HDP: Gözaltılar azmimizi, kararlılığımızı çoğaltır

HDK bileşenlerine yönelik operasyonda parti ve kurum temsilcilerinin gözaltına alınması siyasi parti ve kitle örgütlerinden tepki geldi.

09 Şubat 2018 12:59

'HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Pazar günü yapacakları HDP 3. Olağan Kongresi öncesinde gözaltı operasyonlarına tepki gösterdi. Kongre öncesi çaldıkları her kapıya operasyon yapıldığını anlatan Önder, “Neredeyse gittiğimiz her kuruma ve HDK bileşenlerine amansız bir gözaltı furyası başladı” dedi. Önder, bu kongrenin gözaltılara ve baskılara bir cevap olacağını söyledi. 

HDP 3. Olağan Kongresi öncesinde HDP, HDK ile bileşenlerinin yönetici ve üyelerine yönelik birçok ilde operasyonlar yapıldı. HDP milletvekilleri 11 Şubat Pazar günü yapılacak kongrelerinin engellenmesi için bu operasyonların yapıldığını belirterek çok sayıda siyasetçinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder parti genel merkezinde konuştu. Önder, kongrelerinin savaşa karşı barışı, diktatörlüğe karşı demokrasiyi, zulme karşı özgürlüğü, baskılara karşı dayanışmayı yükseltmenin önemli bir dönüm noktası olacağını söyledi. Bu nedenle kongreye kitlesel katılımı önemsediklerini ifade eden Önder, “Anlaşılan o ki hükümet de önemsiyor. Çünkü yaklaşık 15 gündür bütün milletvekillerimiz, il ilçe kurumlarımız, kongre çalışmaları için sivil toplum örgütlerine, evlere ziyaretlere gidiyorlar. Neredeyse gittiğimiz her kuruma ve HDK bileşenlerine amansız bir gözaltı furyası başladı. Bir kongreyi engellemek hiç bu kadar hoyratlık yapılmamıştı. Devlet eskiden daha ince çalışırdı. Ancak şimdi bu kaygıyı gütmeyecek kadar saldırganlaşmış durumdalar. Bu bizi bir parça eksiltir ama öte yandan azmimizi, kararlılığımızı çoğaltır” diye konuştu.

'KOVSALAR DA ÜLKEDEN GİTMEYECEK İNSANLAR GÖZALTINDA'

Özelilkle sabah saatlerinde yapılan HDK bileşenlerine ve sözcülerine dönük operasyonun bir an önce son bulmasını isteyen Önder, bununla bize diz çöktüremeyeceklerini iktidarın anlamış olması gerektiğini söyledi. Ancak iktidarın bunu anlamadığını ve bu nedenle anlatacaklarını belirten Önder, “Bu kongre onlara da bir cevap olacak” dedi. Gazetecilerin gözaltı sayısına ilişkin sorusu üzerine Önder, sürekli sayının arttığını, çünkü gözaltına alınan kişilerin haber verme hakkının kullandırılmadığını, bazılarının ailelerinin yanında gözaltına alındığını söyledi. Gözaltı prosedürlerinin de gözetilmediğini ifade eden Önder, “Kovsalar da dövselerde bu ülkeden gitmeyecek olan bu ülkenin bilim insanları, kadınları, gençleri bu muameleye maruz bırakılıyorlar” dedi.

'HDP GÜÇLENEREK YOLUNA DEVAM EDECEK'

Kongreye ilişkin gazetemize konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da “Tüm hukuksuzluk ve engellemelere rağmen çok iyi bir kongre yapacağız” dedi. HDP'nin parlamentonun üçüncü büyük partisi olduğunu belirten Beştaş, bütün görünmez kılma çabalarına rağmen iktidarın bu konuda başarısız olduğunu ifade etti. Pazar günü yapacakları kongrenin halkların farklılıklarıyla yoluna devam ettiğini birkez daha göstereceğini dile getiren Beştaş, 94 belediyelerinin gasbedildiğini, milletvekilliklerinin düşürüldüğünü, eş genel başkanlarının esir tutulduğunu söyledi. Ancak HDP'nin güçlenerek yoluna devam edeceğini dile getiren Beştaş, “Baskıya karşı direnme, güçlenme kaçınılmaz bir şeydir. Türkiye'deki farklılıkların karşısında tekçilik dayatılıyor. Bu birçok kez denenmesine rağmen başarıya ulaşılamadı. Arkadaşlarımızın cezaevinde olmasına rağmen bizimle olduklarını biliyoruz. HDP bu baskılar karşısında diz çökmedi, çökmeyecek” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


HDK İSTANBUL’DA GÖZALTILARI PROTESTO ETTİ 

HDP ve HDK’ye yönelik gözaltı furyası İstanbul’da protesto edildi. HDK birleşenleri İstiktal Caddesi’ndeki HDK bürosunda açıklama yaptı. 

HDK MYK Üyesi Metin Kayaoğlu, eş sözcülerin gözaltına alınması nedeniyle daha önceden duyurusunu yapmış oldukları açıklamaya katılamadıklarını belirtti. Kayağoğlu, gözaltıların HDP kongresini engellenmesine ve Afrin operasyona karşı olanlara karşı yapıldığını ifade etti. HDK’nin kriminalize edilmesini izin vermeyeceklerini anlatan Kayaoğlu, HDK’nin yasadışı bir örgütlenme olmadığını belirtti. Kayaoğlu, baskılara karşı bütün güçleriyle kongrede olacaklarını belirtti.

HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, demokrasi güçlerin iktidarın politikaları teşhir ettikleri için saldırılara maruz kaldığını söyledi. Son gözaltıların HDP ve Afrin’e yapılan operasyona karşı duranlara yönelik olduğunu da anlatan Ataş, hafta sonu yapılacak HDP kongresinin kimin başkan olacağından çok kongrede verilecek mesajın önemli olduğunu ifade ederek, gözaltıları kınadı. 

SODAP Temsilcisi Tülay Korkut, Çağrı Dergisi’nden Hüseyin Koç, DBP İstanbul İl Eş Başkanı Rıza Bilgili, Barış Bloku Eş Sözcüsü Bahadır Altan da, gözaltıların HDP kongresine ve savaşa karşı duranlara yönelik olduğunu vurgulayarak, mücadele çağrısında bulundular. 
HDP Ekoloji Komisyonu Sözcüsü Prof. Dr. Beyza Üstün, kadınların savaşa karşı duracağını belirtti. (İstanbulEVRENSEL)


HDP EŞBAŞKANI SERPİL KEMALBAY: GÖZALTI KARARLARI SİYASİDİR

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşeni parti ve kurumların üye ve yöneticilerinin gözaltına alınması üzerine açıklama yaptı. Kemalbay, gözaltıların serbest bırakılmasını istedi.

Yaptığı yazılı açıklamada “İktidarın 11 Şubat’ta gerçekleştireceğimiz 3. Olağan Büyük Kongremize yönelik engelleme çalışmaları devam ediyor” ifadelerini kullanan Kemalbay, “Hemen her gün ülkenin dört bir yanında parti yöneticilerimize ve üyelerimize yönelik gözaltı operasyonları düzenleniyor. Bu sabah yapılan hukuksuz operasyonda partimizin bileşeni olan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Devrimci Parti, Sosyalist Dayanışma Platformu, Demokratik Bölgeler Partisi ve Halkların Demokratik Kongresi eşbaşkan ve eşsözcüleri gözaltına alınmıştır. Bu hukuksuz gözaltıları kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi. 

Kemalbay şu ifadeleri kullandı:

“Bu hukuksuz ve keyfi operasyonların amacı Kongremizin sağlıklı bir şekilde yapılmasını engellemektir. Türkiye ve dünya kamuoyu, Kongremizin nasıl engellenmeye ve sağlıksız bir biçimde yapılmaya zorlandığını an be an izliyor. 

Şu çok açık ki, yöneticilerimiz, üyelerimiz, bileşen partilerimiz, ittifaklarımız, kurum ve kuruluşlarımız Türkiye’nin demokrasi ve barış güçleri, demokratik siyasetin önemli bir parçası ve dinamiği olan HDP’yi sahipsiz bırakmayacaktır. 

Bu sahiplenmeyi Türkiye kamuoyundan gizlemek için her türlü hukuksuzluğu uygulayan iktidar bilmelidir ki, ülkemizde demokrasi ve barış mücadelesini sürdüren, yüreği eşitlik ve özgürlük için çarpan milyonlar vardır. Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar ne Kongremizi yapmamızı ne de demokrasi ve barış mücadelemizi engelleyemez. 

11 Şubat Pazar günü umutla, kararlılıkla ve cesaretle bir araya geleceğiz; halaylarımız, horonlarımız ve zılgıtlarımızla Kongremizi yapacağız. Demokratik siyaset konusundaki kararlı tutumumuzu hep birlikte sürdüreceğiz.” (İstanbul/EVRENSEL)

YEŞİL SOL PARTİ: EŞ SÖZCÜLERİMİZ EYLEM TUNCAELLİ VE NACİ SÖNMEZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR 

Sabah saatlerinde yapılan operasyonla gözaltına alınan Yeşil Sol Parti Eş sözcüleri Eylem Tuncaelli ve Naci Sönmez hakkında açıklama yapan Yeşil Sol Parti “Eş sözcülerimiz ve diğer HDP bileşeni partilerin yöneticileri derhal serbest bırakılmalı” dedi.

Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Öncelikle bugünkü gözaltılar çok açık ki demokratik siyaseti esas alan HDP’nin hafta sonu yapılacak olağan genel kurul ve kongresini engellemeye yöneliktir. HDP bileşeni partilerin eş sözcü ve başkanlarının gözaltına alınması demokratik siyaseti engelleme, şiddeti ve çatışmayı esas alan siyasi iktidarın bir tasarrufudur. 
 
Şiddeti ve çatışmayı reddeden bir anlayışla demokratik siyaseti esas alan, demokrasi, barış, adalet ve ekolojik mücadeleyi öncelikli kabul eden bir anlayışla faaliyet yürütmekteyiz ve bu tür baskı ve gözaltılar bizi bu mücadelemizden alıkoyamayacaktır. 
 
Barışın, adaletin, demokratik siyasetin sesini susturamazsınız. 
 
Eş sözcülerimiz Eylem Tuncaelli ve Naci Sönmez ve diğer HDP bileşeni partilerin yöneticileri derhal serbest bırakılmalı. Şiddet ve çatışmayı körükleyen baskı politikalarına son verilerek demokratik siyasetin yolu açılmalıdır.”


EMEP GENEL BAŞKANI GÜRKAN: SİYASİ TEMSİLCİLER SERBEST BIRAKILSIN, SİYASET YAPMA HAKKI ENGELLENEMEZ

ESP, SYKP, Yeşil Sol Parti ve HDK eşbaşkanları, sözcüleri ve yöneticilerinin gözaltına alınması değerlendiren Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, “Gözaltılar son zamanlarda yoğunlaşan, muhalefetin susturulmasına yönelik operasyonun bir parçasıdır” dedi. 

Söz konusu gözaltıların HDP’nin Pazar günü yapılacak kongresine çok az bir zaman kala gerçekleştirilmesinin kongreye katılımı engelleme amacı taşıdığını ifade eden Gürkan, yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Gözaltıların 6 milyon kişinin oy verdiği bir partinin siyasi faaliyetini bilinçli olarak sekteye uğratmak anlamına geldiği açıktır.

YAŞANANLAR DEMOKRASİNİN TASFİYESİNDE GELİNEN AŞAMADIR

Vekillerinin bir kısmının ve eş başkanlarının uzun süredir tutuklu olduğu, milletvekilliğinin düşürülmesinin sıradanlaştığı HDP’nin bileşenlerine yapılan bu muamele en küçük bir kırıntısını bile bırakmamak kaydıyla demokrasinin tasfiyesinde gelinen aşamayı da göstermektedir. Gözaltına alınan bütün parti yöneticilerinin bir an önce serbest bırakılmasını istiyor, Meclise 3. Parti olarak giren HDP’nin kongresinin başarıyla sonuçlanmasını diliyoruz. 

'DEMOKLES KILICI’

Partiler, kitle ve meslek örgütleri, sendikalar üzerindeki baskılar, siyasi temsilciler üzerinde gözaltı ve tutuklamaların bir Demokles Kılıcı gibi tutulması bunları uygulayanların umduğunun tersine, kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Demokrasi için mücadelemiz sürecektir.(İstanbul/EVRENSEL)


CHP’DEN KINAMA

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Twetter hesabında, “MHP’nin kurultayını engelleyip Saray’a yedekleyenler, kurultayını yapmak isteyen HDP, ve bileşenlerinin başkan ve sözcülerini gözaltına alarak demokratik siyaseti engelliyor” ifadelerini kullanarak, HDP ve HDK’ye yapılan gözaltıları kınadı. (İstanbulEVRENSEL)


GÖZALTILARLA HEDEF YASAL SIYASETTIR'

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, hafta boyunca İzmir’de ve Türkiye genelinde devam eden gözaltı operasyonlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

Eğitim Sen 1 No’lu Şube binasında Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri ülke genelinde ve İzmir'de yapılan gözaltılara dair açıklama yaparak 'Gözaltılarla hedef yasal siyaseti yasaklamaktır'dedi.

Açıklamayı Emek ve Demokrasi Güçleri adına KESK Dönem Sözcüsü Çağdaş Topal okudu. Topal, operasyonlarla AKP iktidarının muhaliflere siyaset yapma yasağı koyduğunu söyleyerek " Halkların Demokratik Partisi Kongresi öncesinde, bu hafta içi üç metropol başta olmak üzere ülke genelinde gerçekleşen  gözaltı saldırıları tesadüf değildir. Afrin'e yönelik operasyonuna karşı çıkan ve ‘savaşa hayır’ diyen herkesi hedefe koyan, faşizan uygulamalarını sürdüren AKP iktidarı gözaltılarla HDP'ye 'size kongre yaptırmayacağız' demektedir." şeklinde konuştu. 

Gözaltılarla, tutuklamalarla kriminalize edilmeye çalışılanın sadece HDP'nin olmadığını vurgulayan Topal, bütün olarak yasal muhalefetin ve siyasetçilerin olduğunu belirtti. 

Topal, " Bizler Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri olarak gözaltına alınan her isme; emek, barış ve demokrasi mücadelesinde büyük emekleri olan arkadaşlarımıza kefiliz. Baskıların, gözaltı ve tutuklamaların bizi bu mücadeleden geri bırakmayacağını, barış ve demokrasi mücadelesinde bedel ödemeye hazır olduğumuzu kamuoyuna duyururuz"dedi. (İzmir/EVRENSEL)


GEBZE EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ: ‘SAVAŞA HAYIR’ DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri de yarın Ankara'da gerçekleştirilecek HDP kongresi öncesinde başlatılan gözaltı furyasına ve Afrin operasyonuna karşı barış çağrısı yapanlara dönük baskı ve tutuklamalara tepki gösterdi.

HDP Gebze İlçe Eş Başkanları Damla Bağcı ve Mustafa Altunbaş'ın da aralarında olduğu 20 HDP üyesini gözaltına aldığı hatırlatılan açıklamada, “Siyasal iktidar, siyasi partilerin ve sivil örgütlenmelerin çalışmalarına bu şekilde müdahale edemez. Siyaset yapma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü hakkı bu şekilde tamamen yok edilmektedir. Bu politikaları boşa çıkaracak olan, demokrasi güçlerinin, halk güçlerinin, emek güçlerinin demokrasi mücadelesini ilerletmesi ve ortaklaşması ile mümkün olacaktır. Bizler; emek, barış ve demokrasi mücadelesinde büyük emekleri olan arkadaşlarımızın yanındayız. Baskılar, gözaltı ve tutuklamalar bizleri bu mücadeleden geri bırakmayacak, barış ve demokrasi mücadelesine devam edeceğiz. Adalet, barış, kardeşlik, eşitlik için ‘Savaşa hayır’ demeye devam edeceğiz” denildi. (Gebze/EVRENSEL)


İHD'DEN OPERASYONLARA TEPKİ: SİYASET YAPMA HAKKI YOK EDİLİYOR

İHD Genel Merkezi, HDK'ye yönelik operasyona dair, " Siyaset yapma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü hakkı bu şekilde tamamen yok edilmektedir" açıklaması yaptı.
 
Halkların Demokratik Kongresi'ne (HDK) yönelik Ankara merkezli başlatılan operasyona dair İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, yazılı açıklama yayınladı. 
 
Operasyona tepki gösterilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "20 Temmuz 2016 tarihinden beri devam eden OHAL rejiminin otoriter yönetim anlayışı hızından hiçbir şey kaybetmemiştir. Siyasal iktidar, Türkiye’yi OHAL rejimi adı altında keyfi olarak yönetmeye, bu konudaki ulusal ve uluslar arası tepkilere cevap vermeyerek kendini var etmeye çalışmaktadır. Öyle ki 20 Ocak 2018 tarihinde Suriye’nin Afrin bölgesine gerçekleştirilen askeri müdahale ile birlikte kırıntısı kalan haklar da adeta ortadan kaldırılmıştır. Savaşa karşı barış diyen herkes ve her kesim siyasi iktidarın amansız bir yargı baskısı altına alınmıştır.
 
Son olarak HDK Eş Başkanı Onur Hamzaoğlu ile birlikte HDK bileşenlerini oluşturan kurumların eşbaşkanlarının ve yöneticilerinin gözaltına alındığını öğrenmiş bulunmaktayız. Türkiye’nin sorunlarını demokratik ve barışçıl yollardan çözümü konusunda önemli bir sivil siyaset kurumu olan HDK’nin bu şekilde baskı altına alınıp kriminalize edilmeye çalışılması Türkiye’deki sivil ve demokratik seçenekleri devre dışı bırakmak anlamına gelmektedir. Siyasal iktidarın tam da HDP 3. Olağan Genel Kurulu öncesi gerçekleştirdiği bu operasyonlar kesinlikle kabul edilemez. Siyasal iktidar, siyasal partilerin ve sivil örgütlenmelerin çalışmalarına bu şekilde müdahale edemez. Siyaset yapma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü hakkı bu şekilde tamamen yok edilmektedir.
 
Siyasal iktidarı sonu belli olmayan bu tip baskı yöntemlerinden vazgeçmeye ve gözaltına alınan herkesi serbest bırakmaya davet ediyoruz." (İstanbul/MA)


KODA: ONUR HOCAMIZIN YANINDAYIZ!

Kocaeli Dayanışma Akademisi, Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun gözaltına alınmasını kabul edilemez bulduğunu açıkladı. 

Eğitim-Sen Kocaeli Şubesinde Kocaeli Dayanışma Akademisi'nin (KODA) çağrısıyla bir araya gelen kitle örgütleri, Hamzaoğlu'na sahip çıktı. 

Açıklamada KODA adına konuşan Doç. Dr. Yücel Demirer, Hamzaoğlu için, "Hayatını halk sağlığı, barış ve özgür akademi mücadelesine adamış değerli hocamız Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu bu sabah erken saatlerde İstanbul’da gözaltına alındı. Meslektaşımız, arkadaşımız, Kocaeli Dayanışma Akademisi üyesi Onur Hamzaoğlu'nun gözaltına alınmasını şiddetle kınıyoruz" dedi. 

Hamzaoğlu'nun kamuoyunda saygın bir yerinin olduğunu belirten Demirer, "Hocamız geçmişte de Kocaeli bölgesinde halk sağlığını korumak için gerçekleştirdiği çalışmalar nedeniyle, özellikle de Dilovası’ndaki çevre kirliliğinin insan sağlığını tehdit eden boyutlarını gösteren araştırmasıyla, sermaye kesimlerinin, yerel yöneticilerin, siyasilerin ve hatta kimi üniversite yöneticilerinin saldırılarına uğramıştı. Ancak çevresinde oluşan dayanışma hareketiyle birlikte kararlılıkla, her türlü mecrada ve hakkında açılan davalarda da gerçekleri savunarak haklı olduğunu kanıtladı. Onur Hoca ilkeli, kamu yararını ve halkın sağlığını esas alan bu kararlı tavrından dolayı ödüller aldı ve kamuoyunda saygın bir yer edindi" ifadelerini kullandı. 

'BU DURUM KABUL EDİLEMEZ'

Gözaltı kararını kabul edilemez bulduklarını aktaran Demirer, "Onur Hocamız aynı zamanda Türkiye’de demokrasi ve barışın gelişmesi için tutum alan sorumlu bir aydındır. Bu bağlamda 11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan Barış Bildirisinin imzaladığı için, 1 Eylül 2016’da 672 Sayılı KHK ile Kocaeli Üniversitesi’nden ve kamu hizmetinden ihraç edildi. Daha sonra akademik çalışmalarını ve özgür akademi mücadelesini, birlikte oluşturduğumuz Kocaeli Dayanışma Akademisi içinde sürdüren Onur Hocamız, demokrasiden ve barıştan yana bir siyaset için kararlılıkla çaba göstermeye devam etti. Demokrasi ve barış savunusunun bir adli vaka sorunu haline getirildiği bugünün Türkiye’sinde Onur hocamızın gözaltına alınmasına ne yazık ki şaşırmıyoruz, ancak bu durumu kabul edilemez buluyoruz" dedi. 

Açıklamanın ardından SES Kocaeli Şube Eş Başkanı Gökhan Bektaş'ta Hamzaoğlu'nun durumu halkında bilgi verdi. (Kocaeli/EVRENSEL)

Diğer Haberler

Tepetaklak bir sinema tarihi

Dev Yapı-İş, Batı Mahal'de çalışma koşullarının düzeltilmesini istedi

Yaralı Palmira’yı dönüştürmekle başlanmalı