Tayland’da 19. darbe 1932’den bu yana tam 18 askeri darbeye tanık olan Tayland’da askerler, BM Genel Kurulu toplantıları için New York’ta bulunan Başbakan Thaksin Shinawatra’nın yokluğunda yine yönetime el koydu. “İdari reform” için bir konsey oluşturduklarını açıklayan darbeciler, anayasa ve Meclis’i feshetti ve Kral Bhumibol Adulyadej’e bağlılıklarını bildirdi. Hakkında yolsuzluk suçlamaları bulunan “telekomünikasyon patronu” Shinawatra ise, ABD’den yaptığı ilk açıklamada, “halen başbakan olduğunu” öne sürdü. Darbe lideri Kara Kuvvetleri Komutanı General Sonthi Boonyaratglin ise, ülke çapında sıkıyönetim ilan edildiğini ve anayasanın yürürlükten kaldırıldığını belirtti. Beşten fazla kişinin “siyasi amaçlı” olarak biraraya gelmesini yasaklayan Sonthi, ordunun iki hafta içinde yeni bir başbakan seçerek iktidardan çekileceğini açıkladı. Sonthi, yeni başbakan seçilene kadar kendisinin başbakanlık görevini yerine getireceğini söyledi. General ayrıca, Shinawatra’nın demokratik kurumları “e-rozyona uğratmasına bir son vermek ve toplumda ortaya çıkan derin ayrılıkları ortadan kaldırmak” için darbenin gerekli olduğunu da savundu. Ordunun ulusal ve uluslararası medyaya kısıtlama getirdiği, ülkenin kuzeyindeki Laos ile Birmanya sınırlarını kapattığı belirtildi. BM Genel Kurulu’nda konuşmaya hazırlanan Shinawatra’nın ise, konuşmasını iptal ederek, Londra’ya gittiği bildirildi. Taylandlı “Nation” gazetesinin haberinde Thaksin’in, bir Rus uçağıyla Londra’ya gittiği belirtildi. Thaksin’in, Lon-dra’da bir evi bulunduğu kaydediliyor. Shinawatra’yı destekleyen komutanlar ise, Bangkok dışında bir kriz toplantısı düzenledi. Tayland’daki gerginliğin temeli, Thaksin’in ailesinin telekomünikasyon şirketi Shin Corp’taki hisselerini devrettiği ocak ayına dek uzanıyor. Hisseleri devrederek, “vergi kaçırmak ve ulusal servetin kontrolünü yabancı yatırımcılara bırakmakla” suçlanan Thaksin, bu kararıyla ülke genelinde protesto eylemlerine neden oldu. Ülkenin güneyindeki Müslümanlara yönelik baskı politikasıyla eleştirilen Thaksin, istifaya davet edildi. Medya üzerinde baskısını artırması nedeniyle desteği hızla kaybeden Thaksin, nisan ayında seçime gidilmesi çağrısında bulundu. Thaksin’in liderliğindeki Thai Rak Thai partisi, seçimlerde oyların yüzde 57’sini alsa da, sonuçlar, Anayasa Mahkemesi’nce geçersiz sayıldı ve seçimlerin yenileneceği ilan edildi. Ekonomide çöküş Bu arada darbenin, çökme noktasından geri dönmeye çalışan Tayland ekonomisini, bir mucize olmazsa, daha da geriye götüreceği yorumları yapılıyor. Olağanüstü hal ilan edilmesinin ardından Tayland para birimi baht, büyük değer yitirdi. Darbeye ilişkin dikkat çekici bir diğer bilgi ise, Tayland’ın ilk Müslüman Kara Kuvvetleri Komutanı Sonthi Boonyaratglin liderliğinde yapılması oldu. Sonthi, Kral Adulyadej’e yakınlığıyla biliniyor. Papa’dan açıklama Roma Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, İslamiyet’le ilgili kışkırtıcı sözleriyle ilgili açıklama yaptı. Papa, “yanlış anlaşıldığını” ileri sürdü ve İslam hakkında kullandığı ifadelerle ilgili olarak, “Ortaçağ’da yapılmış bir konuşmadan yaptığım alıntı, yanlış anlaşılmaya neden oldu. Ama alıntıyı, kendi düşüncem haline getirmediğim, polemiksel içeriğini paylaşmadığım da açıktır” dedi. Papa, konuşmanın genel itibariyle dinler ve kültürler arası bir diyalog çağrısı olduğunu da ileri sürdü. 16. Benediktus, İslam da dahil olmak üzere diğer dinlerin inanlarına “büyük saygı” duyduğunu ifade ederek, “Hukuk, barış ve özgürlüğü savunmak için kendileriyle işbirliği yaptığımız, kendileriyle birlikte tek Tanrı’ya taptığımız Müslümanlara ve de diğer dinlerin bağlılarına duyulan derin saygı muhtelif vesilelerle de açıkça ortaya konulmuştur” dedi. Bu arada, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, Papa 16. Benediktus’un tepki çeken sözleriyle ilgili açıklaması hakkında ikna olduğunu belirterek, Müslümanlara sükunet çağrısında bulundu. Zapatero, “Papa’nın İslami fikirlere sahip olanları eleştirmek gibi bir isteğinin olmadığına tam ikna oldum” dedi. Katil polis şefine müebbet Arjantin’de cunta döneminin polis şeflerinden biri, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 1976 ile 1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük döneminde görev yapan 77 yaşındaki Miguel Etchecolatz, “soykırım” kapsamında hüküm giyen ilk yetkili oldu. Davayı izleyen insan hakları örgütleri ve Mayıs Meydanı Anneleri derneğinin temsilcileri, mahk3miyet kararını sevinçle karşıladı. Arjantin’de ilk kez bir mahkeme, cuntanın “soykırım” suçu işlediğini tescil etmiş oldu. |