www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İsrail taciz ediyor
İsrail savaş uçakları önceki gün, BM kararlarını hiçe sayarak, Güney Lübnan üzerinde alçak uçuşlar yaptı

Bolivya kaynaklarına sahip çıktı
Bolivya’da, petrol ve doğalgaz kaynaklarının millileştirilmesine ilişkin anlaşmalar imzalandı.

Eli kanlı lider yaşamını yitirdi
Güney Afrika’nın apartheid-ırkçı döneminin eli kanlı devlet başkanlarından “Büyük Timsah” lakablı Pieter Willem Botha’nın (90), yaşamını yitirdiği bildirildi.


İsrail taciz ediyor
İsrail savaş uçaklarının önceki gün, BM kararlarını hiçe sayarak, Güney Lübnan üzerinde alçak uçuşlar yaptığı bildirildi. Dört jetin yaptığı uçuşlar sırasında, İsrail saldırıları sırasında yerle bir olan Güney Lübnan’ın gecekondu sakinleri büyük tedirginlik yaşadı.
Konuya ilişkin açıklama yapan İsrail Savunma Bakan Yardımcısı Efraim Sneh, BM’nin ve Lübnan hükümetinin kınamalarına rağmen İsrail savaş uçaklarının, Lübnan üzerindeki uçuşlarını sürdüreceğini söyledi. Sneh, BM ve Lübnan hükümetinin hava operasyonlarıyla ilgili kınamalarının sorulması üzerine, “Ne kadar isterlerse o kadar protesto edebilirler. İstihbarat amaçlı uçuşlarımız sürecek” ifadelerini kullanmaktan çekinmedi.
Göreve bu hafta atanan Sneh, “Söz konusu olan, düşmanların, teröristlerin yerlerinin saptanmasına yönelik operasyonlardır. Lübnan’da ateşkes olması, burayı İsviçre’ye dönüştürmedi. Hizbullah hazırlıklarına ve silahlanmaya devam ediyor, işte bu yüzden biz de istihbarat toplamalıyız” diye konuştu. Sneh, ‘ancak Hizbullah’ın kaçırdığı askerlerin serbest kaldıktan ve Suriye’den Hizbullah’a silah sevkıyatı sona erdikten sonra bu uçuşların durdurulması hakkında konuşabileceklerini’ söyledi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Regev ise, İsrail’in, saldırılara son veren BM kararına katılımı konusunu yeniden ele alacağını söyledi. Regev, “Hizbullah, Suriye üzerinden silah kaçakçılığına devam ederse, biz de, BM kararına katılımımızı yeniden ele almak zorunda kalırız” ifadeleriyle yeni saldırı sinyali verdi. Başbakanlık sözcüsü Miri Eisin ise, “Lübnan-Suriye sınırındaki mesele halledilmediği sürece savunma hakkımız saklıdır” diye konuştu.
Uçaksavarlar ateşlendi
Lübnan Ordusu’ndan yapılan açıklamada ise, “Jetlerin geçişi sırasında, uçaksavarlar ateşlendi. Nebatiye ve Tire üzerinde uçuşlar yapan jetler daha sonra, Beyrut’a kadar geldi” diye belirtti.
Uçuşlar, Beyrut hükümeti tarafından kınanırken, Hizbullah ise konuya ilişkin açıklama yapmadı.
BM’deki Avrupalı temsilciler ise, uçuşların Lübnan’ın bağımsızlığını zedelediğini belirterek, “Bu uçuşlar derhal son bulmalıdır” açıklamasını yaptı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jean-Baptiste Mattei de, uçuşların Lübnan’da 34 gün boyunca süren İsrail işgal girişimine son veren BM’nin 1701 No’lu kararını “ihlal ettiğini” belirterek, “İsrail, bu uçuşlara derhal son vermeli ve taraflar, çatışmaların yeniden hortlamasına neden olacak hareketlerden kaçınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bu arada, taciz uçuşlarının BM Güvenlik Konseyi’nde Lübnan’la ilgili yapılan toplantıların ardından ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın naklen yayımlanan konuşmasından öncesine denk gelmesi de dikkat çekti. BM’deki toplantılarda, Lübnan’da araştırmalar yapan BM ekibi, Lübnan hükümetinin, ‘Hizbullah’ın halen Suriye üzerinden silah kaçakçılığı yaptığını’ iddia etmişti.

Salkım bombaları yine can aldı!
Lübnan’ın güneyindeki Baalbek’te İsrail ordusunun, 34 günlük saldırılar boyunca attığı patlamamış salkım bombasının bir kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına daha yol açtığı bildirildi. Lübnanlı kaynaklar, kamyon şoförü Hafız Halil Abbas’ın (35) Baalbek’in Ras El Ayn mahallesinde El Rabia okulu önünde bir bombaya rastladığını, dokunması üzerine bombanın patladığını belirttiler. Olayda, 2 kişi de yaralandı.
Salkım bombaları, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın sona erdiği 14 Ağustos’tan beri 20 dolayında kişinin ölümüne, onlarcasının da yaralanmasına yol açtı. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesi, İsrail işgal ordusunun Lübnan’a en az 1.2 milyon salkım bombası attığını yazmıştı.


Başa dön


Bolivya kaynaklarına sahip çıktı
Latin Amerika ülkelerinden Bolivya’da, petrol ve doğalgaz kaynaklarının millileştirilmesine ilişkin anlaşmalar, cumartesi günü La Paz’da imzalandı. Anlaşmalar doğrultusunda Bolivya artık, kendi doğal kaynaklarının mülkiyet sahibi olarak hareket edebilecek.
Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, geçtiğimiz 1 Mayıs günü yaptığı konuşmada, ülkenin doğusundaki zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının millileştirilmesine karar verildiğini ilan etmişti. Morales, petrol ve gazı işleten yabancı tekellere ise, kendilerini yeni uygulamaya hazırlamaları için 6 ay tanımıştı.
Bolivya petrolü ve doğalgazı esas olarak yabancı petrol şirketleri tarafından işletiliyordu. Doğalgazın yüzde 47’sini denetleyen Brezilya petrol devi Petrobras ile yüzde 27’sini denetleyen İspanyol şirketi Repsol bunların en önemlileri. Fransız Total tekeli ise yüzde 15.9 ile üçüncü sırada bulunuyor.
Açıklamaya büyük tepki gösteren ve Bolivya’yı “ekonomik yıkım” ile tehdit eden tekeller, Bolivya halkının ezici bir çoğunluğunun hükümete desteği karşısında, geri adım atmak zorunda kaldılar. Son güne kadar pazarlıklara devam eden tekeller, cumartesi günü nihai imzayı attılar.
YPFB tek otorite
Bolivya Petrol ve Doğalgaz Bakanı Carlos Villegas, tanınan sürenin sonu olan cumartesi gece yarısından önce, ilgili tüm petrol şirketlerle anlaşmanın imzalanmış olduğunu belirtti. Anlaşmaya göre, yabancı petrol şirketleri, çıkardıkları petrol ve gazı olduğu gibi kamu şirketi YPFB’ye devredecek. YPFB ise onlara, teslim alınan miktarın yüzde 18’i ile yüzde 50’si arasında bir tutarı geri ödeme yapacak. Petrol ve gazın iç piyasa ve ihracat fiyatını YPFB belirleyecek.
Bolivya’nın halkçı Devlet Başkanı Evo Morales ise, kendi kaynakları üzerinde söz söyleme hakkına sahip olmaktan mutlu olduklarını belirtti.
Morales, halkın çoğunluğunun tazminatsız millileştirme talep ettiğini ifade etti. Buna rağmen, zorla el koyma olmadan bu işin sonuçlanmasından memnun olduklarını ifade etti. Morales, şu anda petrol ve doğalgaz kaynaklarından kamuya kalan miktarın sadece 200 milyon dolar olduğunu, mevcut anlaşma ile bu miktarın 4 milyar dolara yükseleceğini belirtti.
Bunun ise orta vadede, ülkenin sorunlarının çözülmesine, yoksulluğun yenilmesine, sosyal adaletsizliğin giderilmesine büyük katkısının olacağını ekleyen Bolivya’nın halkçı Devlet Başkanı Evo Morales, “Şimdi hedefimiz elde edilecek gelirleri halkın yararına kullanmak, ülkenin sanayileşmesine hızla girişmektir” ifadelerini kullandı.

İmza atan şirketler
Bolivya’da, petrol ve doğalgaz kaynaklarının millileştirilmesine ilişkin yapılan anlaşmaları imzalayan uluslararası şirketler şunlar;
Andina, BG Group, Chaco, Matpetrol, Repsol, Petrobras, Pluspetrol, Total SA Vintage Petroleum


Başa dön


Eli kanlı lider yaşamını yitirdi
Güney Afrika’nın apartheid-ırkçı döneminin eli kanlı devlet başkanlarından “Büyük Timsah” lakablı Pieter Willem Botha’nın (90), yaşamını yitirdiği bildirildi.
Irkçı liderin Batı Cape’deki evini koruyan Güney Afrikalı güvenlik güçlerinin verdiği bilgiye göre, apartheid-ırkçı dönemde onlarca katliama imza atan ırkçı lider Botha’nın ölüm nedeni, kalp krizi olarak açıklandı.
Güney Afrika’da 1978-84 yılları arasında başbakanlık, 1984-89 yılları arasında ise, Devlet Başkanlığı yapan “Ulusal Parti” lideri Botha, başkanlığı döneminde uluslararası baskılara rağmen, Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın serbest bırakılmasını karşı çıkmış ve Mandela, ancak Botha’nın devrilmesinin ardından başkanlık koltuğuna oturan F.W. De Klerk döneminde özgürlüğüne kavuşmuştu.
De Klerk, 1994’te Mandela’yı iktidara getiren geçiş sürecine liderlik etmişti. Mandela ve Klerk, 1993 yılında Nobel Barış Ödülü’nü paylaşmıştı.
Irkçılığın sembolü
1966 yılında kabul edilen ırkçı Güney Afrika anayasasının mimarlarından biri olan Botha’nın ölümüne ilişkin açıklama yapan ırkçılık karşıtı mücadelenin liderlerinden Nelson Mandela, Botha’nın “ülkenin korkunç geçmişinin hatırlanmasını sağlayacağını” söyledi.
Güney Afrikalı lider Neslon Mandela, Botha’nın ölümünün, Güney Afrikalıların ülkeyi yıkımdan kurtarmak için nasıl bir araya geldiğini hatırlatması açısından da önemli olduğuna dikkat çekti.
Irkçı dönemdeki insan hakları ihlallerinin soruşturulması için Mandela tarafından kurulan “Gerçek ve Uzlaşma Komisyonu”na (TRC) ifade vermeyi reddeden Botha’nın “sağlık durumu” nedeniyle hakkında kovuşturma başlatılmamıştı.
Gerçek ve Uzlaşma Komisyonu’nu “sirk” olarak nitelendiren ve ifade vermeyi reddeden ırkçı liderin icraatlarına ilişkin yapılan soruşturmada, Botha’nın 1988 yılında ırkçılık karşıtı bir örgüte ait Johannesburg’daki evi bombalama olayının emrini verdiği ve 1987 yılında ise, Güney Afrika’da ırkçı rejime karşı mücadele veren “Afrika Ulusal Kongresi”nin (ANC) Londra’daki bürosunu bombalama emrini verdiği de ortaya çıkmıştı.

Birao militanların kontrolünde
Orta Afrika Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Birao kentinin, silahlı bir grup tarafından önceki gün ele geçirildiği bildirildi. Kentte çıkan çatışmada 10 asker ile 2 militanın öldüğü de ifade edildi.
Kenti ele geçiren grubun sözcüsü olduğunu söyleyen Abakar Sabon, çatışmanın 45 dakika kadar sürdüğünü, kenti ele geçirirken “çok az direnişle karşılaştıklarını” söyledi.
Sözcü, askerlerden 10 ölü saydıklarını, kendi saflarından da 2 kayıp olduğunu belirtti ve militanların sivillere saldırmadığını söyledi.
Orta Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı makamından önceki akşam yapılan açıklamada, Çad ve Sudan sınırı yakınlarındaki Birao kentinin militanların eline geçtiği duyurulmuştu.
Kentin kontrolünü ele geçiren militanlar, komşu Sudan yönetimini “barbarlıkla” suçlanmıştı.
Kenti ele geçirme olayını, “Toplanmış Güçler Birliği” (UFR) adında, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin kuzeyinde geçen yıl ortaya çıkan küçük bir direniş örgütü üstlenmişti.


Başa dön


Hizbullah lideri Hasan Nasrallah: ‘Ciddi görüşmeler başladı’
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, 12 Temmuz’da Hizbullah örgütünce kaçırılan İsrailli askerlerin akıbeti konusunda ciddi görüşmelere başlandığını duyurdu. Hizbullah’ın televizyonu El Manar’a 3 saatlik bir mülakat veren Nasrallah, Lübnan siyasetinden İsrail’e karşı direniş ve ABD’nin bölge politikalarına değin geniş açıklamalarda bulundu. Beyrut’taki “zafer gösterisi”nden sonra televizyonda verdiği ilk demecinde Nasrallah, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın atadığı bir BM yetkilisinin Hizbullah ve İsrailli yetkililerle görüşmelere başladığını belirtti. Nasrallah, ayrıntılar hakkında bilgi veremeyeceğini kaydeden Nasrallah, ancak karşılıklı olarak fikirler, teklifler ve şartların ortaya konulması aşamasına gelindiğine dikkat çekti. Nasrallah, “Bu konuyla ilgili tüm tarafları, bunların ciddi görüşmeler olduğu konusunda temin etmek isterim. Görüşmelerin medyadan uzak tutulması daha iyi olur. Bu konu doğru yolda. İlerleme kaydediyoruz. Ne kadar sürer? Bu, görüşmelerin tabiatına bağlı bir durum” diye konuştu. Hizbullah lideri açıklamasında, “Geçtiğimiz altı yıl için bir savaş bekliyorduk ve hazırlanmıştık. Şimdi silahımız var ve hazırlanmaya devam ediyoruz. Kara, hava ve denizde savaşabilecek gücümüz var. Lübnan direnişi güçlüdür ve İsrailliler, bizi incitmeyi başaramayacak” dedi. “İsrail’in Lübnan’a saldırısı, direnişin onları yenebileceğini göstermiştir” diyen Nasrallah, İsrail’in sınır köyü Ayt Eş-Şaab’ı ele geçiremediğini hatırlattı ve “Bundan sonra İsrail Lübnan’a saldırmak isterse iki kere düşünecek” dedi. Savaş süresinde Lübnan’daki kayıpların ve Lübnan’da meydana gelen zararın abartıldığını kaydeden Nasrallah, “Savaştan sonra 2 bin kişinin öldüğü açıklandı. Bu doğru değil. Kayıp sayısı binden biraz fazla. İsrail’in çektiği acı da kolay değildi” ifadesini kullandı. Savaş süresince “direniş ordusunun stratejisinin doğru olduğunu” kaydeden Nasrallah, bu ordunun “Ortadoğu’daki en güçlü orduya dahi karşı koyabileceğini” belirtti. Söyleşide, ABD’nin Ortadoğu’daki planlarının başarısızlık ve çökmeyle karşı karşıya olduğunu da belirten Nasrallah, “Vietnam’da olduğu gibi, Ortadoğu’yu Arap ve İslam dünyasını da terk edecekler. Onlara güvenenlere Vietnam tecrübesinden ders çıkarmalarını tavsiye ediyorum” ifadeleriyle Lübnan’daki ABD destekli muhalifleri uyardı. ABD’nin Irak ve Afganistan’da da başarısızlığa uğradığını vurgulayan Nasrallah, Afganistan ve Irak’ta süren şiddetten ABD’nin sorumlu olduğunu ifade etti. Washington yönetimine karşı Arap dünyasındaki düşmanlığın sebebinin aşırıcılık olmadığını da belirten Nasrallah, ABD’nin Ortadoğu’daki planlarının “başarısızlık, hayal kırıklığı ve çöküşe” mahkum olduğunu ve ABD’nin bölgede “geleceğinin olmadığını” ifade etti. Nasrallah, sözlerine şöyle devam etti; “Lübnan hükümeti son bir buçuk yılda neyi başardı? Lübnan’ın ekonomik krizden çıkması için ABD ve onun müttefikleri hangi yardımda bulundu? Moral ve diplomatik destek verdikleri doğru; ancak Amerikan yardımı sayesinde neyi başardılar?”
İran’dan gözdağına yanıt
ABD’nin başını çektiği 6 ülkenin İran karasularına oldukça yakın bir bölgede büyük bir tatbikat gerçekleştirmesinin ardından, İran’ın da geniş çaplı bir operasyon yapacağı bildirildi. İran Devrim Muhafızları’nın Umman Denizi ve Basra Körfezi’nde yeni askeri tatbikat başlatacakları bildirildi. Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi, “Büyük Peygamber-2” isimli tatbikatın kara, hava ve deniz kuvvetlerinin katılımıyla yarın Umman Denizi ve Basra Körfezi’nde başlayacağını açıkladı. Tatbikatın hedefinin, ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden güçlere karşı İran’ın gücünü ve savunma kapasitesini göstermek olduğunu ifade eden Safevi, 10 gün sürecek tatbikata, gönüllü milis teşkilatı Besic üyelerinin de katılacağını kaydetti. Safevi, tatbikatın bölge ülkeleri için bir tehdit anlamı taşamadığını, dostluk ve barış mesajı içerdiğini söyledi. Tümgeneral Safevi, tatbikat sırasında, Şahab-2, Şahab-3, Fatih-110, Zülfikar-73 isimli uzun menzilli füzelerin yanı sıra ‘yüzlerce farklı menzilli füze ve onlarca uçağın’ deneneceğini ifade etti. İran, nisan ayının başında 17 bin asker ve 500 geminin katılımıyla Basra Körfezi’nde “Büyük Peygamber” isimli tatbikatın ilk aşamasını gerçekleştirmiş, Savunma Bakanı Mustafa Muhammed Neccar, tatbikatta 10’dan fazla uzun menzilli füzenin denendiğini açıklamıştı. İran ordusu, eylül ayının ilk günlerinde de ülke çapında “Zülfikar Vuruşu” adlı büyük bir tatbikat yapmış ve tatbikatta yeni silahlar denemişti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net