiş, mala zarar vermekmiş. İşte Türkiye’nin gerçekliği bu. Tekelci sistemin gerçeği bu. Halka dönüp yerlilik-millilik sözleri edenlerin bütün bu işlerin arkasındaki rolleri de ortada.”

‘TEK ÇIKIŞ YOLU BİRLEŞMEK, ÖRGÜTLENMEK’

Bu haksızlıklar karşısında tek çıkış yolunun birleşmek, direnmek, örgütlenmek olduğunu ifade eden Tüzel, “Bütün sektörlerde dayanışma içinde olmamız gerekir. Kriz üzerinden ‘Herkes aklına başına alsın’ diye fetvalar veriliyor. Patronlara ‘velinimetimiz’ diyenler yeni ekonomik program açıkladılar. Fedakarlık, kemer sıkma işçi ve emekçi sınıfına düşüyor. Simide 25 kuruş daha zam yapıldı. Şimdi krizi fırsata dönüştürmek isteyenler, siyasi irade hiçbir zaman Cargill gibi patronların haksız kazancına dur demeyi düşünmüyor. Vergiyi tabana yaymaktan söz eden, işçiler biraz daha dişini sıksın diyenler niye bunların mal varlığına el koymayı düşünmezler?” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Evrensel'e abone olun...