AP heyeti DTP ile görüştü Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komitesi üyeleri Simon Coveney, Richard Howitt, Laima Andrikienne, John Attard Montallo, Helene Flautre ve Vittorio Agnoleto’dan oluşan heyet, Türkiye’deki temaslarına başladı. Cuma gününe kadar hükümet, parlamento, siyasi parti ve kitle örgütleriyle yoğun bir görüşme trafiği sürdürecek olana heyet, dün akşam saatlerinde DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile görüştü. Hilton Oteli’nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşme hakkında bilgi veren DTP Genel Başkanı Türk, Kürt sorununun çözümü ve bu sorunla bağlantılı ortaya çıkan gelişmeleri görüştüklerini söyledi. Ahmet Türk, PKK’ye yaptıkları ateşkes çağrısını hatırlatarak, sorunun çözümünde ateşkesin önemini AP milletvekillerine de anlattıklarını söyledi. Türk, Diyarbakır’daki katliamın da görüşmede ele alındığını ve toplumun provokasyonlara gelmemesi ve sağduyusunu koruması konusunda uyarısını tekrarladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de hak ihlalleri alanında yaşanan sorunları ve bölgede gerçekleştirilen provokasyonları AP heyetine de anlattıklarını ifade etti. “Onlar da hassasiyetle dinledi. Ancak görüş belirtmediler” dedi. Heyette yer alan bir AP milletvekili nin ANF’ye yaptığı açıklamada ise, özellikle Mart ayında yaşanan Diyarbakır olayları sırasında ve olayların akabinde Türk ordusunun oynadığı role dikkat çekildiğini söyledi. Gerçekleştirilecek bir ateşkes ortamının sorunun barışçıl ve demokratik çözümü için büyük bir fırsat sunacağını ifade eden milletvekilinin, yapılan değerlendirmelerde Türkiye’nin AB sürecinde Kürt sorununun çözümünün öncelikli ve ayrıcalıklı bir şekilde takip edilmesinin önemine de dikkat çektiği belirtti. Tecavüzden yargılanan 405 asker beraat etti Mardin’de 1994 yılında Ş.E’ye tecavüz ettikleri iddiasıyla Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 405 asker, delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Ş.E’nin avukatlarından Reyhan Yalçındağ, hukuki delillere rağmen delil yetersizliği gerekçesiyle 405 askerin beraat etmesinin skandal olduğuna dikkat çekerek, “İşkencecilere, tanıklıklara, delillere rağmen beraat veriliyorsa, bu ülkede bundan sonra hiç kimsenin işkence görmeme garantisi yoktur” dedi. 405 asker hakkında, ilk ol rak “Irza geçme” ve “Kötü muameleden” Mardin Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yaklaşık 1 yıl Mardin’de devam eden dosya daha sonra 23 Şubat 2005 tarihinde güvenlik gerekçe gösterilerek Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dava daha sonra iki dosya halinde sürdü. “Irza geçme” iddiasıyla Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada delil yetersizliği gerekçe gösterilerek 405 asker beraat etti. 405 askerin yargılandığı “kötü muameleden” açılan diğer dosya ise Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Kararın hukuki olmadığına dikkat çeken Ş.E’nin avukatı aynı zamanda İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı Reyhan Yalçındağ, “Dosyanın Çorum ve Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesinde bir sakatlık var. Güvenlik gerekçesiyle gönderiliyor. İçişleri Bakanlığı’ndan soruluyor, savcılık talep ediyor ve mahkeme dosyanın Çorum’da görülmesine karar veriyor. Tamamıyla hukuki bir karar olmaktan çıkıyor” diye konuştu. Olayın üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Yalçındağ, “Hepsi terhis olmuş. Rütbeliler de zaten tayini çıkmış gitmiş. Bugüne kadar bir kez dahi Mardin Ağır Ceza’da ifade vermemişler. Sadece birkaçı bulunduğu, yaşadığı ilde talimatla ifade verdi” dedi. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, avukatlar olarak mazeret bildirerek duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesini istediklerini söyleyen Yalçındağ, “Duruşmada beraat kararı veriliyor. Delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş. Şu an gerekçeli karar elimize geçmedi” diye belirtti. Dosyada hukuki delil olduğunu, Adli Tıp’ın tecavüze ilişkin verdiği rapor olmasına rağmen beraat kararı verilmesinin hukuki skandal olduğuna dikkat çeken Yalçındağ, “İşkencecilere, bu kadar net anlatımlara, tanıklıklara, delillere rağmen beraat verilirse bu ülkede bundan sonra hiç kimsenin işkence görmeme garantisi yoktur. Yaşam hakları da risk altında her an ihlal edilebilir. İşkence hâlâ problem Türkiye’de” dedi. Sanıkların, faillerin, polis, köy korucusu, jandarmanın söz konusu olduğu zaman korunduklarını ve adil bir karara ulaşamadıklarını belirten Yalçındağ, “Bu durumlarda hiçbir sonuca ulaşamıyoruz. Bu insanlığa karşı işlenen bir suç. Bu dosya toplu tecavüz olarak bilinen bir dosya. Dolayısıyla mağduru da sadece Ş.E değil bütün insanlık” diye ifade etti. Ş.E.’nin Almanya’da yaşadığını söyleyen Yalçındağ, Ş.E’nin yaşadığı korkunç travmanın ise halen devam ettiğini söyledi. Peyzaj mimarlarından telgraf eylemi Peyzaj Mimarları Odaları, “Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği, Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği” hakkında 07.08.2006 tarihinde yayımlanan yasa ile peyzaj mimarlığı uzmanlık alanlarının ihlal edildiği ve 6000 peyzaj mimarının haklarının gasp edildiği gerekçesiyle çeşitli illerde faks eylemi gerçekleştirdi. Ankara Kızılay’daki PTT önünde açıklama yapan TMMOB Peyzaj Odası Başkanı Ayşegül Oruçkaptan, ormanların hükümet tarafından rant uğruna yok edildiğini belirterek, hükümetin ormanları 2B yasası ile özelleştirmeye çalıştığını ifade etti. Daha sonra TBMM ve Cumhurbaşkanlığına telgraf gönderildi. Peyzaj Mimarları Odası (PMO) İstanbul Şubesi üyeleri ise Kadıköy Postanesi’nde basın açıklaması yaptı. Mimarlar Cumhurbaşkanına, TBMM’ye, AKP ve CHP Genel Merkezleri’ne mektup gönderdi. PMO İstanbul Şubesi Başkanı Gülay Özdabağ, yasa ile geleceklerinin karartıldığını belirtti. İzmir’de de Konak PTT önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında bir araya gelen peyzaj mimarları, açıklamanın ardından hükümete ve çeşitli partilere sorunlarını dile getiren telgraf çektiler. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Erhan Vecdi Küçükerbaş, ülkedeki tüm peyzaj mimarlarının 30 Eylül Çarşamba günü Ankara’da buluşarak, 2B yasasını, özelleştirmeleri ve mesleki haklarına dönük gaspları protesto edeceklerini dile getirdi. Maden işçisi kaçırıldı Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde, bir maden ocağını basan silahlı bir grup 8 işçiyi kaçırdı. Alınan bilgiye göre, Dicle İlçesi Kayı Köyü yakınlarında bulunan bir maden ocağını basan ve gerilla oldukları söyleyen bir grup, maden ocağında bulunan 8 işçiyi kaçırdı. Silahlı kişiler işçilerden 7’sini sabah erken saatlerde Dicle ilçesi yakınlarına bırakırken, Vezir Yıldırım adlı işçiyi ise yanlarında götürdü. İşçilerin kaçırıldığı haberinin ardından, Dicle ilçesi kırsalına operasyon başlatıldı. |