Birleşik Metal-İş’in araştırmasına göre, son 1 yılda enflasyondaki artış, en yoksul yüzde 20’lik dilim için yüzde 11,54’ü buldu. Birleşik Metal-İş Araştırma Dairesi tarafından yapılan araştırmada, geçen yılın eylül ayından bu yana enflasyonun en yoksul yüzde 20’lik dilim için yüzde 11,54’e yükseldiği belirtildi. Aynı dönemde en zengin yüzde 20’lik dilimdekiler için enflasyonun yüzde 10,65 olarak gerçekleştiği ifade edilen araştırmada, TÜFE’nin yılbaşından bu yana en yoksul yüzde 20’lik dilim için yüzde 7,15, en zengin yüzde 20’lik dilim için yüzde 7,19 düzeyine yükseldiği kaydedildi.
Araştırmada, eylül ayında özellikle eğitim ve gıda harcamaları içerisinde yer alan kimi ürünlerdeki yüksek fiyat artışının enflasyonu yukarı çektiği dile getirildi. Enflasyondaki artışta, ramazan ayının, gıda, ve okulların açılmasının eğitim harcamalarını yükseltmesinin belirleyici olduğu ifade edilen araştırmada, TÜFE’nin bir önceki aya göre en yoksul yüzde 20 için yüzde 1,65, en zengin yüzde 20 için yüzde 1,11 olduğu bildirildi.
Fiyatı artan ürünler
Araştırmada, gıda, giyim ve eğitimdeki fiyat artışlarının yüzde 3’e yaklaştığı, özellikle okul harcamalarındaki artışın dar gelirlilerin ekonomik durumunu olumsuz etkilediği belirtildi.
Araştırmaya göre, dar gelirlilerin ekonomisini en çok etkileyen ürünler ve bu ürünlerin fiyatlarındaki artış oranları şöyle:
Birleşik Metal-İş Sendikası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, enflasyon hedefinde ciddi bir sapma yaşandığı belirtilerek, bu durumdan emekçilerin çok ciddi bir biçimde etkilendiği kaydedildi. Enflasyonun çoğu zaman ücretleri baskı altında tutmanın bir aracı haline getirildiği dile getirilen açıklamada, enflasyonun her toplumsal kesime farklı yansıdığı vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi:
“Eylül ayı enflasyonunda özellikle gıda ve eğitim ile ilgili ürünlerdeki artışlar dikkat çekicidir. Bu durum dar gelirlinin daha da yoksullaşması sonucunu doğurmaktadır. Fiyatlardaki ciddi artışların zorunlu harcamalarda daha fazla olduğu görülmektedir. Bu durum enflasyona tam olarak yansımamaktadır. Oysa ücretlinin tüketim tercihleri madde düzeyinde belirlenerek, ücretliler için ayrı bir enflasyon belirlemesi bir gerekliliktir. Emekçiler toplu pazarlık süreçlerinde enflasyon rakamları ile sınırlandırılmak istenmektedir. TÜİK bu anlamda şeffaflaşmalı ve emek örgütlerinin denetimine açılmalıdır.”
Başa dön