Şiddet tartışıldı Eğitim Sen Malatya Şubesi, okullarda yaşanan şiddet olaylarını tartıştı. Sendikanın toplantı salonunda düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapan Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Erdoğan Canpolat, şiddetin nedenlerinin yanlış eğitim, baskıcı disiplin yöntemleri, değişen değer yargıları, hızlı ve düzensiz kentleşme iç ve dış göçler, ekonomik nedenler olduğunu belirtti. Canpolat, “Suç kavramı doğrudan toplumsal, sosyal ve ekonomik bir sorundur. Bu sorunlar nedeni ile suç işleyen çocuk sayısı her geçen gün artmaktadır” diye konuştu. Doç. Dr. Burhanettin Kaya, şiddetin daha çok ataerkil toplumlarda görüldüğünü ifade ederek, “Yoksulluğun, kültürel yozlaşmanın, kapitalizmin, özdeşim nesnelerinin aile içerisinde şiddet gören bireylerin şiddeti körüklediği görülmektedir. İnsanların kendini korkmadan ifade edebildiği, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir ortam yaratılması gerekmektedir” dedi. Yard. Doç. Dr. Yüksel Çırak ise Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan’ın eğitimdeki şiddeti mazur görüp medyayı suçlamasını eleştirdi. Prof. Dr. Bayram Kaçmazoğlu ise, “Evrensel yeni bir kültür yaratmak şiddeti yok edebilir. Türkiye hızla kentleşmek zorunda kalmış aynı zamanda da yabancılaşmadan en fazla etkilenmiş ülkelerden birisidir. Bugün eğitim sahibi olmak kişinin geleceği açısından çok fazla anlam ifade etmemektedir. Çocukların kendi gelecekleriyle ilgili belirsizlik ve umutsuzluk onları şiddete yönlendiriyor” diye konuştu. Eğitim şûrası bugün 17. Milli Eğitim Şûrası bugün başlıyor. 17 Kasım’a kadar sürecek olan şûraya, yaklaşık 800 kişi katılacak. Şûranın ana gündemlerini “Türk Milli Eğitim sisteminde kademeler arası geçişler, yönlendirme ve sınav sistemi” ile “Küreselleşme ve AB sürecinde Türk eğitim sistemi” oluşturuyor. TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyesi ve CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, laik, bilimsel eğitim sistemini daha da bozmak için şûranın bir araç olarak kullanılmamasını istedi. Gazalcı, yaptığı yazılı açıklamada, şûranın, “imam hatip lisesi konusu ve eğitimin dinselleştirilmesine indirgenmemesi” gerektiğini ifade ederek şûrayı düzenleyen Talim ve Terbiye Kurulu’nun (TTK) tarihinin en huzursuz dönemini yaşadığını belirtti. Gazalcı “TTK kadroları baştan aşağı değişti. Yönetmeliklerle kitap inceleme yetkisi kendinden alındı. İhalelerde yolsuzluk yapıldığı savları var. TTK’da çalışan gerçek uzmanlar, kurumun işlevine sahip çıkmak için aylardır direnişte. Moralsiz, işlevi ve kadroları değiştirilmiş TTK’nın gerekli hazırlıklar yapılmadan düzenlediği şûra, daha başlangıçta yeterli bir kamuoyu oluşturamadı. Şûra, özgürce teknik çalışmalarını yapmalıdır” dedi. Fiskobirlik’e ait 3 bin ton fındık yandı Ordu’nun Fatsa ilçesi Bolaman beldesinde Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne (Fiskobirlik) ait depoda çıkan yangında yaklaşık 3 bin ton fındık kül oldu. Fiskobirlik’e ait ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin de (TMO) fındık alımı yaptığı depoda yangın çıktı. Fatsa, Göller, Ünye, Ordu ve Giresun’dan gelen itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangın, sabah saatlerinde söndürülebildi. Yangında can kaybı olmazken depodaki 3 bin 500 ton fındığın 3 bin tonu yandı. Geriye kalan fındığın ise itfaiye sularından zarar gördüğü açıklandı. Yangında zarar gören fındığın piyasa değerinin yaklaşık 15 milyon YTL olduğu bildirildi. Yangının elektrik kontağından kaynaklandığı sanılırken yetkililer sabotaj ihtimali üzerinde de duruyor. Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pamuk, birliğin tüm depolarının sigortalı olduğunu ve zararın kesinlikle ortaklarına yansımayacağını ifade etti. “Depolarımız sigortalı olmasa bile bu tür olaylardan görülen zarar üreticiye yansımaz” diyen Yaşar Pamuk, yangında sabotaj ihtimali üzerinde durduklarını kaydetti. Bazı şüphelerinin olduğunu anlatan Pamuk, “Yetkililerle görüşmelerimiz sürüyor. Sabotajda olabilir. Bazı şüphelerimiz var. Araştırıyoruz. Bu, tarihte görülmemiş bir olay. Depoda bin 500 tonun üzerinde bizim ürünümüz, bin 500 tonun üzerinde de TMO’nun ürünü var. Depodaki bizim fındık 2005’ten kalma. TMO’nun ürünü ise bu yıl yeni aldıkları fındık” diye konuştu. Hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Pamuk, zararın ciddi boyutlarda olduğunu kaydetti. Pamuk, “Şu anda zararla ilgili rakam veremem. Ama zarar sigorta tarafından karşılanacak” dedi. Mersin’de, 14 çocuk kayboldu Mersin’de, ekim ayında 14 çocuğun kaybolduğu, bu çocuklardan 2’sinin bulunarak ailelerine teslim edildiği, 12 çocuğun bulunmasına çalışıldığı bildirildi. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekim ayı faaliyet raporundan derlediği bilgiye göre, Mersin’de 5’i erkek toplam 14 çocuk kayboldu. Kaybolan çocuklardan 2’si bulunarak ailelerine teslim edildi. Ekim ayında, ayrıca 102 çocuk hakkında, çeşitli suçlardan Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Bu çocuklardan 14’ü tutuklandı, 88’i serbest bırakılarak ailelerine teslim edildi. Öte yandan, sokakta çalışan veya çalıştırılan 59 çocuktan 51’i Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne, 8’i ise ailelerine teslim edildi. Mersin’de 2006 yılının Eylül ayında ise 24 çocuk kaybolmuş, 115 çocuk hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştu. Kaybolan çocuklardan 15’i bulunarak ailelerine teslim edilirken, suç duyusunda bulunulan 115 çocuktan 11’i tutuklanmış, 104’ü ise serbest bırakılmıştı. |