www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Çocuk katili İsrail
İsrail işgal ordusu, Lübnan’a yönelik saldırılarının 20. gününde bir defada yapılan en kanlı saldırıları düzenledi. Güney Lübnan’daki Kana kasabası ile Ain Arab ve Nebatiye’ye ölüm yağdıran İsrail savaş uçaklarının saldırılarında, 42’si çocuk, 80’e yakın kişi yaşamını yitirdi.

Danimarka’da uluslararası gençlik kampı
20. Uluslararası Antifaşist-Antiemperyalist Gençlik Kampı, Danimarka’nın başkenti Kopenhag yakınlarında, dünyanın çeşitli ülkelerindeki gençlik örgütlerinden yaklaşık 300 gencin katılımıyla başladı.

Chavez, Tahran’da
Latin Amerika ülkelerinden Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, önceki gün resmi ziyaret için Batı baskısı altında olan İran’ın başkenti Tahran’a gitti. Chavez’i resmi törenle karşılayan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, “Devrimci düşüncelere sahip olan Chavez, Latin Amerika’da yeni bir dalga başlattı” dedi.


Çocuk katili İsrail
İsrail işgal ordusu, Lübnan’a yönelik saldırılarının 20. gününde bir defada yapılan en kanlı saldırıları düzenledi. Güney Lübnan’daki Kana kasabasına ölüm yağdıran İsrail savaş uçakları, önceki gece ve dün gün boyunca yaptığı saldırılarda, 42’si çocuk olmak üzere toplam 80’e yakın Lübnanlı’yı katletti.
Gazze’yi de gün boyunca bomba yağmuruna tutan İsrail savaş uçaklarının, Kana’da sivillerin toplu olarak saklandığı bir binayı vurmaları sonucu, ölenlerin sayısı 60’ı aşarken, kayıplardan 37’sinin çocuk olduğu belirtildi.
Lübnan’daki haber kaynakları, Kana’da yıkılan binaların kalıntıları arasından sürekli cesetler çıkarıldığını ve ölü sayısının giderek arttığını duyurdu. Ölenler arasında çok sayıda kadın, çocuk ve yaşlı bulunuyor. Saldırıya uğrayan ve sivillerin toplu halde saklandığı binalarda 100’den fazla kişi bulunduğu da söylendi.
İsrail’in, Lübnan’ın güneyindeki bir başka hava saldırısında ise, 12 sivil öldü. Ain Arab köyünde düzenlenen saldırıda 6 sivil, Nebatiye yakınlarına düzenlenen saldırılarda ise bir kadın ile beş çocuğu olmak üzere aynı aileden 6 kişi öldü.
Kana’da, 1996 yılında da benzer bir katliam yaşanmıştı. İsrail’in düzenlediği saldırıda, İsrail bombardımanından kaçmak için BM üssüne sığınan 100’den fazla Lübnanlı mülteci hayatını kaybetmişti.
İntikam açıklaması
Bu arada Hizbullah, Kana saldırısının intikamının alınacağını açıkladı. Hizbullah’ın açıklamasında, “Bu korkunç katliam, cevapsız kalmayacak” denildi.
Filistin’deki Hamas yönetimi de saldırıyı ağır şekilde kınadı. Hamas milletvekillerinden Müşir El Masri, “Araplara ve Müslümanlara karşı açılmış bu savaşta, siyonist varlığının derinlerine saldırmak da dahil her türlü olasılık mümkün” diye konuştu.
BM binası basıldı
Kana’daki katliamın ardından, Lübnanlılar BM’nin Beyrut’taki merkezi “BM Evi”ne saldırdı. Yüzlerce kızgın Lübnanlı, binaya taşlar attı ve ana girişteki cam kapıları kırdı.
Akşam saatlerinde ise, Beyrut’un merkezinde toplanan binlerce kişi katliamı protesto etti.
İsrail’ın Kana kasabasındaki kanlı operasyonu, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Komisyonu, Arap Birliği, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) İngiltere, Ürdün, Filistin ve Suriye yönetimlerince de kınanırken, Papa ise ateşkes çağrısı yaptı.
Sinyora, Rice ile görüşmedi
Diğer yandan Ortadoğu’ya yeniden gelen ve önceki gece İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile akşam yemeğinde bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ile dün yapmayı planladığı görüşme, Kana’daki kanlı bombardıman üzerine Lübnan tarafından iptal edildi.
“Önkoşulsuz ve acilen ateşkes sağlanması” çağrısında bulunan Sinyora, “İsrailli savaş suçluları kınanmadan ve ateşkes sağlanmadan, hiçbir görüşme yapmayacağım” dedi.
Sinyora ayrıca, Hizbullah’a ve lideri Hasan Nasrallah’a, “İsrail’e karşı savaşta, gösterdikleri özveriden dolayı’ teşekkür etti.
Diplomatik kaynaklar ise, Sinyora’nın şartlarının, Rice’ın bölgeye getirdiği ve ön koşulsuz ateşkes içermeyen planıyla tam bir tezat oluşturduğunu belirtti. Beyrut’a geçmeye hazırlanan Rice, gezisini iptal etti.
İsrail yönetimi ise, ateşkese karşı olduğunu yineledi. Olmert, “Lübnan harekatında hedeflediğimizi gerçekleştirmeden, hiçbir şekilde ateşkese yanaşmayacağız” dedi.
Kana’daki katliamla ilgili bir açıklama yapan Rice ise, sivil kayıplar olmasının “çok üzücü” olduğunu belirterek, acil ateş durumunun söz konusu olmadığını yineledi.
Çatışmalar şiddetlendi
Öte yandan Hizbullah televizyonu “Al-Manar”, sınır boyunca bulunan İsrail güçlerine karşı bombardıman başlatıldığını duyurdu. İsrail ordu radyosuna göre de, Nahariya, Kiryat Shemona ve Maalot’a, Katyuşa roketleri atıldı. Hizbullah ayrıca, İsrail’in kuzeyindeki yerleşim birimlerine dün sabahtan itibaren 110’dan fazla Katyuşa füzesi fırlattı. Füze saldırılarında 14 kişi yaralandı.
Lübnan güvenlik kaynakları, İsrail güçleri ve Hizbullah arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlendiğini bildirirken, İsrail kesimindeki Metula köyünden sınırı geçen İsrail güçleri, Şiilerin yaşadığı Hiam kasabasına doğru ilerlemeye çalıştı. Bu ilerleme, kasabaya yönelik olarak hava ve kara bombardımanı ile desteklendi.
İsrail ordusunun ise, Lübnan’ın güneyine yeni bir kara harekatı için hazırlandığı kaydedildi. Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Bint Cbel’den çekilmek zorunda kalan İsrail ordusunun, yeni bir kara harekatına hazırlandığını ifade edildi.
Gazze’ye bombardıman
İsrail’in, Gazze’ye yönelik saldırılarında ise, Hamas’ın hakimiyetindeki bölgeye gün boyunca hava saldırısı düzenledi.
İsrail tankları ise, dün şafaktan önce Gazze’ye girdi. 7 İsrail tankının kuzey sınırından Gazze Şeridi’ne girdiklerini belirttiler.
Batı Şeria’nın Nablus kentinde düzenlenen operasyonlarda ise, İslami Cihad örgütünün askeri kanadının Nablus sorumlusu Hani Avican öldürüldü. Batı Şeria’daki operasyonlarda 2 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu Filistin’de ayrıca, Mısır sınırında bir bölgeye de saldırdı.

Akdeniz’de çevre felaketi
İsrail ordusunun, Lübnan’a yönelik ağır saldırıları sürerken, Lübnan Çevre Bakanı Yakub Sarraf, İsrail savaş uçaklarının Beyrut’un güneyindeki Ciye Elektrik Santralı’nda bulunan ve denize 25 metre mesafedeki akaryakıt tanklarını 14 Temmuz’da vurması sonucu Akdeniz’de görülmemiş boyutlarda bir çevre felaketi yaşandığını açıkladı. Bakan Sarraf, “Şu ana kadar 10 bin ila 15 bin ton akaryakıt denize döküldü. Bu olay, Akdeniz’in şimdiye kadar gördüğü hiç kuşkusuz en büyük çevre felaketi” dedi.
Bu felaketin sadece Lübnan’da değil, tüm Doğu Akdeniz ülkelerinde korkunç sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Sarraf, Lübnan kıyılarının temizlenmesi için 45-50 milyon dolar gerekebileceğini de kaydetti.
Akaryakıtın, Lübnan kıyılarının üçte birini etkilediğini belirten Sarraf, “Hiçbir önlem alınmadığı takdirde, sadece diğer üçte birlik bir bölge değil, Kıbrıs, Suriye, Türkiye ve Yunanistan, hatta İsrail kıyıları da etkilenecek” dedi.

‘Savaşçılarımız Hizbullah saflarında’
Lübnan’daki Sünni örgütler, İsrail savaş makinesının yoğun saldırılarına karşı direnen Şii Hizbullah örgütünün yanında olduklarını duyurdular.
İsrail askerlerine karşı, Hizbullah gerillalarıyla “omuz omuza” direndiklerini belirten Lübnan’ın en büyük Sünni örgütü “El Cema El İslamiye” lideri Şeyh İbrahim El Masri, “Güney Lübnan’daki El Cema El İslamiye savaşçıları, topraklarını Hizbullah gerillalarıyla omuz omuza savunuyor. Birçok sınır köyünde, savaşçılarımız Hizbullah gerillalarının saflarında yer alıyor ve işgal askerleriyle çarpışıyor” dedi.
Lübnan iç savaşı sırasında kurulmuş olan El Cema El İslamiye örgütünün lideri ayrıca, “Özellikle Güney Lübnan’daki sınır köylerinde güçlü bir askeri yapımız var. Sidon civarındaki Sünni köyleri Arakub, Harabiye ve Kefr Şuba’da, Hizbullah’ın koordinesinde mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, Hizbullah’a destek verilmemesi yönünde çıkarılan fetvalara da değinen Masri, “Bize göre, Hizbullah mükemmel bir iş yapıyor. İşgal ordusuna karşı kahramanca direniyor. Bizim, bu türden fetvaları kabul etmemiz mümkün değil” diye konuştu.
Lübnanlı Sünniler arasında etkili bir yeri olan Şeyh Yusuf El Karadavi ise, Lübnan direnişini desteklemenin her Müslüman’ın görevi olduğunu söyledi.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Hizbullah basın yetkilisi Hasan Derviş de, “Savaş zamanındayız ve haliyle Lübnan halkı sekterimizi bir köşeye bırakmış durumda. Düşmanımız ortak ve tüm Lübnan İsrail saldırganlığına karşı direniyor” dedi.

BM acziyetinin sonucu
Geçen hafta İsrail savaş uçaklarının, hedefi olan Birleşmiş Milletler (BM) gözlem noktasına düzenlenen saldırıyı kınama cesareti gösteremeyen BM’nin Lübnan’ın güneyindeki bir noktası daha vuruldu. Beyrut’taki BM sözcüsünün açıklamasına göre, saldırıda iki BM görevlisi yaralandı. Yaralanan görevlilerin, Hindistanlı olduğu ve durumlarının ağır olmadığı bildirildi.
İsrail bombardımanlarında daha önce 4 BM gözlemcisinin ölmesi, kamuoyunda büyük bir tepkiye yol açmış, ancak BM Genel Konseyi, ABD baskısı nedeniyle saldırıları kınayamamıştı.


Başa dön


Danimarka’da uluslararası gençlik kampı
Sema Barbaros - Sinan Özbolat
20. Uluslararası Antifaşist-Antiemperyalist Gençlik Kampı, Danimarka’nın başkenti Kopenhag yakınlarında, dünyanın çeşitli ülkelerindeki gençlik örgütlerinden yaklaşık 300 gencin katılımıyla başladı. 28 Temmuz akşamı yapılan açılış konuşmasını, 2. Dünya Savaşı’na katılan direnişçilerden Frede Klidgard yaptı. İkinci konuşma ise, “Danimarka Komünist Partisi” gençlik örgütünden Catherine Petersen tarafından yapıldı.
Kampın önümüzdeki dönemdeki antifaşist-antiemperyalist mücadele ve uluslararası dayanışma için önemli olduğunu belirten Petersen’in ardından, gençlik örgütleri kampı selamladı.
İlk katılımcılar arasında Danimarka Komünist Partisi, Meksika Komünist Partisi, Brezilya Devrimci Komünist Partisi, Finlandiya Komünist Gencliği, Fransa CPE Karşıtları Platformu ve Türkiye’den de Emek Gençliği yer alıyor. Ancak çeşitli ülkelerden gençlik örgütlerinin katılımı, kamp süresince devam etti.
Ortadoğu paneli
Kampın ikinci gününün ilk etkinliği, “Ortadoğu ve Emperyalist Stratejiler” konulu panel oldu. Panele konuşmacı olarak Irak’a Özgürlük İnisiyatifi’nden Sami Alaa, İran Emek Partisi’nden Farzaneh Azad, Danimarka Komünist Gençlik Örgütü Temsilcisi Troeles Riis Larsen ve Emek Gençliği Temsilcisi Mustafa Kahveci katıldı.
Konuşmasında, Irak direnişini medyada yansıtıldığı gibi sadece dinci kesimlerin yürütmedigini belirten Alaa, direnişi sürdüren bütün kesimlerin stratejisinin öncelikle Irak’ın özgürleşmesi olduğunu dile getirdi.
“İran Emek Partisi” Temsilcisi Farzaneh Azad da, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırısının, “ABD emperyalizminin Afganistan’da, Irak’ta başarısızlığa uğradığı için başvurduğu bir tür dikkatleri başka alanlara çekme yöntemi” olduğunu söyledi. Mustafa Kahveci ise, ABD’nin Ortadoğu’da izlediği politikaların bölge halklarının egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirtti.
Türkiye hükümetinin bu stratejinin önemli bir unsuru olmaya çalıştığını söyleyen Kahveci, Emek Gençliği olarak, halkların ABD karşıtı tepkisini örgütlemeye çalıştıklarını dile getirdi.

KATILIMCILARDAN GÖRÜŞLER
Marcos (İspanya, CEOC)
Kampı oldukça iyi organize edilmiş buldum. Daha önce yaşamış olduğumuz enternasyonal kamplarda ilk günlerde biraz daha fazla sorunla karşılaşıyorduk. Bu kamptan da; diğer kamplarda olduğu gibi, dünyanın çeşitli bölgelerinden antiemperyalist, antifaşist gençlik hareketlerinin durumlarını öğrenmeyi, farklı ülkelerden yoldaşlarımızla güncel olaylar hakkında fikir alışverişinde bulunmayı, İspanya’daki durum hakkında bilgi vermeyi beklyoruz.
Fernando (Brezilya Devrimci Komünist Partisi)
İyi örgütlenmiş bir kamp. Tartışma başlıkları da yerinde. Bu kamptan beklentilerimizden biri de, on günün ardından antifaşist dünya gençliğinin, dünyada gelişen olaylara karşı birlikte, daha organize bir şekilde hareket etmeleri.
Paolo (Fransa İşçileri Komünist Partisi)
Kamp alanı gerçekten iyi organize edilmiş, tartışmalara hazırlanmak için kullanabileceğimiz odalarımız bulunuyor. Ayrıca daha farklı teknik imkanlardan da yararlanabiliyoruz. Bu kamp bize diğer örgütlerle tartışma, fikir alma olanağı sağlıyor. Fransa’dan 12 öğrenci gençle geldik, bunların hepsi son öğrenci eylemlerine aktif olarak katıldılar. Onlarla da diyaloğumuzu bu kamp sayesinde pekiştirmek istiyoruz.
Catherine (Danimarka Komünist Partisi)
Gayet iyi bir başlangıç yaptık. Bizi üzen, vize sorunu yüzünden bazı ülkelerden arkadaşlarımızın gelememesi oldu. Biz böyle bir organizasyona evsahipliği yapmaktan çok memnunuz. Bütün ülkelerden arkadaşlar ellerinden gelen yardımı sunuyor. Bu kampın bizim için bir başka önemi daha var. Danimarka’nin şu andaki başbakanı, ırkçı bir politikacı. Biz antifaşist gençler olarak, Danimarka’nın başka bir yüzünün daha olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bu kampın buna yardımcı olacağını düşünüyoruz. Ayrıca burada birçok farklı antiemperyalist örgüt var. Onlarla ilişkilerimizi geliştirip, ortak faaliyetler yürütmeyi hedefliyoruz.
Erdal Saran (Emek Gençliği)
Farklı ülkelerden birçok genç yoldaşımızla beraber olmak gerçekten çok güzel. Bu yıl 20.’si düzenlenen antiemperyalist-antifaşist gençlik kampına evsahipliği yapan Danimarka’ya elimizden gelen tüm yardımı sunuyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, farklı ülkelerden gelen antiemperyalist gençlerin durumu birlikte değerlendirmelerinin, bizlere mücadelemizde tecrübe olarak katkıda bulunacağını düşünüyoruz.


Başa dön


Chavez, Tahran’da
Latin Amerika ülkelerinden Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez, önceki gün resmi ziyaret için Batı baskısı altında olan İran’ın başkenti Tahran’a gitti. Chavez’i resmi törenle karşılayan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, “Devrimci düşüncelere sahip olan Chavez, Latin Amerika’da yeni bir dalga başlattı” dedi.
BM Güvenlik Konseyi’nin, İran’a uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 31 Ağustos’a kadar durdurması için süre veren karar tasarısını, Tahran yönetimine sunduğu sırada İran’da bulunan Chavez’in, “tüm Latin Amerika devrimcileri için ümit ve dayanak noktası haline geldiğini” ifade eden Ahmedinecad, halkçı lideri emperyalizme karşı takındığı kesin tavırdan dolayı kutladı.
Kerkük’te bombalı saldırı
Irak’ın kuzeyindeki Kerkük kentinde bomba yüklü bir aracın patlaması sonucu 4 kişi öldü. Polis, başkent Bağdat’ın 290 kilometre kuzeyindeki Kerkük kentinin El Vasiti semtinde park halindeki bomba yüklü aracın havaya uçurulması sonucu 13 kişinin de yaralandığını belirtti. Yetkililer, Arap, Kürt ve Türkmenlerin birlikte yaşadığı kentte bu ay beşinci kez bombalı araçla saldırı düzenlendiğini söyledi. Bu arada Bağdat’ın 80 kilometre güneyindeki Kerbela kentinde Irak Sınır Koruma Gücü komutanlarından Tuğgeneral Cevad Hadi El Selavi’nin öldürüldüğü açıklandı. Irak’taki ABD işgal komutanlığı ise, Kuzey Irak’tan Bağdat’a yaklaşık 3 bin 700 asker kaydırılacağını doğruladı.
Manama’da yangın faciası
Bahreyn’in başkenti Manama’da bir binada çıkan yangında 16 kişi öldü. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre ölenlerin tümü, dumandan zehirlendi. Yangının, bir otelin çalışanlarının kaldığı binada çıktığı bildirildi.
Kongo sandık başında
Belçika’dan 1960 yılında bağımsızlığını kazanan ve o tarihten beri iç çatışmalar ile darbeler sarmalında kıvranan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, ilk bağımsız seçim için dün sandık başına gidildi. Orta Afrika’da yer alan ülkede, devlet başkanı Joseph Kabila ile birlikte çok sayıda aday yarıştı. Seçimde hiçbir aday çoğunluğu sağlayamazsa; ilk iki arasında Eylül ayında ikinci tura gidilecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net