E-GAZETE
DÖVİZ PİYASASI

ABD'den Türkiye'ye çağrı: Ateşkes tüm Suriye için geçerli

Ateşkesin tüm Suriye için geçerli olduğunu vurgulayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türkiye'ye 'BM tasarısını iyi okusunlar' çağrısı yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) geçtiğimiz cumartesi günü aldığı 'insani yardımların yapılabilmesi için 30 günlük ateşkes' kararının tüm Suriye'yi kapsadığını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Afrin operasyonunu gerçekleştiren Türkiye'ye, BMGK'nın 15 üyesinin oy birliğiyle aldığı ateşkes tasarısını 'iyice okuma' tavsiyesinde bulundu.

Doğan Haber Ajansının aktardığına göre Suriye'de ateşkes kararının Suriye'nin bütününde geçerli olduğunu söyleyen Nauert, karara imza atan tüm BMGK üyesi ülkeleri saydıktan sonra, "Rusya ateşkes kararına evet oyu vermesine karşın Esad rejimine desteğini sürdürmekte. Bu, büyük bir sorun. Ateşkes 'insani yardım' kapsamında tüm ülkeyi kapsıyor. Yalnızca IŞİD, el Kaide, el Nusra Cephesi ve bunlarla ilgili grup ve kişiler ateşkes kapsamı dışında" dedi. 

Nauert, "Türkiye'nin Afrin harekatının ateşkes kapsamında olup olmadığı" sorusuna verdiği yanıtta, "Türkiye bu mutabakatı iyice ve yeniden okumalı. Karar, 30 gün boyunca Suriye'nin her tarafında ateşkesi öngörüyor. Türkiye'ye, BMGK'nın aldığı ateşkes kararını yeniden okumalarını tavsiye ederiz" diye konuştu. (DIŞ HABERLER)


DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: ‘ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ'NÜN İFADELERİ, HER TÜRLÜ TEMELDEN YOKSUNDUR’

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün Suriye'de insani duruma ilişkin 2401 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı bağlamında Türkiye'ye yaptığı atıf hakkındaki soruya şu yanıtı verdi: "2401 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının odak noktası, rejimin bir hafta içinde yüzlerce sivilin katledilmesine ve hastane, okul gibi sivil tesislerin tahrip edilmesine yol açan saldırılarının durdurulması, ayrıca rejimin uyguladığı kuşatma siyasetinin açlığa mahkum ettiği insanlara insani erişim sağlanmasıdır. Karar, Doğu Guta başta olmak üzere, Suriye'de kötüleşen insani durum karşısında, acil insani yardım erişimine ve tıbbi amaçlı tahliyelere imkan sağlanması amacıyla çatışmaların gecikmeksizin durdurulması ve en az 30 gün süreyle insani ateşkes ilan edilmesi talebinde bulunmaktadır.

Kararda atıf yapılan, insani durumun endişe yarattığı yerler arasında Afrin zikredilmemektedir. Zira Afrin'de cereyan eden, kararda kastedilen şekilde sivil-terörist ayrımı gözetmeyen bir çatışma değil, Suriye'nin bütünlüğünü ve Türkiye'nin milli güvenliğini hedef alan terörist örgütlere karşı yürütülen bir mücadeledir. Türkiye, Suriye'deki çatışmaların taraflarından biri değildir. Türkiye, Afrin'de yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'nda BM Şartı'nın 51. maddesi temelinde meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır. 

Hal böyleyken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün sözkonusu BM Güvenlik Konseyi kararının 'Türkiye tarafından iyi okunması' gerektiği yönündeki ifadeleri, her türlü temelden yoksundur ve kararın odak noktasını anlayamadığını ya da bu odağı çarpıtmak istediğini göstermektedir. 

Kararı amaç ve hedeflerini çarpıtmadan hayata geçirmek ilgili tüm taraflar için öncelik teşkil etmelidir. Masum halkın korunması saikiyle alındığı varsayılan kararın, teröristlerin korunmasına yönelik şekilde çarpık ve çifte standartlı yorumlanmasından özenle kaçınılmalıdır.

Bu çerçevede, ABD'nin de teröristlere destek veren açıklamalar yapmak yerine rejimin masum sivil insanlara saldırılarını durdurmaya odaklanmasını tavsiye ederiz. Türkiye, şimdiye dek olduğu gibi bundan sonra da, Suriye halkının çektiği acıların dindirilmesi için üzerine düşeni yapmayı sürdürecektir." (DHA)
 

Evrensel'e abone olun...