E-GAZETE
DÖVİZ PİYASASI

Mülteciler ‘Afrin’i sahibine vereceğiz’in neresinde?

Gazeteci Fehim Işık, AKP’nin ‘Afrin’i sahibine vereceğiz’ söyleminin, Suriyeli mülteciler ve Avrupa ile ‘mülteci anlaşması’ boyutuna değindi.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

AKP Hükümeti temsilcileri ve son olarak da Başbakan Binali Yıldırım tarafından sarf edilen “Afrin’i asıl sahiplerine teslim edeceğiz, Afrin Afrinlilere verilecek” benzeri söylemleri tartışmaya devam ediyoruz. Gazeteci Fehim Işık, bu söylemin arkasındaki nedenlerden birinin bölgenin demografisini AKP hükümetinin bölgesel politikaları lehine değiştirmek, bir diğerinin de Avrupa ile varılan ‘mülteci anlaşması’ olduğunu belirterek, “Türkiye’nin Afrin müdahalesinde herhangi bir karşıtlık yaşanmamasında, bunca sivil ölümüne sessiz kalınmasında Batı ile geliştirilen ahlak dışı ilişkinin de payı var” dedi. 

‘NEFRET TOHUMLARI İŞE YARIYOR’

Işık, “hamaset” olarak nitelendirdiği bu söylemin Türkiye’de büyütülen milliyetçilik, halklar arasına serpilen kin ve nefret tohumlarının varlığında işe yaradığını görmenin mümkün olduğunu söylüyor. Geniş bir kesimin, “Afrin’in işgal edilmiş topraklar olduğuna, TSK ve ÖSO’nun da işgal edilmiş toprakları özgürleştirmeye gitmiş ‘Muhammed’in Askerleri’ olduğuna inandığına” dikkat çeken Işık, “AKP çeperinde bulunan, hatta çözüm sürecini canhıraş savunup neredeyse PKK argümanları ile makaleler yazacak kadar ileri gitmiş farklı kimliklere sahip AKP’liler bile “Afrin’i asıl sahiplerine teslim etme meselesini bu akıl tutulması ile değerlendiriyorlar. Oysa hepimiz biliyoruz bunun gerçeklikle ilgisi yok, görünür neden olmasının da ihtiyaç duyulan milliyetçilik, ırkçılık, kin ve nefret siyaseti ile yakından ilişkisi var” diyor. 

MÜLTECİLER BU POLİTİKANIN NERESİNDE?

Gazeteci Işık yine de bunun “tek neden” olmadığı görüşünde. Işık’a göre bu söylemin Türkiye’de bulunan 3 milyonun üstünde Suriyeli göçmeni ilgilendiren boyutları da var. Işık şöyle açıklıyor: “Bunların önemli bir bölümünün bir daha Suriye’ye dönmeyeceğini biliyoruz. Ancak dönecekler de az değil. Bu göçmenler aynı zamanda Batı için potansiyel bir tehlike olarak değerlendiriliyor. Batı’nın Türkiye ile insan onurunu ayaklar altına alan mülteci anlaşmaları imzalaması da kendilerince tehlike gördükleri bu durumu bertaraf etmektir. Afrin’e yönelik askeri müdahaleye sessiz kalınmasının, sivil ölümlerinin görülmemesinin altında da bu ahlaksız ilişki var. Türkiye göçmenlere yönelik bu ahlaksız siyasetten yararlanarak Suriye’nin demografisini değiştirmek, Kürtlere 1960’larda Hafız Esad tarafından yaşatılan Arap Kemeri politikalarının yerine bu kez bir Türk Kemeri politikası ikame ederek yanıt olmak istiyor. Daha önce Cerablus’tan Bab’a uzanan alan Türkiye’nin kontrolüne alındığından bu bölgedeki Kürt köyleri ya boşaltıldı, ya da baskı altına alındıkları için köy ve kasabalarını terk etmek zorunda kaldılar. Kürtlerin boşalttıkları köy ve kasabalara çoğunlukla Sünni Araplar yerleştirildi.”

‘MÜLTECİLER AVRUPA’DAN UZAK TUTULMUŞ OLACAK’

“Şimdi aynı şey Afrin’de yaşama geçirilmek isteniyor. Cerablus’tan Bab’a uzanan Şehba bölgesine Türkiye’deki mültecilerden istenildiği kadar Arap gönderilemedi. Bölgenin güvenli olmaması nedeniyle daha çok iç göçle yer değiştirilenlerin Suriye içinde tutulup Şehba bölgesine yerleşmesi sağlandı. Ancak Afrin bir bütün olarak Türkiye’nin denetimine verilir ise bu bölgeye öncelikle Türkiye’deki Suriyeli Arap Sünni mültecileri yerleştirerek bölge demografisi ile Türkiye lehine oynanacak, bir yandan da Avrupa’nın potansiyel tehlike olarak değerlendirdiği mülteciler Avrupa’dan uzak tutulmuş olacak. Türkiye’nin Afrin müdahalesinde herhangi bir karşıtlık yaşanmamasında, bunca sivil ölümüne sessiz kalınmasında Batı ile geliştirilen ahlak dışı ilişkinin de payı var.”

AKP, SURİYE’DE 170 BİN KİŞİLİK KAMP KURUYOR

Fehim Işık’ın iddialarını doğrulayan bir gelişme bugün yaşandı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy düzenlediği basın toplantısında, “Kızılay ve AFAD, İdlib ve Fırat Kalkanı harekatı bölgesinde 170 bin kişi kapasitesinde kamp kurulması konusunda çalışmalara başlamış vaziyette” dedi. 

Kızılay ve AFAD Azez, Elbil, Tugli, Tel Effer, Naddah, Bardaklı ve Maşad Rufi kırsalları dahil olmak üzere kamplar için hazırlık yapıyor. Kampların, Afrin operasyonunun kent nüfusun yoğun olduğu kent merkezine doğru ilerlemesiyle yaşanabilecek bir mülteci akınına karşı tedbir olarak kurulduğu iddia ediliyor. 

 

Evrensel'e abone olun...