www.evrensel.net  |  emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Adapazarlılar ayakta kalma
   savaşı veriyor

Yaşanan felakete ve salgın hastalık tehlikesine adeta yabancılaşan insanlar donuk bakışlarla, alelacele o kuyruktan bu kuyruğa koşturuyor.

Yalova’da enkaz kaldırılıyor
Yalova’da, çıkarılan ve kayıt altına alınan ceset sayısı 2215’e ulaştı. Enkaz kaldırmaya ağırlık verilmesiyle birlikte kentte yeni kamyon ve yükleyicilere ihtiyaç duyuluyor.

‘Gündüzün gecesi var,
   gecenin de gündüzü’

Donanma Komutanlığı içinde kurtarma çalışmaları yüzlerce kişi tarafindan olanca hızıyla sürdürülürken, “sivil Gölcük’te” koleranın kol gezmeye başladığı söyleniyor.


Adapazarlılar ayakta kalma savaşı veriyor
Şengül Karadağ - Öznur Oğuz
Depremle yerle bir olan Adapazarı’nda halk, ayakta kalma savaşı veriyor. Sanki bir hafta önce ani ve büyük bir sarsıntıyla gelen ölümden kaçabilen, onbinlerce yakını enkaz altında can veren, kaybolan onlar değil! Yaşadıkları felakete ve onları bekleyen salgın hastalık gibi tehlikelere adeta yabancılaşmışlar. Cesetlerin, çöplerin, ilaçların, tozun, toprağın karışımı olan o ağır kokudan bile rahatsız değil gibiler! Donuk bakışlarla, alelacele o kuyruktan bu kuyruğa koşturuyor, yaşamaları için gerekli gıdalardan, ilaçlardan ve diğer malzemelerden olabildiğince ‘fazla’ almaya, daha doğrusu kapmaya çalışıyorlar.
Kriz olmuş ‘Kriz Merkezi’
Halkın deyimiyle ‘kendisi kriz’ olan Kriz Merkezi’nin önünde tam bir kargaşa yaşanıyor. Herkese, burada toplanan kazma, kürek, eldiven, maske gibi araç gereçler dağıtılıyor. Hemen yan tarafta kayıp kuyruğu var. Yakınları kaybolanlar buradaki listelere bakıyorlar ya da kendi yakınının ismini ekliyorlar. Sahipsiz cesetler için de bir kuyruk var.
Az sonra yemekler geliyor. Anında kuyruk oluşturuluyor. Karşıdaki ağaçların altında ilaç kuyrukları var. Sol tarafında tuvalet ve duş kabinlerinin önündeki kuyruklar. Sağ tarafında cep telefonunu şarj etmek isteyenlerin oluşturduğu kuyruk. Onun yakınında gıda dağıtımı kuyruğu.
Sokak ortalarında elbise yığınları duruyor. Başında toplaşan, bazıları yarı çıplak olan insanlar, üstlerine başlarına uygun olanını bulma çabasında.
Gelecek kaygısı
Kepçelerle girilen enkazlardan artık “can” değil “mal” kurtarılıyor. Yıllarca çalışıp çabalayıp sahip oldukları evleri, üç beş parça eşyaları bir gecede başlarına yıkılan bu insanlar, artık ‘yarın’ ne yapacakları, nerede ve nasıl yaşayacakları kaygısıyla hareket ediyor. En ufak bir sarsıntıda yıkılacakmış gibi duran evlerine girenler, kullanılabilir durumdaki eşyalarını çıkarıp, şehri terk ediyorlar ya da daha ‘oturulabilir’ yerlere, köylere gidiyorlar. Yağmacı değiller. Geleceğe dair hiçbir güvenceleri yok, kendilerini ölüme terk eden devlete de güvenmiyorlar, başlarının çaresine bakıyorlar. Adapazarı’nda depremden kurtulanlar acılarını ve gözyaşlarını yüreklerine gömmüş, yaşamlarını yeniden kurmaya çabalıyorlar. Madenciler, belediye işçileri, kamu emekçileri ve her taraftan gelen gençlerle birlikte bu büyük yarayı sarmaya çalışıyorlar.

Başa dön


Yalova’da enkaz kaldırılıyor
Yalova’da, çıkarılan ve kayıt altına alınan ceset sayısı 2215’e ulaştı. Enkaz kaldırmaya ağırlık verilmesiyle birlikte kentte yeni kamyon ve yükleyicilere ihtiyaç duyuluyor. Yalova Deprem Kriz Merkezi’nin son verilerine göre, Yalova ve ilçelerinde 328 bina tamamen çöktü, 815 bina da ağır hasar gördü. Yaralı sayısı da 4470’e ulaştı.
Yetkililer, merkez ve ilçelerde yaklaşık 350-400 cesedin yakınları tarafından çıkarılarak götürülmüş olduğunu tahmin ettiklerini söylediler. Çıkarılan cesetlerin kimliklerinin belirlenmesine çalışılırken, Yalova merkez MESA Konutları’nda Hadi Erzurumlu adlı emekli bankacının canlı olduğunun haber verilmesi üzerine ekipler gece boyunca enkazda kurtarma çalışması yaptı. Sivil savunma ekiplerinin yanı sıra Finlandiya’dan gelen ve eğitilmiş köpekleri bulunan kurtarma ekibi, 3 ayrı zamanda dinleme yaptı ve iş makineleriyle enkaz büyük ölçüde kazıldı. Ancak, Hadi Erzurumlu’ya ulaşılamadı. Bu arada, yerli ve yabancı kurtarma ekiplerinin canlı kurtarma umudunu yitirmeye başladıkları gözlendi. Enkaz altından çıkarılan ceset sayısında da, çalışmaların yoğunlaşmasına rağmen azalma görüldü. Kriz Merkezi, bu nedenle bu sabahtan itibaren enkazların kamyonlara yüklenilerek kent dışına çıkarılmasına ağırlık verilmesini istedi.
Enkazdan çıkarılmaları engellendi
Öte yandan, Yalova’daki Tüksen adlı bir otelin enkazında yapılan kurtarma çalışmalarına bazı kişilerce müdahale edildiği öğrenildi. Otel çevresindeki sakinler, bu işyerinin ruhsatsız ve kaçak çalıştığını, 5 katlı binanın 3 katının otel olarak, zemindeki iki katın da pavyon olarak kullanıldığını, burada kadın ticareti yapıldığını belirttiler. Zemin katlarda 60-70 civarında kadın cesedinin bulunduğunu belirten çevre sakinleri, deprem günü akşamı eğlence yerinin çok kalabalık olduğunu, kurtarma çalışmalarını engellemeye çalışan kişilerin “otel sahibinin adamları” olduğunu ifade ettiler. Zemin katlara ulaşmaya çalışan kurtarma ekibinin, 6 kişi tarafından “Ölüler bizim ölüler, biz burayı kazdırmayız” denerek tehdit edildiği bildirildi.
Enkaz sahillere boşaltılıyor
Deprem nedeniyle moloz yığınına dönüşen binalardan çıkarılan enkaz, sahillere doldurulmaya başlandı. Yalova merkez ile Çiftlikköy, Çınarcık ve Altınova sahil boyunda bugün yürütülen enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmalarında da canlı insan bulunamadı. Çiftlikköy Yüksel Sitesi’nde Fransız ve İspanyol ekiplerin yürüttüğü kurtarma çalışmalarından sonuç alınamaması, canlı insan bulmak için çırpınan ekipler ile vatandaşlarda üzüntü yarattı.
Bir hafta öncesine kadar insanların tıklım tıklım doldurduğu plajlar da terk edilmiş bir kentin sessizliğine büründü. Sahil boyundaki yıkılmayan binaların tamamen terk edildiği gözleniyor. Enkaz altından canlı kurtarma umudunun azalmasıyla birlikte Yalova ve ilçelerinde enkazların kamyonlara yüklenerek kentin değişik yerlerine boşaltılması işlemine de hız verildi. Enkaz alanlarında iş makineleriyle toplanan enkazın, Yalova Çiftlikköy ile Yalova merkez TİGEM kampı önünde denize doldurulması dikkat çekti.
Yalova’da depremzedelere yardımlar devam ederken, basın yayın organlarından yapılan “Gıda maddesi getirmeyin” uyarısı etkisini gösterdi. Depremin 6. gününde gıda yardımında ciddi oranda azalma görüldü.

Başa dön


‘Gündüzün gecesi var, gecenin de gündüzü’
Ali Karataş
Depremin üzerinden günler ve saatler geçmeye devam ediyor. Kayıplara ve acılara yenileri ekleniyor. Marmara Bölgesi’ndeki onbinlerce depremzede, şimdiye dek hiçbir zaman yaşamadıkları ve bundan sonra da asla yaşamak istemeyecekleri bir ruh hali içindeler.
Yakınlarını, evlerini kaybetmenin getirdiği yıkımla yarın ne olacağını bilmemenin verdiği endişe birbirine karışıyor. Depremin merkezi olan İzmit Körfezi’nde, konutların büyük bir kısmının yıkılması ve petrol tesislerinde halen geçmeyen tehlike nedeniyle onbinlerce insan göçmen durumuna düştü. Burada kent ve kasaba merkezleri bomboş kalırken, evlerini terk eden insanlar ne İstanbul yönüne ne de Yalova yönüne kaçabildi. Onbinlerce kişi dağlarda, tepelerde yaşamaya başladı. Şu an Türkiye’ye gelen Kosova göçmenlerinden daha zor koşullarda yaşıyorlar. İzmit’in girişindeki olimpik buz pistini inşa eden işçiler, acaba bir gün buranın morg olarak kullanılacağını akıllarına getirmişler miydi?
İzmit Körfezi boyunca Gölcük’e kadar yıkım görüntüleri daha da akıl almaz haller alıyor. Körfezi dönerek bu yöne gitmek için kullanılan sahil yolu sular altında. Ulaşım ikinci bir yoldan sağlanıyor. Bu yol da trafiği kaldıramadığı için bölgenin en yüksek noktası olan Kartepe’nin eteklerinde bulunan köyleri dolaşarak Gölcük’e gidilebiliyor. Bu köylerden geçerken akıllara yeni soru işareti geliyor. İzmit-Gölcük arasındaki köyler depremden en az kent merkezleri kadar etkilenmiş. İki katlı köy evleri bile yanı başlarında duran mısır tarlalarının üzerine çökmüşler ve burada yardım ekibi falan da yok. Çöken evlerin bir çoğuyla hiç kimse ilgilenmiyor, çünkü ilgilenebilecek insanlar da yıkıntıların altında. Bu köylerde ölenler kayıtlara bile geçmeyecek. Yıkılan evlerin birçoğunun yerine yenileri yapılamayacak...
Köy yollarında Gölcük’e çıkabilmek için yarı kurumuş bir dere yatağının içinden geçmek gerekiyor. Gölcük ise yerleşim yeri olmaktan tamamen çıkmış, ölüm kokan bir yer. Donanma Komutanlığı içinde kurtarma çalışmaları yüzlerce kişi tarafindan olanca hızıyla sürdürülürken, “sivil Gölcük’te” koleranın kol gezmeye başladığı söyleniyor. Gölcük’ün artık sadece adı var.
Gölcük’ten hemen sonra gelen Değirmendere ve Karamürsel ilçeleri ise depremin etkisiyle kabaran denize gömülmekten son anda kurtulmuş gibi. Değirmendere ve Karamürsel sahillerinin büyük kısmı sular altında.
Değirmendere’deki yüzyıllık çınarlar sanki eskiden beri suyun içinde yaşıyormuş. Yol kenarlarında artık taze Değirmendere fındığı satılmıyor. Yetkililerin “Üç beş bina çöktü, Karamürsel’de pek hasar yok” açıklamalarına karşın cumartesi günü itibariyle çıkarılan ceset sayısı 150’yi buldu. Buradan Yalova’ya gidene kadar “depremin merkez üssü”nün ne anlama geldiği anlaşılıyor. Dallarda yeni yeni olgunlaşmaya çalışan meyveler bile yerlere dökülmüş. Bu bölgedeki büyük küçük bütün fabrikalar ağır hasar görmüş. BOTAŞ Doğalgaz Aktarım Şebekesi ve AKSA Akrilik İplik Sanayii’ndeki kimyasal sızıntı tehlikesinin önlendiği açıklamaları, köylüler tarafından tatmin edici bulunmuyor. AKSA patronları depremin hemen ertesi günü işçileri fabrikaya çağırmış. 500 kişinin çalıştığı bu işletmede işyerlerine giden işçiler, zehirli gaz sızıntısının küçük oranda da olsa devam ettiğini doğruluyorlar. Yalova’da ishal salgınının giderek yaygınlaştığı duyuruluyor. Deprem hattını daha uzun, zor ve umutsuz günler bekliyor. Yalova’nın köylülerinden yaşlı bir nine felaketi değerlendirirken, “Gündüzün gecesi var, gecenin de gündüzü” diyor.

Başa dön


Umudu tazeliyorlar
Depremin büyük yıkıma neden olduğu Yalova Çınarcık’ta 3 yaşındaki bir çocuk enkaz altından sağ olarak çıkarıldı. Alınan bilgiye göre, yörede çalışmalara katılan bir Türk kurtarma ekibi çocuğun yerini belirleyerek, İsrail ekibiyle ortak kurtarma çalışmasına başladı. Enkaz altından sesi duyulan 3 yaşındaki erkek çocuğu, bir delik açılarak çıkarıldı ve tedavi edilmek üzere helikopterle İstanbul’a gönderildi.
Acil ihtiyaçlar
Yalova’da depremzedeler, sokaklarda ve oluşturulmaya başlanan çadır kentlerde yaşamaya devam ederken, yoğun yardımlar nedeniyle gıda maddesi ihtiyacı bulunmadığı bildirildi. Kriz Merkezi yetkilileri, gıda maddeleriyle birlikte tıbbi malzemelere de ihtiyaç duyulmadığını söylediler. Kentte ihtiyaç duyulan malzemeler şunlar: “10 ambulans, 250 sedye, 1000 seyyar tuvalet, 4000 ceset torbası, 60 bin battaniye, 210 bin çadır, 30 bin yatak, 40 adet telsiz.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net