www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Sınırın ötesi de gerisi de hareketli
PKK’nin silahlı mücadeleye başladığı 15 Ağustos’un yıldönümü gerekçesiyle bölgede “güvenlik” önlemleri artırılırken, sınırın ötesinde de yeni gelişmeler yaşanıyor. Diyarbakır’da kontrol noktaları kuran polis, ev, araba ve üst araması için mahkemeden izin aldı. Öte yandan Irak sınırına sevkıyat devam ederken, Türkiye’nin Kürdistan Özerk Bölgesi’nde de faaliyetlerini hızlandırdığı iddia edildi.
Çimento fabrikaları karayı ak yapmış!
Maraş’ın Pazarcık ilçesindeki Narlı Ovası’nda çimento fabrikası kurmak isteyen Sanko ve Kipaş şirketlerinin; proje kapsamında aldıkları ÇED raporlarında, bölgenin endemik bitki ve hayvan türleri, yeraltı su kaynakları, tarihi zenginlikleri ve yörede yapılan bilimsel raporları yok gösterilmiş. Narlı’da köylüler tarafından çimentocu şirketlere karşı yeni bir çevre mücadelesi filizlenirken, Beyaz Adımlar Platformu üyesi avukatlar da yargı sürecini başlattı.

İstanbul’da işgal karşıtı
   standlar açılıyor

20 Ağustos Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı’nda saat 15:00’te, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki işgallerine karşı yapılacak mitingin tanıtımı için İstanbul’un birçok bölgesinde standlar açıldı.

Dikkat, düğün var!
Düğünleri yasa dönüştüren magandalar durmak bilmiyor. Son dönemde yaşanan onca acı olaya rağmen, düğün magandaları yine işbaşındaydı. Aydın’daki bir düğünde kurşunların hedefi olan müzisyen yaşamını yitirirken, Konya ve İzmir’de de iki kişi yaralandı.


Sınırın ötesi de gerisi de hareketli
Bölgede kent merkezlerinde güvenlik gerekçesi ile olağanüstü hal görüntüleri yeniden ortaya çıkmaya başladı. Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi’nce polislere “gerekli gördüğü durumlarda” ev, araba ve üst araması için gerekli iznin verildiği öğrenildi.
Kentte arama ve kimlik kontrolü artırılırken, merkezi noktalarda görevlendirilenler arasında özel harekat timleri de var. Polislerin izinleri kaldırılırken, nokta grevi yapan polislere çelik yelek giyme zorunluluğu getirildi. Polisin kentte sürekli devriye gezmesi ise halkta huzursuzluk yaratıyor. Kent merkezi dışında il ve ilçeler arasındaki yollarda da kontrol noktaları artırıldı. Geçiş yapan araçların durdurulurarak uzun süre arandığı ve kimlik kontrolleri yapıldığı öğrenildi.
Baro: Kaygı verici
Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Elçi, Diyarbakır’da yaşanan uygulamalar konusunda kaygılarını dile getirdi. Elçi, uygulamanın hukuksal dayanağı bulunduğunu ancak bir kişiyi tedbir amacıyla gözaltına almanın yasal bir dayanağı olmadığının altını çizdi. “Bu yönlü uygulamalar hukuk dışıdır, kişi haklarına ve özgürlüklerini kısıtlamaya yöneliktir” diyen Elçi, Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) da buna psikolojik bir ortam yarattığını ifade etti. Elçi, “Öyle görünüyor ki bu yasa da önceki yıllar da olduğu gibi hukuk dışı eylemlere dayanak oluşturmaya çalışacaklar” diye konuştu.
İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Ali Akıncı da, uygulamaların keyfi ve insan haklarına aykırı olduğuna dikkat çekti. Akıncı, uygulamaların son bulmasını ve kişi haklarına ve güvenliğine yönelik yasal çerçeveye uygun hareket edilmesi gerektiğini ifade etti
Sınırın ötesinde neler oluyor?
Öte yandan Irak sınırına sevkıyat da hız kazandı. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine yönelik bir süre önce başlatılan askeri sevkıyat devam ediyor. Önceki gün Bolu ve Kayseri Komando Tugay’ından Yüksekova 21. Sınır Jandarma Tugay Komutanlığı’na gönderilen birlikler yaklaşık 40 araçla önceki gece geç saatlerde Şemdinli ilçesine hareket etti. Konvoyun geniş güvenlik önlemleri altında ilçeye gittiği, buradan da Kürdistan Özerk Bölgesi sınırına konuşlandırıldıkları öğrenildi. Bölgede uçak ve helikopterlerin sık sık keşif uçuşu gerçekleştirdiği bildirildi.
ANF’nin haberine göre, Türkiye, Irak’taki faaliyetlerini de hızlandırdı. Kürdistan Özerk Bölgesi’nde MİT şubeleri ve Irak Türkmen Cephesi yeniden yapılandırılırken, bölgeye eğitilmiş sivil ve askeri kuvvetler gönderildiği öne sürülüyor. İddialara göre, geçen hafta içinde özel eğitilmiş komandolar, Kuzey Irak’taki Batufa’ya bağlı Kanimasi, Bamerne, Amedıye, Dereluk, Şeladıze askeri karargahlara sevk edildi. Özerk Bölge yetkilileri ile Türkiye hükümeti arasındaki görüşmelerden sonra bölgede MİT’e ait bina ve şubelere yakın yerlerde kontrol noktaları kuran YNK ve KDP’nin bu kontrol noktalarını da kaldırdığı ileri sürülüyor. KDP ve YNK ayrıca Türkmen Cephesi’ne ait araçları yol kontrol noktaları ve gümrüklerde aramadan geçirme uygulamasına da son verdi.

Çevik soruşturmasında 3 gözaltı
Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde Astsubay Levent Çevik’in evinde öldürülmesi olayı ile ilgileri olduğu iddiası ile polis 3 kişiyi gözaltına aldı.
Beytüşşebap Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler önceki gün akşam saatlerinde Ali Çavuş ve Mağara mahallelerinde bazı evlere baskın düzenledi. Eş zamanlı olarak gerçekleşen baskınlarda Mehmet Ataman, Faki Cin ve Kerim Ulaş gözaltına alındı. Ataman, Cin ve Ulaş’ın, geçtiğimiz günlerde evinde öldürülen Astsubay Levent Çevik olayı ile bağlantılı olarak gözaltına alındığı öğrenildi.


Başa dön


Çimento fabrikaları karayı ak yapmış!
Müge Tuzcuoğlu
Maraş’ın Pazarcık ilçesindeki Narlı Ovası’nda çimento fabrikası kurulmasına karşı sesler yükseliyor. Köylüler, doğaya sahip çıkmak için yeni bir mücadele filizlendirirken, Beyaz Adımlar Platformu da fabrika projeleri kapsamında alınan Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile dava açtı.
Gaziantep İdare Mahkemesi’nde geçen hafta açılan davaya, Jeoloji ve Metalurji Mühendisleri Odaları da müdahil oldu. Ekleriyle birlikte yaklaşık 300 sayfalık dava dilekçesinde, her iki fabrikanın ÇED raporunun, o ovada sanki bir çimento fabrikası varmış gibi hesaplandığı, ancak çanak biçimindeki ovada, iki çimento fabrikasının işletilmesinin büyük zararlara yol açacağına dikkat çekildi. Fabrikaların, 3 kilometre arayla kurulmasının planlandığına işaret edilen dilekçede, toprağın, havanın ve suyun emisyon oranının da hesap edilmediğine vurgu yapılıyor.
ÇED raporunda, bölgede, endemik bitki ve hayvan türü olmadığı iddia edilirken, Doğa Derneği’nin verilerine göre bölgede 3’ü tek endemik olmakla beraber 40 bitki türü bulunduğu dilekçede sunuluyor. Türkiye’nin verimli tarım alanlarından biri olan ve köylülerin bu şekilde geçimini sağladığı köyde, şirketlerin kendi tuttuğu çevre mühendislerine yaptırdığı araştırmaya göre, “köy tarıma elverişli değil!” Dilekçede ise Narlı’da, pamuk, buğday, domates, karpuz, patates başta olmak üzere her türlü sebze ve meyve yetiştirildiği belirtiliyor.
Raporu avukat buldu!
Çimentocu şirketlerin ÇED raporunda, DSİ Genel Müdürlüğü 20’nci Bölge Müdürlüğü’nden yöre ile ilgili hidrojeolojik bilginin verilmesi talebine, kurum tarafından “Böyle bir çalışma olmadığı” cevabı alındığı bildiriliyor. Dava dilekçesinde ise DSİ Kütüphanesi’nden edinilen “Maraş Ovaları” adlı rapor, ek olarak sunularak, “Bu rapor, ÇED olumlu görüşü verilirken ne kadar özensiz ve yanılgılarla örülü bir inceleme ve araştırma yapıldığının en somut delilidir” deniliyor. Avukatlar, bu nedenle DSİ yetkilileri hakkında, “görevi ihmal ve kötüye kullanma” iddiasıyla önümüzdeki günlerde suç duyurusunda bulunacaklar.
Bölgede kurulu Kartalkaya Barajı ve sulama sisteminin, Narlı Ovası’nda sulu tarımı olanaklı kılmasının yanı sıra, Antep’in içme suyunu da karşıladığına dikkat çekilen dilekçede, fabrikanın kurulması halinde oluşacak kirlilikten içme suyunun ve büyük yatırımlarla yapılan tesislerin işe yaramaz hale geleceğine vurgu yapılıyor.
Dilekçedeki çarpıcı verilerden biri ise salt ticari kaygılar nedeniyle fabrikaların Doğu Anadolu fay hattının geçtiği, Urfa-Antep yoluna yakın yerde kurulmak istenmesi. Dilekçede, bu durumun işletmeci açısından bile büyük risk taşıdığına değiniliyor. Özellikle Hititler’den kalma tarihi zenginlikler de barındıran bölgenin, bu konumuna da dikkat çekilen dilekçede, yörenin tarihsel zenginliklerinin açığa çıkartılması isteniyor.


Başa dön


İstanbul’da işgal karşıtı standlar açılıyor
20 Ağustos Pazar günü Kadıköy İskele Meydanı’nda saat 15:00’te, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki işgallerine karşı yapılacak mitingin tanıtımı için İstanbul’un birçok bölgesinde standlar açıldı. Taksim Meydanı’nda dün öğle saatlerinde kitlesel olarak açılan standa KESK İstanbul Şubeleri, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Haber-İş 1 No’lu Şube, Memur-Sen İstanbul Şubeleri, İTO, Hak-İş Marmara Bölge Başkanlığı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sendika, kitle örgütü temsilcisi ve sanatçılar katıldı. İşgal fotoğraflarının ve imza metninin bulunduğu standın açılışında, kurumlar adına açıklama yapan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Tores Dinçöz, yaşanan işgallerde her gün sivillerin hayatını kaybettiğini ve televizyon ve gazete haberlerinin ilk sırasını kan ve gözyaşı aldığını belirtti. İsrail’in ve ABD’nin sözde bahanelerle işgaller gerçekleştirdiğini ifade eden Dinçöz, asıl amacın bölgenin yeraltı zenginliklerine ve petrolüne sahip olma isteğinin olduğunu vurguladı. ABD ve İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmek için Ortadoğu’yu kana buladığını belirten Dinçöz, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok devletin işgal karşısında etkisiz kaldığını belirtti. Kadıköy mitinginin yeni bir 1 Mart’ın başlangıcı olacağını ifade eden Dinçöz, Taksim, Kadıköy, Bakırköy, Aksaray ve Kartal’da açtıkları standları bir hafta boyunca açık tutacaklarını belirtti.
Basın açıklaması sırasında polisin kitle içerisindeki bir genci kapkaççı olduğu gerekçesi ile gözaltına almak istemesi gerginliğe neden oldu. Yapılan müdahale sonrasında gözaltına alınmak istenen genç polisin elinden alındı.

Sanatçılardan İsrail’e protesto, Filistin’e destek
Ankara Aydın ve Sanatçı Girişimi, İsrail’in Ortadoğu’daki saldırılarını İsrail Büyükelçiliği’ne kalem fırlatarak ve kırmızı mürekkepler atarak protesto etti.
Aydın ve Sanatçı Girişimi adına şair Ahmet Telli, İsrail Büyükelçiliği önünde yaptığı konuşmada, İsrailin saldırılarından dolayı bu kalemleri kullanamayan Filistinli ve Lübnanlı çocuklar için bu eylemin yapıldığı ifade edildi. Vicdanını kaybeden, vicdanı sağırlaşan İsrail yöneticilerinin Lübnan’dan, Filistin’den ve bütün dünyadan yükselen çığlıkları duymadığını belirten Telli, Türkiyeli Türk ve Kürt aydınları, sanatçıları olarak kalemlerini ve kalemlerinin belleği olan mürekkeplerini, boyalarını İsrail Büyükelçiliği’ne bırakmak için biraraya geldiklerini ifade etti. Telli “Umarız ki belleğin çığlığını duyarlar. Umarız ki Litani barışın ırmağı olur” dedi.
“Filistin halkı yalnız değildir”,”Lübnan halkı yalnız değildir”, “Katil İsrail Ortadoğu’dan defol” sloganlarının atıldığı eylemde, polis grubun İsrail büyükelçiliğine yaklaşmasına izin vermezken, aydın ve sanatçılardan Aydın Çubukçu, Ahmet Telli ve Sibel Özbudun tarafından elçilik önüne “Kaybedeceksiniz” yazılı pankart bırakıldı.
Yanlarında getirdikleri mürekkepleri Elçilik yakınında yere döken ve Elçiliğe kalem fırlatan yazar ve sanatçılar eylemden sonra Filistin Büyükelçiliği’ne de destek ziyaretinde bulundular.
Aydın ve sanatçıları Filistin Büyükelçiliği’nde, Elçilik Müsteşarı İbrahim Tamim karşıladı. Aydın ve sanatçılara teşekkür ederek sözlerine başlayan İbrahim Tamim, 100 yıla yaklaşan mücadelelerinde Türkiye halkının desteğini her zaman yanlarında gördüklerini belirtti. Son olayların başlangıcının bir İsrail askerinin kaçırılması ile ilgisi olmadığının altını çizen Tamim, bunun uzun dönem önce hazırlanan ve başını ABD’nin çektiği bir proje olduğunu vurguladı. Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne anlama geldiğini Irak’ta gördüklerini belirten Tamim, Rice’ın Ortadoğu ziyaretinden sonra da “Yeni Ortadoğu Projesi’nden bahsedildiğini söyleyerek, Lübnan’da öldürülen sivillerin bu projenin de ne anlama geldiğini gösterdiğini ifade etti. Yaşanan olayların ABD politikasının yansımaları olduğunu vurgulayan Tamim, Hizbullah’ın direnişinin “Yeni Ortadoğu Projesi”nin başarısızlığını gösterdiğine dikkat çekti.


Başa dön


Dikkat, düğün var!
Son dönemde sıkça rastlanan düğün magandalarının kurbanlarına bir yenisi de Isparta’da eklendi. Önceki gün, akşam saatlerinde yaşanan olayda, ekmek parası kazanmak amacıyla düğüne gelen Piyanist Hakan Savaş Kutlu (24) hayatını kaybetti. Yalvaç’ta yüksekokulda öğrenci olduğu öğrenilen bir yıllık evli Hakan Savaş Kutlu’nun düğünlerde piyanist olarak çalıştığı öğrenildi.
Gelendost ilçesi Yaka köyüne düğünde org çalması için çağrılan Kutlu, biri polis olduğu öğrenilen iki zanlının kurşunlarına hedef oldu. Rasgele ateş eden zanlıların silahından çıkan kurşun Kutlu’nun boynundan ağır şekilde yaralanmasına neden olurken, 15 yaşındaki İsa Aynur’u karın bölgesinden yaraladı.
Gece geç saatlerde Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde ameliyata alınan Kutlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralı İsa Aynur’un ise Devlet Hastanesi’nde yattığı ancak durumun ağır olmadığı öğrenildi.
Silaha son verilsin
Genç Piyanist Kutlu’nun ölüm haberini alan annesi ve yakınları Acil Servis önünde ağıtlar yaktı. Oğlunu genç yaşta kaybetmenin acısını yaşayan anne Sema Kutlu, “Ben bu acılara nasıl dayanırım” diyerek acısını dile getirdi.
Anne Kutlu’nun 4 yıl önce de bir kızını tümör yüzünden kaybettiği bildirildi. Kutlu’nun hastane önünde bekleyen yakınları düğünlerde küçük çocuklara dahi silah attırıldığını belirterek, “Küçücük çocukların ellerinde silah. Düğünde silah atanlardan birisi de polismiş. Ne anlıyorlar silah atmaktan.” diyerek düğünlerde silah atılmasına engel olunmasını istedi.
Jandarma, olayla ilgili 2 kişiyi gözaltına aldı.
Ucuz kurtuldu
Konya’da da bir düğünde havaya ateş açılması sonucu etrafa saçılan saçmalar bir kişinin yaralanmasına neden oldu.
Olay önceki akşam saat 21:30 sıralarında merkez Karatay ilçesi, Tatlıcak Mahallesi, Bahri Sokak’ta yapılan bir düğünde meydana geldi. Her düğünde havaya ateş açmayı adet haline getiren magandalar, yine ateş etmeye başladı. Kimliği belirsiz kişiler tarafından arka arkaya açılan ateşten çevreye dağılan saçmalar, düğünde bulunan Hasan Yıldız’ın (31) kafasını sıyırdı.
Kaşında derin bir yara açılan Yıldız, kanlar içinde yere düştü. Durumun polise ihbar edilmesiyle olay yerine gelen ekipler, ateş eden kişileri ararken, saçmalara hedef olan Yıldız, özel bir araçla Numune Hastanesi Acil Servis’e kaldırıldı.
Serseri kurşun
İzmir’in Konak ilçesinde ise nereden geldiği bile belirlenemeyen serseri kurşun, komşularıyla evinin önünde oturan 26 yaşındaki sınıf öğretmeninin sırtına isabet etti. Olay, gece 00.00 sularında Bozyaka semti 3097 Sokak 9 numara önünde meydana geldi. Limontepe Saadet Onart İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeni olan Melahat Tarhan (26), havanın sıcak olması nedeniyle yakınları ve aynı sokakta oturdukları komşularıyla çay demleyip evlerinin önüne oturmaya çıktı. Bu sırada sırtına aniden sert bir şeyin çarpmasıyla kendisini bir böceğin ısırdığını zanneden Melahat Tarkan, elini sırtına doğru uzattığında sert bir cismin sırtına saplandığını farketti. Yakınlarının genç öğretmenin sırtına saplanan cismin kurşun olduğunu farketmesiyle birlikte Tarhan, hemen Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Sınıf öğretmeni olan Tarhan’ın sırtındaki kurşun ameliyatla çıkarılırken sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.


Başa dön


Batıda çıban tehlikesi
Halk arasında “Şark Çıbanı” olarak bilinen ve daha çok güney ve güneydoğu illerinde görülen hastalığa yol açan “Leishamaniasis” parazitinin, İstanbul’da da görülmeye başlanması üzerine, köpeklerin yılda en az bir kez kontrolden geçirilmesi gerektiği bildirildi. Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Aytuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığa neden olan çıbanın batı bölgelerine kaymaya başladığını söyledi. Çarpık kentleşme ve ekolojik dengenin bozulmasının hastalığı yayan “Tatarcık Sineği”nin yaşam bölgelerinin değişmesine neden olduğunu ifade eden Aytuğ, insan göçüyle birlikte adeta sineklerin de göç ettiğini, dolayısıyla önceden hastalık görülmeyen bölgelerde de hastalığın görülmeye başladığına dikkati çekti. Aytuğ, UÜ Veteriner Fakültesi’nce “Leishamaniasis” ile ilgili İstanbul, İzmir ve Muğla’da yürütülen bir çalışmada, önceki yıllarda çok nadir olgulara rastlanılan İstanbul’da incelenen 160 köpeğin yüzde 20’sinde hastalık bulunduğunu bildirdi. Çalışmaya alınan köpeklerin büyük bölümünün, sahipleri olan ve evde bakılan köpekler olduğuna işaret eden Aytuğ, “Buradaki en büyük risk, hastalığı taşıyan ve bulaştıran köpekler, hiçbir belirti göstermeyebiliyorlar. O nedenle köpek sahipleri, hayvanlarını en az yılda bir kez ‘Leishamaniasis’ için kontrol ettirmeli” dedi. İnsanlara bulaşması halinde çok farklı belirtilerle kendisini gösteren ve iç organları etkileyerek yaşamı tehdit edecek hastalıklara neden olan “Leishamaniasis”ten korunmak için köpeklere solüsyonlar ve ilaç emdirilmiş tasmalar takılabileceğini ifade eden Aytuğ, “Sinekle mücadele de önemli, ancak sineğin ısırmasına engel olursak köpeklerde hastalık oluşmayacaktır. Bu uzun süre vücutta kalan damlalar ve ilaç emdirilmiş tasmalarla yapılabilir” diye konuştu.
Göçün sokağa düşürdüğü çocuklar
Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rüstem Erkan, Diyarbakır’da suç işleyen çocukların yüzde 60’ının okula devam etmediğini, yüzde 80’inin ailesinin göç etmiş aileler, çocukların ailelerindeki ortalama kişi sayısının 8, ailelerin ortalama gelirinin ise 300 YTL civarında olduğunu bildirdi. Erkan, Türk-İş dergisinde yayımlanan ‘’Çalışan Çocuklar, Sokak Çocukluğu, Göç ve Suç-Diyarbakır Örneği’’ başlıklı makalesinde, çocukların çalışmasıyla ilgili olarak şunları kaydetti: ‘’Çocuğun yoksul ailede yetişmesi ve okula başlaması, okulda derslerine ilgisizlik ve beraberindeki başarısızlık, çocuğun eğitim sisteminin dışına çıkmasına neden olur. Bu eğitimsizliğin sonucundaysa iş ile yeterli eğitim olanakları azalır ve çocuk yetişkin, düşük nitelikli işlerde çalışırken evlenir. Bunun sonucunda kendini geliştireceği eğitim olanaklarına ulaşamaz hale gelecek ve yeni bir yoksul ve eğitimsiz ailenin ortaya çıkması ile bu kısır döngü devam edecektir.’’ Erkan, dünyada yaklaşık 150 milyon çocuğun tek başına veya ailesiyle birlikte yaşam savaşı verdiğini belirterek; sokak çocuklarına göçlerin, ekonomik zorlukların, işsizlik ve yoksulluğun yaşandığı tüm dünya kentlerinde rastlandığına dikkati çekti. Makalesinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’nin suç işleyen çocuklarla ile ilgili istatistiklerine yer veren Erkan, suçlu çocukların babalarının yüzde 31’inin, annelerinin ise yüzde 89’unun okur-yazar olmadığını da belirtti.
80 dönüm kül oldu
Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Mezeköy yakınlarında çıkan yangın, köylülerin ve Aydın Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesiyle önceki gün akşam saatlerinde kontrol altına alındı. Yanan alanları soğutma çalışmaları ise geç saatlere kadar devam etti. Yolların dar olması sebebiyle itfaiye araçlarının ulaşamadığı yangına Muğla Orman İşletme Müdürlüğü’nden istenen helikopterle müdahale edildi. Yangının yaklaşık 100 dönüm alana zarar verdiği, 80 dönüm arazi içindeki incir ve zeytin ağaçlarının da yanarak kül olduğu bildirildi.
‘Konutların sorunları çözülsün’
Toplu konutlarda yaşanan altyapı sorunlarından ve çevre düzenlenmesindeki eksikliklerden dolayı konut sahipleri tarafından, Malatya belediyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı yapan Hakan Er ‘hiçbir eksiği yok’ denilerek kendilerine teslim edilen konutlarda sorunların çözülmediğini söyledi. Siteye girdikleri ilk hafta su borularının patladığını belirten Er, “Altı-yedi aydır su sorunumuz çözülmüş değil. Üç gündür bu sıcak havada sularımız akmıyor” diye konuştu. Konutların yanında bulun n kireç ocağı ve beton santralının ruhsatı olmamasına rağmen çalıştığını belirten Er, “Sorunlarımızı iletmek için muhatap bulamıyoruz. Daha önce TOKİ Genel Müdürlüğüne heyetle giderek yazılı olarak sorunlarımızı ilettik sonuç alamadık. TOKİ, konutların belediyeye teslim edildiğini, belediye teslim almadıklarını söylüyor” dedi. Heyet Belediye Başkanı Cemal Akın’la görüşerek belediyeden üzerine düşeni yapmasını istedi. Akın ise, “Biz belediye olarak eksikleri tamamlanmamış olduğundan dolayı devralmadık. Ancak devralmadık diye sıkıntıları böyle bırakmayacağız” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net