www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bu nasıl ateşkes?
Lübnan’da dün sabah erken saatlerde yürürlüğe giren ateşkesten önce Lübnan’a yönelik “son bir ağır bombardıman” düzenleyen İsrail ordusu, ateşkesi baltalamak için elinden geleni yapıyor.

Ortega cezaevinden kaçırıldı
Venezüella hükümetine karşı darbe yapmak suçundan 16 yıl hapse mahkûm edilmiş olan Carlos Ortega, yattığı askeri cezaevinden firar etti. ABD yanlısı bir sendika lideri olan Ortega, 2002 yılında patronlarla işbirliği içinde düzenlediği iki aylık “genel grev/genel lokavt” kampanyası ile, ülkenin petrol sektörünü felç etmişti.

İsrail’e diz çöktüren güç
Hizbullah gerillaları, bir ayı aşkındır Ortadoğu’nun “en güçlü” ordusu olan İsrail ordusuna karşı destansı bir direniş gösteriyor. Güney Lübnan dağlarında; olağanüstü istek, azim, gizlilik, sıkı eğitim ve bölge halkının büyük desteğiyle Hizbullah, İsrail ordusuna geri adım attırdı.


Bu nasıl ateşkes?
Lübnan’da dün sabah erken saatlerde yürürlüğe giren ateşkesten önce Lübnan’a yönelik “son bir ağır bombardıman” düzenleyen İsrail ordusu, ateşkesi baltalamak için elinden geleni yapıyor. İsrail ordusu, Lübnan’a karadan ve denizden ablukanın süreceğini bildirdi. Ordu ayrıca, Lübnan’ın güneyinde uyguladığı seyahat kısıtlamalarının “şimdilik” devam edeceğini duyurdu.
İsrail ordusu, yollarda hareket halindeki araçların, “füze taşıyabilecekleri” gerekçesiyle vurulabileceğini bildirdi ve gece 22.00’den sonra sokağa çıkılmaması uyarısında bulundu.
İsrail askerleri, ateşkese rağmen Güney Lübnan’da iki Hizbullah gerillasını da vurdu.
Öte yandan İsrail savaş uçakları, ateşkesin yürürlüğe girmesine 45 dakika kala Lübnan’ın doğusundaki bir köyle, Sayda’daki Filistinlilerin mülteci kampı Ayn El Helva’yı vurdu. Saldırıda 2 kişi yaşamın yitirdi, 9 kişi de yaralandı. Diğer hava saldırılarında da 9 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. 13 Ağustos’taki İsrail hava saldırılarında ölenlerin sayısı ise 42 olarak saptandı. İsrail ayrıca, patlayıcı taşıyan insansız 2 Hizbullah hava aracını düşürdü.
İsrail ordusu önceki günkü Hizbullah saldırılarında 5 askerini kaybettiğini, 25 askerin de yaralandığını duyurdu.
Hizbullah, ateşkesten hemen önce, İsrail’in Hayfa kentine son bir füze saldırısı düzenledi. Saldırıda binalar ve bazı araçlar hasar gördü.
İsrail-ABD kaybetti
Öte yandan, Lübnan’daki savaşa ilişkin yapılan değerlendirmelerde, genelde İsrail ve ABD’nin bu savaştan yara aldığı, Hizbullah, İran ve Suriye’nin ise kârlı çıktığı belirtiliyor. İsrail ve ABD’de yapılan yorumlarda, güçlü İsrail ordusunun, bir gerilla örgütüne karşı umduğu başarıyı sağlayamaması, İsrail’in askeri caydırıcılığı için darbe olarak değerlendirildi.
Siyaseten de İsrail ve ABD “Hizbullah’ın dişlerinin sökülmesi” olarak özetledikleri hedeflerinde başarılı olamadı.
Hizbullah, askeri gücünü önemli ölçüde koruyor.
Bu durumda İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in, siyasi bedel ödemesi olası görülüyor. Buna karşılık Hizbullah ve lideri Şeyh Hasan Nasrallah, İslam dünyasında yeni bır kahraman olarak ortaya çıktı.
Gözlemciler, ABD’nin “Büyük Ortadoğu” projesinin de ağır yara aldığı görüşünde. Yorumcu Barry Rubin, İran ve Suriye’nin savaştan siyaseten yükselerek çıktığını kabul etti.
Bu koşullarda İsrail saldırılarının yakın gelecekte tekrar başlaması olası görülüyor.

Barış yanlısı İsraillinin oğlu da öldü
İsrailli tanınmış yazar ve barış eylemcisi David Grossman’ın oğlu Uri Grossman’ın (20), cumartesi günü Lübnan’daki Hizbullah pususunda ölen İsrail askerleri arasında yer aldığı öğrenildi. Uri Grossman’ın içinde bulunduğu tankın, bir antitank füzesiyle vurulduğu bildirildi.
David Grossman, geçtiğimiz hafta içinde, İsrail hükümetine Lübnan saldırısını durdurma çağrısı yapmıştı.
Roman ve makaleleri 20 dile çevrilen Grossman, Arap-İsrail uzlaşmasını ve Filistin’deki işgalin sona ermesini savunuyordu. Ancak 12 Temmuz’daki İsrail saldırısına destek vererek şaşkınlık yaratmış, geçtiğimiz perşembe günü ise “bu savaşın yeterince sürdüğünü” açıklamıştı.

Türkiye batağa gönderiliyor
Lübnan’daki Birleşmiş Milletler (BM) barış gücüne takviye birlik gönderecek ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğu ifade edildi. Beyrut hükümeti tarafından yapılan açıklamaya göre, BM gücüne takviye kuvvet yollamayı Türkiye’den başka Fas, Endonezya, İtalya, İspanya ve Malezya kabul etti. Açıklamada, adı geçen ülkelerin, “Lübnan’da bütün ilgili tarafların da kabullenmesi şartıyla” takviye kuvvet göndermeyi kabul ettiği ifade edildi. Başbakanlık açıklamasında ayrıca, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora’nın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, diğer ülkelerin liderleriyle görüştüğü de kaydedildi.
Lübnan’daki BM barış gücünde halen 2 bin kadar asker görev yapıyor. BM’nin aldığı 1701 sayılı karar uyarınca, bu sayı 15 bine çıkarılacak.

Gazze’de 200 ölü
Lübnan’a yönelik İsrail saldırısının gölgesinde kalan Gazze’deki İsrail terörünün bilançosu çok ağır oldu. FKÖ tarafından yapılan açıklamaya göre, son 44 gün içinde İsrail, Gazze’ye yönelik 190 hava akını düzenledi ve 3500 havan/top mermisi attı.
Rapora göre İsrail, 28 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında bölgeye 768 saldırı düzenledi.
Filistinli doktorlara göre saldırılarda aralarında 40 çocuğun da bulunduğu 200 Filistinli öldü, 600’ü yaralandı.
Bu arada, İsrail askerlerinin önceki gün bölgeye yönelik son saldırısında üç Filistinli öldürüldü, 3’ü yaralandı. Yine önceki gün düzenlenen hava saldırısında bir Filistinli can verirken, 2’si yaralandı.
İslami Cihad mensupları ise, Batı Şeria’nın Cenin’deki bir mülteci kampında, İsrail ile işbirliği yapmakla suçladıkları bir kişiyi yüzlerce kişinin önünde kurşuna dizerek öldürdü.


Başa dön


Ortega cezaevinden kaçırıldı
Venezüella hükümetine karşı darbe yapmak suçundan 16 yıl hapse mahkûm edilmiş olan Carlos Ortega, yattığı askeri cezaevinden firar etti. ABD yanlısı bir sendika lideri olan Ortega, 2002 yılında patronlarla işbirliği içinde düzenlediği iki aylık “genel grev/genel lokavt” kampanyası ile, ülkenin petrol sektörünü felç etmişti.
Ortega, cezaevinde olmasına rağmen, Hugo Chavez hükümeti döneminde hızla kan kaybeden Venezüella İşçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun liderliğini sürdürüyordu. Savunma Bakanı Raul Baduel, Ortega’nın, üç subayla birlikte pazar günü firar ettiğini bildirdi.
Bu subaylardan ikisinin askeri isyana teşvikten hüküm giydiği, bir diğerinin ise ordu malını çalmak suçlamasıyla yargılanmayı beklediği öğrenildi.
Ortega, başarısızlıkla sonuçlanan lokavttan sonra Kosta Rika’dan siyasi sığınma elde etmiş, ancak gizlice Venezüella’ya dönmüştü. Eski sendika lideri, Mart 2005’te başkent Caracas’ta bir gece kulübünde eğlenirken ele geçirilmişti.
Millileştirme donduruldu
Öte yandan, Bolivya hükümeti, devlet petrol şirketi YPFB’nin yeniden örgütlenmesini sağlamak amacıyla, petrol ve doğalgaz sektörünün millileştirilmesini dondurduğunu açıkladı. Cuma günü Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, YPFB’nin ekonomik kaynak sıkıntıları nedeniyle, millileştirmenin geçici olarak dondurulduğu kaydedildi.
YPFB yönetimi ise, enerji üretim tesislerinin kontrolünü tamamen ele alabilmek amacıyla, Bolivya Merkez Banrkası’ndan 180 milyon dolar finansman talep etti.
70 yıllık bir kamu şirketi olan YPFB; önceki hükümetler döneminde kısmen özelleştirilmiş, ama 2004’te tekrar kamunun eline geçmişti. Devlet Başkanı Evo Morales, 1 Mayıs’ta millileştirme kararını ilan ettiğinde, YPFB’nin 60 gün içinde “şeffaf, verimli ve toplumca kontrol edilen” bir şirkete dönüşmesi için çağrıda bulunmuştu.


Başa dön


İsrail’e diz çöktüren güç
Hizbullah gerillaları, bir ayı aşkındır Ortadoğu’nun “en güçlü” ordusu olan İsrail ordusuna karşı destansı bir direniş gösteriyor. Güney Lübnan dağlarında; olağanüstü istek, azim, gizlilik, sıkı eğitim ve bölge halkının büyük desteğiyle Hizbullah, İsrail ordusuna geri adım attırdı.
“Onlar, dünyadaki en iyi gerilla güçlerinden biridir” diye konuşan Lübnanlı bir askeri uzman, “Son yirmi senemi, bu örgütün askeri yapısını ve istihbarat gücünü incelemeye ayırdım. Şahsen ben, bir Hizbullah karşıtıyım. Fakat şunu itiraf etmeliyim ki, Hizbullah dünyadaki en iyi gerilla gücü” ifadelerini kullandı.
Hizbullah’ın İsrail’e karşı bu denli başarılı olmasını, Şii örgütün özellikle G. Lübnan’da halkla içiçe olmasına bağlayan uzmanlar, örgütün halkla sıcak ilişkileri ve yeraltındaki gizli karargâhları sayesinde, İsrail hava saldırılarından az kayıpla çıktığını belirterek, “İsrail, hava saldırılarına ve zırhlı birliklerine rağmen, G. Lübnan sınır kontrolünü ele geçiremedi” diye konuştular.
Hizbullah’ın askeri başarısındaki bir diğer önemli nedenin ise, gerillaların eğitimlerinin yanı sıra, araziyi iyi bilmelerinden kaynaklandığını ifade eden uzmanlar, “Hizbullah, çatışmalarda İsrail askerlerinden bir adım öndeydi, çünkü, klasik ‘denizdeki balık’ taktiğini uyguladı. Gerillalar kendi evlerinde, bildikleri bölgelerde savaştılar. Akrabalarının yardımlarını aldılar” şeklinde konuştular.
‘Şehitlik onuru’
Hizbullah’ın, bölgesel çatışmalardaki başarısında, gerillaların azmi ile askeri disiplininin büyük önem taşıdığını ifade eden Lübnanlı askeri uzmanlar, “Gerillalar, azim ile askeri disiplini hiç alışık olmadığımız bir biçimde birleştirdiler. Hizbullah savaşçıları, askeri doktrinsizliği ve korkusuzluğu kendileri için avantaj haline getirdiler” ifadelerini kullandılar.
Hizbullah gerillalarının, “ölüme gözü kapalı atlamalarının” ardında, ‘Şehitlik Mertebesi’nin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, “Bu mertebe, her gerilla için büyük bir onur. Gerillaların geride bıraktıkları aileleri için endişe etmeleri gerekmiyor. Şehit aileleri, yüksek maaşlar ve eğitim yardımları alıyorlar” diye konuştular.
Vietnam etkisi
Hizbullah gerillalarının, askeri-direniş tarihini çok iyi araştırdıklarını, özellikle Vietnam’daki direnişi çok iyi bildiklerini belirten uzmanlar, “Nasrallah, İran’dan her ne kadar doğrudan yardım almadıklarını söylese de, ittifak halinde olduklarını inkâr etmiyor. Örgütün askeri malzemelerinin çoğu İran ya da Suriye üzerinden geliyor. Askeri-direniş tarihini iyi bilen gerillaların elinde ayrıca, kendi üretimleri olan birçok silah var” şeklinde konuştular.
Hizbullah gerillalarının kısa menzilli ve hafif Katyuşyalar sayesinde birçok Merkava tankını yok ettiğine dikkat çeken askeri uzmanlar, “Hizbullah’ın en etkili silahı Katyuşalar. Bunun dışında ise, lazer güdümlü füzeler geliyor. Fakat, bu silahlar örgütün elindeki en hafif silahlar. Katyuşalar, İsrail füzesavarları tarafından çok zor yakalanıyor ve birkaç gerilla tarafından hızlıca ateşlenebiliyorlar” ifadelerini kullandılar.

Fisk: Asıl savaş yeni başladı
İngiliz The Independent gazetesinin muhabiri ve yazarı Robert Fisk, BM ateşkesinin, aslında “gerçek savaşın başlangıcı” olduğunu yazdı.
Fisk, Hizbullah saldırısı altında, İsrail’in ağır kayıplar verdiğini hatırlatarak, “İsrail bu savaşı kaybedebilir. İsrailli komutanlar Litani Nehri’nin güneyini ‘temizlemekten’ bahsediyor, ama temizliği Hizbullah yapıyor. Dün (önceki) gece itibarıyla, İsrailliler, cumartesi gecesi düşürülen helikopterlerinin ölü mürettebatına dahi ulaşmayı başaramamışlardı” diye yazdı.
Hizbullah darbeleri
Beyrut’ta bulunan Fisk, ateşkese rağmen halen Lübnan topraklarında 10 ila 30 bin İsrail askeri bulunduğuna işaret ederek şöyle devam etti: “İsrail F-16’larını vurma kapasitesi olmayan Hizbullah, yıllardır, İsrail ordusuyla karada karşılaşmak için bekliyordu. Şimdi, bu uzun süredir planlanan kampanya operasyona dönüştü. Binlerce Hizbullah üyesi hayatta ve G. Lübnan’ın yerle bir edilmiş köylerinde, silahlarıyla bu anı bekliyorlar. Nasrallah’ın, ‘İsrail’i Litani’nin kıyısında bekliyoruz’ uyarısından hemen sonra 20’den fazla İsrail askerini öldürdüler.”
Fisk, bu tarihsel dönemeçte, “İsrail ordusunun ülkesini korumaktan aciz göründüğünü” belirterek, “Hizbullah ve İsrail, sınırda çatışma halinde olacaksa, hangi ülke askerlerini bu ormana göndermeye cesaret edebilir? Trajik ve ölümcül bir biçimde, gerçek Lübnan savaşı bugün başlıyor.” dedi.


Başa dön


Irak’ta yargısız infaz
Irak’ın Ramadi kentindeki ABD askerlerinin, 15 yaşındaki Iraklı bir çocuğu öldürdüğü öğrenildi. Muhannad Hamid El Elvani adlı genç Iraklı’nın annesi Farac El Elvani, “Amerikan askerleri oğlumu kent adliyesi önünde infaz ettiler” diye konuşurken, görgü tanıkları ABD askerlerinin, 15 yaşındaki Iraklı’yı iki gün önce tutukladığını ve önceki gün serbest bıraktıklarını, ancak bu sırada çocuğun annesine doğru koşmasını bahane edip, genç Iraklı’ya kurşun yağdırdıklarını ifade ettiler. Bu arada Irak’ın başkenti Bağdat’ın güneyine önceki akşam peş peşe bombalı saldırılar düzenlendi. Saldırılarda, 62 kişi hayatını kaybetti. Yaralananların sayısının 140’i aştığı kaydedildi. Diğer yandan Irak Sağlık Bakanı Ali El Şemari, korumalarının ABD’li askerlerce sebepsiz yere tutuklandığını belirtti. ABD’li askerlerin önceki gün Sağlık Bakanlığı binasını bastıklarını belirten Şemari, işgal askerlerinin bakanlık kapısını kırdığını ve 7 korumayı tutukladığını söyledi.
İşsizler daha erken ölüyor
Almanya’daki Leipzig Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, işsizlerin üzerindeki baskının hastalanma ve erken ölüm riskini artırdığını ortaya koydu. Almanya’daki kitlesel işsizlik 11 milyondan fazla insan yoksulluk içinde yaşıyor. Hartz IV yasalarının yürürlüğe girmesinden sonra yoksulluk içinde yaşayan çocukların sayısı ikiye katlanarak 2,5 milyonu geçti. Milyonlarca işsiz emekçi ve aileleri bir bütün olarak toplumsal yaşamdan dışlanıyorlar. Gazete okumak, tiyatro veya sinemaya gitmek bu kesim için hayal. En fazla televizyondaki pembe dizilerde hayal ettikleri yaşamı izleyebiliyorlar. Uzmanlar, “Beş milyon işsiz kabul edilmeyecek kadar yüksek” diyerek “işsizleri yeniden çalışmaya teşvik için daha fazla baskı” talep ederken, her bir rakamın ardında bir insan olduğu gerçeğini gizlemeye çalışıyorlar. Leipzig Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü aşkanı Prof. Dr. Elmar Brähler, Doğu Almanya’da yayınlanan “Super İllu” gazetesiyle yaptığı bir söyleşide, “İşsizlerin, çalışanlara oranla daha kısa bir yaşam beklentileri var” dedi. Enstitüsünün yaptığı bir araştırmaya dikkat çeken Brähler, “İşsiz kalan birinin ölme riski, kısa bir süre sonra çalışan bir insana oranla ikiye katlanıyor” diye konuştu. İki sene işsiz kalan birinin erken ölme riskinin daha fazla olduğunu söyleyen Brähler, “İki sene işsiz kalan bir insanın yaşamının erken sona erme riski çalışan birine göre dört kat daha fazla” şeklinde konuştu.
Afganistan’da intihar saldırısı
Afganistan’da, pazarda alışveriş yapan Afgan askerlerini hedef alan intihar saldırısında 7 kişi yaralandı. Güneybatıdaki Paktika iline bağlı Barmal bölgesinde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda, intihar komandosu öldü. Kabil’de NATO askeri konvoyuna düzenlenen bombalı saldırıda da 4 askerle 3 sivil yaralandı. Ülkenin doğusundaki bir garnizona saldırı düzenlenmesinin ardından ordu güçleri ile direnişçiler arasında çıkan çatışmada 5 asker ve 18 direnişçi öldürüldü, 6 asker yaralandı. Güneydeki Helmand eyaletinin Garmser bölgesi dağlık kesiminde ise Taliban’a operasyon düzenleyen polis, 6 kişiyi öldürdü, 4’ünü yaraladı. Operasyonda 3 polis de yaralandı. Afganistan’ın güneyinde polis ile Taliban mensupları arasında çıkan çatışmada bir polis ve 11 Taliban’ın öldüğü bildirildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net