Adalet Nöbeti’nin 49. haftasında balonlar özgürlüğe uçuruldu

Hukuk örgütleri tarafından haksız tutuklamalara karşı sürdürülen 'Adalet Nöbeti' 49. kez tutuldu. Nöbetin ardından gökyüzüne balon uçurdu.

Hukuk örgütleri tarafından Cumhuriyet gazetesi davası kapsamında tutuklu yargılanan avukat Akın Atalay nezdinde başlatılıp haksız tutuklamalara karşı sürdürülen “Adalet Nöbeti” 49. kez tutuldu. Nöbetin ardından adliye önünde “Hemen şimdi özgürlük” sloganı atan katılmcılar, gökyüzüne balon uçurdu.

Hukuk örgütlerinin tutuklu meslektaşları için İstanbul Adliyesi’nde başlattıkları “Adalet Nöbeti”nin 49. hafta buluşması, Themis Heykeli önünde başlayıp adliye önündeki basın açıklamasıyla devam etti. Nöbette ilk olarak İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu açıklama yaptı. Darbeleri, darbelerin sıkı yönetim mahkemelerini, DGM’leri, Özel Yetkili Mahkemeleri ve OHAL mahkemelerini daha önce de gördüklerini ifade eden Durakoğlu, “Bu dava avukatlar için dejavudur” dedi.

‘ZULME DÖNÜŞEN BU YARGILAMA BİTSİN’

“49 haftadır sessizce çığlık atıyoruz” diyen Durakoğlu, bu çığlığın yalnız avukatların değil halkın çığlığı olduğunu söyledi. Durakoğlu, “Avukatlar çığlık atarken çıkan sesteki nefestir. Avukatların sesi kesilirse, yurttaşların nefesi kesilir” dedi. Cumhuriyet davasının hukuka uygun olmadığının altını çizen Durakoğlu, “Kendisi yargılanan savcının soruşturmasındaki dosyada, bütün iddialar çürütülmüş olsa da adaletsizliğin egemen olduğu bir konjonktürde teslim olmayalım istiyoruz. Bitsin bu zulme dönüşen yargılama diyoruz” diye konuştu.

Kadınlar gününü de unutmayan Durakoğlu, “Akın Atalay Adalet’ine kavuşabilmeli… Murat Sabuncu Eylem’ine dönebilmeli artık… Ahmet Şık sarılabilmeli Yonca’sına… Dünya Kadınlar Gününün hemen ertesinde. Biz yarın tarihimizi yazarken Silivri’deyiz. Nasıl yazacağımıza da karar verilecek yarın. Bizden söylemesi. Dedik ya, bu nöbetin parolası hukuk, işareti demokrasidir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

‘HAPİSHANELERDEKİ DOLULUK YÜZDE YÜZÜ AŞTI’

49. hafta Adalet Nöbeti’ne katılan Dışarıdaki Gazeteciler adına ise gazeteci Elif Akgül açıklama yaptı. “Bugün ülkemizde (AKP Türkiye’sinde) yargı ne kadar bağımsız ne kadar tarafsız” diye soran Akgül, bu sorunun yanıtının, çok hazin ve kabul edilmesi mümkün olmayan bir durum olduğunu söyledi. Türkiye uzun zamandır zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Akgül, “Söz, düşünce ve yazının terör suçu haline getirilmesi aşamasını geçtik, artık müebbet hapis cezalarının vaka-i adiye olduğu (peynir ekmek gibi dağıtıldığı) günlere geldik.  2018 Türkiye’sinde Adalet Bakanı’nın verdiği rakamlara göre, 223 bin tutuklu ve hükümlü var. Üstelik mahpusların 50 bini terör örgütü üyeliği ya da terör örgütüne yardım ve yataklıkla suçlanıyor. Türkiye’de mevcut  hapishanelerdeki doluluk oranı yalnız Cumhuriyet tarihinin değil Osmanlı’dan beri kayıt altında olan tüm dönemlerin üzerine çıkarak yüzde 100’ü aştı” dedi.

16 KADIN GAZETECİ, 13 KADIN AVUKAT  HAPİSTE

Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin de mesajlar veren Akgül, 16 kadın gazetecinin Türkiye hapishanelerinde olduğunu hatırlattı. Akgül, “Adaletsizliğin kol gezdiği bir ortamda kadına yönelik şiddet, cinsel istismar, çocuk istismarı da artış gösteriyor. Yazık ki yasama, yürütme, yargı bu durumu sadece izliyor” dedi. Başta Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık olmak üzere haksız şekilde suçlanan, tutuklanan ve mahkum edilen tüm mahpusların serbest bırakılmasını talep eden Akgül, “Yarın Silivri’de görülecek Cumhuriyet davası, bir milat olmalı. Önce Cumhuriyet tutukluları ve devamında tüm haksızlığa uğrayanlar bu mavi göğün altında özgürce nefes almalı. Adalet mülkün temeli olduğuna göre, hukuku eğip bükmek, en başta iktidar sahipleri olmak üzere kimseye bir fayda sağlamaz” diyerek sözlerini noktaladı. Akgül’ün ardından konuşan Avukat Kemal Aytaç da, 13 kadın avukatın hapishanede olduğunu hatırlattı. 6 ayı aşkın süredir tutuklu bulunan avukatlar hakkında henüz iddianame hazırlanmadığını söyleyen Aytaç, tutuklu kadın avukatların isimleri okuyarak kaldıkları cezaevlerinin adreslerini paylaştı.

'SON GAZETECİ TAHLİYE OLANA KADAR DAYANIŞMAYA DEVAM'

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Almanya Temsilcisi Christian Mihr de nöbette konuşan isimlerdendi. Cumhuriyet davası özelinde Türkiye'deki gazetecilerin durumunu yakından gözlemlemek için geldiğini belirten Mihr, "Tüm gazeteciler cezaevlerinden tahliye oluncaya kadar Türkiye'de olmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin hak ettiği demokrasi özlemi yerine getirilinceye kadar çalışmalarımıza devam edeceğiz. Son gazeteci tahliye olana kadar dayanışa içinde kalmaya devam edelim" dedi.

Nöbetin ardından adliye önünde “Hemen şimdi özgürlük” sloganı atan katılmcılar, gökyüzüne balon uçurdu. (İstanbul/EVRENSEL)

Evrensel'e abone olun...