www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



301 kaldırılsın
İfade ve basın özgürlüğünü kısıtlayan 301. maddenin yoruma açık olması davları da peş peşe beraberinde getirdi. Çevirmenlere açılan dava ve Elif Şakak davası ile tepki toplayan maddenin kaldırılması isteniyor.

AKP’yi tüccarlar yönetiyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “tüccar siyaset mantığı” AKP yönetiminde hayat buldu. İl kongrelerini yeni tamamlayan AKP’de 80 il başkanından 31’i tüccar, 6’sı da sanayici. Tabanının yüzde 56.53’ü ilkokul, yüzde 12.42’si ortaokul mezunu olan AKP’de, il başkanlarından sadece 2’si ilköğretimden, yüzde 67.90’ı üniversite, yüzde 14.81’i ise yüksekokul mezunu.


301 kaldırılsın
Serpil Savumlu
Elif Şafak davası ile yeniden tartışılmaya başlanan TCK’nın “Türklüğe hakaret” fiilini düzenlenen 301. maddenin kaldırılması isteniyor. Hukukçular, 60’tan fazla kişinin halen yargılandığı bu maddenin,düşünce özgürlüğü ve yazınsal hayat karşısında bir tehdit oluşturduğunu söyledi.
Kara leke: 301
İfade özgürlüğünü sınırlayan ve kolayca uygulanan eski Türk Ceza Kanunu 159. madde, yeni TCK 301. madde düzenlemesi ile çok daha kolay uygulanır hale geldi. Madde daha yürürlüğe girmeden Türkiye’de “ifade özgürlüğü kısıtlanacak” tartışmaları yürütülürken Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in “TCK’nın 301. maddesi sokaktaki vatandaşları değil entellektüelleri ‘aydınları’ ilgilendiren bir sorundur” demesi adeta uygulamanın bugün geleceği noktayı gösterdi. Bugün TCK 301. maddeden yazar, aydın hatta çevirmenlere açılmış davalar, Çiçek’i doğruladı.Hukukçular Türkiye demokrasisi açısından kara leke olarak ifade edilen TCK 301. maddenin derhal kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
Fikir suçluları
Kopenhag Kriterleri’ne uyum çalışmaları çerçevesinde hazırlanarak 1 Haziran 2005’te yürürlüğe sokulan yeni TCK ile yapılan değişiklikler, “insan hak ve özgürlükleri önemsendiği beklentilerinin oluşmasına neden oldu. Ancak hükümet, otoritesinden vazgeçmemek için AB yolunda attığı “demokratik” adımlardan vazgeçti. Yeni TCK’nın 301. maddesi ile gazeteci, sanatçı, aydın ve yazarın yeni fikir suçluları olarak hapse girmesi olasılığı ortaya çıktı. “Türklüğü, Cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama” şeklinde düzenlenen bu madde son zamanlarda demoklesin kılıcı gibi “eleştiri haktır” diyen herkesin başında dolanmaya başladı.
Pamuk davası ile ünlenen, Elif Şafak davası ile ününün doruk noktasında ulaşan 301 ile ilgili gazetemize konuşan Avukat Fikret İlkiz, 301. maddenin derhal kaldırılması gerektiğini dile getirerek maddenin Türkiye’de yazınsal hayatı olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekti. Yazınsal ürünler nedeni ile birçok kişiye davalar açıldığını dile getiren İlkiz, “Sürekli gazeteciler ve yazarlara bu madde üzerinde davalar açılıyor; bu da ifade özgürlüğünün ne kadar etkilendiğinin göstergesi. İfade özgürlüğünün önünde olan tüm yasalar kaldırılmalıdır” dedi.
Açık başka maddelerle kapatılıyor
Avukat Kamil Tekin Sürek ise, yasa maddelerinin biri tepki çektiği zaman maddenin kaldırıldığını ancak daha sonra o maddenin açığının başka maddelerle kapatılmaya çalışıldığını belirterek bunu TMY’nin 8.ve diğer maddeleri ile örneklendirdi. Sürek, basın özgürlüğünün genişletilmesi ve ifade özgürlüğünün korunması konusunda özgürlükçü bir tutumun olmamasından yakındı. Hükümetin AB uyum paketleri adı altında attığı adımlara dikkat çeken Sürek, özgürlüklerin genişletilmesi noktasında samimi adımların atılmadığını bildirdi.

301 KABA GÜCÜN ADI OLUYOR
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu
Ben bu ceza maddesine Anayasa ve insan hakları açısından bakıyorum. Maddede hakaret ve aşağılama ile verilen beyanlar ile düşünce özgürlüğü arasında doğrudan bağlantı kurulmaya çalışılıyor. Amacı olan açıklamalar suç oluşturmaz deniliyor ancak maddenin ilk üç hükmü düşünce açıklamaları sonucu oluşturulan hükümler. Öyleyse madde suçun her halükarda düşünce suçuna kaymasını da beraberinde getiriyor. 301. madde “Türklüğü, cumhuriyeti ve yargı organlarını” yani devlet organlarını “koruma” altına alıyor. Ancak diğer devlet organları madde içinde değerlendirilmiyor. Örneğin “Üniversiteler dökülüyor” denilirse sorun yok ama “Yargı organları dökülüyor” denilse suç unsuru oluşturuluyor. Burada kurumlar arasında eşitsizlik yaratılıyor. İkincisi Türklük ne demek anlaşılmıyor. Bu da tehlikeli, zaten ne kadar tehlikeli olduğunu açılan davalardan görüyoruz. Uygulamanın ilk üç maddesinin düşünce suçu için uygulandığını yaşadığımız deneyimler gösteriyor. Maddenin ilk öğesi olan Türklük öğesini faşist eğilime sahip olan kişiler kaba gücü meşru kılmak amacı ile bu maddenin acımasız bir şekilde uygulanması için faaliyetlerini uygulamaktan geri çekilmiyor. 301, siyasal amaçlarla kullanabilen bir maddedir. Savcılar ve hakimler de harekete geçtiklerine göre bu kaba güç yargı organlarını da etkisi altına almış oluyor. 301, kurumların saygınlığını zedeleyici uygulamalara yol açmıştır. AKP Hükümeti 301’e dokunmama iradesini göstermiştir. Bir uygulamayı görelim diyorlar. Oysa çok kişi mağdur ediliyor. Sanık sandalyesine oturtuluyor. Yaptırım uygulanmış oluyor. Bunları hapse atıp atmamak ilkel bir düşüncedir. Türkiye’nin tartışacağı bir konu değildir. Niçin biz Anayasa Mahkemesi’ni eleştirdiğimiz için yargı önüne çıkarıldık? Resmi görevimiz çerçevesinde eleştiri yaptık, ancak yine 301. maddeden yargılandık. İfade özgürlüğümüz, görevimiz dolayısıyla sanık sandalyesine oturtulduk.

“Hakimi bağlarım” diyen avukat
Elif Şafak davasında Büyük Hukukçular Birliği Başkanı Avukat Kemal Kerinçsiz ile birlikte, hırçın tavırlarıyla ekranlarda en çok görünen avukat olan Ahmet Ülger, Gazeteci Metin Göktepe’yi katletmekten yargılanan polislerin de avukatıydı. Gökepe davası boyunca her duruşmaya katılan tek sanık avukatı olan Ahmet Ülger, sanık polisleri hiç yalnız bırakmadı. Ülger, Fatma Girik’in, “Söz Fato’da” programıyla gündeme gelen görüntüleriyle “işbitirici avukat” namıyla şöhretini perçinledi.
Göktepe davasında yargılananlardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse, 13 Kasım 1998 tarihli duruşmada, Göktepe’yi dövenlerin içinde olduğunu söylediği polis memuru Yalçın Aydeniz’in, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sırasında orada görevli yakınlarınca kollandığını ifade etti.
Mahkemece tanık olarak Siirt’te ifadesi alınan Aydeniz’in, sanık avukatlarından Ahmet Ülger’in mahkemece yardımını aldığını vurgulaması, mahkemede yalancı tanıklık tartışmasına neden oldu.
Göktepe davası devam ederken, 7 Aralık 1998 günü, İstanbul’da da sanık polislerin avukatı Ahmet Ülger yargılanıyordu. 1997’nin Şubat ayında yayınlanan “Söz Fato’da” isimli programda izlenen gizli kamera görüntülerinde Ülger, “hakimi bağlarım”, “Metin Göktepe davası da hallolacak” diyordu. Ancak 7 Aralık 1998’de görülen duruşmada Ülger, delil yetersizliğinden beraat etti.

Elif Şafak davasında Büyük Hukukçular Birliği Başkanı Avukat Kemal Kerinçsiz ile birlikte, hırçın tavırlarıyla ekranlarda en çok görünen avukat olan Ahmet Ülger, Gazeteci Metin Göktepe’yi katletmekten yargılanan polislerin de avukatıydı. Gökepe davası boyunca her duruşmaya katılan tek sanık avukatı olan Ahmet Ülger, sanık polisleri hiç yalnız bırakmadı. Ülger, Fatma Girik’in, “Söz Fato’da” programıyla gündeme gelen görüntüleriyle “işbitirici avukat” namıyla şöhretini perçinledi.
Göktepe davasında yargılananlardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse, 13 Kasım 1998 tarihli duruşmada, Göktepe’yi dövenlerin içinde olduğunu söylediği polis memuru Yalçın Aydeniz’in, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sırasında orada görevli yakınlarınca kollandığını ifade etti.
Mahkemece tanık olarak Siirt’te ifadesi alınan Aydeniz’in, sanık avukatlarından Ahmet Ülger’in mahkemece yardımını aldığını vurgulaması, mahkemede yalancı tanıklık tartışmasına neden oldu.
Göktepe davası devam ederken, 7 Aralık 1998 günü, İstanbul’da da sanık polislerin avukatı Ahmet Ülger yargılanıyordu. 1997’nin Şubat ayında yayınlanan “Söz Fato’da” isimli programda izlenen gizli kamera görüntülerinde Ülger, “hakimi bağlarım”, “Metin Göktepe davası da hallolacak” diyordu. Ancak 7 Aralık 1998’de görülen duruşmada Ülger, delil yetersizliğinden beraat etti.

ROMAN KAHRAMANLARI DA CEZALANDIRILACAK
Ergin Cinmen
Türkiye’de zaten kendiliğinden gelişen bir otosansür var. 301. madde ile ilgili birçok dava açıldı artık bunun ucu nereye varacak bilemiyorum. Elif Şafak davası örneği de bunu gösterdi. Artık roman kahramanları da mı ceza kapsamına alınacak. 301. madde kesinlikle kaldırılmalıdır. Türkiye’nin bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var. Bunun dışında 301, madde kaldırılsa bile TCK’da bu kapsamda ele alınan birçok madde var. Ancak dediğim gibi ilk yapılması gereken maddenin derhal kaldırılmasıdır.

301’den yargılanan gazeteci ve yazarlar
Orhan Pamuk, Hrant Dink, Engin Aydın, Serkis Saropyan, Hasan Cemal, İsmet Berkan, Haluk Şahin, Murat Belge, E.Katırcıoğlu, Ferhat Tunç, İlhan Selçuk, İbrahim Kaboğlu, Baskın Oran, Emin Karaca, Zülkif Kışanak, Fatih Taş, Aziz Özer, Erkan Akay, Ersen Korkmaz, Necmettin Salaz, Mehmet Çolak, İrfan Uçar.
Son nokta : Çevirmenlere de dava açıldı
Amerikalı Yazar John Tirman’ın “Savaş Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin İnsani Bedeli” adlı kitabın çevirmenleri, düzenlenen ek iddianameyle hâkim karşısına çıktı. Aram Yayıncılık Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fatih Taş’ın yargılandığı dava dosyasına ek iddianameyle çevirmenler Lütfi Taylan Tosun ile Aysel Yıldırım da sanık olarak dahil edildi.

Kretschmer: 301 Şafak’la kapanmadı
AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Kretschmer, geçmişteki benzer davalarda olduğu gibi, Elif Şafak davasının da beraatla sonuçlanmasını “olumlu bir adım” olarak niteledi, ancak “konunun burada bitmediğini” belirtti.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın, “Almanak: Türkiye, Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim” adlı yeni yayınının tanıtımına katılan Kretschmer, çıkışta gazetecilerin Elif Şafak davası ve TCK’nın 301. maddesine ilişkin sorularını yanıtladı.
“Geçmişteki benzer davalarda da olduğu gibi, Elif Şafak’ın beraat etmesi olumlu bir adım, ancak konu burada bitmiyor” diyen Kretschmer, “fikirlerini demokratik şekilde ifade ettikleri için birçok kişi hakkında dava açılmasına neden olan 301. maddenin kaldırılması ya da en azından yeniden düzenlenmesi gerektiği konusunda ısrarcı olduklarını” kaydetti.

Sümerolog Çığ da 301’den yargılanıyor
Türk Ceza Kanunu’nun ‘Türklüğü aşağılamakla’ hükümleri içeren maddesi 301, kamuoyunda popülerlik kazanmış yazar ve aydınların yanı sıra bilim insanları açısından da tehdit oluşturuyor. Bunlardan birisi de dünyaca tanınan Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ oldu. 92 yaşındaki bilim kadını, “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında yaptığı türban eleştirisinden dolayı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle TCK’nın 301. maddesinden yargılanıyor. Sümerolog Çığ hakkında Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı, 9 aydan 1.5 yıla dek hapis cezası istiyor. Ayrıca kitabı yayınlayan Analiz Yayıncılık’ın sahibi İsmet Öğütçü de yazarla birlikte yargılanıyor.


Başa dön


AKP’yi tüccarlar yönetiyor
AKP Kıbrıs’ı karıştırdı mı?
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Başbakan Erdoğan’a, “KKTC’de milletvekili istifaları ve hükümetin düşürülmesi operasyonunu, sizin talimatınızla AKP Genel Başkan Yardımcısı Dişli’nin organize ettiği doğru mu?” diye sordu. Ersin, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın, partisinden bazı milletvekillerine istifa karşılığında 400-600 bin dolar rüşvet teklif edildiğini söylediğini belirtti.
İran elçisinden ‘uçak indirme’ açıklaması
İran’ın Ankara Büyükelçisi Firuz Devletebadi Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’nu (USAK) ziyareti sırasında, İran resmi heyetini taşıyan uçağın indirilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayarak, İran resmi heyetini taşıyan uçağın indirilmesi ve bekletilmesinin “hoşlarına gitmediğini”, ancak “insani bir hatanın” söz konusu olduğunu ve olayın büyütülmemesi gerektiğini söyledi.
Afganistan’daki cinayete takip
Dışişleri Bakanlığı, Afganistan’da öldürülen Mustafa Semih Tufal’ın katillerinin bir an önce yakalanarak cezalandırılması hususunun, Afgan makamları nezdinde takip edileceğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, kurtarılması için Afgan makamlarıyla yakın ve yoğun bir işbirliğinin sürdürüldüğü sırada Taliban tarafından öldürüldüğü anlaşılan Tufal’ın cesedinin dün (önceki gün), Hilman vilayeti yakınlarında köylüler tarafından bulunarak Afgan yetkililere teslim edildiği belirtildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net