www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Irak’ta bir kanlı pazar daha!
Irak dün yine en kanlı günlerinden birini yaşadı. Polis adaylarını hedef alan saldırıda, 40’a yakın kişi öldü.

‘Seçim halkı yoksullaştıranlara
   yanıt olmalı’

Hollanda’da yapılacak genel seçimlerde Sosyalist Parti’den milletvekili adayı Karabulut, seçilmesi durumunda emekçilerin çıkarı için mücadele edeceğini söyledi

ABD katliama arka çıktı
ABD, BM Güvenlik Konseyi’nde, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Beyt Hanun operasyonunu kınayan ve İsrail’in askeri operasyonlarını sona erdirmesini isteyen karar tasarısını veto etti. Konsey, geçen hafta da Katar tarafından sunulan tasarısı üzerinde anlaşamamıştı.


Irak’ta bir kanlı pazar daha!
Irak, dün yine en kanlı günlerinden birini yaşadı. Bir intihar komandosunun başkent Bağdat’ta polis adaylarının kayıt merkezinde üzerindeki bombayı patlatması sonucu 35 dolayında kişi ölür, 58 kişi yaralanırken, diğer bölgelerdeki saldırılarla birlikte ölü sayısı 60’a yaklaşırken, 80’i aşkın kişi yaralandı, 20 civarında ceset bulundu.
İşgalci güçlerin, ‘çekilme ve strateji değişikliği’ konularını tartışırken, Irak güne yine kanlı başladı. Bağdat’ta polislik için başvuru merkezinde düzenlenen intihar saldırısında 35 kişi öldü. Bağdat’ın batısındaki El Nusur bölgesinde bir intihar komandosunun kendisini havaya uçurması sonucu yaralananlarının sayısının ise 58 olduğunu belirtti. Saldırıda yaralananlardan bazılarının durumunun ağır olduğunu kaydederek, ölü sayısının artmasından endişe edildiği bildirdi.
Irak’ta geçen sene de, Irak polis adaylarına yönelik saldırılar düzenlenmiş, ülkedeki aşiretler ve direniş güçleri bu saldırıların El Kaide tarafından yapıldığını bildirmişti.
İlkokul civarında patlama
İşgal altındaki ülkede dün yapılan diğer saldırılarda ise, 30’a yaklaşırken, 80’i aşkın kişi de yaralandı. Saldırılardan bazıları şu şekilde;
  • Bağdat’ın 15 kilometre güneyindeki Yusufiye kasabasında bir araca yerleştirilen bombanın bir ilkokulun yakınında patlaması sonucu 3 kişi öldü, aralarında ilkokul öğrencilerinin bulunduğu 15 kişi yaralandı.
  • Başkentin merkezindeki Karada mahallesinde yine bir araca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu ise 2 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.
  • Başkentte Radvaniye mahallesinde de yol kenarına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.
  • Yol kenarına yerleştirilen bombaların patlaması sonucu Bağdat’ın güney mahallesi Um el Maalif’te 5 kişi yaralanırken, kent merkezinden geçen otoban kenarında 4 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.
  • Musul’da bir polis karakolunun yakınına düşen havan topu mermisi 5 kişinin yaralanmasına neden olurken, polis kentte dün 12 kişinin cesedini buldu.
  • Mahavel kasabasında da vurularak öldürülmüş 2 kişinin cesedi bulundu.
  • Yolcu minibüslerine pusu kuran silahlı kişiler ise, 10 yolcuyu öldürdü, 50 kadar yolcuyu da kaçırdı.
    İki işgalci öldü
    Bu arada Polonya ve Slovakya savunma bakanlıklarından yapılan açıklamada ise, bir Polonyalı bir Slovak askerin öldürüldüğü bildirildi. Askerlerin Bağdat’ın güneydoğusundaki El Kut kenti yakınlarında önceki gece bir bombanın infilak etmesi sonucu öldükleri belirtildi.
    Patlamada yaralanan Polonyalı ve Ermeni iki askerin de helikopterle Bağdat’taki bir hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. Irak’taki Slovak ve Polonyalı askerler daha çok mayın temizleme görevlerine katılıyor.
    Bu arada, Irak’taki Amerikan Büyükelçiliğinin Hille’de bulunan temsilciliğine roket saldırısı düzenlendi. Temsilcilik binasının etrafına yaklaşık 10 roket atıldığı, ancak saldırıda elçilik personelinden ölen ya da yaralanan olmadığını bildirdi.


    Başa dön


    ‘Seçim halkı yoksullaştıranlara
        yanıt olmalı’
    Yücel Özdemir
    Geçen yıl yapılan yerel seçimlerde Amsterdam Belediye Meclisi üyeliğine seçilen Sadet Karabulut, 22 Kasım’da Hollanda’da yapılacak genel seçimlerde Sosyalist Parti’den (SP) 14. sıradan milletvekili adayı oldu. Aynı zamanda DİDF üyesi olan Karabulut, seçilmesi halinde parlamentoda yerli ve göçmen emekçilerin ortak çıkarları için mücadele etmeye devam edeceğini ifade etti.
    Seçimlere iki hafta kaldı. Seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor? Neden Sosyalist Parti’den aday oldunuz?
    Çalışmalar çok yoğun geçiyor. Adaylık konusunda ise, SP’nin özelleştirmelere, sosyal kısıtlamalara ve işgallere karşı pratikte mücadele ediyor olması etkili oldu. SP özellikle Afganistan işgaline karşı verdiği mücadeleyle dikkatleri üzerine topladı. DİDF olarak yıllardır alanlarda işgallere karşı birlikte mücadele ettiğimiz bu partiyle daha sonra sağlık reformuna, toplu taşımanın özelleştirilmesine ve AB Anayasası referandumuna karşı ortak bir mücadele yürüttük. Bunların üzerinden geçen martta parti listesinden Amsterdam Belediye Meclisi’ne aday oldum ve kazandım.
    Sosyalist Parti, son seçimlerde kaç milletvekili çıkarmıştı?
    SP, geçen seçimlerde 9 milletvekili çıkarmıştı. Anketlere göre, bu seçimlerde 17-22 arası vekili çıkaracağı tahmin ediliyor.
    Peki Sosyalist Parti bugün, savaşa ve sosyal haklara karşı mücadele edenlerin etrafında birleştiği bir platform özelliği taşıyor mu?
    Bir platformdan bahsedilemese de, sosyal haklara karşı mücadele eden kesimlerin önemli bir kesimi SP’yi destekliyor diyebiliriz. Adaylar parti üyesi olmakla birlikte, verdikleri mücadele ile tanınıyorlar. Listede, göçmen olarak bir tek ben varım.
    Yoksulluğa karşı mücadele konusunda, SP seçim kampanyası sırasında özellikle hangi konuları işliyor? Talepleri neler?
    İşlediğimiz konuların başında yoksulluk geliyor. Hollanda’da son yıllarda zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumun derinleştiği aşikar. İşçilerin ve emekçilerin alım gücü sürekli azalıyor. Ücretler donduruldu. Hollanda’da çalıştığı halde yoksulluk içinde yaşayan çok sayıda insan var. 430 bin çocuk yoksulluk sınırının altında yaşıyor. İşsizlik özellikle göçmenler arasında yaygın. Göçmen kökenli gençler arasında, işsizlik normal orandan 3-4 kat daha fazla.
    Her ne kadar hükümet sözcüleri, işsizliği düşürdüklerini iddia etseler de, özellikle son dönemlerde birçok işyerinde işten çıkarmaların yaşandığına tanık oluyoruz. Bununla birlikte birçok partinin önümüzdeki süreçte çıkışların kolaylaştırılması ve emeklilik yaşının yukarı çekilmesi gibi planları var. SP olarak, işten çıkarmalara karşı olan yasal güvencenin korunmasını, emeklilik yaşının 65’te kalmasını ve erken emekliliğin de olanaklı olmasını istiyoruz.
    Kampanyanızda göçmenlik konusu nasıl işleniyor?
    Seçim kampanyasının başında Hıristiyan ve liberal partiler göçmenlere karşı açıklamalar yaptılar. Ancak daha sonra tempoyu biraz düşürdüler. Tepki de geldi. Bunun üzerine göçmenler konusunu biraz arka plana atmayı tercih ettiler. Fakat seçimlere çok yakın bir sürede Ermeni meselesi ortaya atılarak, göçmenler yeniden malzeme yapılmaya çalışıldı. AB Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili ilerleme raporunun yayınlanmasıyla birlikte, liberal VVD Partisi, Türkiye’nin AB’ye üye olmasına karşı olduğunu açıklayarak, seçmenlerin bir kesimini yanına çekmeye çalıştı.
    SP göçmenlerin sorunlarına nasıl bakıyor?
    2003 yılında SP’nin önerisi üzerine yapılan parlamenter anketin ortaya koyduğu en önemli sonuç uygulanan politikalara rağmen göçmenlerin entegrasyonunun kısmen başarılı olduğu sonucuydu. Bu, sorunların olmadığı anlamına gelmiyor. SP, entegrasyon için olanakların artırılmasını istiyor.
    Bunların başında da yeterli dil kurslarının sağlanması geliyor. Konut, eğitim, iş gibi alanlardaki sorunlar da acil olarak çözülmeli.
    Son yıllarda yapılan araştırmalarda ise, iş ve staj bulmak konusunda, ayrımcılığın olduğu bariz bir şekilde ortaya konuldu. Buna rağmen bu hükümet ayrımcılığın olmadığını iddia etti görmezden geldi.
    Hollanda’daki Türkiye kökenliler hakkında bilgi verebilir misiniz?
    Hollanda’da 400 bine yakın Türkiye kökenli yaşıyor. Bunların yaklaşık 160 bininin oy kullanma hakkı var. Birçok partinin listesinde, Türkiye kökenli adaylar var. PvdA’dan 3, CDA’dan 2, GL’ten 2, D66 ve SP’den de birer Türkiyeli, milletvekilliğine aday.
    Bu seçimlerin en önemli konularından birisi İşçi Partisi ve CDA’nın Ermeni sorunu gerekçesiyle listelerindeki bazı Türkiye kökenli adayları silmesi oldu. Bu konu seçim süreci boyunca nasıl tartışılıyor?
    Parlamentoda bu yönde bir öneri tüm partilerce kabul edilmişti. Bu öneride Ermeni olayları açıkça “soykırım” olarak nitelendiriliyor ve Türkiye ile görüşmelerin yapılmasını içeriyordu. CDA ve İşçi Partisi’nin, listelerinden Türkiyeli adayları çıkarması üzerine, konu neredeyse bir ay boyunca tartışıldı. Medya, Türkiye kökenli adayları neredeyse sınava çekti. Bununla da kalınmadı, böylesine yapay gündemle yerli ve göçmenlerin tartışması gereken asıl meseleler geri plana itildi.
    Her iki partinin bu tavrı, Türkiye kökenli seçmenler arasında doğal olarak tepkiyle karşılandı. Farklı hesapları olan çevreler, bütün Türkiye kökenlileri temsil ettiklerini ileri sürerek, çağrılar yaptılar.
    DİDF içerisinde de yer alıyorsunuz. DİDF nasıl bir seçim çalışması yürütüyor?
    DİDF çıkardığı materyaller ve yaptığı toplantılarla Türkiye kökenliler arasında yoğun bir seçim çalışması sürdürüyor. İlgi büyük ve yıkım politikasının mimarı CDA ile VVD’ye ve Ermeni konusu nedeniyle PvdA’ya tepki var.
    Bu seçimler, sosyal hakları kısıtlayan, halkı yoksullaştıran, ülkeyi işgallere çeken partilere karşı açık bir mesaj olmalı. Yerli ve göçmenler arasında ortak yaşamı güçlendirmeye çalışan, ayrımcılığa ve sosyal hakların budanmasına karşı açık tutum alan SP’ye oy vermek en doğru olanıdır.


    Başa dön


    ABD katliama arka çıktı
    ABD, BM Güvenlik Konseyi’nde, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Beyt Hanun operasyonunu kınayan ve İsrail’in askeri operasyonlarını sona erdirmesini isteyen karar tasarısını veto etti. Konsey, geçen hafta da Katar tarafından sunulan tasarısı üzerinde anlaşamamıştı.
    Konseyin 10 üyesi, tasarısının kabul edilmesi için oy kullanırken, Japonya, Danimarka, İngiltere ve Slovakya “çekimser” oy verdi. Konseyin daimi üyesi ABD’nin tasarıyı veto etmesi üzerine, karar konseyden geçmedi.
  • Bangladeş’te ulaşım durdu
    Bangladeş’te Ocak ayında yapılacak genel seçimler öncesinde seçim görevlilerinin değiştirilmesini isteyen 14 partinin oluşturduğu muhalif “Avam Birliği İttifakı”, önceki gün süresiz ulaşımı durdurmayı öngören genel grev ve eylem çağrısı yaptı. İttifak’ın çağrısının ardından dün ulaşım tamamen felce uğrarken, ülkenin bazı bölgelerinde çatışmalar çıktı. Avam Birliği lideri Şeyh Hasina’nın, Bangladeş Ulusal Partisi lideri Begüm Halid Ziya yanlısı olan Seçim Komisyonu Başkanı M.A. Aziz ile yardımcılarının değiştirilmesi için geçici hükümete verdiği sürenin dolmasının ardından eylem çağrısı yapıldı. Avam Birliği Genel Sekreteri Abdül Celil, İttifak üyelerine limanların kapanması ile otobüs, tren, feribot dahil tüm ulaşımı durdurarak ülkeyi felç etmeleri çağrısında bulundu. Çağrının ardından Dakka’nın dış mahallelerinde, yürüyüş ve gösteri yasağına karşı toplanan binlerce kişi sokaklara döküldü ve ana yolları kapadı. Bu sırada, bazı eylemciler ise, bir otobüs ile 5 tren vagonunu ateşe verdi. Bangladeş’in doğu ve kuzey kesimlerinde de çok sayıda araç kundaklandı ya da taşlandı. Polis, ülkede bazı şiddet olayları meydana gelmesine rağmen durumun kontrol altında olduğunu açıkladı. Bu arada Avam Birliği’nden Şeyh Hasine Vecid, UNB haber kanalına yaptığı açıklamada, “Hükümet ve Devlet Başkanı Iacüdddin Ahmed’e iki kez şans verdik, ama Ahmed, tarafsızlığını kanıtlamak konusunda başarısız oldu. Hakkımızı artık sokaklarda arayacağız” dedi.
    Lübnan’da siyasi kriz
    Lübnan’da ulusal birlik görüşmelerinin başarısızlığa uğramasının ardından, Suriye yanlısı Hizbullah ve Emel örgütlerine bağlı 5 Şii bakan hükümetten istifa etti. Ancak istifalar Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora tarafından kabul edilmedi. Lübnan televizyonları ise, istifaların, Lübnanlı yöneticilerin bir hafta süren danışmaların ardından bir ulusal birlik hükümeti kurmayı başaramaması üzerine gelmesine dikkat çekti. Başbakanlıktan yapılan açıklamada ise, Sinyora’nın istifa eden bakanlardan, resmen istifa etseler bile hükümete katılmaları için ısrar ettiği kaydedildi. Kuruluşundan bu yana hükümetin anayasaya, diyalog ve uzlaşma ilkelerine bağlı kaldığı belirtilen açıklamada, başbakan Sinyora’nın Lübnan’ın çıkarlarını koruyacak çözümlerin bulunması amacıyla tüm taraflarla işbirliği için ısrarlı olduğu bildirildi. Suriye karşıtı güçlerin denetimindeki 24 bakanlı kabinede 3 bakanı bulunan Hizbullah, Hristiyan ve Suriye yanlısı müttefikleriyle muhalefetin bir “blokaj azınlığı” olarak yer alacağı bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını istiyor. Parlamento başkanı Nebih Berri’nin Şii Emel hareketinin de, kabinede iki bakanı bulunuyor. Hizbullah lideri Nasrallah, bu ay ortasına kadar yeni bir hükümet kurulması konusunda fikir birliğine varılamaması halinde seçime gidilmesi için barışçı eylemlere başvuracaklarını bulunmuştu.
    İngiltere’de ajan skandalı
    İngiltere’de yayımlanan “Mail on Sunday” gazetesi, Amerikan ajanlarının İngiltere’de, ABD’ye iadesi istenen suçlularla ilgili operasyonlar yaptığını yazdı. Amerikan ajanlarının en son operasyonunda, “alıcı gibi davranarak, İran’a gece görüş dürbünleri satmak isteyen bir şebekeyle temasa geçtiklerini” belirten gazete, ABD ajanlarının daha önce İngiltere’de bu tür operasyonlara kalkışmadığına da dikkat çekti. İngiliz hükümetinin söz konusu operasyonlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığının bilinmediğini de belirten gazete, “Eğer İngiliz hükümet bu operasyonları biliyorsa ajanların kendi topraklarında suçlulara tuzak kurması konusunda sorulara muhatap olacaktır. Yoksa hükümet bu kez de topraklarında ajanlar faaliyet gösterirken, bundan haberdar olmamakla suçlanacaktır” diye yazdı. İngiltere’deki insan hakları dernekleri, haber üzerine, hükümetten bu konuda açıklama istedi. Dernekler, Amerikan ajanlarının suçlu olduğu gerekçesiyle operasyonlarda hedef aldıkları bazı kişilerin işlediği öne sürülen suçların bir bölümünün İngiltere’de suç bile sayılmadığına dikkat çekti. ABD’nin, birçok Avrupa ülkesinde, “terör” zanlısı olduğunu iddia ettiği kişileri kaçırarak, işkence ağlarına götürdüğü ve bu kişileri burada sorguladığı biliniyor.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net