www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



UCK’ya destek azalıyor
Kosova’yı işgal eden batılı emperyalistler tarafından kurulan Demokratik İlerleme Partisi’nin, Sırplar ve Çingeneler’in yanı sıra Arnavutlar üzerindeki zorba uygulamaları da tepkilere yol açıyor.

Rusya’nın ikinci hedefi Gudermes
Rus güçlerinin Dağıstan’daki geçici basın merkezinden yapılan açıklamada, Çeçenya’nın ikinci büyük kenti olan Gudermes’e yaklaştıkları bildirildi.

‘Irkçılık hastalıktır’
Yunanistan’da göçmenlere yönelik saldırı ve baskıların artması, başkent Atina’da önceki akşam düzenlenen bir gösteriyle protesto edildi.


UCK’ya destek azalıyor
Kosova’daki NATO ve Kosova Kurtuluş Ordusu (UCK) yönetimi, Arnavutlar da dahil olmak üzere bölgede yaşayan halkların tepkisini topluyor. Kamuoyu yoklamaları, UCK’nın lideri Haşim Taçi tarafından kurulan Kosova Demokratik İlerleme Partisi’nin ardındaki halk desteğinin giderek düştüğünü gösteriyor. UCK’nın özellikle Sırplar, Çingeneler ve siyasi muhalifler üzerindeki baskıcı uygulamaları, Amerikancı örgüte karşı öfkenin artmasına yol açıyor.
Yüzde 10’un altında
Bazı kamuoyu yoklamalarının sonuçları, muhtemel bir seçimde Taçi’nin başarısızlığa uğrayacağını ve batı tarafından “ılımlı lider” olarak nitelenen Kosova Demokratik Birliği lideri İbrahim Rugova’nın seçimleri rahat kazanacağını gösteriyor. Bir araştırmaya göre, Rugova ile Taçi arasındaki oy oranı dörde karşı bir. Bir başka araştırmaya katılan 2500 seçmenden yüzde 92’si Rogova lehine oy vermeyi düşünüyor. Araştırmalara göre, Taçi’nin memleketi Drenica’da bile desteği çift basamaklı sayılara ulaşmıyor.
Yugoslavya harekâtı öncesi ve sonrasında UCK’yı açıktan destekleyen ABD ise, örgütün ‘nihai hedefleri’ni sırtında bir yük olarak değerlendiriyor. Kosova topraklarının batılı emperyalistler ve Rusya tarafından yağmalanmasıyla birlikte, pastanın en büyük parçalarından birini kapan ABD, UCK’nın siyasi hayallerinin gerçekleşmesine izin vermeyecek gibi görünüyor.
Nitekim, silahlarını büyük ölçüde bırakan örgüt, Birleşmiş Milletler kararıyla, Kosova Koruma Gücü (KPC) adı altında bir ‘bekçi gücü’ne dönüştürüldü.
KPC, UCK’nın sözde
İçişleri Bakanlığı tarafından bizzat yürütülen Sırplara yönelik şiddet eylemlerine katılıyor.
Zorbalık yapıyorlar
Bu arada, bünyesinde uyuşturucu kaçakçıları ve karaborsacıları barındıran UCK’nın Kosova’da yaşayan Sırplara evlerini satmaları için baskı yaptığı belirtiliyor. Ayrıca iki BM polis yetkilisi hakkında da benzer suçlamayla soruşturma yürütülüyor. Gazetelerde çıkan haberlerde, pahalı arabalarla dolaşan UCK milislerinin, Sırpların evlerinin yanı sıra, bazı belediye binalarının denetimini de ele geçirerek Arnavutlara verdikleri belirtiliyor. Çingenelerin durumu da Sırplardan çok farklı değil. Priştine’nin dışındaki bir kampta tutulan 40 bin Çingene’nin sayısı 800’e indirildi. Kışı çadırlarda geçirmek zorunda kalan Çingeneler, Sırplara destek olmakla suçlanıyor. UCK’lıların, Rugova yanlılarına da baskı ve şiddet uyguladıkları kaydediliyor.

Başa dön


Rusya’nın ikinci hedefi Gudermes
Rus güçlerinin, Çeçenya’nın ikinci büyük kenti olan Gudermes’e yaklaştıkları bildirildi. Rus güçlerinin Dağıstan’daki geçici basın merkezinden yapılan açıklamada, Gudermes kenti çevresindeki bazı köylerin ele geçirildiği, bazılarında da çatışmaların sürdüğü belirtildi. Çeçen kaynakları da Rus birliklerinin ilerlemesini teyit ederken, kente uzaklıklarının 15 kilometre kadar olduğunu belirttiler.
‘282 sivil öldürüldü’
Rus birliklerinin başkent Grozni çevresindeki kuşatması da sürüyor. Kentin kuzey ve batısında, şehir merkezine 7-10 kilometre mesafede bulunan Rus birliklerinin, doğu yönünde de kente 15 kilometre kadar yaklaştıkları haber verildi.
Çeçenya Devlet Başkanı Aslan Maşadov, önceki gece gazetecilere yaptığı açıklamada, Grozni’de bir süre önce pazaryeri ve diğer sivil noktalara atılan füzelerin 282 sivilin ölümüne, 400’den fazla sivilin de yaralanmasına yol açtığını söyledi.
Karadan karaya füze
Bu arada, Rus kuvvetlerinin, Grozni’ye dün karadan karaya fırlatılan füzelerle saldırdığı bildirildi. Görgü tanıkları, öğle saatlerinde iki füzenin Grozni’ye düştüğünü gördüklerini, ardından şiddetli patlamalar duyduklarını söylediler.
FP ile görüştüler
Öte yandan, Çeçenya Başbakanı’nın özel temsilcisi İsa Absadov, Fazilet Partisi (FP) Genel Başkanı Recai Kutan ve DYP’li Kilis Milletvekili Doğan Güreş ile TBMM’de bir araya geldi. Çeçen temsilci, Başbakan Bülent Ecevit’in Rusya gezisi sırasında “Çeçenlerle PKK’yi aynı kefeye koyacak, gönüllü savaşçıların gidişini engelleyecek bir anlaşmaya imza atmaması” için destek istedi.
Absadov, Türk hükümetiyle de temasa geçerek, “Ecevit’in Çeçenya’ya karşı algılanacak mesajlar vermemesini” isteyeceklerini söyledi. Çeçen temsilcinin hükümet ortaklarıyla görüşememesinde, Rusya’nın Türk hükümeti üzerindeki baskısının rol oynadığı belirtiliyor.

Başa dön


‘Irkçılık hastalıktır’
Yunanistan’da göçmenlere yönelik saldırı ve baskıların artması, başkent Atina’da önceki akşam düzenlenen bir gösteriyle protesto edildi.
Atina’da, geçtiğimiz hafta göçmenlere karşı düzenlenen ve iki kişinin katledildiği saldırıları lanetleyen 5000’i aşkın insan “Kahrolsun ırkçılık”, “Irkçılık hastalıktır, bize bulaşıyor, seni öldürüyor”, “Büyükbabalarımız mülteciydi, babalarımız göçmen. Biz ırkçı olabilir miyiz” sloganlarıyla yürüdü. Parlamento binası yakınlarındaki Platia Kumondura Meydanı’nda toplanan göstericiler, bazı basın yayın organlarının mültecilere yönelik asılsız suçlamalarını protesto ettiler.
Yasal hak talebi
Eyleme Atina’da yaşayan mülteciler yoğun olarak katılırken, çeşitli kitle örgütleri, partiler ve sendika liderleri de yürüyüşe destek verdiler. Gösteri sırasında yapılan konuşmalarda ülkede yaşayan yabancılara yasal haklar tanınması ve bu insanların can güvenliğinin sağlanması talep edildi.
Yunanistan’da geçen hafta, bir Gürcü ve bir Iraklı Kürt, ırkçı saldırılarda öldürülmüştü. Saldırılarda iki Iraklı Kürt, iki Pakistanlı, bir Ganalı, bir Nijeryalı ve bir Mısırlı da yaralanmış, iki Yunanlı olaylarla ilgili olarak gözaltına alınmıştı.
Neonazi parmağı
Gözaltına alınanlardan birinin adının Pandalis Kazakos olduğu öğrenildi. Gece geç saatlerde sokaklarda bulunan yabancı insanlara kimlik sorduktan sonra ateş açtığı belirlenen Kazakos’un yakalanmasının ardından saldırıları tek başına yaptığı iddia edildi. Ancak, Eleftero Tipia gazatesinin dünkü sayısında Kazakos’un Kardak Krizi döneminde Neonaziler tarafından yapılan bir yürüyüşte çekilmiş fotoğrafı yayınlandı. Saldırılarla ilgili bazı şahitlerin ortaya çıktığı belirtilirken, bu şahitlerden biri olan Yunanistan Sosyal Sigortalar Kurumu’nun bir yöneticisi, saldırı sırasında Kazakos’a en az on kişinin eşlik ettiğini söyledi.
‘Memlekete hizmet etmiş’
Yunanistan Radyo kurumunda koruma görevlisi olduğu belirlenen Kazakos, verdiği ilk ifadede ‘memleketine hizmet ettiğini ve yabancıların artık çekilmez hale geldiğini’ söyledi.
Irkçı cinayetler Yunanistan kamuoyunda ve basında büyük tepki yaratırken, birçok gazete, Yunanistan’da da ırkçılığın gelişmesine göz yumulduğuna ve saldırıların bunun bir sonucu olduğuna yer verdi.
Son iki yıldır mültecilere yönelik baskıların arttığı ülkede hırsızlık, gasp vb. gibi birçok suç mültecilerin üstüne atıldı, ancak bunların birçoğunun Yunanistan vatandaşları tarafından gerçekleştirildiği daha sonradan kanıtlandı. Polisin yabancılar üstündeki baskılarının da arttığı ülkede, yabancıları korumak için yasal düzenlemelere gidilmiyor.

Başa dön


ABD-Rusya arasında füze krizi
ABD’nin kurmayı planladığı füzesavar savunma sistemlerine karşı Rusya’nın nükleer kapasitesini artırabileceği yolunda yönelttiği tehdit, iki ülke arasında iplerin bir kez daha gerilmesine yol açtı. ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, “Rusya’nın savunma planlarımızla ilgili yapmış olduğu açıklama, açıkçası bende rahatsızlık yarattı. Rus askeri liderliğinin aşırı tepki gösterdiğikanısındayım” dedi. Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Nikolai Mihailov, daha önce yaptığı açıklamada, ABD’nin 1972 yılında imzalanan Antibalistik Füze Antlaşması (ABM)’nı ihlal edecek şekilde bir füze savunma sistemi kurması halinde, Rusya’nın da nükleer başlıklı füzelerinin sayısını artırmak zorunda kalacağını bildirmişti. Mihailov’un nükleer füzelerin, ABD’nin her türlü savunma sistemini aşacak kapasitede olduğu ve “gerektiği halde” bu füzelerin kullanılacağı yolundaki açıklamaları da Amerikan yönetiminde endişe yarattı.
Bosna’da özelleştirme karşıtı eylemler
Bosna’da, 45 fabrikayı temsil eden yaklaşık 3 bin işçi, iş güvenliği ve daha iyi ücret talepleriyle dün bir gösteri düzenledi. İşçi lideri Ferdica Kojciç, tekstil ve kauçuk-lastik sanayiinde çalışan 36 bini aşkın işçinin istismar edildiğini belirterek, “Biz hepimiz, özelleştirme süreci sırasında bizi koruyacak daha iyi bir sosyal program istiyoruz” dedi. Gösteride işçiler, “Halkını soyuyorsun”, “Açlık ve işsizlik bizi öldürüyor” yazılı pankartlar taşıdılar. Sanayinin çeşitli sektörlerinde çalışan işçiler protesto eylemlerini genişleteceklerini açıklarken, demiryolu çalışanları da 30 Ekim’de greve gideceklerini duyurdu.
Chavez’den küreselleşmeye eleştiri
Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, küreselleşmeyi eleştirerek, dünyanın fakir halkları için yeni bir ekonomik model yaratılmasını önerdi. Paris’te, BM Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Genel Kurulu’nda konuşan Chavez, “küreselleşmenin kaçınılmaz olduğunu, ancak bunun, insanları cehenneme doğru götürmemesi gerektiğini” söyledi. Oluşturulmasını önerdiği yeni ekonomik modelin ekonomik adalet taşıması gerektiğini de ifade etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net