www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AKP’de sultanlık dönemi
Erdoğan’ın tek karar verici olduğu AKP’de bundan sonra farklı seslere, değiştirilen tüzükle hiç tahammül gösterilmeyecek. MKYK’da ciddi bir değişiklik olmadı.

Erdoğan Köşk’e çıksın mı?
“Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalı mı” sorusunun yöneltildiği bir ankete katılanların yüzde 69’u “olmasın”, yüzde 15’i “olsun” dedi. Türk Bilgi Araştırma ve Danışmanlık firması tarafından 3-4 Kasım tarihleri arasında 14 büyük ilde yapılan anket, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olup olmaması ve Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Başbakanın kim olması gerektiği konusunda ilginç rakamlar verdi. Anket, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep, Mersin, Konya, Kayseri, Manisa, Samsun, Van, Balıkesir ve Elazığ illerinde gerçekleştirildi. Ankete katılan 3 bin 718 deneğin 2 bin 853’ünü erkekler, 865’ini kadınlar oluşturdu.

SP, AKP’ye Diyarbakır’dan yüklendi
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün, “Artık bütçeleri hükümetler yapmıyor, yapan IMF’dir’’ dedi. Esengün, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 8 ilin il başkanlarıyla seçim öncesi teşkilat çalışmalarını denetlemek amacıyla düzenlenen toplantı öncesinde Türkiye’nin artık seçim sürecine girdiğini söyledi.


AKP’de sultanlık dönemi
Sultan Özer
AKP’nin, ASKİ Spor Salonu’nda gerçekleştirdiği 2’nci Büyük Kongresi Genel Başkan ve yeni parti yönetiminin belirlenmesiyle sona ererken, geride eleştiriye tahammülsüz, demokrasinin rafa kaldırıldığı, aykırı ses çıkaranlara ağır cezalar uygulayacak, Recep Tayyip Erdoğan’ın adeta tek egemen olduğu bir AKP kaldı.
Kongrede genel başkanlık için tek aday olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1458 delegeden, oy kullanan 1332 delegenin 1330’unun oyu ile yeniden genel başkan seçildi. 2 de geçersiz oy kullanıldı.
Kongre öncesi il başkanları ve milletvekilleri ile ayrı ayrı yaptığı toplantılarda temayül yoklaması yapan, il başkanları ve milletvekillerinden istemedikleri MKYK üyelerini ve istedikleri 4 ismi soran Başbakan Erdoğan’ın belirlediği yeni MKYK’da 14 isim değişti. Gidenler arasında Tarım Bakanı Mehdi Eker ile Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve Meclis’te komisyon başkanlıkları yürüten Cevdet Erdöl, Yaşar Yakış, Tayyar Altıkulaç ve Nurettin Canikli de yer aldı. Özellikle fındık üreticilerinin yoğun tepkisini çeken Cüneyt Zapsu ise Erdoğan’ın MKYK’da koruduğu isimlerden oldu. Ancak Zapsu, MKYK içerisinde en düşük oyu alan isim oldu. Temayül yoklamasında, özellikle milletvekillerinin “bakanlar yer almasın” istemlerine rağmen çok sayıda bakan MKYK’daki yerini korudu.
Erdoğan yardımcılarını belirleyecek
AKP’nin ilk kongresinde tüzüğü değiştiren Erdoğan, başkan yardımcılarını belirleme yetkisini kendisine aldı. Böylece Erdoğan istediğini başkan yardımcısı olarak belirlediği gibi sonradan da görevden tek başına alabiliyor. Tüzükte yapılan yeni değişiklikler Erdoğan’ın ve parti yönetiminin etkisini daha çok artırarak, en küçük aykırı sesin ağır yaptırımlarla karşılaşmasının önünü açtı. Parti merkezinin egemenliğini artıran tüzük değişiklikleri de yapılan kongrede, ilçe kongresi ile ilgili “listelerin genel merkez üye kayıtları esas alınarak düzenlenmesi” hükmü getirildi.
Genel başkanlığa adaylık için üye tam sayısının en az yüzde 20’sinin yazılı önerisi şartı getirilen kongrede, bu imzaların da “noter, divan başkanlığı veya divan başkanlığının görevlendireceği üyenin gözetiminde imzalanması” zorunlu kılındı. “Parti yöneticileri ve üyeleri hakkında basın yoluyla incitici beyanlarda bulunanlar”, “Usulüne uygun olarak alınmış grup kararlarına uymamak” hükmü partiden ve gruptan geçici ihraç cezasını, “Parti yöneticileri ve üyelerine karşı şiddet uygulamak” da partiden ve gruptan kesin ihraç cezası ile cezalandırmayı getirdi. Yeni tüzük değişikliği ile AKP’de ender de olsa rastlanan eleştirilerin artık yapılamayacağı, eleştiri getirenlerin de ihraç edileceği hükmü karara bağlanmış oldu.
Kadın oranı yüzde 25’te kaldı
Başbakan Erdoğan’ın, il başkanları ve milletvekilleri ile görüşmesinde parti organlarını gençleştirmek gerektiğini ve kadınların oranının az olduğunu bu oranı yüzde 30’lara çıkaracaklarını söylemesine rağmen yeni MKYK’da kadın üye oranı yüzde 25’le 12, genç sayısı ise 2 oldu. 50 kişilik MKYK’da 12 kadın yer alırken, 7 türbansıza karşı yeni alımlarla türbanlı sayısı 5’e çıktı. Yeni MKYK şu isimlerden oluştu;
“Abdullah Gül, Abdülkadir Aksu, Abdüllatif Şener, Agah Kafkas, Ahmet Edip Uğur, Ahmet İnal, Akif Gülle, Ali Babacan, Ayşe Böhürler, Beşir Atalay, Bülent Gedikli, Cemal Yılmaz Demir, Cemil Çiçek, Çiğdem Özkal, Dengir Mir Mehmet Fırat, Edibe Sözer, Egemen Bağış, Ekrem Erdem, Fatma Şahin, Güldal Akşit, Cüneyd Zapsu, Murat Mercan, Haluk İpek, Hasan Angı, Hayati Yazıcı, Hüseyin Tanrıverdi, İdris Naim Şahin, Lale Ersoy, Lokman Ayva, Altan Karapaşaoğlu, Necati Çetinkaya, Sait Yazıcıoğlu, Muzaffer Gülyurt, Nazım Ekren, Necdet Budak, Necla Hattapoğlu, Nihat Ergün, Nükhet Hotar Göksel, Orhan Yeğin, Ömer Çelik, Öznur Çalık, Reha Denemeç, Sabahattin Cevheri, Sema Özdemir, Semiha Öyüş, Serap Yaşar, Şaban Dişli, Şükrü Ayalan, Tevhit Karakaya ve Zelkif Kazdal.”


Başa dön


Erdoğan Köşk’e çıksın mı?
“Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı olmalı mı” sorusunun yöneltildiği bir ankete katılanların yüzde 69’u “olmasın”, yüzde 15’i “olsun” dedi. Türk Bilgi Araştırma ve Danışmanlık firması tarafından 3-4 Kasım tarihleri arasında 14 büyük ilde yapılan anket, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olup olmaması ve Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Başbakanın kim olması gerektiği konusunda ilginç rakamlar verdi. Anket, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep, Mersin, Konya, Kayseri, Manisa, Samsun, Van, Balıkesir ve Elazığ illerinde gerçekleştirildi. Ankete katılan 3 bin 718 deneğin 2 bin 853’ünü erkekler, 865’ini kadınlar oluşturdu.
Ankette doğrudan yöneltilen “Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı Olmalı mı” sorusuna, yüzde 70 oranında “olmamalı” yanıtı geldi.
Katılanların yüzde 69.4’üne denk gelen 2 bin 582 kişi Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına hayır derken, yüzde 14.9’una denk gelen 553 kişi evet dedi. Yüzde 15.7’sini oluşturan 584 kişi ise fikri olmadığını belirtti.
Başbakan kim olsun?
İikinci soru olarak “TBMM Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçecek olursa Başbakan kim olmalı” sorusu yöneltildi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, açık ara farkla Başbakan olması istenen isim oldu. Gül’ü, sırasıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TBMM Başkanı Bülent Arınç ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener izledi. Anket, Başmüzakereci ve Devlet Bakanı Ali Babacan ve AKP içinde farklı çıkışlarıyla da bilinen Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’i de, “potansiyel Başbakanlar” arasına soktu. “Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa Başbakan kim olmalı” sorusuna ankete katılan 3 bin 718 kişi tarafından verilen yanıtlarda alınan oylar ve oranları şöyle:
- Abdullah Gül: 357 (yüzde 9.6)
- Melih Gökçek: 139 (yüzde 3.8)
- Bülent Arınç: 103 (yüzde 2.8)
.Abdullatif Şener: 98 (yüzde 2.7)
- Ali Babacan. 94 (yüzde2.5)
- Mehmet Ali Şahin: 80 (yüzde2.2)
- Köksal Toptan: 56 (yüzde 1.5)
- Cemil Çiçek: 48 (yüzde 1.3)
- Vecdi Gönül: 48 (yüzde 1.3)
- Turhan Çömez: 46 (yüzde 1.2)
- Diğer: 1269 (yüzde34.1)
- Fikri-cevabı yok:1380 (yüzde 37.1)


Başa dön


SP, AKP’ye Diyarbakır’dan yüklendi
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Esengün, “Artık bütçeleri hükümetler yapmıyor, yapan IMF’dir’’ dedi. Esengün, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 8 ilin il başkanlarıyla seçim öncesi teşkilat çalışmalarını denetlemek amacıyla düzenlenen toplantı öncesinde Türkiye’nin artık seçim sürecine girdiğini söyledi.
TİHV’den Erdoğan’a ifade özgürlüğü mektubu
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen, Başbakan Erdoğan’a bir mektup yazarak, insan hakları savunucularının ifade özgürlüğü konusundaki taleplerini iletti. Mektupta, AKP Hükümeti döneminde ifade özgürlüğü alanında yaşanan gelişmelerin bilançosu da çıkarıldı. Önen, 2001’de yürürlüğe giren Anayasa değişikliği ile ifade özgürlüğü ve insan haklarında önemli açılımlar sağlandığını ancak son bir yılda bu açılımların durduğunu, hatta gerilemeye başladığını kaydetti. İfade özgürlüğü tartışmasının TCK’nın 301’inci maddesine sıkıştırılmasını eleştiren Önen, “301. maddenin değiştirilmesi elbette son derece önemli bir adım olacaktır. Ancak bu adımın, yurtdışından gelen istek ve baskılar sonucunda değil, Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir adım olduğu için atılması da aynı derecede önemlidir” dedi. Önen Erdoğan’a yazdığı mektupta, hükümet ile insan hakları örgütleri arasındaki ilişkilerin neredeyse durma noktasına geldiğini belirtti. İnsan Hakları Danışma Kurulu’nun (İHDK) neredeyse ortadan kaldırıldığını belirten Önen, “İHDK’nın toplanmaması bile aslında kendi çıkardığınız yasayı çiğnemeniz anlamına gelmektedir” eleştirisinde bulundu. Önen, AB İlerleme Raporu öncesinde işveren, işçi ve bazı meslek örgütleriyle yapılan çalışmanın son derece olumlu olduğunu kaydederken, “Toplantıya hiçbir insan hakları örgütünün çağrılmaması yönündeki tavrınızı da anlamakta güçlük çekiyoruz” dedi. Önen, Erdoğan’a katılımcı demokrasinin hayata geçirilmesi konusunda duyarlılık çağrısı yaptı. AKP Hükümeti’nin Anayasa’nın değiştirilmesi yönünde verdiği sözü anımsatan Önen, “Bu konudaki samimiyetinizi görmek istiyoruz” dedi. TİHV Başkanı Önen, Erdoğan’a “hükümetle ortak çalışma arzusunu koruyoruz” mesajını da iletti.
Annan’dan Kıbrıs ricası
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan’ın “Kıbrıs dosyası onun elinde, giderken iyi bir dosya bırakmasını arzu ediyoruz” dedi. Annan’ın İstanbul’daki ”Medeniyetler İttifakı Girişimi 4. Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı”na katılacağını belirten Gül, “Annan ile AB İlerleme Raporu’ndaki Kıbrıs sorunuyla ilgili hususlar ele alınacak mı?” sorusuna karşılık şunları kaydetti: “Tabii, AB onu direkt ilgilendirmez. Ama Kıbrıs’taki problemin çözümüyle ilgili esas platform BM olduğu için, BM’nin görüşü çok önemli. Şimdiye kadar çok çalışmalar yapıldı. Genel Sekreter büyük gayretler içinde oldu. Çok iyi niyetli olarak plan hazırladı. O plan referanduma kondu. Maalesef planın Rumlarca reddedilmesi büyük bir üzüntü oldu. Daha sonra hazırlanan rapor maalesef Güvenlik Konseyi’nde ele alınıp tartışılamadı. Eminim bütün bunları Genel Sekreter en iyi şekilde değerlendirecek. Genel Sekreter’in, son girişimleri de değerlendirerek, ayrılırken iyi bir dosya bırakacağını tahmin ediyorum.”
BBC: ‘Laiklik gösterisi’
İngiliz yayın kurumu BBC, Eski Başbakan Bülent Ecevit’in cenaze törenine geniş yer verdi. Türkiye’nin her köşesinden insanların Ankara’ya aktığına dikkat çeken BBC, “Cenaze töreni sırasında binlerce Türk, laiklik lehinde gösteri yaptı” dedi ve “Türkiye laiktir, laik kalacak” sloganının atıldığını kaydetti. Kalabalığın aynı zamanda “partisi kökleri siyasi İslam’da olan” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı yuhaladığına dikkat çeken BBC, şöyle devam etti: “Ankara’nın en büyük camiinin önündeki meydan, tüm Türkiye’den gelenlerle dolup taşıyordu, birçoğu, yakasında fotoğrafı iğnelemişti. Cumhurbaşkanı ve askeri liderler alkışlandı ancak partisinin dört yıl önce seçimlerde Sayın Ecevit’i yenen Sayın Erdoğan’ın cenaze törenine gelişine sağır eden yuh ve bağırmalar eşlik etti.” Bülent Ecevit’in cenaze töreni, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Balkan ülkelerinde de yakından takip edildi. Kosova Devlet Radyosu, Ecevit’in cenazesini dakika dakika aktardı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net