www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Memur eyleme geçecek
Hükümetin toplu görüşmelerdeki katı tutumu ve kamu emekçilerinin taleplerini karşılamaması, memur sendikalarını harekete geçirdi. KESK bütçenin emekçiden yana belirlenmesi için iş bırakma kararı alırken, Kamu-Sen ise “Hükümetin başını ağrıtırız” uyarısında bulundu.

Kamu Sen baş ağrıtacak!
Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, toplu görüşmelerde hükümetin uzlaşma noktasında bir şansının daha bulunduğunu, değerlendirmemesi halinde ise baş ağrıtacak eylemlerde kararlı olduklarını açıkladı.

Sendika girene kadar
TEKSİF, Akyıl Tekstil’de toplu iş sözleşmesi imzalamak için gün sayıyor. Akyıl patronları ise fabrikaya sendika sokmamak için türlü yollara başvuruyor.


Memur eyleme geçecek
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve bağlı sendikalar, bütçenin emekçiden yana belirlenmesi ve memurlara insanca yaşanacak ücretin verilmesi talepleriyle eyleme geçiyor. KESK, tarihi henüz belirli olmayan ancak kasım sonu aralık başı gibi yapmayı planladığı iş bırakma eylemini hayata geçirmek için çalışmalara başladı.
Alınan eylem kararları ile ilgili gazetemize açıklama yapan KESK Genel Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Fevzi Ayber, toplu görşmelerden çekilmelerinin fiili meşru mücadelenin işareti olduğunu söyledi. “Esas olarak işyerlerine döneceğiz ve zaten var olan toplusözleşme ve grev hakkımızı kullanmak için hareket edeceğiz. Hem de bu vesile ile örgütümüzü işyerleri üzerinden yeniden örgütleyeceğiz” diyen Ayber, işyerlerinde yürütecekleri tartışmalarla hükümetin tutumunu teşhir edeceklerini bildirdi.
İş bırakma eylemi
Bu çalışmaları Kamu Personel Yasası’nın durdrulması, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın uygulanmaması talepleriyle de birleştireceklerini kaydeden Ayber, Kasım sonu Aralık başı gibi iş bırakma eylemini örgütleyeceklerini kaydetti. Bu arada KESK’e bağlı sendikaların kendi iş kollarına özgü talepler doğrultusunda çeşitli eylemler yapacağını söyleyen Ayber, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim Sen’in eğitim hakkı, SES’in aile hekimliğine karşı sağlık hakkı, BES, Yapı-Yol-Sen ve diğer sendikaların yapacağı faaliyetleri KESK’in bütünlüklü çalışmasını güçlendirici faaliyetler olarak değerlendiriyoruz. Onların yapacağı etkinlikler KESK’in iş bırakmasını güçlendirecektir.”
İşyerinde ve alanda birlik
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul da toplu görüşmelerin iki mesajı çok net verdiğini kaydederek, “Birincisi sonucu baştan belli olan oyunda hükümetin istediği oluyor. Artık toplu görüşme süreci iflas etmiştir. İkincisi de mücadele etmeden hak alınamıyor” diye konuştu.
Bundan sonra yapılması gerekenin grev ve toplusözleşme hakkını kullanmak olduğunu kaydeden Tombul, bütün kamu emekçilerini ve konfederasyonları bu mücadele için işyerlerinde ve alanlarda birlikte olmaya çağırdıklarını ifade etti.
Yapı-Yol Sen’den iş yavaşlatma
KESK’e bağlı Yapı-Yol Sen üyesi otoyol ve köprü çalışanları 14 Eylül’de iş yavaşlatma eylemi yapacaklarını açıkladı.
Eylemin talepleri şöyle: Otoyol ve köprülerden geçişin ücretsiz olması, hizmet kollarında çalışanlarla aynı işi yapan başka kurumlardaki kişiler arasındaki maaş farkının giderilmesi, maaşların insanca yaşanacak bir seviyeye yükseltilmesi, sağlıklı çalışma ortamı ve sendikalarıyla derhal toplusözleşme masasına oturulması.

YARGI EMEKÇİSİ ADLİ YILI
   EYLEMLE AÇACAK
BES Genel Başkanı Mustafa Çınar, basın toplantısı düzenleyerek, yargı emekçilerinin sorunlarını, taleplerini ve eylem takvimini açıkladı. Adalet Bakanlığı’nda ciddi sorunların yaşandığını belirten Çınar, binaların mimarisinin bile hapishanelerini andırdığını, çalışma koşullarının ağır ve sağlıksız olduğunu dile getirdi. En önemli sorunun kadro sıkıntısı olduğunu kaydeden Çınar, yargı emekçilerinin iş bitmeden evine gidemediğini, gece 22.00’lara kadar çalışmak zorunda kaldığını anlattı. Çalışanlar arasında ücret uçurumu olduğunu dile getiren Çınar, hakim ve savcıların ücretleri artırılırken, memurlara hiç bir ücret artışı sağlanmadığını belirtti. Çınar, son aylarda BES üyelerinin de baskı altına alındığını belirterek, sadece BES üyelerinin sürgün edildiğini hatırlattı. Talepleri arasında adli yargı tazminatının artırılması, fazla mesainin gönülüllük esasına bağlanması, fazla mesai ücretlerinin günün koşullarına göre düzenlenmesi ve baskı, sürgün, cezaların son bulmasını sayan Çınar, servis ve kreş sorunun çözülmesini, adli yargı açılışında tüm çalışanlara birer maaş ikramiye verilmesini istedi. Bu adaletsizliğe karşı 4 Eylül’de eyleme geçeceklerini söyleyen Çınar, İzmir’den hareket edecek yargı emekçilerinin, Manisa, Balıkesir, Bursa ve Eskişehir üzerinden adli yılın başlayacağı 6 Eylül’de Ankara’ya geleceğini açıkladı. Bu illerde Adliye Sarayları önünde etkinlikler yapacaklarını belirten Çınar, 6 Eylül’de de Adalet Bakanlığı önünde Adalet Bakanı’nı istifaya çağıracaklarını ifade etti.
BES İzmir Şube Başkanı Musa Sever de düzenlediği basın toplantısı ile hükümetin yargı emekçilerinin insanca yaşanacak ücret talebini görmezden geldiğini belirtti. Sever yaşanan adaletsizliğe karşı yürüyeceklerini bildirdi.


Başa dön


Kamu Sen baş ağrıtacak!
Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, toplu görüşmelerde hükümetin uzlaşma noktasında bir şansının daha bulunduğunu, değerlendirmemesi halinde ise baş ağrıtacak eylemlerde kararlı olduklarını açıkladı.
Basın toplantısı düzenleyen Akyıldız, uygulanan politikalarla son 20 yılda en fazla ezilen kesimin memurlar olduğunu söyledi. Memurların aldıkları maaşın yüzde 91’inin sadece gıda ve barınmaya gittiğini belirten Akyıldız, geriye kalan 69 YTL ile bir ay boyunca ailesinin ve kendisinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığını anlattı.
Bakan Şahin’in, Kamu-Sen’in taleplerinin 15.8 milyar YTL ek yük getireceği açıklamalarının gerçekleri yansıtmadığını ifade eden Akyıldız, ne zaman memur maaşları gündeme gelse, memurların toplumun çeşitli kesimleri ile karşı karşıya getirilmek istendiğini kaydetti. Hükümetin bu şansını da kullanmaması halinde Kamu Sen’in eylemlerde kararlı olduğunu kaydeden Akyıldız, zamanını, yerini ve şeklini açıklamadıkları eylemlerde baş ağrıtacaklarını ifade etti. Masada bütün sorunları konuştuklarını, tartışıp, kimi konularda uzlaştıklarını belirten Akyıldız, “Ancak işin içine para girmiş, kavga orada başlamıştır. Anlaşılmaz bir katı tutum takınılmıştır” dedi.
2007 eylem yılı
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan da düzenlediği basın toplantısı ile hükümeti uyardı. Uzlaşma Kurulu’ndan çalışanın lehine bir karar çıkmaması durumunda 2007 yılını eylem yılı olarak ilan edeceklerini bildirdi. Bu eylemleri, bütün siyasi erkin elemanlarının olduğu her yerde, yapacaklarını dile getiren Özcan, basın mensuplarının sorusun üzerine “Çok sürpriz eylemlerle her zaman karşılaşılabilir” diye konuştu.


Başa dön


Sendika girene kadar
Derya Karaçoban
TEKSİF, Akyıl Tekstil’de toplu iş sözleşmesi imzalamak için gün sayıyor. Akyıl patronları ise fabrikaya sendika sokmamak için türlü yollara başvuruyor.
İşçileri sendikadan istifaya zorlayan patronlar, istifa etmeyenleri ise hiçbir belge vermeden işten atıyor. Atılanların yerine alınan işçilerin sendikaya üye olmalarını engellemek için ise “fabrikadan kendi istekleriyle ayrıldıkları”, “hiçbir hak istemediklerine” dair belge imzalatıldığı belirtiliyor. Akyıl işçileri, baskıların sürmesi ve sendikanın muhattap alınmaması halinde eylemlere başlayacak.
16 saat mesai
Hâlâ işe devam edenlardan biri, 1 çocuk annesi ve 3 yıllık işçi Hatice Altunteri. İşten atmaların ardından çalışma koşullarını ağırlaştırıldığını dile getiren Altuneri, 16 saat mesai yaptığını, bundan çocuğunun psikolojisinin olumsuz etkilendiğini söyledi. Çocuğunun “Anne para yoksa neden çalışıyorsun. Neden geceleri eve gelmiyorsun?” dediğini aktaran Altunteri, işyerindeki uygulamaların çocuğuna dahi anlamsız geldiğini vurguladı. Altunteri, tüm yaşananlardan şu sonucu çıkarmış: “Yılmamayı direnmeyi, her ne pahasına olursa olsun ayakta kalmayı, mücadele etmeyi öğrendim.”
Tek yol mücadele
Besime Aküzüm patronun odasına çağırdığı işçilerden. Nedeni de bir önceki gün sendikadan patronun zoruyla istifa eden yakın arkadaşının yüzüne tükürmesi. “Patron beni odasına çağırdı ‘Ya imzanı alacaksın ya da senin burada yerin yok’ dedi” sözlerini aktaran 6 yıllık işçi Aküzüm, yaşanan sorunlara karşı mücadele etmekten başka yol olmadığını dile getirdi.
34 yaşında 3 çocuk babası Mehmet Sizer de birkaç hafta önce sendikadan istifa etmediği için işten atıldı. 9 yıllık çalışma hayatında eline geçen para yetmediği için eşinin düğün hediyeleri takılarını satmış. Sizer, verdikleri mlücadelenin sonunda kaynaşmayı, birlikten güç doğduğunu yaşayarak öğrenmiş.
Hasta diye işten atıldı
Al-Co’da provakasyon
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğl, Al-Co tencere’de üyşelerine yönelik tehdit, küfür ve baskılarla provokasyon yaratılmaya çalışıldığını belirterek, yetkilileri göreve çağırdı. Serdaroğlu yaptığı yazılı açıklamada patronun rgütlenme nedeniyle 5 ay içinde 80 üyelerini işten attığını, bu işçilerin yerine yasadışı olarak Adana’dan 150 civarında pamuk işçisini getirdiğini belirtti. Bu olayın ardından patrondan güç alan bazı şahısların üyelerine hakaret ettiğini, tehditlerde bulunduğunu ve hatta silah gösterdiğini kaydeden Sardaroğlu “Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyoruz. Kocaeli valisi’ni seyirci kalmamaya davet ediyoruz. Devletin bu tehdite müdahale etmesi için mutlaka kan mı akması gerekiyor. Kamoyunu provokasyona karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net