www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



4/C uygulaması köle etti
Türkiye’nin dört bir yanından gelerek, bugün Ankara’da buluşacak olan 4/C kapsamında çalışan özelleştirme mağdurları, dünden itibaren Ankara’da yürüyüşlerine başladı. “4/c bizi köle etti” dilen Ferro Krom maden işçileri, Mamak’ta yalın ayak yürüyerek taleplerini dile getirdiler.

‘İşçilerin gözünü boyuyorlar’
Türkiye’yi yönetenlerin “ekonomi iyiye gidiyor” şeklindeki açıklamalarını değerlendiren OSTİM’deki genç işçiler, çalışanların doğru olmayan bilgilerle gözlerinin boyandığını söylediler. Aldıkları ücret ve yaşadıkları sıkıntıları anlatan işçiler “Bize verilen zam hayat koşullarında zaten yetmiyor” dediler.

TİS yetkisi alan sendikalar açıklandı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yüzde 10 barajını aşarak toplusözleşme yapma yetkisi alan sendikaları açıkladı.


4/C uygulaması köle etti
Fabrikalarının özelleştirilmesinin ardından 4/C kapsamında kamu kurumlarına yerleştirilen Elazığ Ferro Krom işçileri, Ankara’da yalın ayak yürüyüş yaparak, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Türkiye’nin dört bir yanından yürüyerek Ankara’ya gelen özelleştirme mağdurları, bugün Abdi İpekçi Parkı’nda buluşacaklar.
Elazığ’dan Cuma günü yola çıkan 70 kişilik grup, dün Ankara’ya ulaştı. Mamak Köprüsü’nde yürüyüş başlatan 4/C mağdurları, “Özelleştirme mağduruyuz”, “Özlük haklarımız geri verilsin”, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yazılı önlükler giydiler.
Yalın ayak yürüyüş
Bir süre ayakkabılarını çıkararak, yalın ayak yürüyen özelleştirme mağdurları, yaşamlarının bir anda değişmesine, yaşam güvencelerinin olmamasına tepki gösterdiler. Şu anda okullarda hademelik yapan eski maden işçileri, vasıflı işçiyken, farklı işyerlerinde verimli olabilecekken, statüleri belirsiz bir şekilde çalıştırılmalarına isyan ettiler.
İntihar edenler var
Psikolojilerinin bozulduğunu, intihar eden arkadaşlarının olduğunu anlatan özelleştirme mağdurları, Telekom, SEKA gibi özelleştirilen kurumların işçilerine özlük haklarının tanındığını, kendilerinin özlük haklarını geri istediklerini belirttiler.
İşçi bayıldı
Mamak pazar yerinin karşısındaki 80’nci Yıl Cumhuriyet Parkı’na kadar uzun bir mesafeyi yürüyen işçilerden Hasan Özcan, yürüyüş sırasında yorgunluğa dayanamayarak baygınlık geçirdi. Tansiyonu ve kan şekeri düşen Özcan, Ankara Hastanesi’ne kaldırıldı. Özelleştirme mağdurları bu sırada, “Beş gündür hakkımız için yürüyoruz. Aç, sefil durumdayız. Artık bizi görün. Hakkımızı verin” diye isyan ettiler. İşçilerden bazıları yürüyüş sırasında, yol üzerindeki eczanelere giderek, tansiyonlarını ölçtürdüler, sağlık yardımı aldılar. Ayrıca mağdurlardan Aziz Günay’ın da önceki gün yürüyüş sırasında kalp spazmı geçirdiği öğrenildi.
‘Güçleniyoruz’
80’nci Yıl Parkı’nda açıklama yapan Murat Yıldız, Elazığ’dan başlattıkları hak arama yürüyüşlerinin, Kırıkkale’de diğer özelleştirme mağdurları ile birleşerek güçlendiğini söyledi. Yıldız, özelleştirilen işyerlerindeki özlük haklarının geri verilmesini talep ettiklerini dile getirerek, “4/C bizi köle etti. Bu uygulama, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, insan haklarına aykırı bir durumdur” dedi. Telekom’da özlük haklarının verildiğini hatırlatan Yıldız, “Bir sonraki yıl işbaşı yapıp yapmayacağımız, Maliye Bakanı’nın iki dudağı arasında. ‘Ödenek yok’ derlerse, biz biteriz” diye konuştu.
80’nci Yıl Parkı’nda sabahlayacak olan özelleştirme mağdurları, sabah erken saatlerde yine yürüyerek, Abdi İpekçi Parkı’na gidip mitinge katılacaklar.


Başa dön


‘İşçilerin gözünü boyuyorlar’
Eren Bozkurt
AKP Hükümeti’nin “ekonomi iyiye gidiyor” şeklindeki açıklamalarını değerlendiren OSTİM’deki genç işçiler, bu sözlerin göz boyamaktan başka bir anlam taşımadığını söylediler.
Otomasyon üzerine çalışan bir atölyede görüştüğümüz işçilerden Yalçın Çalışkan, 24 yaşında. Çalışkan’ın atölyesinde 10 kişi, günde 12 saat çalışıyor. Buna karşılık ise fazla mesailerler beraber 500 YTL ücret alıyorlar. Evdeki 5 kişiye ekmek götürdüğünü söyleyen Çalışkan, bu parayla bir ailenin geçinmesinin imkansız olduğunu anlattı. Ekonomide söylendiği gibi bir düzelme olmadığını ısrarla dile getiren Çalışkan, işçinin alım gücünün her geçen gün azaldığının, ekonomik dalgalanmanın ise sürekli patronlara yaradığını belirtti.
Daha çok iş yaptırılıyor
Görüştüğümüz bir diğer genç işçi Ahmet Meral, 9 aydır elektronik eşya tamirhanesinde çalışıyor. Sabah 09.00’dan akşam 19.30’a kadar çalışan 20 yaşındaki işçi, mesaiye de kalmasına rağmen kazandığı paranın kendisine yetmediğini dile getiriyor. Meral’in anlattığına göre, atölyede iki ay önce 25 kişi çalışırken, bugün 14 çalışıyor, ancak işçiler aynı ücret karşılığında daha çok iş yapıyor. İşyerinde dumanın gözlerine ve ciğerlerine zarar verdiğini kaydeden Meral, yasaların da işçileri değil patronu koruduğunu söyledi.
‘Ücretimiz yetmiyor’
“Ekonominin kimi çevrelerce düzeldiği söylense de benzine ayda iki kez zam geliyor. Bize verilen zam yüzde 2. Oysa her ay enflasyon rakamları bunun çok üzerinde. Bize verilen zam hayat koşullarında zaten yetmiyor. Alım gücümüz azalıyor. Açıkçası verilen zamlar görüntüde. Düzelen ekonomi, halkın gözünü boyamaktan başka bir şey değil” diye sözlerini sürdüren Meral, ekonominin patrona göre değil, işçiye göre düzenlenmesini istiyor.
Sorunlarından ve nasıl çözülmesi gerektiğinden söz eden işçilerden Yalçın Çalışkan, sigorta primlerinin ödenmemesi, az ücret alıp çok çalışılması, yasaların işçiyi değil de patronu koruması gibi birçok sorundan bahsederken, bunların çözümünün sağlıklı bir sendikal mücadelede olduğuna ve işçilerin bilinç düzeyinin arttırılmasıyla olabileceğine dikkat çekti.
İşten atılma korkusu
“İşçilerin neden belli bir mücadele bilincine ulaşamadığını, sendikalaşmaya neden uzak olduğunu” sorduğumuzda ise genç işçiler, işten çıkarılma korkusu ve ağır iş şartlarının dayatmasının büyük engel olduğuna söylüyorlar. Genç işçiler, son dönemde ülkede tırmandırılmaya çalışılan, halkı birbirine düşüren yapay bölünmelerin, sermaye çevrelerince, kendi ellerini güçlendirmek için yaratıldığını düşünüyorlar. İşçiler arasında herhangi bir bölünmenin olmadığını ancak böyle yansıtılarak, ortamın sürekli gergin tutulduğunu söyleyen işçiler, birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söylüyorlar.


Başa dön


TİS yetkisi alan sendikalar açıklandı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yüzde 10 barajını aşarak toplusözleşme yapma yetkisi alan sendikaları açıkladı.
Bakanlığın Temmuz ayına ilişkin rakamlarına göre kayıtlı işçi sayısının 5 milyon 154 bin 948 olduğu Türkiye’de sendikalı işçi sayısı 3 milyonu aştı. İstatistiklere göre, 50 sendika örgütlü oldukları iş kolunda yüzde 10 barajını aşarak toplusözleşme yapma yetkisi kazandı.
İstihdamda kadının adı yok
Çalışabilir yaştaki her 4 kadından ancak 1’inin istihdam edilebildiği Türkiye, AB ülkeleri içinde yüzde 24,3 ile kadın istihdam oranının en düşük olduğu ülke konumunda bulunuyor. TİSK tarafından hazırlanan araştırmaya göre kadın istihdamının en yüksek olduğu ülke, her yüz kadından 71,6’sının istihdam edildiği Danimarka. Danimarka’yı yüzde 70,5 ile İsveç, 65,8 ile Hollanda, 65,6 ile Finlandiya ve İngiltere, 61,7 ile Portekiz izlerken, Türkiye yüzde 24,3 ile kadın istihdamının en düşük olduğu ülke durumunda bulunuyor.
TTK’da göçük
TTK’ya ait Karadon Müessesesi Kilimli İşletme Müdürlüğü 2. ocaktaki unutulmuş kömür üretim bölgesi eksi 83 kodunda, tavan kısmından kömür ve taş yığınının kayması sonucu göçük oluştu. Göçükte ayağından yaralanan işçilerden Mesut Korkmaz (30), Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı. Mahsur kalan Savaş Çeliktürk’ü (32) ise kurtarma çalışmalarına başlandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net