12 Eylül müdahalesi sürüyor! Eğitim-Sen İzmir 3 No’lu Şube’nin düzenlediği “Üniversitelerin dünü, bu günü” başlıklı panelde YÖK tartışıldı. Sendikalaştıkları için işten atılan işçilere verdiği destek nedeniyle üniversiteden uzaklaştırılan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzge Günal ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dr. Sezai Temelli’nin konuşmacı olarak katıldığı panel Ege Üniversitesi’nde yapıldı. Panelistlerden Yardımcı Doçent Dr. Temelli, 1981 yılında YÖK ile birlikte üniversiteye giriş yaptığını belirterek, emekli olmadan YÖK’süz bir üniversite görmek isteğini söyledi. Kuruluş aşamasında dahi YÖK’ün misyonunun tepkisellik üreten üniversiteleri zapturapt altına almak olduğunu belirten Temelli, YÖK’ün en önemli ‘başarısı’nın halk, öğretim üyesi ve öğrenciler arasındaki bağın koparılması olduğunu ifade etti. Toplumun ve öğrencilerin üniversiteden beklentilerinin de değiştirildiğini kaydeden Temelli, “Öğrenciler üniversiteye bilim üretmek yerine meslek sahibi olmak için gelmeye başladı” dedi. Temelli öğretim üyelerinin de devlet konseptine sokulduğunu ifade etti. Prof. Dr. İzge Günal ise 1933’den başlayarak ülkede yapılan her darbenin ilk hedeflerinden birinin üniversiteler olduğunu söyledi. Bu müdahalelerin zamanla kaldırıldığını ancak 12 Eylül müdahalesinin YÖK eliyle halen devam ettiğini kaydeden Günal, YÖK’ün, burjuvazinin üniversitelerdeki temsilcisi olduğuna dikkat çekti. Günümüzde artık kanıksanan fakültelere turnike konulması ve yoklama alma gibi uygulamaların 12 Eylül’le getirildiğini vurgulayan Günal, üniversitelerin de piyasalaştırıldığını şu örnekle açıkladı; “Öğrenciden harç alınmasının nedeni para kazanmak değildir. Asıl amaç bir anlayışın değiştirilmesidir. Öğrencinin, öğretim üyesini, para karşılığından bir şeyler aldığı insan olarak görmesini sağlamaktır.” Diyarbakır’da provokasyon hazırlığı Danıştay saldırısı ile gündeme gelen Taner Ünal’ın başında bulunduğu Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi, köy korucuların aracılığı ile Diyarbakır’da dernek kurdu. Dernek kurma işlemlerini tamamlayan Yüksel Bayrak isimli köy korucusu, 18 Kasım yapılacak resmi açılış için askeri yetkililer dahil birçok kuruma davetiye gönderdi. Davetiyede dernek açılışından sonra en az 100 bin kişinin katılacağı bayrak yürüyüşünün yapılacağı belirtildi. Açılış için Diyarbakır ilçelerinde bulunan bazı korucuların da hazır bulunacağı öğrenildi. Taner Ünal ve ekibinin açılışın yapılacağı gün Diyarbakır’a geleceği bildirildi. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi, resmi sitesinde verdiği bilgilere göre, 100 bin kişinin bayrak yürüyüşü için bir araya geleceği öne sürüldü. Türkiye’nin dört bir yanından yürüyüşe katılamayacakların da maddi destek sunması istendi. Derneğin, şube açılışı ve bayrak yürüyüşü için Antep, Adana, Elazığ, Konya, Malatya, Ankara, Adıyaman, Mersin, Bingöl gibi illerden de gelenlerin olduğu ve bunların yol paralarının dernek tarafından karşılanacağı öğrenildi. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi şubesi başkanlığına Yüksel Bayrak adlı eski bir korucu getirilirken, dernek yönetiminin de koruculardan ve eski JITEM mensuplarından oluştuğu iddia edildi. ‘Bakanlık ilaç sıkıntısını önlesin’ Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), İmmunglobulin ilacı bulunamadığından ölümler yaşanırken ve ilaç bekleyen yüzlerce insan varken, hâlâ bu konuda tedbir almayan, sessizliği ile ölümleri seyreden Sağlık Bakanlığı’nı göreve davet etti. SES tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, daha önce kan ve kan ürünlerini kapsayan bu tür ilaçların, Hıfzısıhha Enstitüsü ve Kızılay tarafından ithal edildiği hatırlatılarak, hükümetin uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın ardından bu ilaçların ithal edilmesinin 3 özel firmaya bırakıldığı belirtildi. İthalatın özel sektöre bırakılmasının ardından sıkıntılar yaşanmaya başladığına dikkat çekilen açıklamada, eczanelerde bulunmayan bu ilaçların, ilaç sıkıntısı yaşanırken daha yüksek fiyatlarla karaborsada satılmasının ise düşündürücü olduğu aktarıldı. Açıklamada, piyasa fiyatı 1.250 YTL olan ilacın katkı payını asgari ücretle çalışan bir işçinin, emeklinin, esnafın, işsizin ödeme koşulu olmadığına vurgu yapılarak, “Hükümet ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile başlattığı uygulamalarla vatandaşı ölümle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu program, insanlarımızın ölümüyle sonuçlanan bir sağlıkta yıkım programıdır” denildi. Gazetemiz; önceki gün ‘Bağışıklık ilacı karaborsaya düştü’ başlığıyla yayınladığımız haberde konunun vahametine dikkat çekmişti. Sıkıntının ülke genelinde ciddi boyutlara ulaştığı, yüzlerce hasta yakınının eczane eczane gezerek ilaç aradığının belirtildiği haberimizde, piyasada bulunamadığı için ilacın karaborsada satıldığına dikkat çekilmişti. Haberde, eczacı odaları ve TTB’nin; bakanlığa soruna bir an önce çözüm bulunması için yaptıkları çağrılar yer alıyordu. Van’a ilk kar düştü Van merkeze yılın ilk karı düştü. Daha önce yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı, bu sabahtan itibaren şehir merkezinde de etkili olmaya başladı. Hava sıcaklığının gündüz 4 derece olacağı belirtilirken, gece -4 ile -6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor. Van Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre kar, bugün kenti terk edecek. |