Evrensel.net

Memur sendikacılığı nereye? -1

Memurların sendikal örgütlenmesine tarihsel olarak baktığımızda, oldukça kısa bir geçmişi olduğunu görürüz. Avrupa’da memur sendikalarının ortaya çıkışı, işçi sendikalarından çok sonra, özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında kamu hizmetlerinin gelişmesine ve yaygınlaşmasına paralel olarak gerçekleşti ve yaygınlık kazandı.

İlk memur örgütlenmesi 1890 yılında ABD posta işletmelerinde fiilen kuruldu ve 1917 yılında Amerikan kongresi tarafından yasal olarak tanındı. İngiltere’de 1908 yılında memurların örgütlenmesi başlarken, 1916 yılında yasal olarak tanındılar. Fransa’da memur sendikalarının devlet tarafından yasal olarak tanınması ancak 1946 yılında gerçekleşti. 

Memurların  örgütlenme çabasında işçilerin gerisinde kalmasının kuşkusuz çeşitli nedenleri var. Memurluk rejiminin kapitalizmin tarihsel gelişimi açısından özel ve ayrıcalıklı bir rejim olarak ortaya çıkmış olması, bu nedenlerin başında geliyor. Gerçekten de memurlar, başlangıçta hemen her ülkede diğer çalışanlara kıyasla daha “ayrıcalıklı” bir azınlığı oluşturdular ve devleti temsil ettikleri tespitinden hareketle memurlara özel, “ayrıcalıklı” olarak ifade edebileceğimiz kurallar uygulanmaya başlandı. Bu durum, memurların örgütlenmesini uzun süre geciktiren bir etki yarattı.

Memurlar, ilk zamanlarda devlete olan bağlılıkları ve sahip oldukları ayrıcalıklar nedeniyle örgütlenmeye gereksinim duymamış olsalar da, zaman içinde söz konusu ayrıcalıkların hızla aşınmaya başlaması nedeniyle, hak ve çıkarlarını koruyup geliştirmek için örgütlenmek zorunda kaldılar.

İşçi sendikaları 1970’li yılların ortalarından itibaren uygulanan ekonomik politikalara paralel olarak gerileme eğilimi içine girerken, özellikle piyasa merkezli politikaların çeşitli ülkelerde sert bir şekilde uygulandığı 1980’li yıllardan itibaren, memurların sendikalaşması artarak sürdü.

Memur sendikaları, işçi sendikalarına oranla daha geç ortaya çıkmış olsa da, doğuşu ve tarihsel gelişimi açısından değerlendirdiğimizde, memurların da tıpkı işçiler gibi devletin karsı çıkmasına ve yasaklar koymasına rağmen sendikalar kurması ve tüm yasak ve engellemelere rağmen sendikalarını yaşattığı görüldü. Memur sendikaları, daha geç ortaya çıksa da, tıpkı işçi sendikaları gibi önce fiili olarak kuruldu. Yasal ve fiili engellere rağmen hızla gelişti ve yaygınlaştı.

Türkiye’de 1980’li yıllarda başlayan kamu emekçilerinin sendikalaşma süreci, tıpkı dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi fiili olarak başladı ve kamu emekçileri “Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı” talebi üzerinden 1990’lı yıllarla birlikte hızlı bir örgütlenme sürecine girdi.

1990’lı  yıllar boyunca daha sonradan KESK’i oluşturan sendikaların mücadelesinde sendika hakkı ve örgütlenme özgürlüğünün tek basına bir anlam ifade etmediği, tıpkı grev ve toplusözleşme hakkının birlikte kullanılması gibi, ancak toplu bir şekilde kullanılabilecek türden bir hak ve özgürlük olduğu vurguları yapıldı. Bu yönüyle ister işçi, ister kamu emekçisi olsun, tüm işçi ve kamu emekçileri için sendika, grev ve toplusözleşme haklarının bir bütün oluşturduğu ve ancak birlikte kullanılabildiklerinde etkili olabileceği savunuldu. Bu bakış açısına göre toplusözleşme yapmadan sendika olunamayacağı gibi, grev hakkından bağımsız bir toplusözleşme düzeninin olması düşünülemezdi. 

KESK’in bütün karşı çıkışlarına rağmen 2001 yılında kamu emekçilerine grev ve toplusözleşme hakkı vermeyen, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla kamu görevlilerinin örgütlenme hakkı, toplu pazarlık süreci, toplu pazarlığın içeriği ve sendikaların faaliyetleri son derece katı ve yasakçı bir zihniyetle düzenlendi.

4688 sayılı Kanun 2001 yılından bu yana yürürlülükte ve on yıldır Türkiye’de memur sendikacılığının gelişim sürecinde yaşanan gelişmeler, geçtiğimiz on yıl içinde sendikalı “memur” sayısı artmasına rağmen, bu artışın nasıl gerçekleştiği ve kamuda örgütlü sendikaların benimsediği sendikacılık anlayışının çeşitli yönlerden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.

Üye sayısı ve örgütlenme oranı açısından büyüyen, ancak sendikal hareket içindeki etkisi açısından gittikçe zayıflayan memur sendikacılığının karşı karşıya olduğu güncel sorunları haftaya değerlendirelim.

evrensel.net

Bu Yazıya Bir Yorum Yapın

UYARI: Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.