Müşküle muhtarı intihara kalkıştı Müşküle köyünün muhtarı Emin Tektaş'ın, intihara kalkıştığı iddia edildi. Gazetecilere hakkındaki iddialarla ilgili açıklama yapması beklenen muhtar köy meydanında köylülerin gözleri önünde kendisini vurdu. Akli dengesi bozuk kişilerin aza olmasının ardından Müşküle Köyü Muhtarı Emin Tektaş köyü terk etti. İlginç oylamanın haber yapılması ile, muhtarın dün akşam köyde basın açıklaması yapacağı duyuruldu. Ancak köylülerin de haberler üzerine öfkelenmesi ile ortam iyice gerginleşti. Dün akşam saatlerinde muhtarın açıklamasını almak için Müşküle'ye giden basın mensupları köye sokulmazken, 2 gündür köyden uzak olan ve cep telefonlarına cevap vermeyen muhtar ise köye döndü. Köy meydanında beylik tabancası ile vücuduna 1 el ateş eden muhtar Emin Tektaş, vatandaşların şaşkın bakışları arasında yere yığıldı. Tektaş'ın kolundan yaralandığı öğrenildi. Bu arada, İznik Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğü'nde mazbataları hazırlanan şahısların hiçbirisinin mazbatasını almak için ilçeye gelmediği öğrenildi. İlçe Seçim Kurulu, mazbataların daha hazır olmadığını söylerken, seçilen aza listesinin yarın kaymakamlığa havale edileceği ve ardından olayın netlik kazanacağı kaydedildi. Şehir plancılarından Topbaş’a tepki Şehir Plancıları Odası (ŞPO), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “İstanbul’da kamu yapıları ve altyapının depreme hazır durumda olduğu; İstanbulluların ise yaşadıkları yapıları güçlendirmemeleri nedeniyle, deprem karşısında sorumluluğun toplumda olduğu” şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. ŞPO’dan dün yapılan yazılı açıklamada, yönetimlerin akıllarına geldikçe ya da bir olay yaşandıkça bu konuda konuşmalarının sorunun çözümü için sistemli bir yaklaşım sahibi olunmadığını gösterdiği kaydedildi. İstanbul’da “altyapı ve kamu yapılarının depreme hazır” olduğunu söylemenin gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, bu sözlerle büyük ölçüde hazır olmadığı düşünülen yapılar konusunda Topbaş’ın büyük bir sorumluluk aldığı vurgulandı. Açıklamada, Valilik Afet Yönetim Merkezi verilerine göre 2 bin 364 okulda güçlendirilmesi gereken bin 783 blok bulunduğu, bunlardan sadece 72’sinin güçlendirildiği, blokların yüzde 94’ünün ise henüz güçlendirilmediği kaydedildi. ŞPO’nun açıklamasında, son bir hafta içinde yaşananların, rasgele ve planlamayı unutan, deprem sorununu yanlış bir bağlama indirgeyen, kamuoyuna yanlış bilgi veren anlayışa bir çeki düzen vermenin zorunlu olduğunu gösterdiği vurgulandı. KOZA’dan gazetemize yeni dava Bergama’daki altın madeninin son sahibi KOZA Altın A.Ş, gazetemizde 20 Ağustos 2006 tarihinde çıkan “Kozacılar panel bastı” başlıklı haberle ilgili 20 bin YTL’lik tazminat davası açtı. KOZA A.Ş sahibi Akın İpek vekilleri tarafından, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davada, haberimizin şirket sahibini küçük düşürücü nitelikte olduğu, şirketin ticari itibarına zarar verdiği ve şirketin bu nedenle zarara uğratıldığı iddia ediliyor. Dava konusu edilen haber, 19 Ağustos günü ‘Dikili Barış, Demokrasi ve Emek Şenlikleri’ kapsamında düzenlenen “Siyanür-Altın Çevre Paneli”nde KOZA Altın şirketi çalışanları ile belediye görevlileri ve halk arasında meydana gelen olayları aktarıyordu. KOZA Altın şirketi tarafından gazetemizde çıkan madenle ilgili haberler aleyhine açılan birçok dava, İzmir Mahkemeleri tarafından reddedilmişti. İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri haberlerimizdeki gerçeklik unsuruna dikkat çekerek, halkı bilgilendirme amacı taşıyan haberlerin şirketin ticari itibarı ya da sahibinin kişilik haklarına zarar verdiği iddiasını dayanaksız bulmuştu. KOZA A.Ş tarafından gazetemiz aleyhine açılan davaların İzmir Mahkemeleri’nde reddedilmesinin ardından, şirketin bu sefer davayı Ankara’dan açması dikkat çekti. Öte yandan, Bergama Ovacık Altın Madeni’ne Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen iznin iptali ile ilgili dava duruşması dün yapıldı. Yaklaşık 2 saat süren duruşmada Av.Arif Ali Cangı, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, “27.08.2004 tarihli, Nihai Çevresel Durum Değerlendirme Raporu ve eklerinde belirtilen hususlara uyulmak kaydıyla faaliyetinde sakınca olmadığı yolundaki işlemi”nin hukuka aykırılıklarını anlattı ve işlemin iptalini istedi. Av.Noyan Özkan, konuyla ilgili AİHM kararlarından söz edip, kararların uygulanmamasının sonuçlarını anlatırken, Kimya Mühendisliği Odası Ege Şube Başkanı Ertuğrul Barka Ertuğrul Barka da, “Maden aynı zamanda bir tür kimya tesisi. Siyanür liç yöntem ile yapılacak işletme sırasında aktive olan ağır metaller çevre kirlenmesine yol açacak.” dedi. Mahkeme heyeti kararını sonra vereceğini belirterek duruşmayı erteledi. (İzmir/EVRENSEL) İşçiler Kazakistan’a dönmek istemiyor Kazakistan’ın Tengiz bölgesinde saldırıya uğradıktan sonra İstanbul’a getirilerek tedavi altına alınan işçilerin büyük bölümü, tekrar aynı yerde çalışmak istemiyor. İşçilerin sağlık durumlarına ilişkin bilgi veren İstanbul Vatan Hastanesi Başhekimi Opt. Dr. Ülkü Tulgar, toplam 176 işçinin arife gününden itibaren partiler halinde hastaneye geldiğini ve bayram süresince de tüm hastane personelinin tam kadro hizmet verdiğini söyledi. Hastaların darba bağlı olarak burun, kemik, çene ve kaburga kırıkları ile kaburga kırılmalarının akciğere batması sonucu oluşan akciğer yaralanmaları ile geldiklerini anlatan Tulgar, şu bilgileri verdi: “Hastalardan 52’si yatarak tedavi gördü. 22’si acil ameliyata alındı. Şu anda taburcu olmaya başladılar. Ameliyat olmaması halinde hayati tehlike taşıyan hastalar vardı. Özellikle beyin kanaması ve akciğer yaralanması olan hastalara süratle müdahale edildi. Şu anda hayati tehlike taşıyan hasta yok. ” Tulgar, hastalar geldiğinde psikolojik olarak kötü durumda olduklarını belirterek, “İşçilerde ölüm korkusu oluşmuş. Hepsine psikolojik destek sağlandı. ” dedi. Hastanede halen tedavisi süren işçilerden Hüseyin Özcan, 3 yıldan beri Kazakistan’da çalıştığını ve daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığını belirterek, “Olayın neden kaynaklandığını hâlâ bilmiyoruz. Sağlığıma kavuştuktan sonra tekrar çalışacağım. Ama illa orası olacak diye bir şey yok. Şu anda gözüm görmüyor. Bir ameliyat daha geçireceğim” diye konuştu. Burnundaki kırık nedeniyle ameliyat olan işçilerden Muhlis Keskin de vücudunun birçok yerinden darbe aldığını ve kaburgalarında da ezikler olduğunu belirterek, “Birkaç gün içinde taburcu olacağım. Ancak Kazakistan’da tekrar çalışmayı düşünmüyorum” dedi Yüzüne aldığı darbeler nedeniyle burun kırılmasının yanı sıra kafatasından da yaralanan işçilerden Sadık Bulat da 1.5 yıldan beri Kazakistan’da çalıştığını, ancak tekrar aynı yere gitmeyeceğini söyledi. Bulat, “Olaya katılanların yüzde 20’si dışarıdan gelmiş. Olayın gerçek nedenine ilişkin henüz bir bilgimiz yok. Tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir bilgimiz yok” dedi. İşçilerden Cengiz Demirtaş da olayın neden kaynaklandığını bilmediklerini, ENKA’nın da kendilerine sorduğunu ifade etti. Kazakistan’da 3 yıldan beri çalışan Ahmet Emengen ise olay sırasında düşmeye bağlı olarak belinde fıtık oluştuğunu belirterek, “Şu anda fizik tedavi görüyorum. Geçmediği takdirde ameliyat olacağım” dedi. |