www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Steve Jones TÜYAP’ta
   okurlarıyla buluştu

Evrensel Basım Yayın’ın 300. kitabı olan “Neredeyse Bir Balina”nın yazarı Prof. Dr. Steve Jones, TÜYAP Kitap Fuarı’nda okuyucularıyla bir araya geldi.

Semih’i uğurlarken...
Sevgili Semih Balcıoğlu’nu, dün uğurladık. TÜYAP’ın onur konuklarından biriydi ve TÜYAP Kitap Fuarı günlerinin arifesinde ayrıldı bizden.

Semih Balcıoğlu son
   yolculuğuna uğurlandı

İstanbul’da kalp yetmezliği sonucu geçtiğimiz cuma günü vefat eden karikatürist Semih Balcıoğlu (78) son yolculuğuna uğurlandı.


Steve Jones TÜYAP’ta okurlarıyla buluştu
Evrensel Basım Yayın’ın 300. kitabı olan “Neredeyse Bir Balina”nın yazarı Prof. Dr. Steve Jones, TÜYAP Kitap Fuarı’nda okuyucularıyla bir araya geldi.
Evrensel Basım Yayın standında kitaplarını imzalayan Jones, daha sonra Büyükada Salonu’nda “Evrim Kuramına Güncel Bir Bakış” başlığıyla bir söyleşi düzenledi. İmza gününe ve söyleşiye gösterilen yoğun ilgi dikkat çekti. Jones’in dialar ve grafiklerle gerçekleştirdiği söyleşiyi birçok kişi ise ayakta kalmasına rağmen söyleşiyi ilgiyle izledi.
Tür soyunu sürdürüyor
Steve Jones söyleşisinde kitabıyla Darwin’in Türlerin Kökeni’ni güncelleştirmeye çalıştığını söyledi. Darwin’in evrim kuramını dillerin evrimi ile gösterdiğini, dillerin kökeninin ve çeşitliliğinin de evrimin anlaşılmasına katkılarını anlatan Jones, Darwin’in kendisini en iyi kopyalayan türün soyunu devam ettirdiğini ifade ettiğini belirterek evrimin hayatın her alanında görülebildiğini örnekleriyle anlattı.
‘Bu fuarda bile!’
Şempanze gen haritasının evrim için önemli olduğunu, insanla şempanze genlerinin yüzde 98 benzediğini ifade eden Jones, fakat insanın gelişimi içinde beyin ve düşünme yetisinin önemli bir unsur olduğunu vurguladı.
Evrimden birçok kesimin de fazlaca beklentisi olduğunu dile getiren Jones, biyoloji biliminin yaratıcısı olarak nitelendirdiği Darwin’in evrimle canlılar arasındaki ilişkiyi kurduğunu ve evrimin biyolojinin grameri olduğunu ifade etti. Evrim karşıtlığının ve karşıtlarının başta ABD olmak üzere bütün dünyada yaygınlaştığını, sayıca arttığını belirten Steve Jones “Bu fuarda bile evrim karşıtlarının standını görmüş olmak üzüntü verici” diyerek TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’ndaki gözlemini katılımcılarla paylaştı.


Başa dön


Semih’i uğurlarken...
Sennur Sezer
Sevgili Semih Balcıoğlu’nu, dün uğurladık. TÜYAP’ın onur konuklarından biriydi ve TÜYAP Kitap Fuarı günlerinin arifesinde ayrıldı bizden.
Artık Semih’in her karikatürünü gördüğümde onu her hatırlayışımda onun kahkahasını duyar gibi olacak, “Hay Allah, kaçırdım yine anlattığı fıkrayı” diyeceğim. Sonra Semih Balcıoğlu’nun fıkralarından neden hiçbirini hatırlamadığımı düşüneceğim. Galiba, o çizgi olarak düşünür sonra söze dökerdi fıkralarını da ondan. Sonra da kafasındaki görüntüye basardı kahkahayı. Dünya çapındaki bir romancımıza, “Ne büyük yazarsın” övgüsünün ardından “kaç kilosun?” sorusunu ondan başka kim sorabilirdi ki. Eski medreselerin ve benzeri binaların üstünde biten incir ağaçlarının aslında bir bahçe olduğunu, bahçıvanlarını zamanında uyanamadığımız için göremediğimiz masalını ondan başka kim yakıştırabilirdi ki!.. İsmet İnönü’nün Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrenci sergisine gelişinde, sergi işlerini değil de klasik işlerin kopyaları olan modelleri seyredip “Bunları mı yaptılar aferin, aferin” övgüsünü ses ve tavır taklidiyle yineleyerek dalga geçmeyi...
Ölümünü Nâzım Hikmet Vakfı haber verdi. Vakfın yönetimindeydi. Karikatür yaşamı, benim yaşıma denkti. İlk karikatürü 1943 yılında Akbaba dergisindeki Genç Fırçalar bölümünde yayınlanmıştı. O günden sonra karikatürü hiç bırakmadı. Amcabey, Akşam, Dünya, Hürriyet, Tercüman, Politika, Yeni Yüzyıl gazetelerinde çalışmış, Çarşaf ve Çivi dergilerini yönetmişti. Çizdiği dergiler arasında Akbaba, Taş, Karikatür, Taş-Karikatür, Özgür İnsan, Yankı ilk akla gelenler. Taş dergisinin yayımcısıydı, Taş-Karikatür’ü İlhan Selçuk’la birlikte yayımlamıştı.
Bir arkadaşım, bir zamanlar çalıştığı gazetelerin biri yüzünden, birçok kişinin onu sağcı bildiklerini söyleyince doğrusu üzüldüm. O gazetede o dönemde daha kimlerin yazdığı gerçeğini kimsenin bilmeyişine de. O gazeteden sonra çalıştığı gazetenin politik kimliğine dikkat edilmeyişine... Bir de bir çizerin sağcı mı demokrat mı olduğunu anlamak için yaptığı işlere bakmayı öğrenemeyişimize...
Ölüm haberini almadan biraz önce garip bir rastlantıyla genç bir sanatçının seramik karikatür sergisiyle ilgili haberi okumuş, onun seramik karikatür sergilerini anımsamıştım. Çizgilerinin üç boyut kazanarak bu sergiyi müjdelediği günlerdeydi, bu sergiler 1964-66 arasında İstanbul ve Ankara’da açılmıştı. 49 ödül kazandı (Bu sayının neden 48 ya da 50 olmayışıyla ilgili bir espriyi kesinlikle yapıyordur) Gabrova Mizah Evi’nin yaptığı oylama sonucu dünyanın en iyi 106 çizerinden birisi olmuştu. Yedisi yurtdışında, 67 kişisel sergi açtı. Eserleri Tolentino, Gabrovo, Basel ve Varşova’daki karikatür müzelerinde yer almış, Almanya’da Wilhelm-Busch Karikatür Müzesi’nde sergilenmişti.
19 kitap yayımlamıştı. Başlıcaları: Yazısız Çizgiler, 50 Yılın Türk Mizah ve Karikatürü, Güle Güle İstanbul, Cumhuriyet Dönemi Türk Karikatürü, Gözüm Görmesin, Karikaturgut, Galeri Çiller, Hacı-Bacı, Semih Balcıoğlu Kitabı, Cumhuriyet’in 75. Yılında Türk Karikatürü, Palyaçolar, Kapadokya, Kırmızı-Red, Mavi, Önce Çizdim Sonra Yazdım, Memleketimden Karikatürcü Manzaraları, Çizgiyle 2002 Günlüğü. Balcıoğlu’nun Güle Güle İstanbul adlı kitabı, İtalya’nın Pescara kentinde yapılan uluslararası karikatür kitapları yarışmasında birinci oldu. Örgütlenmeden yanaydı, 1969’da iki arkadaşıyla beraber Karikatürcüler Derneği’ni kurdu ve 7 dönem derneğin başkanlığını yaptıktan sonra 1996’da derneğin onursal başkanı seçildi.
Karikatürcüler Derneği’nin ilk yıllarında, onun ustalara saygısı, üç kişinin yaşamının sonu olacaktı. Onun, benim, bir de Cumhuriyet gazetesinin fotoğrafçılarından birinin. Galiba 1 Şubat’tı. Cemal Nadir’in ölüm yıldönümü, ben Cumhuriyet gazetesinin Kültür Servisi’ndeydim, Zincirlikuyu’ya onun mezarını ziyarete gitmemizi istedi. Gittik, kar, boran. Semih mezarların arasında dönüp duruyor, mezarları eliyle yokluyor, yeniden dönüyoruz. Yanımızdaki fotoğrafçı ona eliyle ne aradığını sordu. Meğer mezarın üstünde madenden yapılmış bir fırça varmış. Onu arıyor. Donmamıza beş dakika kala, ikimizden de genç olan fotoğrafçı “Ağabey sen hangi mezarın Cemal Nadir’in olduğunu sanıyorsun?” dedi. Semih işaret etti. Fotoğrafçı taşın üstündeki karları küredi. Doğru. Meğer fırça çalınmış. Fotoğraf çekilebildi mi, haber yazdık mı hatırlamıyorum. Semih’in aşırı ciddi adeta dramatik konuşmalarından biri izlemişti o mezar ziyaretimizi. Onu tanıyan az kişi bilir onun bu ciddi yanını.
Balcıoğlu’nun genç karikatürcüler için isteği hem çok çalışmaları hem de uluslararası yarışmalara katılmalarıydı. Dört yıl önce şöyle anlatıyordu bunu, “Benim kuşağımda, 5-6 kişi 10 yıl süreyle bu yarışmalara katıldık. Türkiye’ye sanatın ve sporun, hele sanatın, hiçbir dalından bu kadar çok ödül gelmedi. 1958’lerden günümüze kadar yurtdışından Türkiye’ye karikatürden gelen ödül 300 civarındadır. Bu, sanatta çok büyük bir rakam. Ne resimde, ne tiyatroda, ne edebiyatta bu kadar ödül yok.”
Günümüzdeki gazetelerin karikatüre yer veriş biçimini de eleştiriyordu: “Türk karikatürü inişte ve son iki üç yıldır siyasi karikatür bir inişte Türkiye’de. Gazeteler eskisi kadar yer vermiyorlar. Bir kibrit kutusu kadar yer veriyorlar birinci sayfada, içerde siyasi karikatür yok. Basın değişti, gazetecilerden patron oluyordu, şimdi iş adamından patron oluyor. Karikatür eleştiriyi beraberinde getirir, eleştiriden korkuyorlar. Siyasi karikatür bitkisel hayatta, ama ben karikatürcüyü suçlamıyorum, suç patronda.” Semih Balcıoğlu, sokaktaki insanın gülmeyi unuttuğu günlerde ayrıldı aramızdan. O artık insanımızı güldürmenin zor olduğuna inanıyordu. “Zor tabii, bu ortamda insanları güldürmek çok zor. Sokakta şöyle toplu halde insanlara baktığınız zaman gülen bir yüz ifadesine zor rastlıyorsunuz.
Bir süre sonra olur belki, millet üşütür, göbek atmaya başlar, şarkı söyler. Daha oralara gelmedik ama geleceğiz herhalde.” Karikatürün temel özelliğini de şöyle çiziyordu: “Tabii bu arada, karikatür sadece güldürmek değil, aynı zamanda düşündürmek sanatı. Ama içinde mutlaka güldürü öğesi de olacak, çok zor bu koşullarda. Bizden önceki ustalarımız, Cemal Nadir, Ramiz Gökçe’de gördük, okurun sorunu neyse, gazetede onu vermek mecburiyetindesiniz. Sizden o bekleniyor, sizden pür sanat beklenmiyor, birisi yazacak, birisi de çizecek.”
Güle güle Semih, okurlarına, izleyicilerine, genç meslektaşlarına uzun ömürler dilerim.


Başa dön


Semih Balcıoğlu son
   yolculuğuna uğurlandı
Alman çocuklar Rıfat Ilgaz’ı okuyacak
Yazdığı roman ve öykülerin yanı sıra çocuk edebiyatına dair eserlere de imza atan Rıfat Ilgaz’ın “Bacaksız” serisi, Türkçe-Almanca olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nın yaratıcısı Rıfat Ilgaz’ın 9-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik yazdığı “Bacaksız” adlı kitap serisi, Almanya’da yayınlandı. Edition Orient’in Çınar Yayınları ile ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında serinin ilk kitabı basıldı. Seri, 5 kitaptan oluşuyor. Aynı baskıda hem Almanca hem de Türkçe olmak üzere iki dilli olan kitap, 2008 yılında Türkiye’nin onur konuğu olduğu Frankfurt Kitap Fuarı’nda sergilenecek. 25. İstanbul Kitap Fuarı’nda Çınar Yayınları’nın standında sergilenen kitaba ilişkin Çınar Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Stephan Trudewin, Çınar Yayınları’nın sahibi Aydın Ilgaz ile birlikte kitap hakkında bilgi verdi. Stephan Trudewin, Rıfat Ilgaz’ın Almanya’da filmi çekilen kitaplardan tanındığını, bunun yanı sıra kitaplarının yeni bir kuşak ortaya çıkaracak bir içeriğe sahip olduğunu düşündüklerini ve bu yüzden kitapları çevirmeye başladıklarını belirtti. “Kitapları uluslar arasındaki dostluk ve sevgiyi anlatıyor” diyen Trudewin, kitapların içeriklerini yeni dünya insanlarına yakın bulduklarını söyledi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net