5 DAKİKADA - 8 MART 2018

Nazan Özcan: Hukuk olsaydı, arkadaşlarımız dışarıda olurdu

Cumhuriyet gazetesi Editörü Nazan Özcan, 5 Dakikada programında Cumhuriyet davasındaki gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhuriyet gazetesi çalışanları hakkında açılan davaya yarın devam edilecek. Duruşma öncesi gazetenin editörlerinden Nazan Özcan, 5 Dakikada’ya konuk oldu, Fatih Polat’ın sorularını yanıtladı. Dava sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özcan, “Hukuk işletilseydi, arkadaşlarımız şu an dışarıda olurlardı” dedi.

Uzun süredir devam eden dava sürecini eleştiren Özcan, “Bırakın adaleti sağlamayı, hukuk teknik olarak da işletilmediği için zor bir dönem yaşıyoruz. Dolayısıyla bu davadan bir karar çıkacak elbette, hatta şimdiye kadar hakim en başta başladığında davamız bize ‘2017’nin sonunda bu davayı bitireceğim’ demişti. Fakat Mart’ın 9’una geldiğimizde henüz davadan bir sonuç alacağız gibi görünmüyor” dedi.

Yarınki duruşmada savcının mütalaa vermesini beklediklerini ifade eden Özcan, şöyle devam etti:
“Umalım ki, mütalaa versin ve biz de bir sonraki duruşmada arkadaşlarımızı alalım. Hatta gönül ister ki, hemen alalım.”

‘YEREL MAHKEMENİN AYM’YE DİRENMESİ TÜRKİYE TARİHİNDE İLK’

AYM’nin Turhan Günay’ı da kapsayan kararının hayata geçirilmemesine de tepki gösteren Gazeteci Nazan özcan, “AYM’nin kararına yerel mahkemeler direndi. Bu Türkiye tarihinde olan bir şey değildi. Ve aslında bize bu dönemin çok daha kötü bir dönem olduğunu gösterdi. Bu dönemin hukukunun sıfır olduğunu, yerlerde olduğunu gösterdi. Türkiye’de 2 dönemden bahsediliyordu hukukun siyasete bire bir uyduğu. Birisi 12 Eylül, diğeri de İstiklal Mahkemeleri dönemidir. Bir üçüncü dönem bu oldu. 12 Eylül’de siyasi davalara bakan mahkemeler siyasete uyardı. Şimdi, Aile Mahkemeleri bile siyasete bakarak karar veriyor. Bu kadar korkunç bir duruma geldik ve buradan iyi bir şey çıkmasını bekliyoruz” dedi.

‘MAHKEMELER VARLIK SEBEPLERİNİ İNKAR ETMESİN’

Konuşmasında 12 Eylül döneminde hakimlik yapan Remzi Şeker’i örnek veren Özcan, “Bu hakim 12 Eylül’de çok iyi kararlar vermiş, ona ‘Böyle kararlar vermeye korkmadınız mı?’ diye sormuşlar. O da şöyle yanıtlamış: ‘Ben sıkıyönetim bilmem, o başkalarının işi. Ben hukuk bilirim.’ Yani umalım ki hakimler, mahkemeler varlık sebeplerini inkar etmesinler ve en azından teknik olarak hukuku işletsinler” ifadelerini kullandı.

AİHM’İN TUTUMU ENDİŞELENMEKTEN ÖTEYE GEÇEMİYOR

AİHM’in Cumhuriyet davasına ilişkin tutumunu da değerlendiren Özcan, “AİHM üzücü kararlar veriyor. Ancak, buna üzülmek yerinde bir şey değil. Zaman zaman ikiyüzlü davranıyor, evet. Ama belki şunu düşünüyordur, kendi ülkelerinde hukuku işletsinler... Belki hakimlere onurlu olma, mahkemelere varlıklarına sahip çıkma fırsatı veriyorlardır. Ama elbette ki, zaman zaman Avrupa’nın bize karşı ya da AİHM’in bize karşı tutumu ‘endişeyle karşılamak’tan öteye geçmiyor. (EVRENSEL WEB TV)

Evrensel'e abone olun...