DİDF’e bağlı Köln, Dortmund, Bochum, Stuttgart ve Frankfurt derneklerinde düzenlenen toplantılara Türkiye’den, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, TÜMTİS Sendikası Genel Başkanı Sabri Topçu, Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan ve Emek Partisi GYK üyesi Nedim Köroğlu katıldı.
Hedefine ulaşmayacak
Cumartesi günü Köln’de, pazar günü de Frankfurt’da yapılan toplantılara katılan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Ortadoğu’daki son gelişmeleri değerlendirirken, İsrail’in Lübnan’a saldırısı, ABD’nin ‘Ortadoğu Projesi ve bunların Türkiye’deki olası etkilerine değindi. Tüzel, İsrail’in Lübnan’a saldırısının önceden planlandığını ve ABD’nin ‘Ortadoğu Projesi’ ile bağlantılı olduğunu belirterek bu planın bölgeyi kan gölüne çevirdiğini ama hedefine ulaşmayacağını vurguladı. ABD’nin Türkiye’yi bu planın aktif bir parçası haline getirmek için çaba harcadığına dikkat çeken Tüzel, AKP’nin buna dahil olduğunu belirtti.
Baden Württemberg Eyaleti Başkenti Stuttgart’ta Dostluk ve Dayanışma Derneği lokalinde de “İşçi sınıfı hareketi, Ortadoğu’daki gelişmeler ve sorumluluklarımız” başlığı altında bir toplantı yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı İbrahim Nakış, Almanya’da sermayenin artan saldırılarına ve buna karşı 21 Ekim yürüyüşlerine dikkat çekti.
Alman sendikacılarla deney alışverişinde bulunmak ve bir dizi toplantı için Türkiye’den gelen TÜMTİS Sendikası Genel Başkanı Sabri Topçu sözü alarak söyleşiyi devam ettirdi. Topçu, “Emperyalistler, 11 Eylül’den sonra dünya genelinde başlattıkları sınır tanımayan saldırılarla, uzun yıllar adeta dişe diş mücadele edilerek kazanılmış hakları yeniden gasp etmek istiyor. Emek ile sermaye arasındaki çelişki derinleşerek devam ediyor. Emperyalistler, işçi ve emekçileri aldatarak Afganistan ve Irak’a demokrasi götüreceklerini söylediler ancak oralara demokrasi değil tam tersine demokrasi düşmanlığı ve en acısı da ölüm götürdükleri görüldü, görülüyor. ” dedi. Kürt sorununa da değinen Topçu, Kürt sorununun her geçen gün kangrene dönüştüğüne dikkat çekerek ”Kürt sorunu esasen Türk işçi sınıfının sorunu olarak ele alındığında gerçek anlamda bir çözüme ulaşılabilir” dedi.