www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Başbakan Erdoğan’ın CNN’e çıkacağı Perşembe akşamı öncesi gazetecilerle yaptığı “sohbet”, gazetelere yansıdı. Başbakan’la “yazılmamak kaydıyla” konuşan köşeyazarları, sohbeti anlatmaya doyamadı.

MEDYA ........................................................................ MEDYA SERVİSİ
Muhabbet kuşları anlatıyor
Başbakan Erdoğan’ın CNN’e çıkacağı Perşembe akşamı öncesi gazetecilerle yaptığı “sohbet”, gazetelere yansıdı. Başbakan’la “yazılmamak kaydıyla” konuşan köşeyazarları, sohbeti anlatmaya doyamadı.
Tayyip Erdoğan’ın davet ettiği gazeteciler şunlardı: Milliyet’ten Taha Akyol, Sabah’tan Mehmet Barlas (Tatilde olduğundan katılmadı), Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Yeni Şafak’tan Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu ve Fehmi Koru, Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Karaca.
İsrail’e ne demeli?
Ancak görüşmeyi köşesine taşıyanlardan biri, davetli olmayanlardan Hürriyet yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’tü. Davet “kıstasını” merak etmediğini belirten Özkök, yazılmamak kaydıyla (“off the record”) yapılan sohbetten duyduklarını aktarmaya başladı. Özkök’ün asıl üzerinde durduğu konu ise, İsrail’in Lübnan’a saldırısına ilişkin Başbakan’ın tutumuydu. Erdoğan’ın “Merak etmeyin, dikkatli konuşacağım” dediğini aktaran yazar, CNN’deki “Suçlu arayacak durumda değiliz” konuşmasını da destekledi. Hatta Özkök’e göre, Türkiye İsrail’e hiç itiraz etmemeliydi: “Bırakın halk, istediği tepkiyi göstersin. Zaten dünyanın çoğu yerinde kamuoyları İsrail’i yeterince suçluyor. Ama resmi düzeyde Türkiye’nin böyle dikkatli bir üslup kullanması gerekir. Ben de üç gündür bunu yazıyorum. İnşallah yeni bir “belagat şehveti” bu dikkati dağıtmaz...” (Hürriyet, 29 Temmuz)
Aynı sohbeti aktaran Fehmi Koru da yazısında bu noktaya dikkat çekti: “Tayyip Bey’in Lübnan ve Irak konusundaki tavırları net aslında. Lübnan’da bir yandan ABD ve İsrail’i uluslararası meşruiyet çizgisine çekerken bir yandan da akan kanı durduracak girişimlere destek vermek eğiliminde; Irak’ta ise üçlü girişimin başarısını beklerken Türkiye’ye yönelik t