www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AB’den Lübnan’a 7 bin asker
Güney Lübnan’a konuşlanması planlanan ‘uluslararası barış gücü’ne en büyük katkıyı Avrupa Birliği ülkeleri yapıyor. BM Genel Sekreteri, Türkiye’den de asker istedi.

Afganistan’da bir aile yok edildi
Afganistan’ın Helmand bölgesinde bir hava saldırısı düzenleyen NATO pilotları, 9’u çocuk 13 sivili katletti. 31 Temmuz’daki katliam, The Independent gazetesi tarafından ortaya çıkarıldı.

Kurnaz’a yolda bile işkence
Murat Kurnaz’ın avukatı Bernhard Docke, ABD’nin Küba’daki Guantanamo kampında 4.5 yıl tutulduktan sonra önceki gün Almanya’ya verilen Kurnaz’ın, askeri bir uçakla, elleri ve ayakları bağlı, gözleri bantlı şekilde uçağın zeminine zincirlenerek getirildiğini söyledi.


AB’den Lübnan’a 7 bin asker
Avrupa Birliği, sınırları dışındaki en büyük asker konuşlandırmasını Lübnan’a yapma kararı aldı. Önceki gün yapılan olağanüstü AB Konseyi toplantısı uyarınca Avrupa Birliği, Lübnan’da konuşlandırılacak “barış gücü”ne 6900 askerle katkı yapacak.
Fransa, Lübnan’daki uluslararası gücün komutasını 2007 Şubatı’na kadar üstlenirken, bu tarihten sonra komutayı İtalya devralacak.
Uluslararası güç için Fransa 2 bin, İtalya 3 bin, İspanya bin, Belçika 300 civarında asker gönderecek. Finlandiya, Danimarka, Litvanya, Yunanistan ve Portekiz de Lübnan’a asker ve teçhizat gönderecek. Almanya’nın da, 1200 asker göndermeye hazır olduğu öne sürüldü.
Erdoğan ile görüşme
BM Genel Sekreteri Kofi Annan ise, Türkiye’nin katkısı konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü. Annan; Malezya, Endonezya ve Bangladeş’ten asker konusunda söz aldığını da söyledi. Ancak İsrail, bu üç ülkenin Lübnan’a asker göndermesine karşı çıkıyor.
Bu arada, BM’nin, Lübnan’a gönderilecek askerlerin sevkinin sağlanması için Güney Kıbrıs’ta bir komuta merkezi kurma kararı aldığı da kesinleşti. Karar KKTC’nin tepkisini çekerken, Kıbrıs Rum yönetimi memnun. Rum hükümet sözcüsü Hristodulos Paşardis, “Önemli olan, Kıbrıs’ın tanınacak, takdir edilecek ve kullanılacak olmasıdır” dedi.
Suriye’ye destek
Diğer yandan, Suriye hükümetinin ardından, Lübnan Enformasyon Bakanı Gazi Aridi de, BM barış gücünün (UNİFİL) Suriye sınırına konuşlanmasına karşı olduklarını söyledi. Aridi, “Suriye sınırını denetleme görevinin sadece Lübnan ordusuna ait olduğunu ve buraya UNİFİL’in konuşlanmasının söz konusu olmadığını” belirtti.
UNİFİL’in Suriye sınırına konuşlanmasının İsrail ve ABD tarafından ortaya atılan fikirler olduğunu söyleyen Aridi, “Lübnan kimseden emir almaz, ne ABD’den, ne İsrail’den, ne Suriye’den, ne de İran’dan” diye konuştu.
‘Savaş sürüyor’
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ise, ülkeye karşı hava ve deniz ablukasını sürdüren İsrail’in, Lübnan ekonomisini vurarak savaşı sürdürdüğünü söyledi. Berri, Financial Times’a verdiği demeçte, İsrail’in, Lübnan ekonomisine zarar vermek amacıyla BM’nin ilgili kararını tekrar yorumladığını belirtti ve “Yaptıkları, hava ve deniz ablukasını adil göstermek. Bu savaşın amaçlarından biri, Lübnan
ekonomisini vurmak. Savaş devam ediyor” diye konuştu.
İsrail’in, saldırılarında firmaları ve fabrikaları hedef aldığını ifade eden Berri, hava ve deniz ablukasıyla, yabancı yatırımcıların ülkeye dönmelerinin önüne geçildiğini kaydetti.
Lübnan Ticaret Odası Genel Sekreteri Said El Zeyn de, İsrail’i, Lübnan ekonomisini düzenli şekilde hedef almakla suçladı ve “Yaptıkları her şey planlıydı. Savaş sonrası kalkınmamızı istemiyorlar” dedi.
İsrail askerleri, Filistin’e yönelik saldırılarını da sürdürüyor. Batı Şeria’nın Nablus kentinde açtığı ateşte bir Filistinli öldü, 4 Filistinli yaralandı. Ölen Filistinlinin 16 yaşında olduğu açıklandı.
İsrail askerleri ayrıca, Gazze Şeridi’nde Refah yakınında 4 Filistinliyi gözaltına aldı. Operasyon sırasında 2 Filistinli yaralandı.
Nablus’ta İsrail askerlerinin, aranan 2 kişinin saklandığı gerekçesiyle kuşattığı üç katlı binanın bir bölümünün de buldozerle yıkıldığı belirtildi.

Misket bombası uyarısı
Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan’ın güneyindeki ev, bahçe ve yollarda hâlâ yüzlerce patlamamış misket bombası bulunduğuna dikkat çekti.
Lübnan’ın güneyindeki Sur kentinde bürosu bulunan BM Mayın Önleme Koordinasyon Merkezi sözcüsü Dalya Farran, Güney Lübnan genelinde misket bombası bulunan yaklaşık 285 yer olduğunu söyledi.
BM ekiplerinin araştırmalarını sürdürdüğünü ve her gün misket bombalarının bulunduğu yerlere yenisinin eklendiğini belirten Farran, “Her gün yaklaşık 30 yeni yer buluyoruz” dedi.
Patlamamış misket bombalarının çoğunun sivil bölgelerde olduğunu anlatan Fardan, bu silahları çiftlik bölgelerinde, insanların evinde, çoğunun da evlerin girişlerinde, balkonlarda ve çatılarda bulduklarını, silahların bazılarının da pencerelerin camını kırarak evlerin içine girdiğini belirtti.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığının, İsrail’in Amerikan yapımı misket bombalarını “sivil bölgelerde kullanıp kullanmadığıyla ilgili” soruşturma yürüttüğü açıklandı. Bazı Amerikalı yetkililer, Washington’un İsrail ile ilgili bu konudaki soruşturmasının bir yaptırımla sonuçlanmayacağını, ancak bunun, Bush yönetiminin Arap ülkelerinin eleştirilerini yumuşatma çabası olabileceğini belirttiler.
BM verilerine göre, 14 Ağustos’taki ateşkesten bu yana savaş mühimmatlarının patlaması sonucu 2’si çocuk 8 Lübnanlı öldü, 38 kişi yaralandı.

Halk Olmert’in istifasını istiyor
İsrail’de yapılan bir anket, halkın büyük bölümünün, Başbakan Ehud Olmert’in istifasını istediğini ortaya çıkardı. Yedioth Aronoth gazetesinin yaptığı anket, Lübnan topraklarındaki saldırılara rağmen Hizbullah örgütünü yok edememekle eleştirilen Olmert’in iç siyasette kan kaybettiğini ortaya çıkardı.
Ankete katılanların yüzde 63’ü, Olmert’in istifa etmesi gerektiğini söylerken, yüzde 74’lük kesim, Savunma Bakanı Amir Peretz’in de görevinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Anket, Lübnan fiyaskosunun aşırı sağcılara yaradığını ve seçim olması halinde Olmert’in sağ görüşlü muhaliflere kaybedeceğini gösteriyor.
Bu arada, Lübnan’daki katliamın yarattığı uluslararası tepki, İsrail’in canını sıkmaya devam ediyor. El Salvador hükümeti, Kudüs’teki büyükelçiliğini Tel Aviv’e taşıyacağını ilan etti. Daha önce de Kosta Rika aynı kararı almış ve böylece El Salvador, Kudüs’te büyükelçiliği bulunan tek ülke olarak kalmıştı.


Başa dön


Afganistan’da bir aile yok edildi
Afganistan’ın Helmand bölgesinde bir hava saldırısı düzenleyen NATO pilotları, 9’u çocuk 13 sivili katletti. 31 Temmuz’daki katliam, The Independent gazetesi tarafından ortaya çıkarıldı.
Saldırının meydana geldiği bölgede kurbanların yakınlarıyla görüşen gazetenin haberine göre, yok olan aile, işgalcilerle Taliban milisleri arasında patlak veren çatışmadan kaçmak için bir pikapla bölgeden uzaklaşmaktaydı. Bu sırada gökyüzündeki savaş uçaklarını gördüler. Olayın tanığı olan 40 yaşındaki Abdül Habip, “Aracı durdurduk. Uçak, ilerimize bir bomba bıraktı ve uzaklaştı. Tekrar hareket ettik, ama uçak geri döndü. Eşlerime, pilotların kadın olduklarını görmeleri için ayağa kalkmalarını söyledim. Ama o anda ateş açtılar” diye konuştu.
Katliamdan kurtulanlar, saldırının, Musa Kale’deki İngiliz garnizonuna yakın olan Çogra köyünde meydana geldiğini anlattı. Söz konusu garnizon, haziran ayından bu yana Taliban saldırısı altında bulunuyor.
NATO sözcüsü ise, vurulan Toyota marka aracın “garnizona saldırı düzenledikten sonra kaçan Taliban milislerine ait” olduğunu öne sürdü.
9 çocuk can verdi
Saldırıyı anlatan Abdül Habip; kolundan, omzundan, sırtından ve iki bacağından ağır yaralar aldı. Habip’in bir oğlu ve bir diğer Afgan sivil de yaralarla kurtuldu. Ancak saldırıda Habip’in 27 ve 25 yaşlarındaki eşleri ile 10, 8, 2, 11, 9, 6, 4 yaşlarındaki 7 çocuğu ile iki ve beş aylık iki bebeği can verdi.
Habip’in akrabaları, cesetlerin paramparça olması nedeniyle, onları dinlerine uygun bir biçimde yıkayamadan gömdüklerini anlatırken, aracın Taliban’a ait olduğu suçlamalarını reddettiler.
Bölgedeki diğer işgalci saldırılarında da çok sayıda sivil kayıp olduğu, ancak bunların basına yansımadığı belirtiliyor. Sağlık kaynakları, temmuz ayında bölgedeki hastaneye 227 yeni yaralı yattığını belirterek, bunların çoğunluğunun çatışmalar nedeniyle travmatik yaralar aldığını bildirdi. Yaralılardan önemli bir bölümünün kadın ve çocuk olduğu kaydediliyor. Adı gizli tutulan bir doktor, “Son 15 gün içinde kadın ve çocuk yaralı sayısında artış oldu. Geçen hafta, patlamalarda yaralanan 4 kadın ve 4 çocuk geldi” diye konuştu.
4 kurban daha
Bu arada, buldukları havan topu mermisiyle oynayan 4 Afgan çocuğun merminin patlaması sonucu öldüğü, 2’sinin yaralandığı bildirildi. Yetkililer, olayın, başkent Kabil’in güneyindeki Gazni bölgesinde 6 çocuğun bir tarlada buldukları patlamamış havan topu mermisiyle oynaması sonucu meydana geldiğini kaydetti.
Ülkenin doğusunda Taliban güçleriyle çıkan çatışmada ise, iki Fransız özel kuvvet askeri öldürüldü. İki işgal askerinin de yaralandığı bildirildi.
Önceki gün de, yine Musa Kala bölgesinde saldırı düzenlemeye çalıştığı öne sürülen 7 Afgan öldürüldü.


Başa dön


Kurnaz’a yolda bile işkence
Murat Kurnaz’ın avukatı Bernhard Docke, ABD’nin Küba’daki Guantanamo kampında 4.5 yıl tutulduktan sonra önceki gün Almanya’ya verilen Kurnaz’ın, askeri bir uçakla, elleri ve ayakları bağlı, gözleri bantlı şekilde uçağın zeminine zincirlenerek getirildiğini söyledi.
Docke, Bremen’de düzenlediği basın toplantısında, “Murat Kurnaz 15 Amerikan askerinin refakatinde, elleri, ayakları bağlı, gözü bantlı ve yere zincirlenmiş olarak askeri uçakla getirilerek Alman yetkililere teslim edildi.
Guantanamo’ya götürüldüğü gibi Almanya’ya getirilmiş oldu. Alman yetkililer de gördüklerine şaşırdılar. Bu olay Amerikalıların hiçbir ders çıkarmadığını gösteriyor” dedi.
Kafeste 4.5 yıl
Bir ortak tatbikat daha
Çin ve Kazakistan orduları, Kazakistan’ın başkenti Almaata’nın doğusunda ilk ortak tatbikatlarını gerçekleştiriyor. 24 Ağustos’ta başlayan tatbikat, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) kapsamında düzenleniyor. ‘Tianshan-1’ adlı askeri manevraların, ŞİÖ üyeleri arasındaki güvenlik işbirliğini artırmaya hizmet ettiği belirtilirken, tatbikattaki “anti-terör” vurgusu dikkat çekici bulunuyor. Bu arada, Çin ile Venezüella arasında imzalanan anlaşmalar uyarınca, Çin’in, bu ülkeden günde 1 milyon varil petrol alacağı bildirildi. Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’in Pekin ziyaretinde imzalanan anlaşma uyarınca, Venezüella petrol ürünlerinin Çin’e sevkıyatı 2009 yılında günde yarım milyon, 2016 itibarıyla da günde bir milyon varile çıkacak. Bu sevkıyat, halen günde 160 bin varil civarındaydı. Çin’in halen günde 7.4 milyon varil petrol kullandığı, bu rakamın geçen yıla oranla yarım milyon varillik bir artışa tekabül ettiği belirtiliyor. Petrol arayışındaki Pekin hükümeti; İran ve Sudan ile ilişkilerini güçlendirirken, Kanada ile de anlaşmalar yapmıştı. Çin şirketlerinin de, Venezüella’da 13 petrol platformu inşa edeceği, 18 petrol tankeri vereceği ve Orinoco bölgesindeki yeni bir petrol sahasındaki araştırmalara katılacağı belirtildi. Çin ayrıca, Venezüella hükümetinin evsizlere yardım programı kapsamında, 20 bin kişi için konut inşa edecek. Çin şirketleri; Venezüella için fiberoptik kablo ağı kuracak, bir altın madenin, demiryollarını ve tarım sulama kanallarını geliştirecek. Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, anlaşmaların ardından yaptığı açıklamada, “Çin Seddi kadar güçlü bir stratejik ittifak kuruyoruz” dedi. Bu arada, Chavez’in hastanede yatan Küba lideri Fidel Castro’yu ikinci kez ziyaret ettiği bildirildi. Chavez, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, “Fidel sağlığını kazanıyor. Kendisini 3 gün önce yine gördüm. Birkaç saat konuştuk. Oradan Çin’e geldim” dedi. Ameliyat olan Castro, 31 Temmuz’da yetkilerini kardeşi Raul Castro’ya devretmişti.
Camiye ateş açtılar
Amerikan işgal askerleri, Irak’ın Ramadi kentinde bir camiden ateş açıldığı iddiasıyla, camiye tank ve tüfeklerle ateş açtı. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada çatışmada bir Amerikan askerinin hafif yaralandığı, El Kadir el Kilami camisi içindeki kişilerden 3’ünün öldüğü bildirildi. Açıklamada caminin minaresi ve kubbesinin ağır hasar gördüğü kaydedildi. Ramadi polisi ise 3 kişinin öldüğünü, 23 kişinin yaralandığını bildirdi. Ülkenin güneyindeki Amare kentinde ise, İngiliz askerlerinin boşalttığı Ebi Naci Kampı’na giren Iraklılar buldukları her şeyi yağmaladı. Böylece, işgalcilerin “güvenliği Bağdat hükümetine bağlı birliklere teslim etme” politikası da darbe almış oldu. Üssü korumakla görevlendirilen Iraklı askerlerin, çoğu silahlı olan halka karşı hiçbir şey yapamadığı, kampın kısa süre içinde yağmalandığı bildirildi. Irak’ta ayrıca, Basra’da bir caminin korumaları ile silahlı kişiler arasıda çıkan çatışmada 2 kişi öldü. Samarra’da ise bir polis, hareket halindeki bir araçtan açılan ateşle ölürken, Irak ordusu askerleri 2 kişiyi öldürdü, 10 kişiyi yaraladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net