www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Çukurovalı selzede çiftçiler isyanda
Zararlarının karşılanmasını bekleyen Çukurovalı üreticiler, hiçbir yetkilinin durumlarını sormamasından şikayetçi.

Pamukta zarar büyük
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Diyarbakır Şubesi, bölgede yaşanan sel felaketinin yol açtığı tarımsal yıkıma dikkat çekti. Sigorta primini ödeyemeyen çiftçilerin çoğunlukta olduğuna dikkat çekilerek, 650 bin dekar pamuk ekili alanın sel felaketinden zarar gördüğü kaydedildi.


Çukurovalı selzede çiftçiler isyanda
Gülsüm Mansur
Geçtiğimiz haftalarda ‘çok abartılan’ sağanak yağmurlar, yüzlerce hektar ekim alanını sular altında bıraktı. Aşırı yağışlar nedeniyle çok sayıda üretici; pamuk, ikinci ürün mısır ve yer fıstığının hasadını yapamadı. Hasadı yapılamayan ürünlerde büyük oranda verim kaybı olurken, kalite ve fiyatlar da düştü. Büyük zarar eden üreticiler, şimdi zararlarını nasıl karşılayacaklarını düşünüyorlar. Zararlarının karşılanması bekleyen üreticiler, hiçbir yetkilinin durumlarını sormamasından şikayetçi...
‘Derdini anlatan çiftçinin
anası sağa sola gönderiliyor’
Geçen yıl pamuktaki destekleme primlerinin zamanında verilmesi ve pazar bulması nedeniyle bu yıl 200 dönüm araziye pamuk ektiğini söyleyen Üretici Ali Uyanık, tam toplanma zamanı yağmurların yağması ile pamuk üreticisinin büyük zarara uğradığını ifade etti. Son hafta yağan yağmurların pamuktaki lif kalitesini ve dönüm başına gelen pamuğun miktarını düşürdüğünü belirten Uyanık, bu durumun maliyetlerde yükselmeye neden olduğunu söyledi. Uyanık, pamuğa 15 bin, tohum ve ilaca 30 bin aktardığını, gübre ve mazot borcuyla birlikte toplam 45 bin YTL parasının gittiğini söyledi. “Toplanacak ürün bu yaptığımız masrafları dahi karşılamadı, bir yağmur daha yağsa toplanacak pamuk olmayacak” diyen Uyanık, “Devletin memurları gelip durum nedir diye baksınlar, üreticiye sahip çıksınlar ve zararını karşılasınlar” diye tepki gösterdi. Üretici Uyanık, “Derdini anlatmak isteyen çiftçinin anasını sağa sola gönderenlerden bir şey beklemiyoruz artık. İşimiz Allaha kaldı anlayacağınız ”şeklinde konuştu.
Fiyatlar düşürülsün
350 dönüp pamuk eken Bilen Sevinç ise, yağmurların pamuğun yarısını yere döktüğünü ifade ediyor. Zararlarının çok büyük olduğunu ifade eden Sevinç, yağmurlardan önce 70-75 Ykr olan pamuğun kilosunun yağmurdan sonra 40-45 Ykr’ye düştüğünü söyledi. Bu yıl 160 ton civarı pamuk elde edeceklerini aktaran Sevinç, 160 ton pamuğun yarısının işçi ücretlerine diğer yarısının ilaç, gübre, mazot harcamalarına gideceğini, böylelikle zararlarının karşılanmayacağının altını çizdi. Pamuk fiyatlarının 2000 yılından bugüne değişmediğine dikkat çeken Sevinç, ilaca, mazota tohuma defalarca zam geldiğini belirtti, Sevinç “Üretici de ne yapacağını şaşırdı. İşçi ücretlerini nasıl ödeyeceğimizi bilemiyoruz. Biz de rezil oluyoruz işçi de rezil oluyor” dedi. Sevinç, gübre ve mazot fiyatlarının düşürülmesini istedi.
İthalat artacak
Son günlerde yağan aşırı yağmurun bölgede yetişen ürünleri olumsuz etkilediğini dile getiren Ziraat Mühendisleri Şube Başkanı Ayhan Barut, pamuk, mısır ve yerfıstığı gibi ürünlerin büyük zarar gördüğünü ifade etti. Yağmurların pamukta kalite, verim kaybı, renkte matlaşma ve fiyat kaybına neden olduğunu aktaran Barut, pamuk bölgenin en önemli ve katma değeri en yüksek ürünlerinden, tekstil ve konfeksiyon sanayisinin hammaddesi olduğunu söyledi. Pamuk ekim alanlarının geçen yıla oranla yüzde 50-60 civarı bir artış gösterdiğini söyleyen Barut, “Yağışlardan sonra pamuk 70-75 Ykr‘den 40-45 Ykr’ye düştü. Bu şartlar altında önümüzdeki yıl da pamuk ekim alanlarının düşmesi söz konusu. Ekim alanlarının düşmemesi ve artırılması için teşvik primleri en az 50 Ykr belirlenip peşin ödenmelidir. Ekim alanlarının düşmesiyle geçen yıl 900 milyon dolar olan ithalat rakamlarının artması kaçınılmaz olacaktır” dedi.

Primler erken ödensin
Bu yıl yağmurların erken başladığını ve sürekli yağdığını, bu durumun çiftçinin de belini büktüğünü dile getiren Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru, mısır, pamuk, yerfıstığı eken çiftçilerin ciddi zararlar gördüğünü belirtti. Doğru, çiftçinin bu zararını karşılayabilmesi için primlerinin Çukurova bölgesine özel olmak üzere en geç aralık ayında verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Doğru, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi nisan, mayıs ayında ödenirse pirimler çiftçilerin cebine değil, ödeyemediği borçların faizine gidecektir. Yani paralar finans piyasasına gidecektir” dedi. Adana milletvekilleri, Tarım Orman Bakanı ile Çukurova’da yağan yağmurların zararı üzerine görüştüklerini ifade eden Doğru, bakanlıktan primlerin aralık ayında ödenmesini ve zarı olan üreticilerin belirlenip Ziraat Bankası’na ve tarım kooperatifine olan borçların faizsiz olarak bir yıl ertelenmesini talep ettiklerini söyledi.


Başa dön


Pamukta zarar büyük
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Diyarbakır Şubesi, bölgede yaşanan sel felaketinin yol açtığı tarımsal yıkıma dikkat çekti. Sigorta primini ödeyemeyen çiftçilerin çoğunlukta olduğuna dikkat çekilerek, 650 bin dekar pamuk ekili alanın sel felaketinden zarar gördüğü kaydedildi.
Şube binasında açıklamayı yapan ZMO Diyarbakır Şube Başkanı Arif Karakoyunlu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan sel felaketinde çarpık kentleşme sonucu dere yataklarındaki yapılaşma nedeniyle can kayıpları yaşandığına dikkat çekti. Büyük oranda tarımsal alanın da zarar gördüğüne dikkat çeken Karakoyunlu şunları belirtti: “Tarımsal alandaki ürün kayıplarını telafi etmek amacıyla Tarım Sigortaları Yasası uyarınca devlet destekli prime dayalı sigorta poliçesi düzenleme ve meydana gelebilecek tarımsal ürün zararlarının bu çerçeve içinde ödenmesi uygulamaları başlamıştır. Yoksul üreticinin, üretici primini ödeyememesi nedeniyle geniş oranda sisteme girmediği gözlenmektedir. Diyarbakır ve Batman’da ağırlıklı olarak pamuk zarar gördü.”
Zararlar karşılanmalı
Hükümet yap-satçı gibi
Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği (TÜRKKENT), hükümetin, dar gelirlilerin, konut sorunlarını dışladığını, konut gereksinimlerini örgütleyen kooperatiflere destek vermediğini vurgulayarak, rantı yüksek olan kamu arsalarının büyük yap-satçı ve fırsatçı firmalara tahsis edildiğini bildirdi. Antalya’da 2-5 Kasım günleri 19’uncu Teknik Kongresi’ni toplayan TÜRKKENT, toplantının sonuçlarını dün yayınladığı bildirgeyle duyurdu. Kooperatifler Yasası’nda yapılacak değişiklikler için görüş ve önerilerinin dikkate alınmasının talep edildiği bildirgede, TOKİ’nin uyguladığı hükümet politikalarında, dar gelirli hane halklarının, konut sorunlarının dışlandığına, konut gereksinimleri ve istemlerini örgütleyen kooperatiflerine destek sağlanmadığı kaydedildi. Bildirgede, yetkileri ve olanakları ayrıcalıklı biçimde güçlendirilen TOKİ’nin dar gelirliler in oluşturduğu konut kooperatiflerine karşı arsa ve kredi sağlama görevlerini yerine getirmediğinin altı çizildi. Buna karşılık kentsel rantların yüksek olduğu kamu arsaları, hasılat paylaşımı projeleri ile büyük yap-satçı ve fırsatı firmalara tahsis edildiğine değinilen bildirgede, gerçekten orman niteliğini yitirmiş 2-B alanlarındaki yerleşimlerle ilgili çözümler getirilerek, kamu yararının sağlanması için yasal düzenleme yapılması istendi. Bildirgede, hükümete; “plansız ve öngörüsüz bir yap-satçı gibi davranmaktan vazgeçme” çağrısı yapılarak, kentsel dönüşüm adı altında girişilen çalışmalarda ve hazırlanan dönüşüm alanlarına ilişkin yasa tasarısında, kentsel rantların birinci planda tutulduğu belirtildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net