Deutschsprachige Sonderausgabe

www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



2000 ‘Düyunu Umumiye’si
Hükümetin “Türkiye’nin 2000 vizyonu” olarak sunduğu ve dün Resmi Gazete’de yayımlanan 2000 yılı programı, iki temel üzerine kurulu. Birisi “Borçları borç alarak öde”; diğeri özelleştirme, “tarım reformu”, ücret ve maaşların baskı altına alınması.

Demirel kriz tellalı
TMMOB Türkiye 2. Enerji Sempozyumu’nda, Türkiye’nin enerji politikası olmadığına ve plansızlığın, kuralsızlığın egemen olduğuna dair eleştiriler dillendirilirken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eleştirilere yanıt vermekten kaçındı ve uygulamaları savundu.


2000’de, 1900’ün Osmanlısı gibi
Cumhurbaşkanı, dün sabah saatlerinde, TMMOB tarafından hazırlanan “Enerji Sempozyumu”na katıldı. Mühendislerin enerjide “özelleştirme” ve “enerji krizi” üstünden bu alanda yapılmak istenen yeni vurgun ve enerjinin uluslararası tekellere peşkeş çekilmesine karşı çıkmaları karşısında Demirel, iki yönteme başvurdu. Birincisi, “Eğer enerjiye yabancılar sokulmazsa bir enerji krizi kapımızdadır” saptaması yaptı. İkincisi ise; mühendislerin “ulusal enerji politikası” vurgularından rahatsızlığını ifade ederek, “Bu sizin dediklerinizin modası geçti”; “Bundan 50 sene önce böyleydi” malum tezine sarıldı. Daha da ileri gidip, “Türkiye’nin topladığı vergilerle ihtiyaçlarını gidermesinin mümkün olmadığını” savundu. Cumhurbaşkanı çok sıkışmış olmalı ki; söylene söylene yalama olmuş bir “özdeyişe” sarıldı: “En pahalı enerji olmayan enerjidir!”
Öte yandan, “hükümetin 2000 yılı ekonomik programı”nın ana amaçları da açıklandı. Bu açıklamaya göre; özelleştirmeye, sosyal güvenlik alanında yapılan planlamalara uygun olarak düzenlemelerin yapılmasına devam edileceği, “tarım reformu” adına “tarıma son darbe”nin vurulacağı açıklandı.
Kısacası; IMF’nin, Dünya Bankası’nın, AGİT’in dayatmaları ve kürsülerden yapılan “yumuşak üsluplu öneriler” doğrultusunda Türkiye, tam bir batağa sürükleniyor. Çünkü, hükümetin programına göre, 2000 yılında ödenecek dış borç miktarı (çoğu borç faizi) 20 milyar dolar. Bunun 16 milyar doları yeni borçlanmalarla karşılanacak. Yani Türkiye’nin iç borçları gibi, dış borçları da 2000’de de artmaya devam edecek. Öyle anlaşılıyor ki; “Türkiye’nin yıldız ülke” olacağı iddia edilen 21. yüzyılın ilk yılında Türkiye, borcu borçla ödeyen ve “Düyun-u Umumiye” ile maliyesini de batının himayesine sokmuş, yarı sömürgeleşmiş, 20. yüzyılın ilk yılındaki (1900’deki) Osmanlı’dan çok farklı bir vizyona sahip değil.
Çünkü şimdi IMF, Dünya Bankası, “tahkim”, AB, WTO, MAI vb. gibi (Bu kuruluşlar dünün Düyun-u Umumiye’sinden çok daha güçlü ve yaptırım gücüne sahip) pek çok kuruluşla çevrilmiş olan Türkiye’de sadece toplanan vergiler değil, memur maşları ve işçi ücretleri, hatta asgari ücret ve bir patronun işçisine ödeyeceği ücret, hagi ürünün ne kadar ekileceği bile onların denetiminden geçiyor.
Bunlar yetmiyormuş gibi; bu, “İki yıl içinde enerji krizi olacak” tahlilleriyle; uluslararası enerji tekellerine, yerli işbirlikçilerine, hâlâ olmayan ama muhtemelen olacak denilen yerlere doğalgaz çevrim santralleri ihaleleri, boru hattı ihaleleri, “Mavi Akım” projeleri ile Türkiye bir “enerji santralleri mezarlığı”na dönüştürülmektedir.
Girilen yol, Türkiye’nin elindeki yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yağmalanması ve sürekli borç-faiz-borç kıskacını sıkarak ülkenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığındaki son kırıntıları da yok etme doğrultusundadır.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve benzeri sıfatları taşıyanlar da; bu sürece katkı yapmakta; geleneksel müstemleke yöneticilerini aldatmayacak bir politik hatta bulunmaktadırlar. Cumhurbaşkanı’nın her gün orda burda yaptığı konuşmalar da, hükümetin 2000 yılı ekonomik programı da bu girilen yolda hızla ilerleneceğini göstermektedir. Bu yüzdendir ki; “emekçiler bu programa karşı mücadele ederken sadece kendi sınıf haklarını değil; tüm halkın çıkarlarını, ülkenin geleceğini koruyacaklardır” diyoruz.

Başa dön




Ertan Aydın
Karikatürün büyük halini görmek için tıklayın...

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net