www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yemek istediler dayak yediler
Çukurova Üniversitesi’nde yemekhane zammının geri çekilmesi ve daha kaliteli yemek çıkartılması talebiyle çeşitli eylem ve etkinlikler düzenleyen öğrenciler polisin saldırısına uğradı.

Ege’den ateşkese büyük destek geldi
İzmir’de emek örgütleri, siyasi partiler, meslek odaları ve dernek temsilcileri, devletin ateşkes fırsatını değerlendirmesini istediler.

Nükleere karşı yürüyüş büyüyor
Timur Danış’ın başlattığı nükleer karşıtı yürüyüş Mevlüt Yaman’ın da katılımıyla büyüyor. Timur Danış 8 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi etrafında nükleer enerji planlarına karşı bir yürüyüş başlatmıştı.

‘Çıkardınız tezkere
   evetçiler gitsin askere’

Türkiye, çıkarılan tezkere doğrultusunda Lübnan’a asker uğurlarken, savaş karşıtı işçi ve emekçiler İsrail ve ABD’nin istekleri doğrultusunda asker gönderilmesi kararını ve Ortadoğu’yu işgali protesto ettiler. ABD elçiliğine siyah çelenk bırakan savaş karşıtları, tezkereye ‘evet’ diyenlerin askere gitmesini istedi.


Yemek istediler dayak yediler
Çukurova Üniversitesi’nde yemekhane zammının geri çekilmesi ve daha kaliteli yemek çıkartılması talebiyle çeşitli eylem ve etkinlikler düzenleyen öğrenciler polisin saldırısına uğradı.
Zammın geri çekilmesi talebiyle topladıkları binlerce imzayı önceki gün rektörlüğe teslim eden öğrenciler, dün de yemekhane önünde stand kurarak, boykot çağrısında bulundular. Ancak, özel güvenlik birimi ile birlikte standa saldıran polis, 21 öğrenciyi gözaltına aldı. Bu sırada, sivil polislerin gözaltına alınan öğrencileri feci şekilde dövdüğü görüldü.
Rektörün açıklaması
Saldırının ardından gazetemize açıklama yapan Çukurova Üniversitesi Rektörü Alper Akınoğlu, öğrencilerin yaptığı eylemlerin siyasi bir nitelik taşıdığını iddia etti. Akınoğlu, yemek fiyatlarına yapılan zammın 1,5 YTL’lik haftalık fişlerin alınmasını teşvik amaçlı olduğunu ileri sürdü.
Oturma eylemi
Gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılmasını talep eden öğrenciler ise yemekhane merdivenlerinde oturma eylemi yaptı. Ancak, girişi kapattıkları gerekçesiyle bu öğrenci grubu da polisin saldırısına uğradı. Öğrencileri döverek merdivenlerden aşağıya iten polis, burada bir kişiyi daha gözaltına aldı.
Polise su servisi
Saldırının ardından öğrencileri döven çevik kuvvet polisine rektörlüğün soğuk su dağıtması gözden kaçmadı.
Eyleme yer değiştirme programı ile Çek Cumhuriyeti’nden gelen öğrencilerde katıldı. Bohvmıl Novotny İşletme Bölümü öğrencisi Novotny, kendi ülkelerinde beş çeşit yemeği daha ucuza yediklerini belirterek, polisin sert müdahalesini şaşkınlıkla karşıladığını söyledi.
EMEP Adana İl Örgütü de yazılı bir açıklama yaparak saldırıyı kınadı. Üniversitelerin birer ticarethaneye dönüştürülmek istendiğini bildiren EMEP İl Örgütü, öğrencilerin en temel hakkı olan temiz ve ucuz yemek hakkı ile nitelikli bir eğitim talebini desteklediğini bildirdi.


Başa dön


Ege’den ateşkese büyük destek geldi
İzmir’de bir araya gelen emek örgütleri, siyasi parti, dernek ve meslek örgütü temsilcileri, ateşkes sürecinin barış içinde yaşayan, özgür ve demokratik bir Türkiye için mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
BES İzmir Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısına kurum temsilcilerinden yoğun bir katılım oldu. Hazırlanan ortak metni okuyan İzmir Tabip Odası eski başkanı Dr. Zeki Gül, çatışmaların sürmesinin Türklerin, Kürtlerin ve diğer halkların barış ve güven ortamında birlikte yaşamasını giderek zorlaştırdığını söyledi.
Yıllardır bütün kışkırtma ve provokasyonlara rağmen, Türk ve Kürt halklarının bir arada yaşamayı başardığının altını çizen Gül, ancak baskı, yok sayma ve şiddeti benimseyen ırkçı şoven politikaların yol açtığı çatışmalı ortamın ülke tarihinde derin yaralar açtığını dile getirdi.
Gül, 30 binin üzerinde insanın öldüğü, her yıl ülke bütçesine 10 milyar dolara mal olan çatışmalı süreçte, ısrarla çözülmeyen Kürt sorununun ülke genelinde demokratik hakların kısıtlanmasının da gerekçesi yapıldığına vurgu yaptı. Gül şunları dile getirdi; “1 Ekim tarihi itibari ile ilan edilen ateşkesle birlikte yeni ve önemli bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Ülkemizde şiddetin son bulması ve silahların sonsuza kadar susması, barış ve kardeşliğin sağlanması için ateşkes bir fırsattır ve değerlendirilmelidir.”
Başbakan’ın ABD’ye giderken uçakta ateşkese ilişkin yaptığı açıklamada “Tabii ki bir taraf silahları susturursa, devlet de durup dururken operasyon yapmaz” dediğini hatırlatan Gül, Başbakanın bu sözlerinin arkasında durmasını istedi.

KİMLER ATEŞKESE İLİŞKİN NE DEDİ?
Basın toplantısına katılan kurum temsilcileri ateşkese ilişkin görüşlerini dile getirdiler.
EMEP İl Başkanı Hasan Hüseyin Evin: Ateşkes işin başlangıç noktası, barışa giden adımın ilk basamağı. Emek ve demokrasi güçleri birleşmeyi başarırsa, birlikte tutum alırsa, doğası gereği kardeş olan halkların birlikte yaşamasının önündeki engellerde yok edilir.
ÖDP İl Başkanı İbrahim Akın: Yaklaşan seçimlerde halkın tüm kesimlerinin temsili için mevcut Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesi ve diğer yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İbrahim Doğangül: İlginç bir süreçten geçiyoruz. Ezberler bozuluyor artık. Ağar gibi muhafazakar bir parti lideri bile çok beklenmedik şeyler söylüyor... Biz işçiler Türk, Kürt, Çerkez, Laz akşama kadar birlikte çalışıp üretiyoruz. Artık ayrışmanın sınıfsal temelde olmasını istiyoruz.
Ege 78’liler Dayanışma Vakfı Temsilcisi Servet Ali Çınar: Darbeciler yargılanmadan, yapılan katliamların, akıtılan kanların hesabı sorulmadan Kürt sorunu çözülmez. Çözümü bin operasyondan bahsedenlere bırakamayız.
SDP İl Başkanı Semra Sezgin: 20 yıldır süren silah sesleri nedeniyle aklı selim bir şekilde düşünülememiştir. Şimdi silahlar sustu, bu ateşkes süreci çok önemli. İnsanlar birbirlerinin acılarının farkına vardılar artık.
DTP İl Başkanı Kudret Ecer: Savaş bu coğrafyada yaşayanların kaderi değil. Barışa sahip çıkan bu birlik bundan sonra da devam etmeli.

ORTAK AÇIKLAMADA İMZASI BULUNANLAR
DİSK, KESK, Türk-İş (Petrol-İş, Belediye-İş 1-2-6 No’lu ve Çevre Belediye Şubeleri), İHD, DTP, EMEP, ÖDP, SDP, Ege TEKO-Der, PSAKD, Ege 78’liler Derneği, Tuncelililer Derneği, Divriği Kültür ve Dayanışma Derneği, Ege Göç-Der, TAYD-DER, AKSM, Demokratik Kadın Hareketi, Prof. Dr. Melek Göregenli, Dr. Fatih Sürenkök, Dr. Zeki Gül, Adnan Çobanoğlu, Ali Bülent Erdem ve Cemal Çakıcı.


Başa dön


Nükleere karşı yürüyüş büyüyor
Timur Danış’ın başlattığı nükleer karşıtı yürüyüş Mevlüt Yaman’ın da katılımıyla büyüyor. Timur Danış 8 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi etrafında nükleer enerji planlarına karşı bir yürüyüş başlatmıştı. 2. gününde yürüyüşe Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şube başkanı Hediye Gündüz de katılmıştı. Bir Greenpeace gönüllüsü olan Mevlüt Yaman da hem Timur Danış ve Hediye Gündüz’e destek vermek, hem de Enerji Bakanı Hilmi Güler’in nükleer enerji planlarına karşı sesini duyurmak için Meclis etrafındaki yürüyüşe katıldı.
Nükleer enerji karşıtı grup, sabah saatlerinde Milli Egemenlik Parkı önünde toplandı. Burada grup adına açıklama yapan Greenpeace gönüllüsü Mevlüt Yaman, nükleer santral kurulmasına yönelik kanun tasarısının yasalaşması durumunda, Türkiye’nin, Çernobil kazasında da olduğu gibi bedel ödemek durumunda kalabileceğini söyledi. Bakan Hilmi Güler’in nükleer enerjiyi halka pazarlamak için elinden geleni yaptığını söyleyen Yaman, bütün milletvekillerini tasarıya ‘hayır’ demeye çağırdı.
Açıklamanın ardından gruptakiler, Meclis bahçesi etrafında yürümeye başladı. Ancak polis, grup üyelerinin, ‘Nükleer santrale hayır’ yazılı tişörtlerle yürümesine izin vermedi. Polisle tartışan eylemciler, daha sonra tişörtlerini değiştirerek yürüdüler.


Başa dön


‘Çıkardınız tezkere evetçiler gitsin askere’
Ankara’da işçi, emekçi örgütleri, siyasi parti temsilcileri, savaş karşıtları ABD ve İsrail askeri olmayacaklarını, ABD Büyükelçiliği’ne yürüyüp siyah çelenkle ilan ederken, tezkereyi de bir kez daha protesto etti.
DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB, ATO, Küresel BAK, PSAKD, Ankara 78’liler Derneği, EMEP, ÖDP, SDP, ESP, Tümtis üye ve yöneticileri Yüksel Caddesi’nde toplandı. “Büyük Ortadoğu Projesi’ne Hayır. Yaşasın Halkların Kardeşliği. ABD ve İsrail Askeri Olmayacağız” yazılı pankartın arkasında toplanan işçi ve emekçiler, “Öldürmeyeceğiz ölmeyeceğiz, kimsenin askeri olmayacağız”, “Katil ABD, katil İsrail, Filistin ve Lübnan’dan defol”, “Çıkardınız tezkere ‘evet’çiler gitsin askere”, “Lübnan’a gitme kardeş kanı dökme” dövizleri açıp, sloganlar attı. Üzerinde, “ABD askeri olma” yazılı siyah çelenkle ABD Ankara Büyükelçiliği’ne kadar yürüyen topluluk yol boyunca da alkış ve sloganlarla ABD’yi, İsrail’i ve AKP hükümetini protesto etti.
ABD Büyükelçiliği’nin karşısında; polis panzerleri önünde ortak açıklamayı okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Özgür Bozdoğan, savaşların, ölümlerin günlük hayatın bir parçası haline gelmesini, basındaki görüntülere alışılmasını sessizce kabul etmelerinin mümkün olmadığını, haksız savaş ve saldırıların her nedenle olursa olsun bir parçası olmayacaklarını ifade etti. Bunun, barış ve özgürlük taleplerini değil, savaş tacirlerinin egemenliklerini kan ve gözyaşının üzerine kuranları güçlendireceğini kaydeden Bozdoğan, 5 Eylül’de tezkereye ‘hayır’ seslerine kulak vermeyen AKP Hükümeti’nin ABD emperyalizmine boyun eğerek tezkereyi çıkardığını hatırlattı.
Tırtıl, mezarı başında anıldı
Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz gazetemiz ‘Tırtıl’ köşesinin yazarı, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi, Çukurova Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Erdal Şekeroğlu mezarı başında anıldı. Şekeroğlu’nun ailesi ve yakınlarının yanı sıra, birçok öğretim görevlisi, öğrenciler ve EMEP yöneticilerinin katıldığı mezarlık anması bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşunun ardından anmaya katılanlar ellerindeki çiçekleri Şekeroğlu’nun mezarına bıraktılar. Çukurova Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Nazire Akbulut, Şekeroğlu ile yaşadığı bir anısını anlattı. Yapılan konuşmalarda Şekeroğlu’nun eşine az rastlanır bir kişilikte insan olduğuna vurgu yapıldı. Mezar başındaki anmanın ardından Şekeroğlu’nun çektiği fotoğraflardan oluşan fotoğraf sergisi İ. Aktif Kansu Toplantı ve Sergi Salonu’nda sergilendi.
Hasan Balıkçı ‘Yalnız Değil’
Kaçak elektrik kullanımına karşı yürüttüğü mücadele sırasında çıkar çevrelerince öldürülen Hasan Balıkçı, ölümünün 4’üncü yıldönümünde anılacak. Elektrik Mühendisleri Odası, 14 Ekim’de saat 18:00’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Balıkçı anısına bir etkinlik düzenleyecek. Etkinlikte, yazar Ersin Toker’in Balıkçı’nın yaşam öyküsü ve mücadelesini anlattığı “Yalnız Değilsin” kitabı tanıtılacak. Şengül Balıkçı’nın eşinin öldürülmesinin ardından yaşadıklarını ve duygularını aktardığı yağlıboya tabloları ve basında çıkan haberlerden oluşan bir sergi de açılacak. Sergi 14-16 Ekim günleri arasında gezilebilecek.
Polisten parkta dayak
Taksim Gezi Parkı’nda erkek arkadaşıyla birlikte otururken yanlarına gelen polisler tarafından kalasla dövüldüğünü iddia eden Yunis Topduman isimli eşcinsel genç, dün akşam saatlerinde İHD’ye gelerek yardım başvurusunda bulundu. Yüzü kanlar içerisinde kalan, vücudunun çeşitli yerlerine ağır darbeler alan Topduman, arkadaşını parktan uzaklaştıran polislerin kendisine ‘bizimle de birlikte olsana’ teklifinde bulunduklarını ileri sürdü. Bu teklifi geri çevirdiği için resmi elbiseli 2 polis tarafından Gezi Parkı’nın ıssız bir köşesine götürüldüğünü ve öldürülesiye dövüldüğünü iddia eden ve Taksim’de bir barda çalışan Topduman, kendisine kaba dayak atan polislerden şikayetçi olacağını ifade etti.
Jeotermal Enerji Sempozyumu başladı
Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO)’nun düzenlediği “Jeotermal Enerji ve Yasal Düzenlemeler Sempozyumu” Ankara Gür Kent Otel’de başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı İsmet Cengiz Türkiye’nin jeolojik konumu nedeniyle, Jeotermal kaynaklar açısından önemli bir potansiyele sahip olmasına, potansiyel bakımından Avrupa’da birinci; dünyada ise yedinci ülke konumunda bulunmasına rağmen bu kaynaklardan yararlanma bakımından geri bir durumda olunduğunu kaydetti. Cengiz, jeotermal kaynakların diğer enerji kaynaklarına göre daha ucuz, çevre dostu, yenilenebilir bir kaynak olduğunu belirterek, jeotermal enerji üzerinden politikalar oluşturulması gerektiğini söyledi. Hükümet tarafından gündeme getirilen “Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Yasa Tasarısı”nın olumlu olmakla birlikte pek çok eksiği barındırdığını belirten Cengiz, yasa tasarısında travertenlerin korunması için gerekli tedbirlere yönelik hükümlerin de bulunmadığını vurguladı. Yasa tasarısının dünya ve yurt gerçeklerinden uzak olduğunu belirten Cengiz, JMO’nun görüşlerinin tasarıya yansıtılmamasının da büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti. Cengiz, bu yasa tasarısının çekilerek kaynakları bütüncül bir Jeotermal sistem anlayışıyla değerlendiren, kaynakları koruyan ve geliştiren bir yasanın sektörün tüm bileşenleriyle yeniden güncellenmesi gerektiğini ifade etti. TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı da, ülkenin enerji gereksiniminde tam bir dışa bağımlılık yaşandığını belirterek, zaten var olan bu bağımlılığın yeni düzenlemelerle niteliksel bir dönüşüm geçirerek çok uluslu sermayeye tümüyle bağlı hale gelmeyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Jeotermal kaynağın yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmeyen, ucuz ve güvenilir çevre dostu bir enerji olduğunu vurgulayan Soğancı, beslenmenin üzerinde bir tüketim olmadıkça jeotermal kaynakların tükenmesinin de söz konusu olmadığını kaydetti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net