Kadınlar yasak ve engellemelere rağmen sokaklara çıktı

8 Mart dolayısıyla yurdun dört bir yanında kadınlar engelleme ve yasaklamalara rağmen sokaklara çıkarak eşitlik, özgürlük taleplerini haykırdı.

Ankara Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde alanlara çıktı. Hafta sonu gerçekleştirmek istedikleri eyleme polis saldırısı sonrası çok sayıda kadın gözaltına alınmıştı. Ankara'da kadınlar 8 Mart günü, yeniden sokağa çıkarak taleplerini haykırdı. 

Ankara'da kadınlar 8 Mart’ta coşkuyla alanlardaydı. Ankara Kadın Platformu'nun çağrısıyla haftasonu yapmak istedikleri yürüyüşün engellenmesi ve çok sayıda kadının gözaltına alınmasının ardından kadınlar sokağa çıktı. Kurtuluş Parkı'nda bütün renkleriyle bir araya gelen kadınlar “İstediğimiz dünyayı kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz” dediler. 

Eyleme, TMMOB, KESK, DİSK, TTB, EMEP, HDP, Halkevi, Aka-Der, ünivetsite ve liselerden çok sayıda kadın katıldı. Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze, kadın haklarına yönelik saldırılara, çocuk istismarına direneceklerini haykıran kadınlar, “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları attılar. 8 Mart bildirisi Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak üç farklı dilde okundu. Bildiriyi okuyan Gülşah Öztürk, “Pazar günü kadınlar şiddetle, hakaretle gözaltına alındı. Kadınların bir arada olmasından korkanlara hatırlatalım: Bizleri baskılarla sindiremezsiniz. Dayanışmayla mücadelemizi büyütüyoruz” dedi. 

‘DİNİ KURALLARI TOPLUMA KABUL ETTİRME FIRSATÇILIĞI YAPILIYOR’

Çocuk istismarına tepkilerin çoğaldığı bir dönemde, suçluları hadım ve idam etmekten bahsedildiğini belirten Öztürk, cinsel suçları tedavi edilecek hastalıklar gibi göstermenin faillerin cezai sorumluluğunu, devletin de cinsel saldırıyı önleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmak anlamına geldiğine vurgu yaptı. İstismar ile rızaya dayalı cinsel ilişkiyi “zina” kavramı üzerinden tartışmanın da hem cinsel suçları normalleştirmek hem de dini kuralları topluma dayatma fırsatçılığı olduğunu kaydeden Öztürk, “Hadım cezası, zina tartışması şerri hukuk demektir, yargının ancak dini referans alarak adil olacağı fikrinin topluma dayatılmasıdır, bunu asla kabul etmiyoruz. Cinsel şiddet, devlet şiddetiyle çözülemez” dedi.

‘ŞİDDET FAİLLERİ CESARETLENDİRİLİYOR’

Kadın cinayetlerinin bir önceki yıla göre yüzde 25 arttığını kaydeden Öztürk, “Diyanetin kadın düşmanı fetvaları, 6284 sayılı yasanın uygulanmaması, OHAL bahanesiyle bir gecede geçen yasalar, yargıda kadın düşmanı kararlar eliyle şiddet failleri cesaretlendiriliyor” dedi.

Savaş politikalarının yarattığı travmanın en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocukların yaşadığına dikkat çeken Öztürk, “Savaş kadın ve çocuklar için açlık, yoksulluk, taciz, tecavüz ve ölüm demektir, kadınlar savaş karşıtı olmaktan, barış talep etmekten vazgeçmeyecek” dedi.

Öztürk, her türlü baskı, kadın düşmanı politikalara karşı eşitlik ve özgürlük için yaşayan, üreten ve mücadele eden kadın ve LGBTİ+ bireylerin olduğunu kaydederek, “Bu korkunç tabloyu değiştirebilecek umut ve direnç var. Bizler bu kararlılıkla mücadelemizi yükseltiyoruz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


KESK'Lİ KADINLAR: EMEK, EŞİTLİK VE BARIŞ HAKKIMIZIN PEŞİNDEYİZ

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfedarasyonu (KESK) İstanbul Kadın Meclisi, Mecidiyeköy Cevahir AVM önünde açıklama gerçekleştirdi. "Kutsal aileniz değil kadınız", "Militarizme ve milliyetçiliğe hayır", "Kadınlar savaş istemiyor" pankartı açan KESK'li emekçi kadınlar 10 dakikalık sessiz eylem yaptı.

KESK İstanbul Kadın Meclisi adına açıklamayı Mürüvet Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, "Kiralık işçilik uygulamasıyla hepimize modern kölelik dayatılıyor. Düşük ücretli, kısmi süreli, esnek,  yarı zamanlı, uzaktan, evden,  kayıtsız, sigortasız, güvencesiz çalıştırılıyoruz. Çıkarılan KHK'ler ile işimiz, emeğimiz gasp ediliyor. Sendikal hak ve özgürlüklerimize dönük keyfi yasaklarla örgütlenme hakkımız elimizden alınmak isteniyor. Artan işsizlik ve yoksulluk eril iktidarların kadın bedenini ve emeğini daha fazla denetlemek için kullandığı bir araç haline getiriliyor. Eşit, adil, özgür, laik ve barış içinde yaşayacağımız bir dünyayı yaratmak için kurtuluşumuzun kendi ellerimizde olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

Açıklama sonrası kadınlar "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Jin, jiyan, azadi", "Kadın, yaşam, özgürlük" sloganları attı, zılgıtlar ve alkışlarla 8 Mart'ı kutladı. (İstanbul/EVRENSEL)


İHD'Lİ KADINLAR: OHAL KOŞULLARI KADINA ŞİDDETİ ARTTIRDI

İHD İstanbul Şube üyesi kadınlar, Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Mor kurdelelerin asılı olduğu “1857'den 2018'e yaşasın kadın özgürlük mücadelesi” pankartı açan kadınlar, “Erkek devlete hayır”, “Kadın cinayetlerine karşı acil önlem alınsın”, “Kadınlar barış istiyor” dövizleri taşıdı. Kadınlar adına açıklama yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, kadınların hayatın her alanında cinsiyet eşitsizliği ile karşılaştığını belirterek, yine hayatın her alanında erkek zihniyetinin engellemeleriyle mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

Kadınların sınıfsal, ulusal, cinsel sömürüsünün yüzyıllardır devam etmesinin asıl nedeninin erkek zihniyetli devletlerden kaynaklandığını belirten Yoleri, “Bu nedenle bugün bir kez daha yasalarıyla, uygulamalarıyla, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren erkek devlete hayır diyoruz. Ve kadınların özgürleşmesinden korkanlar 8 Mart kutlamalarını halen yasaklıyorlar. Kadınların yan yana gelmesinden, dayanışmasından ve mücadeleyi büyütmelerinden endişe ediyorlar. OHAL koşulları ile daha da ağırlaşan kadına yönelik şiddet en önemli sorunumuz haline gelmiş durumda. Ve biz, insan hakları savunucuları kadınlar, bu yüzden kadına yönelik eril şiddeti, yine birinci gündem maddemiz olarak görmekteyiz” şeklinde konuştu.

'425 KADIN KATLEDİLDİ'

Yoleri, "Türkiye'de 2017 yılında 357 kadın, erkekler tarafından katledildi. 17 kadın kuşkulu bir şekilde öldürülmüş olarak bulundu, 51 kadın yaşadığı şiddet nedeniyle intihar etti. Böylece 2017 yılında tespit edebildiğimiz kadarıyla 425 kadın katledildi, 589 kadın da tecavüze maruz kaldı. Bu sayısal veriler, korkunç bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Toplumsal cinsiyetçi, erkek egemen, feodal ve militer devlet politikaları toplumu da biçimlendirmiş durumdadır" dedi.

Kadınlar, açıklamanın ardından Galatasaray Postanesine geçerek cezaevlerindeki kadın tutuklulara kart dayanışma kartı gönderdi. (MA)


İZMİR'DEN MESAJ: KADINLAR KAZANACAK

İzmir Kadın Platformu 'Kadınlar Kazanacak' şiarıyla eşitlik, özgürlük, güvenceli iş, barış için Alsancak'ta.


ADANA'DA KADINLAR BARIŞ VE CAN GÜVENLİĞİ TALEBİYLE ALANA ÇIKTI

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Adana Kadın Platformu’nun çağrısıyla Uğur Mumcu Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar "Savaşa, cinsiyetçiliğe ve şiddete karşı OHAL’de ve her halde kadınlar mücadelede” şiarıyla can güvenliği, eşitlik ve barış talep etti. Günyüzü Kadın Korosu'nun şarkılar söylediği mitingde kadınlar halaylarla 8 Mart'ı kutladı.

Mitingde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Meclise verdikleri kadına yönelik şiddetin, istismarların araştırılması önergelerinin reddedildiğini ifade etti ve "Bunları önlemek onların sorumluluğu. Her gün onlarca kadın toprağa düşerken bunun araştırılmasını reddettiler" dedi. 

Annelerin acılarının ortak olduğunu dile getiren Beştaş, "Bizim mücadelemiz kadınlar olarak barışı topraklara getirmektir. Bu beyaz şal bunu temsil ediyor. Hepimiz evlat acısını ne olduğunu biliyoruz. Biz çocuklarımızı birileri savaşa göndersin diye mi doğuruyoruz?" dedi.

YASAKLARA RAĞMEN ALANLARDAYIZ 

CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in de dayanışma mesajının okunduğu Platform adına konuşan Sevil Aracı, yasaklamalara rağmen alanlarda oluklarını belirterek bugün mücadeleyi büyütmek için daha fazla nedenlerinin olduğunu söyledi. OHAL nedeniyle kadınların uğradığı baskıların da katmerlenerek arttığını ifade eden Aracı, “OHAL döneminde çıkarılan KHK’ler ile 11 kadın derneğinin kapısına mühür vuruldu, sesimizi duyuran gazeteler, televizyonlar kapatıldı. Kayyımla gasbettikleri belediyelerde önce kadın merkezleri yok edildi, kreşler kapatıldı, kadın işçiler işten çıkarıldı. Kadın milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve pek çok kadın arkadaşımız halen cezaevinde. Binlerce kamu emekçisi soruşturma, açığa alma, ihraç ve sürgünlerle işlerinden edildi, baskıya uğradı. Bu saldırılara elbette şaşırmıyoruz ama kabul de etmiyoruz” dedi. (Adana/EVRENSEL)


KAYSERİ'DE KADINLARDAN 'EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET' TALEBİ

Kayseri Kadın Dayanışma Derneğinin 8 Mart eyleminde 'Eşit işe eşit ücret' talebi öne çıktı.


ESKİŞEHİR’DE RENKLİ 8 MART YÜRÜYÜŞÜ

Eskişehir’de kadınlar Eskişehir Demokratik Kadın Platformu'nun (EDKP) çağrısıyla Espark AVM önünde bir araya geldi. “Yaşamın Kendisiyiz Birlikte Güçlüyüz” pankartı açan kadınlar Adalar Migros'a kadar sloganlar ve zılgıtlarla yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Kadınlar Yürüyor Mücadele Büyüyor”, “Susma Haykır Eşcinseller Vardır”, “Kadın Yaşam Özgürlük” sloganları atan kadınlar, dövizleri, ses çıkarmak için kullandıkları aletleri ile renkli görüntüler oluşturdu. Kadınlar Adalar Migros önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, AKP’nin cinsiyet ayrımcı söylem ve uygulamalarına tepki gösterildi. Eskişehirli kadınlar, dış politikadaki savaşçı politikaları da eleştirerek barış talep etti. (Eskişehir/EVRENSEL)


DİSK'Lİ KADINLAR: EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla, DİSK'li kadınlar, Konak Eski Sümerbank önünde "Eşitsizliğe, Adaletsizliğe, Şiddete Karşı Örgütlüyüz, Güçlüyüz" pankartı ile basın açıklaması düzenledi.

'İş, ekmek yoksa barış da yok', 'Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz', 'Jin, jiyan, azadi' sloganları atan DİSK Kadın Komisyonu adına basın açıklamasını Genel-İş İzmir 6 Nolu Şube Başkanı Emine Yılmaz okudu.

Yılmaz, Türkiye'deki kadın emeğinin her geçen gün daha da görünmez ve değersiz hale getirildiğini,kadınların her alanda eşitsizlik, ayrımcılık, şiddet ve cinsel istismara maruz kaldığını belirterek "Sendikamız, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ithafen her yıl kadın işçilerin çalışma hayatında karşılaştığı sorunları görünür kılmak amacıyla Kadın Emeği Raporu hazırlıyor ve acı tablo şöyle; her gün en az 4 kadın şiddete maruz kaldı, yoksulluk en çok kadınları etkiliyor, kadınların iş gücüne katılma oranları düşük, istihdama katılımları yetersiz, kadınların yarıya yakını kayıt dışı çalıştırılıyor, kadınların gerçek sendikalşma oranı yüzde 6" şeklinde konuştu.

DİSK Kadın Komisyonu olarak kadın erkek eşitliğin sağlanması için öncelikli taleplerini açıklayan Yılmaz, "Kadın istihdama katılımı güçlendiren ve cinsiyet eşitliğini gözeten sosyal politika önlemleri alınmalıdır. Kadınların çalışma hayatında insana yakışır iş, gelir ve sosyal güvencesinin olduğu çalışma koşulları yaratılmalıdır. İş hayatında karşılaşılan ücret eşitsizliği ve cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmelidir. Ücrette kesinti olmadan ebeveyn izni kadın ve erkeğin eşit bir şekilde kullanması şartıyla yeniden düzenlenmelidir. Sendikalı kadın işçilerin özgün sorunlarına yönelik toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı toplu sözleşmeler yapılmalıdır. Sendikalar, kadınların yoğun olduğu işkollarında ve istihdam biçimlerine yönelik örgütlenme modelleri genişletilmelidir" ifadelerini kullandı.

Savaşa, zulme, sömürüye, şiddete, gericiliğe karşı, adaletin, eşitliğin, doğrunun ve bilimin yanında olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkıyor, eşitlik, özgürlük ve barış için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi. (İzmir/EVRENSEL)


SCHNEIDER ELECTRIC İŞÇİLERİ 8 MART'I KUTLADI

Çiğli Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Schneider Electric Fabrikasında işçiler, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir araya geldi. Etkinlikte, İşyeri Kadın Temsilcisi Gülden Güneş "TÜİK'in yayınladığı istatistiklerde ne yazık ki istihdam oranı erkeklerin yarısı kadardır. Kadınlar yeterli ve güvenceli istihdama sahip değil. Kadınlar sınırlı işkollarına hapsediliyor ve iş hayatından kopartılıyor" dedi.

Güneş, "6284 sayılı yasa ve ilk imzalayıcısı olduğumuz İstanbul Sözleşmesi, ne yazık ki gerektiği gibi uygulanmıyor bu ülkede. Ülke yönetiminde söz sahibi olanların kadını ötekileştiren dilini hatırlayalım. Ne diyordu ülkeyi yönetenlerimiz? 'Kadına iz bırakmadan dayak atmak mübahtır' diyordu, 'Kadın evinin süsüdür' diyordu. Bizler bu söylemleri asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz" diyerek kadınlara mücadele çağrısı yaptı.

İşyeri temsilcisi Sedat Sadak ise her yıl geleneksel olarak yapılan bu etkinlikte birlikte mücadeleye vurgu yaptıklarını belirterek “Yaşamın her alanında tüm olumsuzluklara karşı beraber mücadele vermekten başka çaremiz yok” dedi. 

Son olarak da İşçilerin üyesi olduğu Birleşik Metal İş'in gönderdiği karanfiller dağıtıldı. (İzmir/EVRENSEL)


KOCAELİLİ KADINLAR: ŞİDDETSİZ, SÖMÜRÜSÜZ, EŞİT BİR YAŞAM İSTİYORUZ

Yenikent Mahalle Muhtarlığı önünde buluşan Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği üyesi kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladı:

“Bizleri şiddetin her türlüsüne, tacize, tecavüze, yoksulluğa, işsizliğe, açlığa mahkum ederken, bizden daha fazla fedakarlık bekleyenlere sesleniyoruz. Her gün bir kadının göz göre göre ölüme gönderilişini izlemek istemiyoruz. Uzaklaştırma kararlarınız, yargı kararlarınız kadınları korumuyor, kadın düşmanlarını, katilleri, tecavüzcüleri cesaretlendiriyor. Öldürülen bütün kadınların daha önce defalarca darp gördüğünü bildirdiği, uzaklaştırma kararı aldırdığı halde öldürüldüğünü biliyoruz. Artık yeter bir kişi daha eksilmeyeceğiz! Kadın katillerini, tacizcileri, çocuklarımızın masum bedenlerini kirletenleri ceza indirimleriyle, haksız tahrik indirimleriyle ödüllendirip aramıza salıveriyorsunuz. Son 10 yılda istismara uğrayan çocukların sayısında % 700 artış yaşanmış, üstelik bu rakam sadece açığa çıkanların oranı. Çocuklarımızı güvenle ne okula, ne sokağa gönderebiliyoruz. Çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştıran açıklamalar yapanlar televizyonlarda yayın yapmaya devam ederken, diyanet her fetva yayınladığında kadınların, çocukların hayatını tehlikeye atarken bizler nasıl güvende olacağız? İş yerlerinde kadınlar erkeklerle aynı işi yaptığı halde erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Asgari ücret açlık sınırının altındayken her gün zam üstün zam bindirilirken akşam tencerede ne kaynayacağının kaygısını en çok biz kadınlar yaşıyoruz. İşsizlik, şiddet,savaş en çok bizi yaralıyor. Bizden daha fazla fedakarlık isteyenlere soruyoruz. Ne verdiniz ki ne istiyorsunuz? Bizi bu karanlığa mahkum ederken hesaba katmadığınız bir şey var, kadınların fıtratında dayanışma, mücadele, direnç var. Ve unutmayın ki ‘Bir ülkede kadınlar artık yeter dediği zaman gün ağarmaya yakındır.” (Kocaeli/EVRENSEL)


KOCAELİ KADIN PLATFORMU: DURDURUN KADINA ŞİDDETİ, İSTİSMARI, ÖLÜMLERİ

Kocaeli Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin, istismarın ve ölümlerin durdurulmasını istedi. 

İnsan Hakları (Sabri Yalım) Parkı'nda bir araya gelen kadınlar, davul zurna eşliğinde dans etti, halay çekti, taleplerini haykırdı. 

Platformun açıklaması öncesi CHP Kocaeli Milletvekil Fatma Kaplan Hürriyet konuştu. 8 Mart'ın mücadele günü olduğunu vurgulayan Hürriyet, "Kadın hayattır, uygarlıklar, topraktır, sanattır, devrimdir. New York'ta hak mücadelesi için canını ortaya kadın arkadaşlarımızın mücadelesini unutmuyoruz, bize ilham kaynağıdır. 8 Mart mücadele günüdür, bizim mücadelemiz bu zihniyetle mücadeledir. Farklı görüşlere sahip olabiliriz ama birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Mesajımız budur, durdurun kadına şiddeti, istismarı ölümleri" dedi. 

'KADIN HAKLARI GERİYE GİDİYOR'

İktidarın samimiyetine inanmadıklarını belirten Hürriyet, "16 yıllık AKP iktidarında kazanımlarımız bir bir elimizden alınmaya çalışıyor. Bize hiç bir sorun yokmuş gibi hadımı, idamı konuşturuyorlar. Sanki çözüm olacakmış gibi. Biz samimiyetlerine inanmıyoruz. Kadın hakları süreklilik geriye gidiyor, genç kadın işsizliği artıyor. Meclis çatısı altında milyon dolarlık projeler yapıyor, o paraları birilerinin cebine atıyorlar, sanki çok şey yapıyorlarmış gibi davranıyorlar, inanmıyoruz" ifadelerini kullandı. 

Hürriyet'in ardından Kocaeli Kadın Platformu'nun açıklamasını Sibel Yılmaz Yurdakul okudu. 8 Mart'ı birlik mücadele ve dayanışma günü olarak gördüklerini belirten Yurdakul, "Şiddet durmadan artıyor, emeğimiz artıyor. Kadın olmamız cinsel yönelimimiz öldürülmemize neden oluyor. Bizler bu güne birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak görüyoruz. baskı varsa direniş bakidir. Kadınlar hep direndi, hayatlarına sahip çıktı. Artık yeter demek çok yersiz, uzun zamandır yeter diyoruz. Bizi korkuyla, baskıyla, savaşla terbiye etmek isteyen düzene karşı eşitlik ve özgürlük için, laiklik için mücadele ediyoruz. Biz istersek ülke değişir, biz istersek dünya değişir" dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)


DİDİM'DE 8 MART KUTLAMASI

Didim Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar basın açıklaması yaparak 8 Mart'ı kutladı. Eylemde kadına dönük şiddete, ayrımcı politikalara tepki gösterildi. kadınlar başka bir dünyanın mücadeleyle mümkün olduğunu ifade etti. (Aydın/EVRENSEL)


MUĞLALI KADINLAR: BARIŞ, EŞİTLİK, ADALET İSTİYORUZ

İçerisinde siyasi partilerin, derneklerin, sendikaların bulunduğu Muğla Kadın Platformu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü Sınırsızlık Meydanında kutladı.

Valilik tarafından yasaklanan yürüyüş kadınlar tarafından gerçekleştirildi. KESK Muğla şubeler platformu önünde toplanan kadınlar tek sıra halinde sınırsızlık meydanına kadar yürüyüş yaptılar. Kadınlar basın açıklamasında "Barış, eşitlik, adalet" taleplerini dile getirdi. (Muğla/EVRENSEL)

ANTALYA: KENTTE ŞİDDET ARTIYOR, FAİLLER CEZASIZ, KADINLAR 'ARTIK YETER' DİYOR

Antalya Kadın Platformu, kadın cinayetleri, tecavüz ve istismar haberleriyle gündeme gelen Antalya'da, geçtiğimiz günlerde Manavgat’ta yaşanan istismar olayıyla da iyice ayyuka çıkan tabloya "Faillerin cezasız kalması, iyi hal indirimleriyle tekrar sokaklara bırakılması devletin kadın politika bu suçları işleyenlere yönelik devlet anlayışının sonuçlarıdır" diyerek tepki gösterdi.

3 Mart'ta Antalya'da yapmak istedikleri eyleme OHAL gerekçesiyle yasak getirilmesini kabul etmediklerini söyleyen kadınlar adına konuşan Aynur Seyrek'in okuduğu açıklamadan notlar şöyle: 

 * Özel ve kamusal alanın dinselleştirilmesine, kadınların yaşam biçimini belirlemek isteyen, kadınların bedenleri üzerindeki söz ve karar hakkını ortadan kaldırmaya yönelik eğitim başta olmak üzere sağlıktan çalışma yaşamına, kültür sanat alanından sokaktaki yaşama kadın düşmanlığı içeren müdahalelere izin vermeyeceğiz.

* Haksız tahrik indirimlerine, tecavüzü tıbbi patolojiye indirgeyen hadım yasasına, yakın zamanda ise bir utanç belgesine imza atarak cinsel istismarı aklayan, tecavüzün ve çocuk evliliklerin meşrulaştırılmak istendiği yasa önergesine ve yine kadınların "çocuk istismarının ve çocuk yaşta evliliklerin önünü açacak, kadın cinayetlerine zemin hazırlayacak" diye reddettiği Müftülük yasasına karşıyız. 

* Antalya ili son yıllarda kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve istismarda ilk sıralarda yer almaktadır. Geçtiğimiz günlerde Manavgat’ta yaşanan istismar olayı bu suçları işleyenlere yönelik devlet anlayışınaen somut örnektir.. Bu suçtan cezası olmasına ve 4,5 yaşındaki kızını istismar etmesine rağmen sanık hala serbest dolaşmaktadır. Faillerin cezasız kalması, iyi hal indirimleriyle tekrar sokaklara bırakılması devletin kadın politikasının bir sonucudur. Bu politikalara karşı kadın mücadelesini yükseltmeye ve dayanışmayı büyütmeye kararlıyız.

* Üniversitelerde ve Kyk yurtlarındaki güvenlik tedbirleri adı altında cinsiyetçi uygulamalar, taciz ve tecavüz yönetmelikleri kadınları korumadığı gibi aksine caydırıcı olmayan cezalar ve adaletsiz işletilen disiplin süreçleri kadın öğrencileri taciz, tecavüz ve şiddete karşı savunmasız bırakıyor. Kadın düşmanı tutumunuza karşıyız ve sessiz kalmayacağız.

* LGBTİ+ ‘lere yönelik toplumda üretilen nefret söylemine, fiziki, psikolojik her türden şiddete nefret cinayetlerine karşı sessiz kalmayacağız

* Hapishanelerde rehin tutulan tutsaklara yönelik “tek tip” elbise uygulaması toplumun da tektipleştirilmesinin bir parçasıdır. İçerde ve dışarıda tek tipleşmeyi kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Kadın tutsaklara uygulanan çıplak arama, sevk ve sürgünlerde yaşanan tacize , tutsak lgbti+ lere uygulanan ayrımcilik ve mobing gibi insan hak ve ihlallerine aykırı uygulamalara derhal son verilmelidir. Tüm kadınları cezaevlerindeki tutsakların sesi olmaya çağırıyoruz.

* OHAL bahanesiyle seçilmiş kadınlar, kadın ve insan hakları savunucuları göstermelik davalarla tutuklanmaktadır. KHK ‘larla ihraç edilerek işsiz bırakılan kadınların mücadelesini selamlıyor,haksız tutuklamalara ve ihraçlara karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. (Antalya/EVRENSEL)

ANTAKYALI KADINLAR: BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN

Antakya Kadın Dayanışması ve Hatay Kadın Platformu çağrısıyla Ulus Meydanı'nda toplanan kadınlar adına açıklama yapan Özlem Mansuroğlu, “OHAL düzeniyle, baskılarla kadınlara ve LGBTİ+ bireylere yönelik saldırılar artarak devam ediyor. Tüm bu baskı ve saldırılarla kadın mücadelesinin sesini kısmaya çalışanlar, bir gecede çıkarılan yasalarla kazanılmış haklarımıza göz dikenler karşısında susmuyoruz! Eşit ve özgür bir dünyayı örgütlüyor, dayanışma ile güçleniyoruz” dedi.

Kadınların düşük ücretli, kısmi süreli, esnek, yarı zamanlı, uzaktan, evden, kayıtsız, sigortasız, güvencesiz çalıştırıldığını söyleyen Mansuroğlu şöyle devam etti: “KHK'ler ile işimiz, emeğimiz gasbediliyor. Sendikal hak ve özgürlüklerimize dönük keyfi yasaklarla örgütlenme hakkımız elimizden alınmak isteniyor. Emeğimizin sömürülmesine izin vermiyoruz! Savaş; kadın ve çocukların hayatını açlık, yoksulluk, taciz, tecavüz ve ölümle karartmaya devam ediyor. Yaşamı savunmaktan, barış talep etmekten vazgeçmiyoruz! Eşitsizliğe, gericiliğe, kadın ve çocuk düşmanlarına meydan okuyoruz. Kadınların şiddet görmesini değil de boşanmasını engellemeye çalışanlara, çocuk bedenlerine el uzatanlara, istismarı meşrulaştıranlara, kadın erkek eşit değildir diyenlere, homofobik zihniyetinize teslim olmuyor, itaat etmiyoruz! Bu 8 Mart'ta dünyanın dört bir yanında kadınlarla ayrımcılığa, şiddete, gericiliğe, güvencesizliğe ve savaş politikalarına karşı alanlarda itirazlarımızı, sözlerimizi ve taleplerimizi buluşturarak ‘Başka bir dünya mümkün’ çağrısını yineliyoruz. (Hatay/EVRENSEL)

BALIKESİR: EMEK, EŞİTLİK VE BARIŞ HAKKIMIZIN PEŞİNDEYİZ

Altınoluk Demokrasi Platformu'nun çağrısıyla Altınoluk Meydanı'nda basın açıklaması yapan kadınlar “Esnek, kuralsız, güvencesiz çalışmaya karşı emeğimize sahip çıkıyoruz. Aile ve iş yaşamı uyumu altında yarı zamanlı- esnek çalışma modelleri ile kadınların daha düşük ücretlerle, güvencesiz ve sendikasız istihdam edilmesinin önü açılmaktadır. İş yerlerimizden sokaklara, emeğimizi değersizleştirmeye çalışanlara karşı, sesimizi, sözümüzü ve isyanımızı birleştirerek cevap veriyoruz. Aileye köle, sermayeye kul olmayacağız. Şiddetinizle barışmayacağız" diyen kadınlar “Erkek adalet değil, gerçek adalet sağlanıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. Kadın düşmanı politikaların ve eşitsizliğin olduğu her yerde itiraz etmekte kararlıyız.” dediler. (Balıkesir/EVRENSEL)


EDREMİT'TE DE KADINLAR ALANDAYDI

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Balıkesir'in Edremit ilçesinde Eğitim Sen'in öncülüğünde düzenlenen etkinlikte coşkuyla kutlandı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda iktidarın kadın düşmanı politikarına tepki gösterildi. Etkinlik sloganlar ve halaylarla sona erdi. (Balıkesir/EVRENSEL)


SAMSUNLU KADINLAR: BİRLİK OLMALIYIZ

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Samsun Kadın Dayanışması’nın çağrısıyla Atatürk Müzesi önünde bir araya gelen kadınlar, kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze ve ayrımcı politikalara tepki gösterdiler.

Çevreden yoğun destek toplayan eylemde, kadın emeğinin sömürüsü, hukuksuzluk ve kadın düşmanı yargı kararları teşhir edildi. Örgütlülüğün ve birlikte mücadele etmenin önemi vurgulandı.

100’ün üzerinde kadının katılımıyla gerçekleşen eylem, türkülerle ve halaylarla sona erdi. (Samsun/EVRENSEL)


SAKARYA: KAZANIMLARIMIZIN ELİMİZDEN ALINMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ

Sakarya Kadın Platfomu ve Sakarya Barosunun ortak yaptığı 8 Mart eyleminde kadınlar Sakarya Yeni Camii önünden Kent Meydanı’na yürüdü. Yapılan açıklamada “Ağır çalışma şartları, düşük ücrete karşı fabrika önlerinde saf tuttuk. Doğum izni, süt hakkı, kreş hakkı için meydanları doldurduk. Hakkımız olanı istediğimiz için, işimizden aşımızdan edildik. Dünyanın başka yerindeki kadınların çığlığına ses olduk. Sesimizi duymayanlara ulaştırmak için sokakları, caddeleri, meydanları doldurduk. Ancak bugün on yıllardır verilen mücadelelerle elde edilen kazanımlarımız elimizden alınmak isteniyor. Kadının ve çocuklarımızın bedenine, kimliğine, ruhuna, varlığına yönelen her türlü şiddet aslında topluma ve insan olma halimize yöneltilmiş bir saldırıdır. Bu nedenle, Eşit, özgür ve laik bir ülke için; yaşamımızı, bedenimizi ve haklarımızı sonuna kadar savunacağımızdan, çocuklarımızı çürümüş zihniyetinizden ve kirli ellerinizden koruyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” dendi. (Sakarya/EVRENSEL)

ZONGULDAK ÇAYCUMA'DA 'İŞ, KREŞ, 8 MART'IN TATİL İLAN EDİLMESİ' TALEBİ

Çaycuma Öğretmenevi önünde toplanan kadınlar adına konuşan  Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği Kadın Sekreteri İlknur Oral, Çaycuma Kaymakamlığı ve Çaycuma Belediyesine kadınların taleplerini ilettiklerini belirterek, “İşyerlerinde ve mahallelerde kreşlerin açılması, işe alımlarda kadın istihdamına öncelik verilmesi, kadın üreticilerine el sanatları vb. ürünlerinin satışını yapabilmeleri için stant açılması, 8 Mart’ın tatil edilmesi gibi birçok talebimiz için gerekli çalışmaların başlatılmasını Kaymakamlıktan ve Belediyeden istedik. Taleplerimizin takipçisi olacağız. Dün akşam dayanışma çayında bir aradaydık, bugün de taleplerimiz için alanlardayız." dedi.

Aşırı yağmur altında yapılan basın açıklamasında konuşan İlknur Oral, şöyle dedi: Kadın ve çocuk bedenleri üzerinden fetva vermeyi iş edinmiş olan, taciz ve istismarı sıradanlaştıran söylemleri ile bugün çocukların aile içerisinde, yurtlarda ve okullarda uğradıkları cinsel saldırıları meşrulaştırma merkezi olan Diyanet, hayatımızdan çıkana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bulunduğumuz her yerde; sözleşmeli, ücretli, güvencesiz çalışan, özlük hakları her geçen gün gasp edilen, performans düşüklüğü gibi gerekçelerle işten çıkarılan, KHK’lerle işlerinden edilen, OHAL bahanesiyle demokratik hakları engellenen bütün kadınlar olarak emeğimiz ve özgürlüğümüz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizler bugünü birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak görüyor ve yıllardır bunun için alanlarda sesimizi duyurmaya ve kadına yönelik her türlü şiddetle mücadeleye devam ediyoruz. (Zonguldak/EVRENSEL)

MANİSA: 'BU KARANLIĞI 8 MART RUHUYLA DAĞITACAĞIZ'

Manisa Kadın Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar 'Emek, eşitlik, barış' taleplerini dile getirdi. Yapılan basın açıklamasında "Hakları için direnişe geçen, fabrikalarını grev alanına çeviren, sokaklara yürüyen kadın işçilerin bize bıraktığı mücadele kararlılığıyla mücadelemize devam ediyoruz. İçinden geçtiğimiz bu karanlığı 8 Mart ruhuyla dağıtacağımıza inanıyoruz" denildi. (Manisa/EVRENSEL)

BURSA: 'BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN'

Bursa’da kadınlar Bursa Kadın Platformu (BKP) çağrısıyla Setbaşı’nda bir araya gelerek Heykel’e kadar “Karanlığa ışık tutuyoruz’’ yazılı pankartlarıyla ve sloganlar ile yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Susma Haykır Kadınlar Vardır”, “Kadın, Yaşam Özgürlük” sloganları atan kadınlar, dövizleri ile de taleplerini dile getirdi. Basın açıklamasında eşitsizliğe, gericiliğe, güvencesizliğe ve savaş politikalarına karşı itirazlarını dile getirerek başka bir dünyanın mümkün olduğunu yineleyen kadınlar, dünyanın çeşitli yerlerinde 8 mart kadın grevini örgütleyen kız kardeşlerini selamlayarak uluslararası grev metnini paylaştılar. (Bursa/EVRENSEL)

 

CİZRE'DE KESK'Lİ KADINLAR 8 MART'I EZGİLERLE KUTLADI 

Şırnak KESK  Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Cizre'de düzenledikleri müzik dinletisinde bir araya geldi. 

Şırnak Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu  (KESK) Kadın Meclisi  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Cizre'de müzik dinletisi etkinliği düzenledi.  "Emek, eşitlik ve barış hakkımızın peşindeyiz" şiarıyla  bir cafede düzenlenen etkinliğe Kumçatı Belediye Eşbaşkanı HDP Kadın Meclisi üyesi Özlem Kutlu, DBP Şırnak  İl Eşbaşkanı Ayşe Altay  katıldı. Etkinliğin  düzenlendiği cafede "Fıtratımızda direniş var" , "8 Mart resmi tatil olsun" "İtaat etme canım, isyan et", "Jin jîyane", "Jin xwezaye" pankartları asıldı.  KESK'li kadınlar programa kadınlara karanfil dağıtmakla başladı. 

‘KADINLAR TÜM YASAKLAMALARA RAĞMEN ALANLARDA’

Kadınlara yönelik baskıların ve kadın haklarının anlatıldığı bir sinevizyon gösterimin Ardından  burada bir açıklama yapan Eğitim Sen Şırnak Şube  Kadın Sekreteri Serap Ok, dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla alanlarda buluşarak daha adil, eşit ve özgür bir dünya için örgütlenerek mücadelelerini  yükselteceklerini belirtti. Ok, erkek egemen kapitalizme karşı yürüttükleri mücadelenin kazanımı olan 8 Mart'ta tüm yasaklamalara rağmen alanlarda olacaklarını ifade etti.

‘BÜTÜN KADINLARI SÖMÜRÜ ÇARKINI DURDURMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

161 yıl önce "eşit işe eşit ücret" talebiyle greve giden New York'lu kadınların isyanını bu yıl dört bir yanından kaldıran kadınlar olarak, eşitsizliğe, şiddette, militarizme, savaşa ve sömürüye karşı "artık yeter" dediklerini aktaran Ok " Bütün kadınları, üretimden ve tüketimden gelen güçlerini kullanarak bin yıllardır süregelen bu sömürü çarkını durdurmaya çağırıyoruz" dedi . 

‘8 MART'I BİZ KADINLARA YASAK EDENLERE KARŞI SÖZÜMÜZÜ SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Düşük ücretli, kısmi süreli, esnek, yarı zamanlı, uzaktan, evden, kayıtsız, sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını söyleyen Ok " Çıkarılan KHK'lar ile işimiz, emeğimiz gasp ediliyor. Sendikal hak ve özgürlüklerimize dönük keyfi yasaklarla örgütlenme  hakkımız elimizden alınmak isteniyor. Artan işsizlik ve yoksulluk eril iktidarların kadın bedenini ve emeğini daha fazla denetlemek için kullandığı bir araç haline getiriliyor. Çocuk istismarcılığını "hastalık" olarak meşrulaştıran AKP iktidarı, "9 yaşındaki kız çocukları evlenip çocuk doğurabilir" diyen Diyanet İşleri Başkanlığı'nı sosyal politikaları icra eden kuruma dönüştürmüş durumda. Biz kadınlar 8 Mart'ı biz kadınlara yasak edenlere karşı sözümüzü söylemekten vazgeçmeyeceğiz" dedi. 

Daha sonra üzerinde " Haklarımızın peşindeyiz 8 Mart" yazılı pastayı kesen kadınlar söylenen şarkılar eşliğinde halaylar çekti. (Cizre/EVRENSEL)

 


MERSİN’DE GECE YÜRÜYÜŞÜ

Mersin'de kadınlar, 'Kadınlar Vardır! Kadınlar Her Yerde! OHAL'de, bu halde Kadınlar Olacak Her Halde ' diyerek feminist gece yürüyüşü yaptı. 'Yaşasın kadın dayanışması', "Çocuk susar sen susma" dövizlerinin taşındığı yürüyüşte kadınlar Özgecan Aslan Meydanına gelerek açıklama yaptı. Açıklamanın ardından bir dakikalık saygı duruşu yapan kadınlar halaylar eşliğinde sürdürdüğü etkinliği sonlandırdı. 

Mersin Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Aze Su Dalmızrak "Erkek egemen kapitalizme karşı yürüttüğümüz mücadelenin kazanımı olan 8 Mart'ta tüm yasaklamalara rağmen yine sokaklardayız, alanlardayız" dedi

Eşit, adil, özgür, laik ve barış içinde yaşayacağımız bir dünyayı yaratmak için kurtuluşumuzun kendi ellerimizde olduğunu biliyoruz diyen Dalmızrak, "Bunun için evde, işte, sokakta, bizleri yok sayanlara karşı direnmeye devam edeceğiz. Bize dayatılan yoksulluğu, şiddeti, ayrımcılığı, gericiliği ve savaşı kabul etmiyoruz" diye ifade etti.

Dalmızrak, "OHAL süreci ile de katlanarak devam eden güvencesizleştirme ve işten atmalar da işinden edilen kadınların çokluğu ve yaşadığı sıkıntılar da emek alanındaki mücadelemize yeni bir alan ekledi. Başta kadınlar olmak üzere tüm muhalifleri açlıkla terbiye etmeye çalışmak bizleri hiç tanımamak demek oluyor. Ve diyoruz ki, yaşasın kadın dqyanışması, yaşasın iş ekmek özgürlük mücadelemiz" dedi.

Kadınların ellerinden alınmaya çalışılan haklarına sahip çıkmak ve gericiliğe dur demek, gerçek bir laiklik için sokaklarda olduğunu belirten Dalmızrak, "Başta eğitim olmak üzere her alanda dayatılan gerici ve kadın düşmanı politikalara karşı, hız kesmeden ve hadsizce süren sözlü, yazılı ve fiili saldırılara karşı, çocuk evliliklerin önünü açacak ve kadınları evliliğin içine hapsetmeye yarayacak bir yığın düzenleme hazırlığına karşı ve "zina" adı verilen tartışma ile cinsel özgürlüklerinin ve haz alma haklarının yalnızca hetero-seksist sistemin ailesine hapsedilmeye çalışılmasına karşı mücadele ediyorlar.  Ve diyoruz ki, bu gericiliğe kadınlar dur diyecek, kadınlar artık susmayacak" diye ifade etti. (Mersin/EVRENSEL)  

8 MART’A GÖKHAN AKMAN’IN ANNESİNE ZİYARET 

Denizli de Emek Partili kadınlar her yıl olduğu gibi bu 8 Mart’ta da 10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaybeden Gokhan Akman’ın annesini yalnız bırakmadı.

Ziyarette konuşan Emep İl Yöneticisi Özge Akkaya “Bugün Kezban annenin dogum günü. Onu tanıdıktan sonra 8 Mart bir kere daha özel bir gün oldu. Gökhan Ankara’ya savaşsız bir yaşam talebiyle gitmişti. Bugün de baskılara, şiddete, OHAL’e ve yasaklamalara rağmen Türkiye’nin ve dunyanın birçok yerinde kadınlar özgür, eşit, savaşsiz bir yaşam için alandaydı. Geleceği güçlerini birleştiren kadınlar kazanacak” dedi. (Denizli/EVRENSEL)


BANDIRMA’DA KADINLAR 8 MART’I YÜRÜYÜŞLE KUTLADI

Balıkesir Bandırma’da kadınlar, Bandırma Emekçi Kadın Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen 8 Mart eyleminde bir araya geldi. Taleplerini içeren dövizleriyle yürüyüş yapan kadınlar ardından Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenlendi. Kadınlar ‘Çocuk geline hayır’, ‘Sınıfsal sömürüye hayır’, ‘Çocuk istismarına sesiz kalma’, ‘Kadına şiddete dur de’, ‘Tecavüze hayır’ pankartları taşıdı.

Eyleme yaklaşık yüzlerce kadının yanı sıra ‘3 İnsan, 3 Kadın, 3 Anne’ sloganıyla Çanakkale’den yola çıkan; Dilek Taş, Hülya Kurt ve Nursel Karagöz de katıldı.

Miting alanında konuşma yapan Dilek Taş, sistematik şekilde artan çocuk ve kadınlara yönelik istismara, kadın cinayetlerine ve  hayvanlara karşı tecavüze varan uygulamalara dikkat çekti. Taş, “Bir yozlaşma içine girdik hepimiz. Bunu gördük ve köşemizde oturmamız mümkün değildi. TBMM’ye sunmak üzere 10 talebimiz var ve yol boyunca topladığımız imzaları TBMM’ye sunacağız” dedi.

Emekçi Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Muazzez Palta ise “Artık durumumuzu ve taleplerimizi görünür kılmak için iş yerlerinde, alanlarda mücadelemizi ortaya koymalıyız” dedi. (DHA)

 


‘EN TEMEL HAKLARIMIZI HAYAL EDER HALE GELDİK’

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesi ile Birleşik Taşımacılık Çalışanlar Sendikası(BTS)Havacılık Şubesi, İstanbul Atatürk Havalimanı Başmüdürlüğü’ne bağlı birimlerde “Bir Hayalim Var” başlıklı etkinlikler düzenledi. Etkinlikler sonunda açıklama yapan BTS Havacılık Şubesi Kadın Sekreteri Özlem Keleş, “Bugün burada sergilediğimiz hayallerimizin büyük kısmı kreş, şiddetsiz bir dünya ve eşitlik talepleri üzerinedir. Bunlar şunu göstermektedir ki en temel insani haklarımızı bile hayal ediyor durumuna düşürülmüş durumdayız. Bir araya gelerek umudu büyütüp hayalleri gerçeğe çevirmek bizim ellerimizdedir.”


ÇORUM’DA 8 MART KUTLAMASI

Çorum Kadın Platformu, yeni kent meydanında 8 Mart basın açıklaması düzenlendi.

Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Av. Burçin Solmaz Polat, eşit işe eşit ücret talepleriyle eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı 1857 yılında başlayan direnişin halen sürdüğünü belirterek, “8 Mart bu haklı direnişimizin adıdır” dedi. (HABER MERKEZİ)
 

Evrensel'e abone olun...