E-GAZETE
DÖVİZ PİYASASI

Afrin operasyonu 33'üncü gün

TSK’nin Afrin operasyonu 33. gününde de devam ediyor. Hatay'a roket saldırısı oldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), Özgür Suriye Ordusu ile “Zeytin Dalı Harekatı” adıyla başlattığı Afrin operasyonu 33. gününde devam etti. Genelkurmay Başkanlığı, ayrıca sabah saatlerinde ise 32 askerin ve 9 sivilin hayatını kaybettiği operasyona dair açıklama yaparak; "Harekâtın başından bu yana toplam 1780 terörist etkisiz hale getirildi." dedi.

DHA’nın haberine göre Azez - Bülbül arasındaki hat böylelikle birleştirilerek 9 köy kontrol altına alındı. ÖSO yolun açılmasıyla birlikte artık Bülbül bölgesi ve daha ilerdeki bölgelere giriş yaptı.

Bölgede mayın temizleme ve tuzaklara karşı çalışmalar yapılırken, ÖSO'nun bölgeden Afrine doğru büyük harekata hazırlandığı öne sürüldü.

KIRIKHAN'DA TARLAYA 3 ROKET ATILDI

Hatay'ın Kırıkhan ilçesine 3 ayrı roket atıldı. Buğday tarlasına düşen roketler nedeniyle ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.

Kırıkhan'ın Afrin sınırında yer alan Kaletepe Mahallesi'ne bugün öğleden sonra 3 roket düştü. Buğday ekili tarlaya düşen roketler sebebiyle ölen ya da yaralanan olmazken, jandarma ekipleri bölgeyi güvenlik çemberine alıp inceleme başlattı. Bölgede Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran ve Belediye Başkanı Ayhan Yavuz gelerek inceleme yaptı. Güzelce Jandarma Karakol ekipleri, roketin düştüğü alanda inceleme başlatırken, roketin etkisiyle bir evin camlarının kırıldığı öğrenildi.

AFRİN’E JÖH SEVKİYATI

Diyarbakır'dan Afrin operasyonu nedeniyle Jandarma Özel Harekât (JÖH) personeli, sınır kentlerine sevk edildi. Diyarbakır konuşlu 7’nci Kolordu Komutanlığı’nda görevli JÖH personeli 11 otobüsle, Afrin’e gitti. JÖH timlerini taşıyan otobüsler, Şanlıurfa’dan da geçti. Sınır bölgesine gönderilen timlerin, harekât kapsamında Afrin bölgesinde ‘meskûn mahal’ operasyonlarına katılacakları belirtildi.

WASHİNGTON POST: TÜRKİYE İRAN İLE KARŞI KARŞIYA GELİYOR

ABD merkezli Washington Post’ta Ishaan Tharoor’ın imzasıyla, “Suriye’deki yeni çatışmada Türkiye ve İran karşı karşıya geliyor” başlığıyla bir makale yayımlandı.

Suriye hükümetine bağlı milis güçlerin Salı günü Afrin’e doğru ilerlemesini yorumlayan makalede, “Suriye’nin karışık savaşı daha da karmaşıklaşıyor” ifadesi kullanıldı. Afrin’deki çatışmaların ‘büyük yangınlara’ yol açabileceğini söyleyen Tharoor, konvoyun Afrin’e gelişinin başka bir jeopolitik dönemeç olduğunu kaydediyor:

“Esad yanlısı milislerin Suriyeli Kürtlerin yardımına geldiği söylemi bir başka ittifakın işareti olabilir. Meslektaşım Louisa Loveluck, ‘Gelen savaşçıların genelde Esad’ın askeri gücünü destekleyen İran yanlısı savaşçılar olduğu aktarıyor’ diye yazdı.

“Eğer durum gerçekten buysa, Türkiye ve desteklediği muhalif güçlerin, İran’a bağlı olan Esad yanlısı milislere karşı savaşmaya hazırlandığını, ki bu milislerin de ABD ile birlikte hareket eden, Esad hükümetine ve Suriye’deki İran varlığına karşı çıkan Suriyeli Kürtler’e yardıma geldiğini söyleyebiliriz. Bu da yıkıcı yedi yıllık savaşın şaşırtıcı ittifaklarını, savaşan tarafların iç içe geçmiş çıkarlarını ortaya koyuyor.”
İran tarafında Türkiye’nin Afrin operasyonunun iyi karşılanmadığını hatırlatan Tharoor, konuştuğu kaynakların Rusya ve İran’ın Ankara’nın istediği gibi hareket etmesine izin vermeyebileceğini söylediğini aktarıyor.

KALABALIK SATRANÇ

Afrin dışında da Suriye ‘satrancının kalabalık olduğunu’ söyleyen yazar, “Ankara için zor olan şey Türkiye’nin çok az seçeneği olması. Türkiye’deki ABD karşıtlığı, ABD’nin YPG’ye verdiği destek ile bir olunca ABD’nin NATO müttefiki ile arasının açılmasına yol açtı. Başka kimse de devreye girmek için istekli görünmüyor” yorumunda bulunuyor. 

 

MERKEL’İN PARTİSİNDEN AÇIKLAMA: TÜRKİYE AFRİN’DEN ÇEKİLSİN

Almanya’da Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) Dış Politika Sözcüsü Jürgen Hardt, Türkiye’ye Afrin bölgesinde YPG’ye karşı sürdürdüğü askeri harekatı sona erdirme ve bölgeden çekilme çağrısında bulundu.

Çarşamba günü Deutschlandfunk radyosuna konuşan Hardt, “Bu harekatın orantısız olduğunu düşünüyorum” dedi. 

DW Türkçe’nin haberine göre, “Türk hükümetinin bu harekatı hızlı bir biçimde sonlandırması ve Suriye’yle sınırının kontrolüne odaklanmasının akıllıca olacağı kanısındayım” şeklinde konuşan Hardt, NATO’nun üst siyasi karar organı olan Kuzey Atlantik Konseyinin de (NAC) Türkiye’ye karşı bu tutumu benimsemesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de AWACS misyonu çerçevesinde Konya’daki NATO üssünde konuşlanmış Alman askerlerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Hardt, askerlerin buradan çekilmesinin bir hata olacağını kaydetti ve Türkiye’nin bu uçakları Suriye’de düzenlediği harekat için kullanmasının söz konusu olmadığını aktardı. 

ALMANYA BASINI: TÜRKİYE’NİN AFRİN’DE TIRMANDIRDIĞI GERGİNLİK NATO GÜNDEMİNE GELMELİ’

TSK’nin ikinci ayına giren Afrin operasyonu Almanya basınının da gündemindeydi. 

Neue Osnabrücker Gazetesi (NOZ) Almanya’nın Afrin operasyonu karşısındaki tutumunu eliştirdi. Haberde şu yorum yapıldı: “Türkiye, Suriye toprakları üzerinde, orada yaşayan Kürtlere karşı bir savaş açmaya hakkı olduğunu düşünüyor. Bu, uluslararası devletler hukukuna aykırı. Garip bir şekilde Alman hükümeti de NATO partneri tarafından yaratılan sefalet karşısında sessiz kalıyor. Ankara gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakılması karşılığında Berlin’in olaylara sessiz kalmasını mı istedi? Sadece şüphesi yeter. Olaylara göz yummak bile Ankara’dakilerin elini güçlendiriyor. En başta Kürtler, Batı ittifakının IŞİD’li radikallere karşı elde ettiği görünür zafere katkı sağladığı için, bu durum utandırıcı. Türkiye’nin Afrin içinde ve çevresinde şimdi de bombalarla tırmandırdığı askeri gerginlik artık NATO’nun gündemine gelmeli.”    

Darmstädter Echo’da yayınlanan değerlendirmede ise şu ifadeler kullandı: “Bu savaşın tarafları arasında zor ve çok zor olanlar var. Zehirli gaz kullanmış olan Esad ikinci gruba dahil. Bu gruba, kayıtsız ve şartsız bir biçimde Kürtlerle savaşan ve NATO partneri ABD’nin Kürt milislerinden oluşan YPG ile ittifakına zerre değer vermeyen Erdoğan da dahil. Ayrıca büyük Şii devleti hayali kuran İranlı şahinler de bu grubun içinde. İran ve İsrail arasındaki uyuşmazlık her an patlamaya hazır eşi görülmemiş bir barut fıçısı. Putin, Rusya için eski Sovyetler Birliği’nin sahip olduğu küresel iktidarı arzuluyor. En azından Putin’in arzusu mantıksız değil. Peki, Almanya? NATO üyesi Türkiye’ye verdiği panzerlerin Kürtlere ve Erdoğan’ın ülke içindeki muhaliflerine karşı kullanılma ihtimalini hesaba katmalı. Hayal edilemez büyüklükte bir yangın tehlikesi var. Ama dünya kamuoyu bunun henüz farkına varabilmiş gibi değil.” (HABER MERKEZİ)

Evrensel'e abone olun...