www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



YİMPAŞ bakanın başı üstünde
Sanayi Bakanı Ali Coşkun, “Taş üstüne taş koyanın başımızın üstünde yeri var” ifadesini kullandı

‘YİMPAŞ’ın mallarına devlet el koysun’
Frankfurt’ta Türkiyelilerin yoğun yaşadığı bir semtte; marketlere, kahvelere YİMPAŞ mağdurlarından tanıdıkları olup olmadığını soruyoruz.


YİMPAŞ bakanın başı üstünde
Yücel Özdemir
Adalet Bakanı Cemil Çiçek gibi YİMPAŞ’ın Almanya’da açtığı mağazalar zincirinin törenlerine katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, YİMPAŞ’ın sonradan yolsuzluklara karışacağının önceden bilinemeyeceğini söyleyerek kendisini savundu.
Önceki gün akşam Essen’de Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) tarafından onuruna verilen yemekte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ali Coşkun, YİMPAŞ’ın açılışlarına katılmayı, “Arkadaşlar iyi şeyler yapıyordu” diye açıkladı.
Coşkun, yüzbinlerce insan Türkiye’nin çeşitli kurumları ve holdingler tarafından mağdur edildiği halde, yine de tasarruflarını Türkiye’ye kaydırmalarını istedi. Coşkun, “Ülke olarak biz hep burada yaşayan vatandaşlarımızdan iyi haber beklemiş, kazandığınız dövizleri almış, değerlendirmişiz, ancak aldığımızın karşılığını verememişiz. İnşallah bundan sora vereceğiz. Bunun için gayret ediyoruz. Ülke olarak tasarruf sahibi olan vatandaşlarımızın bu tasarruflarını Türkiye’ye aktarmalarını istiyoruz. Türkiye’ye yatırım yapmalarını istiyoruz” dedi.
Hangi yargıya intikal etti?
Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenlilerin yıllarca alın teriyle biriktirdiği tasarrufların “İslami sermaye” olarak adlandırılan şirketlere kaptırılmasının hatırlatılması üzerine ise Coşkun şunları söyledi: “YİMPAŞ konusu yargıya intikal ettiği için fazla bir şey söyleyemeyeceğiz. Ama yapılan her yanlışın karşısında, gerekli mücadeleyi biz hükümet olarak yapıyoruz. Hukuk çerçevesinde tabii.”
Hükümet olarak her türlü mücadele sözü veren Coşkun, Almanya’nın, YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar hakkında çıkardığı uluslararası arama kararını neden hayata geçirmediği yönündeki sorulara ise “Yargıya intikal etmiş. Ne gerekirse o yapılacak” demekle yetindi.
Ancak şu anda Türkiye’de Dursun Uyar hakkında yargıya intikal etmiş bir durum bulunmuyor. Almanya tarafından Interpol aracılığıyla aranan Uyar, bakanlar ve emniyet müdürleriyle geldiği son bayramda da görülmüştü.
Holdingzedeler için bir şey yapamayız
Coşkun, başka bir soru üzerine ise şu anda paralarını çeşitli holdinglere kaptıran ve “holdingzede” olarak adlandırılan mağdurlar için fazla bir şey yapamayacaklarını söyledi. Coşkun şunları söyledi: “Geçmiş dönemlerin mevzuatı bu konuları çözmeye yetmiyor. Zaman aşımı da söz konusu. Bununla ilgili Adalet Bakanlığı gerekli hassasiyeti gösteriyor. Bazı konulara biz fazla müdahale edemiyoruz. Çünkü zaman aşımına uğruyor” dedi.
Arkadaşlar iyi işler yaptı
YİMPAŞ’ın Almanya’daki bazı şubelerinin açılışına katıldığını da kabul eden Coşkun, “Siyasilerin müneccim başı olduğunu herhalde tahmin etmiyorsunuzdur. Biz her yatırımın yanındayız. Başbakan’ın da dediği gibi taş üstüne taş koyanın başımızın üstünde yeri var. Dolayısıyla bu arkadaşlar da o günlerde gayet iyi bir ortamda iyi işler yaptı. Ortaklar da bu havayı görmeselerdi para vermezlerdi zaten, beni açılışa davet ettiler, ben de Frankfurt’taki açılışa geldim. O gün ben bilemezdim ki böyle bir krizle karşılaşacaklarını. Bundan ötürü siyasileri suçlamayın” dedi.
‘Yanlışa sahip çıkmayız’
Kendisinin ve diğer bakanların YİMPAŞ’ın açılışlarına katılmasının, vatandaşların bu şirkete paralarını daha kolay vermelerine yol açtığı yönündeki bir soruya ise Coşkun, “Biz yanlış olan hiç bir şeye sahip çıkmayız” demekle yetindi.
Coşkun, YİMPAŞ tarafından toplanılan paraların bir bölümünün AKP’nin seçim kampanyasına gittiği yönünde bir Alman gazetesinde çıkan haberleri ise, “Bu yoruma hukuki bakımdan yaklaşmak gerekiyor. Ben şahıslarla ilgili yorum yapmak istemiyorum. Paranın seçim kampanyasına gittiği yönündeki iddiaları ben de sizin gibi gazetelerden okudum. Bundan ötürü bir şey diyemem” dedi.

Deşildikçe büyüyen ‘Ekonomik Susurluk!’
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun yanıtlaması istemiyle sunduğu soru önergesinde, “YİMPAŞ ve aynı yöntemle çalışan İslami holdinglerin yaptıkları soygunlar deşildikçe, ucu hükümete kadar uzanan ekonomik bir Susurluk” çıktığını dile getirdi.
Aksu’ya, AKP Yozgat Milletvekili İlyas Arslan’ın cenaze töreninde, YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar ile kısa bir görüşme yapıp yapmadığını soran Ersin, “Arife günü, 22 Ekim gecesi saat 02.30’da Yozgat Valisi, Emniyet Müdürü ve Dursun Uyar, Valilik konutunda 20 dakika süren gizli bir görüşme yaptılar mı? Bu görüşmeden sonra Yozgat Valisi sizi aradı mı?” diye sordu.
Ersin, Aksu’nun bakanlığı döneminde tarikat kadrolaşması, skandallar ve asayiş sorunları nedeniyle emniyette çok ciddi güven erozyonu yaşandığını ileri sürerek, “Ne zaman istifa edeceksiniz?” sorusunu yöneltti.
Milletvekili kontenjanı!
CHP’li Ersin, Başbakan Erdoğan’a ise, “Kuruluş aşamasında AKP’ye yaptığı yüklü bağışlar karşılığında YİMPAŞ’a milletvekili kontenjanı verildiği doğru mudur?” diye sordu. Ersin, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, YİMPAŞ’ın, milletvekili kontenjanı karşılığında, kuruluş aşamasında AKP’ye yüklü miktarlarda bağış yaptığı ve YİMPAŞ kontenjanından seçilen, bazısı bakan olan 20’ye yakın AKP’li milletvekili bulunduğu iddialarını gündeme getirdi. Ersin, YİMPAŞ’ın bazı eski yöneticilerinin, AKP’den belediye başkanı ve belediye meclis üyesi seçildiklerinin ileri sürüldüğünü de hatırlattı.


Başa dön


‘YİMPAŞ’ın mallarına devlet el koysun’
Mehmet Salim
Frankfurt’ta Türkiyelilerin yoğun yaşadığı bir semtte; marketlere, kahvelere YİMPAŞ mağdurlarından tanıdıkları olup olmadığını soruyoruz. Hepsi bize adres olarak cami çevresini gösteriyor. Biz de Frankfurt’ta en büyük cami olan Merkez Camisi’ne gidiyoruz. YİMPAŞ’la ilgili basından çıkan haberleri hatırlatıyor ve konuşmak istediğimizi söylüyoruz. Gruptan birisi “YİMPAŞ’çılar! Toplanın, gazeteci gelmiş” diyor bağırarak. Ne var ki gruptan sadece adının Bayram Koç olduğunu söyleyen biri YİMPAŞzede olduğunu söylüyor ve başlıyor hikayesini anlatmaya. O anlatmaya başlayınca çevredekiler sık sık söze karışıp yorumda bulunuyorlar. Ama hepsi ilk önce “Allah’a şükür ben YİMPAŞ’a para vermedim” diye söze başlıyor...
‘50 bin Mark verdim’
Bayram Koç, YİMPAŞ’la ilgili, son birkaç gündür basında çıkan haberleri okumamış, olumlu bir gelişme olacağına da inanmıyor. Ama hâlâ öfkeli: “Ben 50 bin Mark verdim. Çocuğumu bundan dolayı evlendiremedim. Bir dini inanç uğruna bizi mağdur ettiler.” Çevreden Yozgatlı olduğunu söyleyen birisi söze karışıp; “Neden hep bu işler bunlardan çıkıyor anlayamıyorum. Bütün yolsuzluklar bu sakallılardan çıkıyor. Jet-Pa, İhlas Holding, YİMPAŞ bunlardan çıktı. Allah’ın adını kullanarak insanları kandırıyorlar. Öyle bir hale getirdiler ki, artık insan inancından şüphe duymaya başlıyor” diyor. “Ben de anlamıyorum, neden devlet hakkımızı aramıyor?” diye soran Koç, “Bir gün buradaki YİMPAŞ’ın bürosuna gittik. Hanımım yetkiliye ‘Biz biraz daha para yatıracağız ama korkuyoruz’ dedi. Adam bize dönerek, ‘Allah bizi o pozisyona düşürürse, şu YİMPAŞ’ın binalarını satsak 40 sene paralarınızı öderiz’ dedi. Hani ne oldu? Sadece Dursun Uyar’ın Yozgat’ta 40 dairesi var. En azından devlet YİMPAŞ’ın mallarına Uzan’larda olduğu gibi el koyabilir. Taksitle ya da başka bir şekilde mağdurlara bir şeyler ödeyebilir ama onu da yapmıyor” diyor.
Bir başkası, devletin neden YİMPAŞ’ın mal varlığına el koymadığını anlamadığını söylüyor: “Tamam YİMPAŞ bunları dolandırdı. Ama benim anlamadığım, bunların Türkiye’de mal varlıkları duruyor. Devlet bunlara neden el koymuyor? Burada bir şirket battığı zaman devlet ona ait bir kibrit çöpü de olsa el koyuyor, satıyor ve vergisini ya da mağdurların parasını veriyor. Bu işte hükümetin parmağı kesin var.“
Askere ‘izinsiz konuşma’ kriteri
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye İlerleme Raporu’nu 8 Kasım’da açıklayacak. Raporda AB’yi en fazla rahatsız eden konunun, askerin siyaset üzerindeki etkisi olduğu belirtiliyor. Raporda askerin ‘izin alarak’ ve ‘sadece kendi alanıyla ilgili’ konuşması gerektiğine vurgu yapılıyor. Raporda bir başka eleştiri konusu ise, 301. madde olurken azınlıklar konusunda da eleştiri var. Raporda, ana dilleri Türkçe olmayan çocukların Türk okul sistemi içerisinde ana dillerini öğrenememelerinden yakınılıyor. Belgede, Heybeliada Ruhban Okulu’nun hâlâ kapalı olması ve ‘ekümenik’ sıfatına izin verilmemesi de tespitler arasında yer alıyor. Raporda ayrıca, Güneydoğu Anadolu’da ise durumun kötüleşmesinden PKK sorumlu tutuluyor ama Şemdinli davasındaki gelişmelere de atıf yapılıyor. Raporun açıklanmasına bir hafta kala, dört yıllık görevini tamamlayıp dün Ankara’dan ayrılan AB Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Hans Jörg Kretschmer ise, hükümetin reformlara devam etmek istediğini ama askerin buna direndiğini kaydetti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net