www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Fen lisesi skandalı
Tunceli Milli Eğitim Müdürlüğü "ihtiyaç yoktur" diyerek rapor hazırladığı fen lisesi için tahsis edilen araziyi, önce özel bir koleje hibe etti. Kolej sorununu "çözen" müdürlük, ardından ihtiyaç yok dediği fen lisesini açtı.

Cezaevinde Suudi usulü sansür!
Bandırma Kapalı Cezaevi, gazetemiz Evrensel’e, Suudi Arabistan usulü sansür uyguluyor. Suudi Arabistan’a, Türkiye’den gönderilen gazetelerdeki kadın fotoğraflarının siyaha boyanması gibi, Cezaevi Müdürlüğü de gazetemizin Güneydoğu sayfasındaki bazı haber ve köşe yazılarını siyaha boyadı.

Hükümet gözünü okullara dikti
AKP Hükümeti şimdi de gözünü şehir merkezlerindeki, arazi rantı yüksek okullara dikti. Milli Eğitim Bakanlığı, arsası değerli okulları satmak için bir protokol taslağı hazırladı.

20 Ağustos için miting başvurusu
İsrail’in Lübnan ve Filistin’e yönelik saldırıları yurdun bir çok ilinde yapılan yürüyüşlerle protesto edildi. KESK, TMMOB, İTO, TÜMTİS, TEKSİF ve Haber-İş’in de aralarında bulunduğu sendika ve odalar 20 Ağustos’da Kadıköy de miting yapmak için başvuruda bulundu.


Fen lisesi skandalı
Cem Emir
Eğitim alanında yaşanan sıkıntıların bitmediği Tunceli’de, Milli Eğitim Müdürlüğü, bir skandala imza attı. Fen lisesi için tahsis edilen 10 bin metrekarelik arsayı, karşılıksız olarak Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Erkam Özel Öğretim İşletmeleri A.Ş adlı şirkete hibe etti. Müdürlük, Tunceli’de önce fen Lisesine ihtiyaç olmadığı yönünde müfettiş raporu hazırlattı. Ardından raporun üzerinden bir yıl bile geçmeden Tunceli’de 2 derslikli 48 öğrenci kapasiteli bir fen lisesi açtı.
Eğitim Müdürlüğü, yeni fen lisesinin açılışını şehir merkezine astığı “Müjde Tunceli’de fen lisesi açıldı” yazılı pankart ile duyurması tepki topladı. Çünkü kentte geçtiğimiz yıl Eğitim Sen Tunceli Şubesi öncülüğünde “Tunceli’de fen lisesi istiyoruz” diyerek kampanya başlatmış toplanan binlerce imzanın yanında, esnaflarda iş yerlerinin camlarına “İlimize fen lisesi İstiyoruz” yazılı dövizler asmışlardı.
Arsa nasıl verildi?
Tunceli Fen Lisesi, 1995 yılları ile 2002 yılları arasında yatırım kapsamına alınmış olmasına rağmen, özel öğretim şirketinin arsaya talip olması üzerine bu kapsamdan çıkarılmıştı. Tunceli Milli Eğitim Müdürlüğü Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği Mart 2005 tarihli yazıda, Özel Erkam Öğretim Şirketi'nin söz konusu arsaya talip olduğunu belirtiliyor. Yine aynı yazıda, konuyla ilgili olarak İlköğretim Müfetişleri Başkanı Ahmet Göç tarafından hazırlanan “İlimizde fen lisesi yapımının öncelikli bir konu olmadığı” yönündeki rapor, bakanlığa gönderilerek, arsanın özel şirkete tahsis edilmesi isteniyor. Yapılan yazışmaların ardından Milli Eğitim Bakanlığı arsanın, Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Erkam Özel Öğretim İşletmeleri şirketine tahsisini uygun gördüğünü iletiyor.
Milli Eğitim Müfettişleri tarafından hazırlanan raporda , Tunceli’de fen lisesi açılmasının önündeki engeller ise şöyle sıralanıyor; “son üç yıldır öğrenci sayısında artış olmadığı, 2004-2005 öğretim yılı itibariyle ortaöğretimde öğrenci sayısında düşüş olduğu, fen lisesi öğretmenliği için yeterli başvuru alınamayacağından öğretmen ihtiyacının karşılanmasında sıkıntı yaşanacağı, fen lisesi yapımının eğitim-öğretim açısından öncelikli bir konu olmadığı…”
Şartlar bir yıl da mi değişti?
Tunceli’de fen lisesine ihtiyaç onladığına dair rapor hazırlatan, arsayı ise özel şirkete tahsis eden Milli Eğitim Müdürlüğü daha bir yıl geçmeden iddialarını unutarak, ticaret lisesi olarak görünen okulu fen lisesi yaptı. Ancak Ticaret Meslek Lisesi'nin kağıt üzerinde fen lisesi olarak değiştirilmesine rağmen, okulun tabelası ise değişmiş değil. Ayrıca Milli Eğitim Müdürlüğü'nün web sitesinde fen lisesinin açıldığı yönündeki haberde kullanılan fotoğraf ise başka bir okula ait.
Öte yandan bir yıl önce söylediklerinin aksine MEB'e gönderilen “Tunceli Fen Lisesi'nin Açılması” konulu yazıda “Tunceli İl Merkezinde fen lisesi bulunmamaktadır. İlin nufusu, sosyal, ekonomik, kültürel ve stratejik yapısı fen lisesi açılmasına uygundur.” denmesi ise skandalın trajikomik yönünü gözler önüne seriyor.
Olay bununla da bitmiyor. Lise arsasını özel okula hibe eden Müdürlük, fen lisesi açma kararı aldı ancak bu kez de zaten eğitimin sürdüğü okullara göz dikti. Yetkililerin önce, yoksul kesimin öğrenim gördüğü Diyapaga İlkögretim Okulu için yapılan binayi fen lisesi olarak kullanmak istediği, ancak velilerin tepkileri nedeniyle bunu yapamadağı öğrenildi. Özel kolej inşa eden şirketin Anadolu Ögretmen Lisesi arsasının bir bölümünü de kullandığı ileri sürüldü.

Eğitim Sen: Özel bir ilişki ağı var
Fen lisesi konusunu değerlendiren Eğitim Sen Tunceli Şube Başkanı Hanifi Bekmezci ise "Konuyu AKP’nin kadrolaşmasının bir boyutu olarak değerlendiriyorum” dedi. Hükümetin, eğitimi piyasa koşullarına açtığının altını çizen Bekmezci, daha önceki hükümetlerin özel eğitim kurumlarına verdiği yüzde 2’lik desteğin AKP döneminde yüzde 10’a çıkarıldığını hatırlattı.
Bekmezci şu iddilarda bulundu; “Türkiye’nin ve dünyanın bir çok yerinde eğitim kurumları açan Fettulah Gülen’ne yakınlığı ile bilinen özel şirkete fen lisesi arsası tahsis ediliyor. İçinde valinin, milli eğitimin, özel şirketin olduğunu bir ilişki ağı var. Peşkeş çekildi. Başka bir açıklaması yok. Hazırlanan rapora göre uzun bir süre Tunceli’de fen lisesine ihtiyaç yok. Bizim için ‘Fen lisesi istemiyorlar’ şeklinde yaygaralar kopariliyor. Fen lisesi ciddi ve önem verilmesi gereken bir kurum. Biz, fen lisesi için fiziksel koşullarin oluşmadigi, alt yapisinin oluşmadigini söylüyoruz. fen lisesi şartlar oluşmadan kurulursa, tabeladan ibaret kalacaktir. Yöneticiler olaya popülist yaklaşıyor.”


Başa dön


Cezaevinde Suudi usulü sansür!
Özgül Yıldızer
Cezaevlerinde gazete ve dergilere uygulanan yasakların ardından, Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi, gazetemizin bazı sayfalarına “Suudi usulü” sansür uygulayarak, bu engellemelere yeni bir boyut kazandırdı. Gazetemizin doğu-güneydoğu sayfasında yer alan bazı haber ve köşe yazılarını, Suudi Arabistan’ın ülkeye giren gazetelerdeki kadın fotoğraflarını boyamasına benzer bir uygulamayla, siyaha boyayan Cezaevi Müdürlüğü, Bandırma İnfaz Hakimliği ve Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da “haklı” bulundu.
Gazetemize sansür, Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi’nde hükümlü bulunan Tahir Canan’ın şikayetiyle ortaya çıktı. Canan, gazetemiz Evrensel’in bazı sayfalarının tümüyle, bazı sayfalarının ise kısmen siyaha boyanması, Ülkede Özgür Gündem’i de okumasının engellenmesi üzerine Bandırma İnfaz Hakimliği’ne bir şikayet dilekçesi yazdı. Cezaevi müdürünün keyfi tutumu ile gazete okumasının engellendiğini belirten Canan, 15 Ağustos 2005 tarihli dilekçesi ile kurum müdürünü İnfaz Hakimliği’ne şikayet etti. Bandırma İnfaz Hakimliği, cezaevinin gazete sayfalarını siyaha boyayarak gerçekleştirdiği Suudi usulü sansürü “yerinde bularak” şikayeti reddetti.
İnfaz Hakimliği’nin 26 Ağustos 2005 tarihli kararında; Cezaevi Müdürlüğü’nün Yayın Seçici Kurulu tarafından alınan kararın ve sansür uygulamasının yasalara ve yönetmeliklere uygun olduğu savunuldu.
Cezaevi Müdürlüğü’nün sansürü, İnfaz Hakimliği’nin ardından Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da onaylandı. İnfaz Hakimliği’nin şikayetini reddetmesi üzerine, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuran hükümlü Tahir Canan, buradan da olumsuz yanıt aldı.
İnfaz Hakimliği’nin kararını ve Canan’ın şikayetini değerlendiren mahkeme, Cezaevi Yayın Seçici Kurulu’nun, “Evrensel ve Özgür Gündem gazetelerinin Emniyet Müdürlüğü’nden toplatma kararı olup olmadığı resmi olarak tespit edilene kadar bekletileceği, toplatma kararı yoksa hükümlüye verileceği” yönündeki kararının yasalara uygun olduğunu öne sürdü. Mahkemenin kararında ayrıca, gazetemiz Evrensel’in, “Kongra-gel, PKK, PAJK hakkında övücü yazılar yazılan, devletin bölünmez bütünlüğüne aykırı, Atatürk ilke ve inkılapları dışındaki ideolojik maksatlı yazılar yayınlayan gazete” olduğu öne sürüldü. Böylece, gazetemizin, “kurum güvenliğini tehdit ettiği” öne sürülerek, Canan’ın itirazı reddedildi.

Çeteyi haber yapmak suç!
Gazetemizin 4 Temmuz 2006 tarihli sayısında yer alan, “Çölaşan’ın kahramanları Irak’ta yakalandı” başlıklı haber, tümüyle siyaha boyandı. Haberde, “Yurtdışında karanlık eylemlere karışan ve Hürriyet Yazarı Emin Çölaşan tarafından kahraman ilan edilen Sabah Ketene’nin ekibine benzer bir ekip Irak’ta yakalandı. Aralarında itirafçı, korucu ve askerlerin de olduğu belirtilen ekip Federal Kürdistan Bölgesi’nde bombalı eylem, cinayet ve zorla para toplama gibi iddialarla suçlanıyor” bilgisine yer veriliyordu.

Boyayı bol bulunca!
Sansürlenen haberler arasında, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir hakkında, belediyeye ait ambulansla bir HPG’linin cenazesini taşıttığı iddiasıyla 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açılması da yer aldı. Haftalık dergisi kaynak gösterilerek yayınlanan, “Başbakan Erdoğan’ın, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın F tipi kapalı cezaevine nakli için talimat verdiği” şeklideki haber de sansürden nasibini aldı.

Sansüre tepki de sansürlendi!
Gazetemizin sansürlenen bir başka haberi ise DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini içeren, “Demokrasi cephesini çok önemsiyoruz” başlıklı röportajı oldu. Türk’ün röportajının yanı sıra, gazetemiz yazarı Çetin Diyar’ın aynı sayfada bulunan ve Gündem gazetesinin yayınladığı fotoğraflardan dolayı uğradığı toplatma kararına tepki gösterdiği köşe yazısı da siyaha boyanarak, sansüre tepki bile sansürlenmiş oldu.


Başa dön


Hükümet gözünü okullara dikti
Milli Eğitim Bakanlığı, şehir merkezlerindeki okulları satmak için harekete geçti. Bu amaçla, kent merkezlerinde bulunan ve arsa bakımından rantı yüksek kamu binalarının değerlendirilmesi projesi, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullar için de devreye sokuluyor.
Milli Eğitim ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin bir süredir yürüttüğü çalışmalar sonucunda, okulların satışı ve yerlerine yeni okul yapımına dönük bir protokol taslağı hazırlandı.
Milli Eğitimi Bakanı Hüseyin Çelik ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın önümüzdeki günlerde imzalamaları beklenen protokol ile kent merkezlerindeki okulların satılması, buna ilişkin ihale usulleri ve ihaleye kimlerin katılacağı konuları düzenleniyor.
İhale yöntemiyle satılacak
İlgili protokolün imzalanmasının ardından uygulamaya girecek projeye göre, şehirlerin göbeğinde bulunan, etrafı tamamen iş ve alışveriş merkezleriyle çevrili olan Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullar, talep durumuna göre satışa çıkarılacak.
Satışı, Hazine taşınmazlarından sorumlu olan Maliye Bakanlığı, ihale yöntemiyle gerçekleştirecek. İnşaat karşılığı ihalede, satışa çıkarılan okula en yüksek değeri veren alıcılar, devlete para ödemeyecek, bunun yerine, Milli Eğitim Bakanlığı’na satış tutarına eşdeğer maliyet ile yeni okullar inşa edecek.
Üstelik, ihaleyi alan firmalara yeni okul yapımı için arazi de tahsis edilecek. 5005 sayılı Yasa ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ticaret alanlarında, alışveriş merkezleri ve sanayi bölgelerinde bulunan okulları ve arsaları satma yetkisi bulunuyor.


Başa dön


20 Ağustos için miting başvurusu
Çeşitli sendika ve meslek odaları 20 Ağustos’ta Kadıköy’de, İsrail’i protesto amacıyla gerçekleştirecekleri miting için İstanbul Valiliği’ne başvuruda bulundu. Aralarında KESK İstanbul Şubeleri, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası, TÜMTİS, TEKSİF ve Haber-İş gibi çeşitli sendika ve oda yöneticilerinin bulunduğu grup adına basın açıklamasını okuyan Yunus Öztürk; ‘Bizler sendika ve meslek odaları olarak; İsrail Devlet terörünü, ABD emperyalizminin Ortadoğu’yu işgal planını, işbirlikçi AKP Hükümeti’nin sınır dışına asker gönderme politikasını bir kez daha protesto etmek için 20 Ağustos Pazar günü saat 15.00’te Kadıköy Meydanı’nda olacağız. Bu duygu ve düşüncelerimizi paylaştığına inandığımız emekçi kardeşlerimizi, kitle örgütlerini, sendika ve siyasi partilerimizi mitingi güçlendirmek üzere yan yana durmaya, omuz omuza vermeye çağırıyoruz’ dedi.
ABD Konsolosluğu kana bulandı
ABD’nin ve İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Ortadoğu’da katliamlar gerçekleştirdiğini belirten savaş karşıtları, dün öğle saatlerinde Amerikan Başkonsolosluğu önünde yaptıkları eylemle işgalin bir an önce sona erdirilmesini istediler. ABD’nin 1980 Arjantin müdahalesinden Irak işgaline kadar yaptığı müdahaleleri hatırlatan savaş karşıtları, oynadıkları kısa skeçle ABD’nin masum insanları nasıl katlettiğini sergilediler. İşgalin bir an önce durdurulmasını, İncirlik Üssü başta olmak üzere ABD üslerinin kapatılmasını, barış gücü yalanlarından vazgeçilmesini isteyen savaş karşıtlarının eyleminden sonra konsolosluk önünde skeçte kullanılan kırmızı boya nedeniyle kan gölünü andıran görüntüler meydana geldi.
Fotoğraflarların diliyle vahşet
İHD ve Mazlumder İstanbul şubeleri Sultanahmet’te İsrail saldırılarını gösteren fotoğraf sergisi açtı. İsrail’in yarattığı vahşet görüntülerinin sergilendiği sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
İHD ve Mazlumder üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Hürriyet Şener, BM’nin İsrail aleyhinde onlarca kararı olmasına rağmen hiçbirini uygulamadığına dikkat çekti. Şener, İsrail’in hiçbir hukuk tanımadan korsan bir örgüt gibi davrandığını belirterek, bu cesaretini ABD’den aldığını ve ABD’nin de en az İsrail kadar suçlu olduğunu söyledi.
Mensa işçileriyle toplantı
1 Eylül Dünya Barış Günü’ne katılımın artması ve işçilerin Lübnan’a yönelik işgale karşı durmasını sağlamak için çeşitli işkollarında çalışan işçilerle toplantılar düzenleyen Emek Partisi Adana İl Örgütü, emperyalistlerin Ortadoğu’yu terk ettirtecek gücü işçiler ve emekçiler olarak göstererek, ülkemizde yer alan emperyalistlere tahsis edilmiş üslerin kapatılmasını istedi. Emek Partisi Adana İl Başkanı Sevil Aracı, saldırıların İsrail eliyle yürütüldüğünü ancak hangi taşın altına bakarsanız ABD çıktığını belirterek, ABD’nin Ortadoğu’da bulunan bütün ülkeleri kendisine bağlamaya çalıştığına dikkat çekti. AKP hükümetinin halkın baskısından çekindiği için savaşta İsrail tarafında olduğunu açıkça belirtmediğine vurgu yapan Aracı, “Ancak yaşananların AKP’nin fiiliyatta verdiği desteği açıkça gösteriyor” diye konuştu. DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Mensa Şube Başkanı Ahmet Merkezli, “AKP hâlâ tezkereyi savunuyor ve ABD’den dayak yememek için şimdi de Lübnan’a asker göndermek istiyor. Bu iktidara karşı üretimden gelen gücü kullanacaklar bir şeyler yapmazsa sonuç değişmeyecek” diye konuştu. Bugün Mensa çalışanlarının yaşadığı durumla Lübnan’da yaşanan durumun arasında fark olmadığını sözlerine ekleyen Merkezli, çözümün halkların bir araya gelmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Mensa işçisi Celal Aslan da sorunun çözümü için bütün Türkiye’nin ayağa kalkması gerektiğini ifade etti. Mensa işçisi Yahya Ertunç, ise “On günlük bebek annesinin kucağında ölüyor ve bizim topraklarımızda köpük banyosuyla eğlenceler oluyorsa olmaz” diye konuştu.
6 çocuk annesi ölü bulundu
Bölgede meydana gelen şüpheli kadın intiharlarından biri de önceki gün Şırnak’ta yaşandı. Şırnak’ın İdil İlçesi’nde 20 gün önce ikiz çocuk dünyaya getiren 6 çocuk annesi Rami Unur, evinde tavana asılı bir şekilde olarak bulundu. İdil’e bağlı Yeni Mahalle’de yaşayan Rami Unur adlı kadın sabah saatlerinde evinde ölü bulundu. Evin salonunda tavana bağlı bir ipte asılı bulunan kadının intihar ettiği ileri sürüldü. 6 çocuk annesi Rami Umur’un 20 gün önce doğum yaptığı ve ikiz çocuk dünyaya getirdiği öğrenildi. Olay yerine gelen polis ekipleri inceleme başlatırken, Umur’un cenazesi otopsi için Diyarbakır Devlet Hastanesi’ne gönderildi.
Trafik faciası
Bursa ve Manisa’da meydana gelen trafik kazalarında 8 kişi yaşamını yitirdi, 47 kişi de yaralandı. Dün sabah saatlerinde, Ankara-İzmir seferini yapan Ali Koç yönetimindeki 34 TF 2503 plakalı yolcu otobüsü, Bursa Çevre Yolu’nun 9. kilometresindeki Yeni Hal inşaatı mevkisinde, Yusuf Kenan Ekiz idaresindeki 35 NV 127 plakalı kamyona arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrulduktan sonra devrilen otobüste bulunanlardan 4 kişi olay yerinde öldü, 44 kişi de yaralandı. Yetkililer, kazada olay yerinde hayatını kaybedenlerden 3’ünün Nazım Özdemir Atgın, Murat Çayır ve Halise Methan olduğunu, yaşamını yitiren kadın yolcunun kimliğinin belirlenmeye çalışıldığını bildirdiler. Kazada yaralanan ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Devlet, Çekirge Devlet ve Acıbadem hastanelerinde tedavi altına alınan yaralılar arasında Danıştay 5. Dairesi Hakimi Murat Hadi Yurdakök, Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hıfzı Doğan, emekli Tuğgeneral Atilla Başaran ile eşi Figen Başaran da bulunuyor. Kazadan sağ olarak kurtulan otobüs şoforü Ali Koç ile kamyon sürücüsü Yusuf Kenan Ekiz, Çekirge Devlet Hastanesi’deki tedavilerinin ardından güvenlik güçlerince gözaltına alındı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesi Topuzlu mevkii yakınlarında yolcu minibüsüyle üzüm taşıyan kamyonun Çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında da 4 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi de yaralandı. Alınan bilgiye göre, Süleyman Saltıker yönetimindeki 20 RE 482 plakalı yolcu minibüsü, sürücüsü belirlenemeyen 33 RT 157 plakalı üzüm yüklü kamyonla çarpıştı. Kazada 4 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı.
Ankara’da etobur örümcek şüphesi
Buldukları örümceği kavanoza koyarak arı ve sinekle besleyen Doğantepe semti sakinleri, yetkililerden yardım istedi. Altındağ Doğantepe 2. Cadde 111. sokakta oturan mahalle sakinlerinden Mahmut Gökçe, iki gün önce komşusunun evinin duvarında, kahverengi, üzerinde siyah çizgileri olan ve yaklaşık 5 cm boyunda bir örümcek buldu. Örümceği kavanoza koyarak arı, sinek ve yumurta ile besleyen Gökçe, basın mensupları aracılığıyla Ankara Tarım İl Müdürlüğü yetkililerine haber verdi. Yetkililer gelene kadar örümceği koyduğu kavanoz içerisinde muhafaza eden Gökçe, örümceğin etobur örümceklerden olup olmadığının tespit edilmesini istedi. Örümceği bir süre inceleyen Ankara Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, sağlıklı sonuç alınabilmesi için en az 8 örnek olması gerektiğini ve kendileri teslim alana kadar da örümceğin yüzde 70 oranındaki etil alkol içerisinde saklanması gerektiğini söylediler. Yeterli sayıda numune bulunduğu takdirde örümceklerin fakültelerin biyoloji laboratuvarlarına gönderilerek inceleneceğini belirten yetkililer, örümceği almadan ayrıldılar. Yetkililerin gitmesinin ardından açıklama yapan Gökçe ve diğer mahalle sakinleri, örümceğin türünü bilmedikleri için korktuklarını ve evlerinde huzur içerisinde oturamadıklarını söylediler. Mahalle sakinleri ve çocuklar, daha sonra çalı ve duvar kenarlarında örümcek avına çıktı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net