www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Tehcir gibi öneri
AKP’li Yaşar Yakış, Fransa’da gündeme getirilen Ermeni soykırımının inkar edilmesini suç sayan yasaya misilleme olarak, Türkiye’deki 70 bin kaçak Ermeni işçinin ülkelerine gönderilmesini önerdi. Yakış’ın, bu önerisi için sunduğu gerekçe de ilginç: “Diyeceksiniz ki, hatayı yapan Fransa, cezalandırılan Ermenistan. Ancak Ermenistan’ın da kendi sorumluluklarını bilmesi lazım” dedi.

Cemil Çiçek’ten gazeteciye ‘kimden yanasın’ azarı
Bakanlar Kurulu’nda Fransa Parlamentosu’nda oylanacak olan, “Ermeni Soykırım iddialarını inkar edenlerin cezalandırılması” tasarısı tartışılarak, Fransa’nın yanlış yaptığı ifade edildi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bu tasarıya karşı AKP’li milletvekillerinin de Cezayir katliamına ilişkin yasa teklifi verdiklerini hatırlatan gazeteciyi, “sen kimden yanasın” diye azarladı.


Tehcir gibi öneri
AKP Düzce Milletvekili ve TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, Fransa’da Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan yasa teklifine karşılık, Türkiye’ye yönelik ‘soykırım’ eleştirilerine haklılık kazandırabilecek bir öneride bulundu. Türkiye’deki 70 bin kaçak Ermeni işçinin ülkelerine gönderilmesini öneren Yakış, “Diyeceksiniz ki, hatayı yapan Fransa, cezalandırılan Ermenistan. Ancak Ermenistan’ın da kendi sorumluluklarını bilmesi lazım” dedi.
‘70 bin Ermeniyi gönderelim’
Düzce Sanayici ve İşadamları Derneği’nin Taşlı Otel’de önceki akşam düzenlediği, ‘2006 Yılı Düzce ve Ekonomi’ konulu söyleşisine katılan Yakış, Fransa’da yaşayan 400 bin Ermeninin oluşturduğu lobinin Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan yasa teklifinin kabul edilmesi için büyük baskı oluşturduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllatif Şener’in de katıldığı söyleşide konuşan Yakış, Ermenilerin Fransa’daki bu lobi faaliyetlerine karşı ‘tehcir’ gibi de yorumlanabilecek bir misilleme önerisinde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de 70 bin kaçak Ermeni işçisi çalışıyor. Şimdi Türk makamları hiç ileriye gitmeden, yasaların emrettiği şekilde, ‘kaçak çalışıyorsun, çalışamazsın’ dediği zaman bunlar sıkıntı çekecekler. Mesela Gürcistan, kendi topraklarında iki Rus subayın casusluk yaptığını tespit ederek sınır dışı etti. Bunun üzerine Rusya kendi topraklarındaki Gürcüleri geri göndererek büyük tepki gösterdi. Yani Türkiye’de kaçak olarak çalışan Ermenilerin geriye gönderilmesi Ermenistan’ın canını sıkacaktır. Diyeceksiniz ki, ‘hatayı yapan Fransa, cezalandırılan Ermenistan’; ama Ermenistan’ın da kendi sorumluluklarının bilincinde olması lazım.”

Ecevit, Gül ve Erdoğan’a
   Yargıtay’dan inceleme
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ermeni soykırım iddialarına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde, devlet başvurusu yapmamaktan 2001 yılından bu yana görev yapmış Başbakan ve Dışişleri bakanları aleyhine yapılan “görevi kötüye kullanma” ve “Türklüğü aşağılama” suçlamasını işleme aldı.
Avukat Sedat Vural, 2001’den bu yana başbakanlık yapmış Bülent Ecevit, Abdullah Gül ile Dışişleri Bakanlığı yapmış İsmail Cem, Yaşar Yakış hakkında “görevi kötüye kullanmak” ve “Türklüğü aşağılamak”tan suç duyurusunda bulundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 29 Eylül 2006’da 19156 sayı ile başvuruyu işleme koydu. Sedat Vural, şikayetini şu gerekçelere dayandırdı:
“Şüphelilerin anayasal ve yasal görev yetkileri olduğu halde hak ve adalete, uluslararası hukuka bu bağlamda AİHM’e açıkça aykırı Fransa’nın 2001 yılında, birçok Avrupa ülkesinin bu yıldan sonra kabul ettiği ‘Ermeni Soykırım’ yasalarına karşı bu sözleşmeye taraf AB üyeliğine aday bir ülke olarak, bu sözleşme ile getirilen uluslararası koruma mekanizması konumunda bulunan AİHM’e sözleşmenin 33. maddesi gereği ‘devlet başvurusu’ yapılmaması sonucu soykırım yaftasının Türk halkının ve bu halktan biri olarak şahsımın boynuna asılmasına sebep ve seyirci kalınması.”

DİSK, Ermeni sorununda diyalog önerdi
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu, Ermeni sorununda diyalogdan başka bir çözüm olmadığını belirtti. DİSK Yönetim Kurulu imzası ile dün yapılan yazılı açıklamada, Fransız Ulusal Meclisi’nin gündemine geçtiğimiz mayıs ayında getirilen ve 12 Ekim tarihinde yapılacak oturumda yeniden ele alınacak olan “Ermeni soykırımının inkarının cezalandırılması”nı öngören yasanın kabul edilmesi halinde, diyalog yollarının kapatılmış olacağını dile getirdi.
Açıklamada şöyle denildi: “Geçmişten bugüne uzanan bu sorun tarihçilerin değil, siyasetçilerin gündeminde ve inisiyatiflerinde geliştiği için sadece iki tarafta da milliyetçiliği yükselten bir sorun yumağı olmakla kalmayıp, uluslararası planda da bir ateş topuna dönüşerek ellerimizi yakmaya devam etmektedir.”
Konunun Fransa Ulusal Meclisi’nde bu biçimde gündeme alınmasının doğru olmadığının belirtildiği açıklamada, “Konunun uzman tarihçilere bırakılmasını öneriyoruz” denildi. Açıklamada ayrıca, dünyanın saygın, soruna özgü bilgiye sahip araştırmacı tarihçilerden oluşturulacak bir “Ortak Komisyon”da ele alınmasının, halklar arasında hoşgörü, dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesine hizmet edecek bir adım olacağı belirtildi.
Türk-İş kınadı
Türk-İş Başkanı Salih Kılıç ise, Fransa’nın Ermeni soykırım yasa tasarısını Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri John Monks’a ve Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) Genel Sekreteri Guy Ryder’a bir mektup göndererek kınadı.
Kılıç, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Fransa’nın sömürgesi Cezayir’de meydana gelen olayları ve Fransız hükümetinin soykırım suçlamalarına karşılık “geçmişi tarihçilere bırakalım” şeklinde yanıt verdiğini hatırlattı.
Kılıç, 16 Ekim 2006 tarihinde Brüksel’de yapılacak ETUC İcra Kurulu toplantısında da soykırım iddialarıyla ilgili bir konuşma yapacak.
Türk-İş’e bağlı TEKGIDA-İŞ sendikası ise, Fransız mallarını boykot kampanyası başlattığını duyurdu.

Rehn, Fransız parlamenterleri sorumlu davranmaya çağırdı
AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Ermeni soykırımının inkar edilmesini suç sayan yasanın Fransa’nın ve Fransız parlamenterlerin “sorunu” olduğunu belirterek, “Ancak bu, AB-Türkiye ilişkilerinde ağır sonuçlar getirecektir” dedi. Söz konusu tasarının Fransız parlamentosunda onaylanması olasılığından endişe duyduğunu belirten Rehn, bu tür bir gelişmenin Türkiye ile AB arasındaki diyaloğu canlandırmak yerine, olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.
Rehn, yasa tasarısının Fransa’da onaylanması halinde Ermeni meselesine ilişkin tartışmaların da bloke olacağını, Türkiye’de fikir özgürlüğü adımlarının zarar göreceğini söyledi.
Olli Rehn, açıklamasında, Ankara’da yaptığı son temaslara da değindi ve Türklerin, Türkiye’de daha fazla düşünce özgürlüğü isteyen Fransa’nın kendi yasalarıyla bu özgürlüğü kısıtladığını düşündüklerini belirtti.
Rehn, Fransız parlamenterleri “sorumluluklarını üstlenmeye” davet etti ve “Fransız parlamenterleri bu yasa tasarısının sonuçlarını dikkate almaya çağırıyorum. Hedefimiz bu sorunun ciddi tartışmalar çerçevesinde değerlendirilmesidir. Fransız parlamenterlere, bilinçli olacakları konusunda güveniyorum. Bu konuda sorumlu olmamız gerektiği için açıklamamı kamuoyuna da yansıtıyorum” dedi.

Erdoğan: Fransa kendine baksın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ermeni sorununa ilişkin, Fransza İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’nin istediği üç şarta karşı, “Fransa önce kendine baksın” yanıtını verdi.
Fransa Parlamentosu’nda 12 Ekim günü görüşülecek olan Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza öngeren yasa teklifiyle ilgili Fransa İçişleri Bakanı, UMP Lideri Nicolas Sarkozy’nin şart koştuğu üç şarta telefon görüşmesi ile yanıt verdi.
Başbakanlık’tan alınan bilgiye göre, Başbakan Erdoğan geçtiğimiz hafta Sorkozy’yi genel başkan sıfatıyla arayarak, tasarının iki ülke ilişkilerine zarar vereceğini ayrıca demokrasi ve özgürlüklerle bağdaşmayacağını ve kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erdoğan, Sarkozy’ye bu konuda neler yapılabileceğini sorarken, Sarkozy konuyu değerlendirip kendisine döneceği yanıtını verdi.
Sarkozy geçen hafta aramıştı
Sarkozy geçtiğimiz Salı günü Erdoğan’ı arayarak, “Soykırımı araştıracak komisyonda tarihçilerin yer alması şartı olmaması, TCK’nın 301’inci maddesinin kaldırılması ve Ermenistan ile Türkiye sınırının açılmasını sağlanması” önerilerini sundu. Başbakan Erdoğan ise Sarkozy’nin bu önerilerine karşı Türkiye’nin “açık ve şeffaf” olduğu yanıtını verdi.
TCK’nın 301’inci maddesinin bu konuyla hiçbir ilgisi bulunmadığını savunan Başbakan Erdoğan, soykırım iddialarının inkarını suç sayan teklif sebebiyle Fransa’nın Türkiye’ye “söz söyleyecek durumda olmadığını” vurguladı. Erdoğan, “Fransa, Türkiye’ye söz söyleyecek durumda değil, önce kendine baksın” dedi. Başbakan Erdoğan, sınır kapısına ilişkin öneri konusunda da “önce, Türkiye’nin iyi niyetli yaklaşımına, Ermenistan’ın da iyi niyetli yaklaşım göstermesi gerektiğini” ifade etti.


Başa dön


Cemil Çiçek’ten gazeteciye ‘kimden yanasın’ azarı
Bakanlar Kurulu’nda Fransa Parlamentosu’nda oylanacak olan, “Ermeni Soykırım iddialarını inkar edenlerin cezalandırılması” tasarısı tartışılarak, Fransa’nın yanlış yaptığı ifade edildi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bu tasarıya karşı AKP’li milletvekillerinin de Cezayir katliamına ilişkin yasa teklifi verdiklerini hatırlatan gazeteciyi, “sen kimden yanasın” diye azarladı.
Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısı dış politika ve Fransa’da oylanacak olan Ermeni soykırımını inkarın cezalandırılmasına ilişkin tasarı ağırlıklı oldu. Toplantı sonrası bilgi veren Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Fransa’nın çok büyük yanlış yaptığını, “yalana yalan demenin” cezalandırılmak istendiğini, bunun hiçbir zaman kabul edilemeyeceğini kaydetti. Çiçek, AB’nin bir taraftan “fikir özgürlüğü” derken, bir taraftan da AB’nin en büyük ülkesi Fransa’da böyle bir konunun gündeme gelmesinin yanlış olduğunu söyledi.
ASO Başkanı Fransa’ya gidiyor
Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, Fransız işadamlarına Türkiye’yle olan ticari ilişkilerinin tehlikeye gireceği uyarısında bulunacağını belirtirken, vatandaşlardan da Fransız mallarını sokakta yakmamalarını istedi. Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın da katıldığı ASO Yönetim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 12 Ekim’de “Ermeni soykırımını reddetmek için” Fransa’ya yapacağı ziyarete ilişkin olarak “geri dönmezsem hakkınızı helal edin” dedi. Bir oda başkanı olarak “kanına dokunduğu için böyle bir işe girdiğini” savunan Çağlayan, “Bir yandan adalet ve insan haklarından fikir ve düşünce özgürlüğünden bahsederken, diğer yandan ‘bunu söylersen seni suçlarım’ diyeceksin. O zaman ben suçlanmaya geliyorum. Ben gidip ‘Ermeni soykırımı yoktur, bu sözde bir safsatadır’ diyeceğim” dedi. Perşembe günü Paris Sanayi ve Ticaret Odası’na giderek Fransız sanayicilerle görüşeceklerini ifade eden Çağlayan, Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin görüşmelerin ticari boyutlarda Fransa’ya ne kaybettireceğini anlatacaklarını kaydetti. Çağlayan, Fransız işadamlarının özelleştirme ihalelerine giremeyeceklerinin çok net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini savundu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net