Raporda, “Çiftçi başına 200 dönüm olarak belirlenen tavan ikinci yıldan itibaren 500 dönüme yükseltildiği ve hatta mülkiyet veya işletmenin parçalanması (veya sahte beyanlar) üzerinden büyük çiftçiler bu sınırı dahi fiilen tanımadıkları için, DGD uygulamaları eşitsizlikleri büyütmüştür” denildi. Raporda ayrıca, DGD’nin üretimle ilişki kurmadan yapıldığı için tarlası olan için bir sosyal desteğe büründüğüne dikkat çekildi. Rapora göre, DGD ödemelerinin yüzde 51’inin, çiftçilerin yüzde 17’sini oluşturan 100 dekardan daha büyük arazi sahiplerine yapılıyor.
Dünya Bankası’nın verilerinden de yararlanılan rapora göre, 1999-2002 aralığında, tarımsal sübvansiyonlar 6 milyar dolar azalarak, 1.1 milyar dolara, bunun GSMH’ye oranı ise yüzde 3.2’den yüzde 0.5’e indi. Bu nedenle çiftçilerin net 4 milyar dolarlık kayba uğradığı hesaplandı. DGD programıysa çiftçilerin maruz kaldığı net gelir kaybının yaklaşık yüzde 35-45’ini ancak karşılayabildi.
Üretim kültüründen muhtaç çiftçi kültürüne
Raporda, uygulanan politikalar sonucunda tarıma yönelik desteklerin 1999’da ulusal gelirin yüzde 3.2’sinden son üç yılın ortalaması olarak yüzde 0.7 ‘ye gerilediğine ve tarımın son üç yılda net ithalatçı konuma getirildiğine dikkat çekerek, “Üreticiler Doğrudan Gelir Desteği’ne muhtaç hale getirilmiş ve ‘üretim kültürü’ yerine ‘muhtaç çiftçi kültürü’ yerleştirilmiştir” denildi. Raporda, son programın daha çok Dünya Bankası’nın izlerini taşıdığına işaret edildi ve “IMF’ye verilen niyet mektuplarının tarım konusundaki bağlayıcı hükümleri olmaksızın, Dünya Bankası’nın bu denli kapsamlı yapısal düzenlemeler önermesi beklenemezdi” denildi. Rapora göre, program, yürürlükteki destekleme sisteminin ürün ve girdi fiyatlarına, sektörün kredilendirilmesine, damızlık hayvan ve tohum üretimine dönük tüm destekleme mekanizmalarının 1-3 yıl içinde tasfiye edilmesini öngörüyor. Tarımsal desteklemenin uygulama araçları olan TEKEL, Toprak Mahsulleri Ofisi, Yem Fabrikaları gibi KİT’lerin, kredi girdisinin temel finansörü olan Ziraat Bankası’nın özelleştirilmesi, Tarım Kredi Kooperatiflerinin işlevlerinin daraltılması, tarımsal ürünlerin ithalatında koruma oranlarının aşağıya çekilmesi ve iç pazarın tarımda dünyaya açılması hedefleniyor.
Başa dön