www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Ayıplı kampanya
Ziraat Mühendisleri Odası’nın başını çektiği tepkiler üzerine, genetiği değiştirilmiş tohumların önünü açan düzenleme Tohumculuk Yasa Tasarısı’ndan çıkarıldı. “GDO’lu tohum satma” hevesleri kursaklarında kalan tohumculuk firmaları, ZMO Başkanı Gökhan Günaydın’ı karalama kampanyası başlattı.

‘Nimet şirketlere, külfet halka!’
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 3 elektrik dağıtım bölgesinin özelleştirilmesine yönelik ihale ilanını yargıya taşıdı. EMO Başkanı Kemal Ulusaler özelleştirmeyi, “nimet şirketlere, külfet halka” şeklinde değerlendirdi.

Gıda yönetmeliği yargıdan döndü
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, gıda güvenliğini hiçe sayarak, alanında herhangi bir uzmanlığı bulunmayan ustaları, kısa süreli eğitimlerle sorumlu yönetici olarak görevlendirmenin önünü açan yönetmeliği Danıştay tarafından durduruldu.


Ayıplı kampanya
Onur Bakır
Tepkiler üzerine genetiği değiştirilmiş tohumların önünü açan düzenleme, Tohumculuk Yasa Tasarısı’ndan çıkarıldı. Hevesleri kursaklarında kalan tohumculuk firmaları ise Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın’ı hedef tahtasına koydu. Karalama kampanyasının başını ise Monsanto’nun maaşlı elemanları ve uluslararası tekellerin eski ve yeni taşeronları çekiyor.
Meslek odaları, kitle ve çevre örgütlerinin tepki ve uyarılarının ardından, genetiği değiştirilmiş tohumların önünü açan “biyoteknolojik yöntemlerle geliştirilmiş olan” ifadesi Meclis görüşmeleri sırasında tasarıdan çıkarıldı. Tasarıya karşı yürütülen muhalefetten rahatsız olan tohumculuk firmaları ise karşı saldırıya geçti.
Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği Başkanı Alev Kutay, ZMO’nun açıklamasına verdiği yanıtta Günaydın’a yönelik “bilgisiz”, “yazıklar olsun” gibi ifadeler kullanarak, “Mensubu olduğum ZMO’nun hangi ellere kaldığını görmek 38 yıllık ziraat yüksek mühendisi olarak beni üzüyor” dedi. Tohumculuğu tekellerin insafına terk edecek olan tasarıyı “yabancıların tekelinden kurtulmak” için desteklediklerini öne süren Kutay, tasarının genetiği değiştirilmiş tohumların önünü açmayacağını da öne sürdü. Kutay, Günaydın’ı “ortalığı karıştırmak” ile suçladı.
“Yüzde 100 yerli sermaye ile kurulmuş bir şirketin yönetim kurulu başkanı” olduğunu belirten, “tohumculuğu dışa bağımlılıktan kurtarmak için yıllardır emek verdiğini” iddia eden Alev Kutay’ın ticari kariyeri ise ilginç detaylarla dolu. CIBA isimli İsviçreli bir firmaya uzun yıllar hizmet veren Kutay, 1997-2004 yılları arasında da Deltapain isimli pamuk tohumu üreten Amerikan şirketinin İzmir’deki Türkiye biriminin yöneticiliğini yaptı. Kutay o dönemde basına verdiği demeçte “bir ABD şirketinin Güneydoğu’ya yatırım yapmasının ne kadar önemli olduğunu” anlatıyordu...
Kutay’ın başkanlığını yaptığı Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği’nin (Türkted) kimi temsil ettiği ise tarım camiasında tartışma konusu. Derneğin ayçiceği tohumu konusunda yaptığı bir toplantıya, Türk-Ted’ten iki kişi katılırken, diğer katılımcıların dağılımı ise şöyleydi: “Monsanto (5), Syngenta (5), Pioner (3), Advanta (2).
Taşeronlara dikkat!
Günaydın’a karşı başlatılan kampanyanın bir diğer aktörü ise Türkted eski başkanı, Anadolu Tohum Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Batur. Batur’un yüzde 53 hissesine sahip olduğu şirketin hisselerinin yüzde 47’si Fransız Vilmorin şirketine ait. Anadolu Tohum’un sattığı tohumların çoğunluğu da Vilmorin ve onun ortağı olan Fery Morse’a ait. Şirketin web sitesinde yer alan bir filmde Anadolu Tohum’la ilgili “Uluslararası tohum firmalarının distribütörlüğünü yapan şirket” ifadesi yer alıyor.
Ziraat Yüksek Mühendisi İbrahim Hamit Esin ise, ZMO Başkanı Günaydın’ı “kamuoyunu yanlış ve yanlı” bilgilendirdiği için telin ederek, istifaya çağırıyor. Yazısında kendisinden “ülke tarımının gelişmesi adına her türlü çabayı gösteren” biri olarak bahseden Esin, Monsanto isimli tekel adına toplantılara katılıyor!
Günaydın: ‘Sürpriz değil’
ZMO Başkanı Günaydın, aleyhinde yazılan ve mail gruplarında dolaşan yazılar üzerine, “kamuoyuna zorunlu açıklama” başlıklı bir yanıt verdi. Tepkilerin “sürpriz” olmadığını belirten Günaydın, “ZMO’nun halktan, ziraat mühendisinden, üreticiden, doğadan yana izlediği sağlam politikalar, doğal olarak karşıtını da üretecektir” dedi. “Türkiye’ye Genetiği Değiştirilmiş Organizma satıp para kazanma” hevesinde olanların telaşa kapıldığını belirten Günaydın, “Taşeronluk yapmaktan vazgeçin” çağrısında bulundu. Her türlü platformda tartışmaya hazır olduğunu kaydeden Günaydın, “Tersini arzu edenler ise, kişisel ve örgütsel kararlılık ile karşılaşacak ve yanıtlarını her ortamda, açıkça ve hak ettikleri gibi alacaklardır” dedi.


Başa dön


‘Nimet şirketlere, külfet halka!’
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 3 elektrik dağıtım bölgesinin özelleştirilmesine yönelik ihale ilanını yargıya taşıdı. EMO Başkanı Kemal Ulusaler özelleştirmeyi, “nimet şirketlere, külfet halka” şeklinde değerlendirdi.
EMO, 3 elektrik dağıtım bölgesinin özelleştirilmesine yönelik ihale ilanının iptali için yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay 13’üncü Dairesi’nde dün dava açtı. EMO Başkanı Kemal Ulusaler, dava gerekçelerini basın toplantısı düzenleyerek duyurdu. Ulusaler, “Getirilen sistem, bütünüyle şirketlerin kârlarını garanti etmek, bunun külfetini de tarifeler yoluyla halka yıkmaktan ibarettir” dedi.
Ulusaler, İhale şartnamesinin kamuoyundan gizlendiğini, özelleştirmenin şeffaflık içinde değil karanlık bir ortamda sürdüğünü söyledi.
Ulusaler, elektrik tüketiminin yoğun, kayıp kaçak oranının ise düşük olduğu üç bölgenin özelleştirildiğini belirterek, “kârlı” bölgeleri elinden çıkaran TEDAŞ’ın ilerleyen süreçte mali açmaza düşeceğini kaydetti. Ulusaler, “Kayıp kaçağın görece düşük olduğu bu bölgelerin hemen satışa çıkarılması özelleştirmedeki kayıp kaçak oranının düşürülerek, hizmet kalitesinin yükseltilmesi amacına da aykırılık oluşturmaktadır” dedi. İşletme hakkı devir bedelinin ve dağıtım hatlarında yapılacak yatırımların, tarifeler yoluyla halka çıkarılacağını bildiren Ulusaler, halkın sırtına bir yük daha bineceğini ifade etti.
‘Gelir tavanı’ belası
Ulusaler, şirketlere bir de “gelir tavanı” garantisi verildiğine dikkat çekerek, şirketlerin gelir tavanına ulaşmak için tarifeleri yükseltebileceğini ve enflasyonu tarifelere yansıtabileceğini kaydetti. Bu sistemi, kullanılmayan elektrik için para ödenen alım-garantili sözleşmelere benzeten Ulusaler, şirketlerin kârları güvence altına alınırken, halkın başına yeni bir bela sarıldığını ifade etti. Ulusaler, yatırımlarla ilgili hiçbir denetim mekanizmasının getirilmediğine işaret ederken, kamu hizmetlerinin özele devrinde zorunlu olan “imtiyaz sözleşmesi”nin de imzalanmadığını dile getirdi.
İhale ilanında yabancılara sınırlama getirilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu söyleyen Ulusaler, “Yabancılar elektrik sektöründe hakim duruma gelebilir” uyarısını yaptı. Dağıtım şirketlerinin üretim şirketleri de kurarak, kendi şirketlerinden elektrik almalarının mümkün olduğuna dikkat çeken Ulusaler, “Diğer yandan ülkedeki tüm dağıtım bölgelerinin bir şirketin elinde toplanmasının önünde hiçbir yasal engel bulunmamaktadır. Şirketlere dikey ve yatay bütünleşme olanağı tanınarak, kamu tekelinin özel tekele dönüştürülmesi söz konusudur” diye konuştu. Ulusaler, elektrik özelleştirmelerinin takipçisi olacaklarını, yeni ihalelere de dava açacaklarını bildirdi.

Enerji lisans ve iptalleri...
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 13 firmaya elektrik, 2 firmaya doğalgaz, 7 firmaya petrol, 1 firmaya ise sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) lisansı verildi. EPDK ayrıca, 3 firmanın madeni yağ, depolama ve dağıtıcı lisanslarını iptal etti.


Başa dön


Gıda yönetmeliği yargıdan döndü
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, gıda güvenliğini hiçe sayarak, alanında herhangi bir uzmanlığı bulunmayan ustaları, kısa süreli eğitimlerle sorumlu yönetici olarak görevlendirmenin önünü açan yönetmeliği Danıştay tarafından durduruldu.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, “Gıda ve Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeleri Üreten İşyerlerinin Çalışma İzni ve Gıda Sicili ve Üretim İzni İşlemleri ile Sorumlu Yönetici İstihdamı Hakkında Yönetmelik”te yaptığı değişiklikler ile kapsamı genişletip, halkın gıda güvenliğini hiçe saydığını, ancak ZMO olarak iptal ve yürütmenin durdurulması davası açtıklarını ifade etti. Danıştay 10’uncu Dairesi’nin, yönetmeliğin “ustaların sorumlu yöneticilik yapmalarını” getiren maddenin yürütülmesini tümüyle durdurduğunu kaydeden Günaydın, bu kararın aynı zamanda tüketicinin uzman mühendisin denetiminde üretilen güvenli gıdalara erişme hakkına yeniden sahip olması anlamına geldiğini dile getirdi.
Geçici işçiye kadro müjdesi
Türkiye’nin kanayan yaralarından birisi haline gelen geçici işçilik sorununun çözümü için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın ilk adımı atarak başlattıkları çalışmayı tamamladığı ve oluşturulan taslağa göre 210 bin geçici işçinin, kadrolarının daimi hale getirileceği öğrenildi. Bakanlar Kurulu’nun konuyla ilgili olarak geçen hafta aldığı prensip kararının ardından geçici işçilerle ilgili olarak Çalışma ve Maliye bakanlıkları bürokratları konu üzerinde başlattığı çalışmayı tamamladı. ANKA’nın edindiği bilgiye göre, toplam 210 bin geçici işçiden, mahalli idarelerde çalışan 110 bin geçici işçi, daimi kadrosuna kavuşacak. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde çalışan 100 bin kişi ise Devlet Memurları Yasası’nın 4-B maddesinde düzenlenen “sözleşmeli personel” statüsüne aktarılacak. Ancak bu gruptakilerin de sürekli işçi kadrosuna alınabileceği, buna ise bakanlar düzeyinde karar verileceği kaydedildi.
Çorum’da AKP’nin adaletsizliği
AKP’li Çorum Belediyesi’nde başkan yardımcıları ile müdürlerin nema alacakları tam ödenirken, işçilerin alacakları ise iki taksit halinde verildi. Bu adaletsizlik işçilerin tepkisini çekti. Hesap İşleri Müdürlüğü önünde sıraya giren belediye işçileri, nemalarını almanın mutluluğunu yaşarken, ödemelerin yarısının yapılmasına ise bir anlam veremediklerini belirttiler. Burada açıklama yapan Hizmet-İş Çorum Şube Başkanı İbrahim Eceviş, bu uygulamanın adil bir davranış olmadığını dile getirdi. “Adaletli yönetici, ilk önce personelinin alacağını öder, sonra da kendi alacağını tahsil eder” diyen Eceviş, Ramazan Bayramı öncesi nema ve ikramiye alacaklarının ödenmesini istediklerini bildirdi.
Yusufeli Barajı için kredi
Türkiye’nin Ilısu’dan sonra en büyük ikinci baraj yatırımı olarak nitelendirilen Yusufeli Barajı için kredi anlaşması imzalandı. Aralık ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından temeli atılacak olan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santralı 800 milyon dolara mal olacak. Barajı Doğuş İnşaat liderliğindeki çokuluslu konsorsiyum inşa edecek. DSİ Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, Yusufeli Barajı ve HES için uzun süredir devam eden kredi görüşmeleri tamamlanarak imzalar atıldı. Müteahhit konsorsiyum tarafından yurtdışından kredinin bulunmasının ardından Gürcistan’dan Karadeniz’e dökülen Çoruh Nehri üzerinde kurulacak baraj için Gürcistan’la da görüş birliğine varıldı. Gürcistan’daki ilgili makamlara bir yazı gönderilerek, giden suyun azalmayacağı taahhüdü verildi. Gürcistan da baraj için olumlu görüş bildirdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net