www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Vatandaş banka borcuyla geçiniyor
Hanehalkıı, çığ gibi büyüyen tüketici kredisi ve kredi kartıyla borçlanmanın üçte ikisini ihtiyaç ve geçim için yapıyor

Doğalgaz zammı son değil!
Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Emin Koramaz, Botaş’ın doğalgaz fiyatlarına yaptığı yüzde 5.8 oranındaki zam ile satış fiyatlarında yılbaşından bu yana artış oranının yüzde 27.35’e çıktığının altını çizdi.


Vatandaş banka borcuyla geçiniyor
Bankalardan tüketicilerin 2000-2006 döneminde gerçekleştirdiği tüketici kredisi ve kredi kartıyla borçlanmanın büyük bölümü geçim için yapıldı. Borçlanmanın yüzde 37’si konut ve otomobil için gerçekleştirilirken, gündelik geçim için bu oran yüzde 63.
Bankaların tüketiciye yönelmeleri ve kredi kartı uygulamalarını artırmaları ile birlikte hane halkının tüketici kredisi ve kredi kartıyla borçlanmasında baş döndürücü bir artış yaşandı. 2000 yılında 4.5 milyar YTL tüketici ve 2.2 milyar YTL kredi kartı borcu bulunan hanehalkının, bankalara olan toplam borcu eylül sonunda 63.5 milyar YTL’ye çıktı.
İktisatçı Mustafa Sönmez’in yaptığı araştırmaya göre, hanehalkının bankalardan tüketici kredisi ve kredi kartıyla nakit avans kullanması alışkanlığı hızla ilerliyor. Ama daha önemlisi, konut ve otomobil için yapılan borçlanmalara oranla ihtiyaç ve geçim için yapılan borçlanmalar daha çok önem kazanıyor. Öyle ki 2000-2006 döneminde yapılan borçlanmaların toplamı 166.4 milyar YTL’yi bulurken bunun yüzde 37’sinin konut ve otomobil alımı için yapıldığı, geri kalan yüzde 63’ünün gündelik harcamalar ve geçim için yapıldığı anlaşılıyor. Özellikle 2003’ten başlayarak borçlanmanın her yıl reel anlamda ortalama yüzde 60 dolayında arttığı gözleniyor.
Bozulan gelir dağılımına denge arayışları
Mustafa Sönmez, borçlanmanın yaklaşık üçte ikisinin ihtiyaç ve geçim için yapılıyor olmasını “vahim” diye değerlendirdi. Konut ve otomobil için yapılan borçlanmaları anlamanın mümkün olduğunu belirten Sönmez, şunlara dikkat çekiyor: “Ama hanehalkının borçlanmalarının yüzde 63’ünü ihtiyaç için, ya da çoğunlukla yapıldığı gibi borcu borçla kapatmak için yapmaları hem ailenin dirliği hem de finans sisteminin geleceği açısından ciddi bir durum.
Ama daha da önemlisi, başka ücret, maaş, tarım geliri serilerinden de anlaşıldığı gibi, bozulan gelir dağılımına ailelerin borç mekanizmaları ile denge getirmeye çalışmaları ve belki de büyük riskler alarak, ağır faiz yüklerine katlanarak borçlanmayı bir yaşam kültürü haline getirmeye başlamaları. Borçlanma ile, günü kurtarma telaşına düşüp geleceklerine daha fazla risk ve gerilim taşımaları.”
Borçlanma kültürü
1980 öncesine kadar devlet yönetim geleneği içinde risk olarak görünen, ancak 1980 sonrası demode hale getirilen borçlanma kültürünün, aileler için, özellikle yeni kuşak için yeni yaşam biçiminin bir öğesi olmaya yüz tuttuğunu kaydeden Sönmez, karşılığının bulunup bulunmayacağı pek de kestirilmeden kolayca borçlanabilen ailelerin ve gençlerin birçok durumda karşılaştıkları ödeyememezlik durumunun faturasının ise ağır ödendiğini belirtti.
Sönmez sözlerini şöyle tamamlıyor: “Boşanmalara, aile için gerilimlere,şiddete, yolsuzuluklara, çürümüşlüğe kapı açan temkinsiz borçlanmalarda, borcu veren bankaların hiç mi vebali yok? Olmadık vadelerle taksitli satışları ayyuka çıkaran şirketlerin hiç bi vebali yok? Hepsinden önemlisi bu düzeneğe çanak tutan hükümetlerin hiç mi günahı yok? Tabi ki var. Çöküşün çatırdamaları banka şubelerinden, bankamatiklerden, hanelerden daha çok duyuluyor.”

Bankalardan yapılan borçlanmanın ayrıntıları:
  • Konut borçlanmaları: 2000-2006 dönemi borçlanmasında yüzde 23’lük bir paya sahip ve son iki yılda büyük bir artış gösterdi. 2005’te 12.3 milyar YTL konut kredisi kullanan hanehalkı, bu yılın ilk 9 ayında 21 milyar YTL’ye çıkarmış borçlanmasını. Mayıs-haziran dalgalanmasının konut kredilerinin faizlerini yeniden yükseltmiş olmasına rağmen, konut kredilerine talep devam ediyor.
  • Otomobil borçlanmaları: 2000-2006 dönemi borçlanmasında yüzde 14’e yakın bir paya sahip ve son üç yılda büyük bir artış gösterdi. 2005’te 6 milyar YTL otomobil kredisi kullanan hanehalkı, bu yılın ilk 9 ayında 6,5 milyar YTL’ye çıkarmış borçlanmasını. Mayıs-haziran dalgalanmasının kredi faizlerini yükseltmiş olmasına rağmen ve bazı vergisel artışlara rağmen otomobil kredi talebi geçen yılın talebinden geri kalmamış görünüyor.
    - İhtiyaç kredileri, nakit avansları: Tüketici kredisi olarak kullanılan ihtiyaç kredileri ve kredi kartları ile kullanılan nakit avanslar, toplam hanehalkı borçlanmasında yüzde 63 gibi en önemli paya sahip. 2000-2006 döneminde, yaklaşık konut için yapılan borçlanmaya eşdeğer miktarda ihtiyaç kredisi kullanıldığı anlaşılıyor. Buna bir de kredi kartları ile yapılan nakit avans adı altındaki borçlanmalar eklendiğinde, toplam aile borçlanmalarının yüzde 63’ünün bu yolla yapıldığı görülüyor. İhtiyaç kredisi adı altındaki tüketici kredisi kullanımı 2005’in tamamında 10 milyar YTL iken, bu yılın sadece 9 ayında 16 milyar YTL’ye yaklaşmış. Yine geçen yılın tamamında 17 milyar YTL’yi nakit avans olarak kullanan hanehalkı, bu yılın 9 ayında 20 milyar YTL nakit avans kullanmış durumda.

    Bakkala borç kredi kartıyla ödeniyor
    Durgunluğu aşmak için müşteriye kredi kartlarıyla alışveriş imkanı tanıyan esnaf, bu kez de vatandaşların, veresiye defterinde biriken borçlarını kredi kartıyla ödemeye çalışması nedeniyle zora girdi.
    Konya Esnaf ve Sanatlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Bekir Duvarcı, iş hacimleri giderek daralan esnafın, bir POS makinesi alarak içinde bulunduğu durumdan kurtulmaya çalıştığını anlatarak şunları kaydetti: “Önce esnafımızın kurtuluş ümidi olarak sarıldığı POS makineleri, şimdi onları hayal kırıklığına uğratıyor. Durgunluğu aşmak için müşteriye kredi kartlarıyla alışveriş imkanı tanıyan esnaf, bu kez de vatandaşların veresiye defterinde biriken borçlarını kredi kartıyla ödemeye çalışması nedeniyle zora girdi. Özellikle POS makinesi edinen bakkallar başta olmak üzere, küçük esnafımız
    bu durumdan çok şikayetçi. Esnaf, parasını bankadan yaklaşık 40 gün içinde alabiliyor. Bu da sattığı malı yerine koyabilmek için nakde ihtiyaç duyan esnafın, adeta elini kolunu bağlıyor. Kredi kartı borçluları ödeme güçlüğü çektiği için, önce veresiye defterleri kabarıyor. Veresiye alışveriş yapanlar, borçlarını bir de ay sonunda kredi kartıyla ödediği için, esnaf, sattığı malın yerine yenisini ancak 2 ay sonra almak zorunda kalıyor.”

    Sabancı Anadolu’ya hipermarket açacak
    Anadolu’da zor günler geçiren küçük esnafı tedirgin edecek bir haber de Sabancı Holding’ten geldi. Sabancı Holding Gıda ve Perakendecilik Grup Başkanı Haluk Dinçer, Anadolu’da nüfusu 500 bini aşan illere de hipermarketler açacaklarını ve önümüzdeki üç yıl içinde 500 milyon dolar gibi bir yatırım planladıklarını bildirdi.
    Dinçer, son iki yılda dolar bazında yüzde 70, YTL bazında yüzde 82 büyüyen Sabancı Holding Gıda ve Perakendecilik Grubu’nun, yıl sonunda 3,7 milyar YTL’lik kombine ciroya ulaşmasını öngördüklerini bildirdi. Yeni yatırımlarla büyümeye devam edeceklerini kaydetti.


    Başa dön


    Doğalgaz zammı son değil!
    Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Emin Koramaz, Botaş’ın doğalgaz fiyatlarına yaptığı yüzde 5.8 oranındaki zam ile satış fiyatlarında yılbaşından bu yana artış oranının yüzde 27.35’e çıktığının altını çizdi.
    Koramaz dün yaptığı yazılı açıklamada, 2005 yılından beri yapılan zam oranının ise yüzde 60 olduğunu ifade ederek, maaşlarına cüzi artışa bile karşı çıkan Merkez Bankası Başkanı’nın, geniş halk yığınlarının kullandığı gazın fiyatlarındaki yüzde 27.35’lik artışın enflasyona etkisi karşısında suskun kalacağını kaydetti.
    Botaş’ın dağıtım şirketlerine gaz satış fiyatına, metreküp başına yaptığı zammın ÖTV, dağıtım şirketleri birim hizmet ve amortisman bedelleri, yüzde 18 KDV’nin de eklenmesiyle Ankara, İstanbul ve İzmir gibi illerde tüketicilere metreküpünün 63 kuruşa kadar yükseleceğini kaydeden Koramaz, “Botaş’ın satış fiyatı, resmen açıklanmasa da 260-290 dolar/1000 metreküp aralığında olduğu tahmin edilen gaz alış fiyatları ve işletme giderlerinin altındadır. Bu zamma rağmen, bu fiyatlarla satış Botaş’ın zararını kapatmayacaktır” uyarısında bulundu. BOTAŞ’ın zarar ettiği, EÜAŞ’tan 8 milyar YTL’ye, EGO’dan 1 milyar YTL’ye ulaşan alacaklarını tahsil edemediğini, bu nedenle bankalardan 1.7 milyar YTL ticari kredi kullandığı haberlerine atıfta bulunan Koramaz, “Borçlarını ödemeyerek BOTAŞ’ı zor duruma düşüren EGO’nun bağlı olduğu Ankara Büyükşehir Belediyesi, vatandaştan toplanan gaz bedellerini, ilk yağmurda göle dönen alt geçitlerde, yurt dışından ithal edilen agaçlara harcamaya devam etmektedir” dedi.
    IMF ile hükümetin elektrik ve doğalgaza sürekli zam konusunda mutabık kaldığı gözetildiğinde, zamların devam edeceğinin altını çizen Koramaz, “kalıcı ve köklü çözüm alınmadığı müddetçe doğalgaz fiyatlarındaki artışların elektrik fiyatlarına da yansıyacağı ve enerji krizinin derinleşeceği” endişesini dile getirdi.

    MMO’nun önerileri
  • EÜAŞ, EGO gibi borçlu kuruluşların BOTAŞ borçları ivedilikle ödemeli,
  • Doğalgaz anlaşmaları, Türkiye aleyhine hükümler iptal edilerek yeniden düzenlenmeli;
  • Enerji politikalarındaki doğalgaza bağımlılık azaltılmalı,
  • Arz kaynakları çeşitlendirilerek, Rusya’ya aşırı bağımlılık giderilmeli,
  • Doğalgaz ve petrol aramaları ve yerli üretim artırılması hedeflenmeli,
  • Doğalgaza uygulanacak KDV düşürülmeli, ÖTV kaldırılmalı,
  • Elektrik üretimi içinde doğalgazın yüzde 40’ları aşan payı düşürülmeli, yerli linyitin payı artırılmalı,
  • Başta su, rüzgar ve jeotermal olmak üzere, yerli ve yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmelidir.


    Başa dön


  • Tohumculuk tasarısı yasallaştı
    AB Uyum Paketi içerisinde yer alan ve Meclis’in olağanüstü toplantıya çağrıldığı 19 Eylül’den bu yana, muhalefet nedeniyle bir türlü geçirilemeyen Tohumculuk Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasayla bitki çeşitleri, üretim izni, standart tohumluk çeşidi ve genetik kaynaklar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından kayıt altına alınacak. Özel üretim alanları içinde Bakanlık’ça izin verilmeyen tohumluk veya bitkisel ürün yetiştirilmeyecek. Tohumculuk sektörünün teşvik edilmesini de öngören yasayla, sektör, yurtiçinde yatırım yapma kaydıyla AB standartlarında ve uluslararası rekabete uygun şekilde gelişmesi amacıyla Bakanlık’ça belirlenecek teşvik ve desteklerden yararlandırılacak. Yurtiçinde üretilen, tescil edilen ve üretimine izin verilen tohumlukların sınıflarına göre yetiştirilen ve üretilen tohumluklar, sertifikasyon işlemine tabi tutulacak. Yurtiçinden sadece kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukların ticaretine izin verilecek. Yasa ile tohumculuk alanındaki piyasa denetimi, uyuşmazlıklarda hakem yetkisi gibi her türlü denetim mekanizması Tohumcular Birliği’ne devredilecek.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net