www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AKP ‘nereden buldun’
   diye sor(a)mayacak

İlk işi ‘nereden buldun’ yasasını kaldırmak olan AKP’nin, sermayeyi vergi kıskacına alması beklenmiyor


AKP ‘nereden buldun’ diye sor(a)mayacak
Hükümet, 2007 gelirlerini tutturmak için çözümler arıyor. Çözümler arasında vergi kaçağını azaltmak da yer alıyor. Maliye Bakanlığı, gelir ve kurumlar vergisinde asgari ücretin dahi altında kalan beyanlar ile yüksek oranlı kayıp ve kaçakların önüne geçilmesi için harekete geçti. Bakanlık, harcamalar üzerinden vergi takibi yapmayı planlıyor.
Bakanlığın girişimi, tartışmaları da beraberinde getirdi. Tartışmalarda “Kelle Vergisi’ olarak adlandırılan hayat standardı sisteminin getirilmek istendiği” vurgusu öne çıkıyor. “Kazanılıp kazanılmadığına bakılmaksızın vergi alınması adaletli değil” karşı çıkışları yapılıyor.
Bazı ekonomistlere göre ise, daha önce ‘nereden buldun’ olarak adlandırılan ve sermaye kesiminin yoğun eleştirilerine hedef olan sistem, bu kez harcamalar üzerine oturtulacak. Bu tezin savunucularına gire “Maliye, mükelleflere ‘Bu kadar harcamışsın. Ama beyanın bunun altında. Bunu açıkla’ diyecek. Bu da ‘nereden buldun’ yasasının başka bir versiyonudur.”
Yasa uygulanmadan kaldırılmıştı
AKP Hükümeti’nin geçmişteki uygulamalarına bakılınca ‘nereden buldun’ yasasını veya başka bir biçimini uygulamaya koyması gerçekçi görünmüyor.
Bir önceki hükümet tarafından, Zekeriya Temizel’in Maliye Bakanlığı döneminde çıkarılan ve “Mali Milad” yasası olarak adlandırılan “nereden buldun yasası”, 30 Eylül 1998 tarihini bir başlangıç olarak kabul etmesine rağmen uygulamaya konmamıştı. AKP Hükümeti de iktidara gelir gelmez, yangından mal kaçırırcasına hazırladığı yasayla nereden buldun düzenlemelerini kaldırmıştı.
“Mali Milat”ı, “yürürlüğe girecek olması bile büyük hasarlar yaratacak yasa” olarak tanımlayan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, vergi barışı söylemiyle vergi affı işlevi gören “Vergi uzlaşma paketi”ni uygulamaya koymuştu.
AKP’nin sermaye kesimine şimdi nereden buldun sorusunu sorup soramayacağına, harcamalar üzerinden takip ile “nereden buldun” sistemi arasındaki farklara ilişkin Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Cem Somel şu bilgileri veriyor: “Öncelikle ‘nereden buldun’ sorusu doğrudan servetin kaynağını sormakta... ‘Harcamalarına beyanın neden uyuşmuyor?’ sorusu ise gerçek dışı beyanı sorgulamaktadır. İkisi de kayıt dışı gelirlerin ve kayıt dışı servetin üzerine gitmeye yarar. Elbette ki kara parayı, kayıt dışı uluslararası sermaye hareketlerini ve de kayıt dışı üretimi kontrol altına almak için bu soruşturmaları yapmak gerekir. Ama sermaye iktidarda olduğu sürece dürüst ve saydam bir vergi yönetimi görmek zordur.”
Sermayenin vergi payı göstergedir
Somel, AKP Hükümeti ve başka bir sermaye temsilcisi hükümetten dürüst ve saydam bir vergi yönetimi görmenin imkansızlığını şöyle açıklıyor: Vergi, sivil toplumla devlet arasında bir bölüşüm konusu olarak görülebilirse de, bu görüntü aldatıcıdır. Devlet sivil toplumu oluşturan sınıfların dışında ve üstünde bir örgüt değildir. Devlet sınıfların kontrol etmek için mücadele ettiği bir toplumsal kurumdur.
Bu sebeple, her sınıf vergi yükünü diğerlerinin omzuna kaydırmaya ve kamu harcamalarını kendi kullanımına yönlendirmeye çalışır. Türkiye’de sermayedar sınıf, iktidarlarının yaptığı bütçelerle gelir ve servetten alınan doğrudan vergilerin toplam vergi gelirlerindeki payını 1980’den itibaren sürekli azaltarak yüzde 60’lardan yüzde 30’lara düşürmüş; dolaylı vergilerin payını artırmış; böylece vergi yükünü emekçilere kaydırmıştır. Bu yetmiyormuş gibi, Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, denetçi kadroları doldurulmadığı için mükelleflerin gelir beyanlarının sadece yüzde 3-5’inin denetlenebilmesi ve vergi beyanlarının yapılabilen denetimlerinde ortaya çıkan muazzam meblağlara varan gelir gizleme ve vergi kaçırma teşebbüsleri, sermayenin iktidarında dürüst bir vergi yönetimi beklemenin beyhude olduğunu düşündürmektedir. Beyan edilen vergi matrahları, toplam olarak, denetçilerin hesapladığı vergi matrahlarının bazı yıllarda yüzde 50’sini bile bulmamaktadır.

Olumsuz tasarruf
2006 bütçe açığı 13.99 milyar YTL’den 9.2 milyar YTL’ye düşürülmüş. Yani programda öngörülenden daha iyi bir performans çıkmış ortaya ve 5 milyar YTL’ye yakın bir azalma meydana gelmiş.
Cem Somel, halka verilen hizmetlerden kesilerek oluşturulan söz konusu tasarrufun olumlu olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor: “Kamunun faiz dışı bütçe fazlası verdiğinden, aslında faiz dışında açık yoktur, fazla vardır. Kamu kesiminin borçlarını bütçe fazlalarıyla ödemekte devam edildikçe, bütçe açıkları halka sunulan kamu hizmetlerinden kesilerek azaltılmaktadır. Bu olumlu değildir, başarı hiç değildir. Marifet kamu borcunu yıllarca halka ödetmemek için, onu tasfiye etmektir.”

Cendere altındaki bütçe
2007 bütçesin de, büyük bir kısmının, faize ve personel ödemelerine ayrılmış durumda olmasına ilişkin Somel şunları söylüyor: “Türkiye Cumhuriyeti bütçeleri kamu borç faiz ödemelerinin ve kamu borcu anaparası ödemek için bütçe fazlalarının cenderesindedir. Emekçi çocuklarının gittiği okulların, emekçilerin yararlanmağa çalıştığı hastanelerin, köy hizmetlerinden yetimhanelere kadar bütün kamu kuruluşlarının perişan vaziyeti doğrudan bu bütçe politikasının sonucudur. Bu bütçe politikalarına halk birleşik ve örgütlü tepki gösteremediği için iktidarlar politikaya devam etmektedir. Gerekli siyasî irade oluşsa, kamu iç borcunu tasfiye etmenin veya en azından bütçe üzerinde yükünü hafifletmenin yöntemleri mevcuttur.”


Başa dön


Danıştay’a doğalgaz zammı başvurusu
Tüketiciler Derneği (TÜDER), BOTAŞ tarafından doğal gaz fiyatlarına yapılan zammın yürütmesinin durdurulması ve işlemin dayanağı olan EPDK kararının iptali için Danıştaya başvurdu. TÜDER Genel Başkanı Engin Başaran tarafından Danıştaya gönderilmek üzere İstanbul İdare Mahkemesine verilen dilekçede, “2005 yılından beri doğal gaza yapılan zamların yüzde 60’ları bulması ve enerji KİT’lerinin BOTAŞ’a olan borçlarının BOTAŞ tarafından tahsil edilememesinin faturasının haksız şekilde nihai olarak vatandaşa yansıtılmasını sineye çekmek, bu adaletsizliğe sessiz kalmak, sosyal ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” denildi. Dilekçede, doğal gaz fiyatlarına 1 Kasım 2006 tarihinden geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 5,8 ve sanayide 5,4 oranında yapılan zam uygulaması işlemlerinin yürütmesinin durdurulması talep edildi. Ayrıca bu işlemin dayanağı olan 22 Aralık 2005 tarih ve 596 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararının iptali istendi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net