www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Şile’de tehlike çanları
İstanbul’un Karadeniz ilçesinin doğal güzellikleri sahip çıkılmayı bekliyor. Ancak Şile kıyılarından her yıl onbinlerce kişi denize girmesine rağmen, kanalizasyon atıkları denize veriliyor.

Çiftçi atıklardan mağdur
Denizli bölgesinde sanayi gelişirken, Büyük Menderes Nehri’ndeki kirlilik ve ovadaki erozyon Aydın bölgesindeki çiftçilere büyük zarar veriyor.


Şile’de tehlike çanları
Sibel Kurtoğlu
Doğal Hayatı Koruma Derneği Proje Müdürü Sema Atay, Şile plajından denize girenlerin, arıtılmadan denize verilen kanalizasyon kirliliğiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.
Atay, Şile’nin, İstanbul ve çevresinde denize girilebilecek son birkaç yerden biri olduğunu, bu nedenle de her yaz Şile nüfusunun arttığını anlattı. Şile’nin yalnızca denizi ile değil, sahip olduğu doğal zenginlikleriyle de çok önemli bir ilçe olduğunu vurgulayan Atay, Şile-Sahilköy kıyılarının, Türkiye’nin önemli bitki alanlarından biri olduğuna işaret etti. Atay, Şile-Sahilköy kıyılarının, 6’sı Türkiye’ye endemik olmak üzere toplam 16 nadir bitkiye ev sahipliği yaptığını belirterek, bunlardan “kum incisi, Karadeniz salkımı ve sahil sığır kuyruğunun” Türkiye’nin imza attığı uluslararası Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınması gereken bitkilerden olduğunu kaydetti.
Sema Atay, ayrıca, bu bölgedeki Kumbaba Kumul Tepesi ve Doğancılı-Alacalı kumullarının, I. Derece Doğal Sit Alanları ilan edildiğini söyledi.
“Şile’nin sahip olduğu olağanüstü doğal mirasın değerinin farkına varıldığı ve korunduğu söylenemez” diyen Atay, Şile’nin korunması için ne Şile halkının, ne de İstanbul ve Ankara’daki yetkililerin yeteri kadar çaba sarf etmediğini ileri sürdü.
Kanalizasyon atıkları dereye
Yoğun yazlık konut yapımı ve ilçenin yerleşim alanının genişlemesi sonucu, kumul alanların tahrip edildiğini ifade eden Atay, yazlık konutların ve ilçeye bağlı bütün köylerin kanalizasyon atıklarının doğrudan yeraltına ve derelere, oradan da denize akıtıldığını vurguladı.
Kanalizasyon atıkları ve taşınan çamurlu toprakla dolan derelerde, arada “ıslah ve temizleme çalışmaları” yapıldığını ve bunun yeterli olmadığını dile getiren Atay, “Şile’nin her yaz tıklım tıklım dolan ünlü plajından denize girenler, arıtılmadan denize verilen kanalizasyon kirliliğiyle karşı karşıya bırakılıyor” diye konuştu. Sema Atay, Şile merkezinin kanalizasyonunun denize boşaltılmasına yıllardır devam edildiğini, ancak halen arıtma tesisi için bir şey yapılmadığını savunarak, şunları kaydetti:
“Yalnızca Şile’nin doğal çevre sağlığı değil, insan sağlığı da gözden çıkarılmış durumda. Şile, İstanbul’a çok yakın olması ve çevre sağlığı ve çevre yasalarını hiçe sayan turizm teşvikleri sonucu, büyük bir hızla yapılaşıyor, parçalanıyor ve kaçınılmaz bir şekilde yok ediliyor. Kıyıdan içeriye kadar 1 kilometre kadar uzanan, 16 nadir bitkiye ev sahipliği yapan Şile kıyıları ve kumulları, yapılaşmalar, kumul tepelerinin düzleştirilmesi, illegal kum alımları ve kontrolsüz aşırı kullanım nedeniyle yer yer çukurlaştı, erozyona uğradı, kalitesini ve özelliklerini yitirmeye başladı. Şile’de tehlike çanları çalıyor. İlçede bir an önce arıtma tesislerinin hayata geçirilmesi, kumulların, derelerin ve ilçenin doğal yaşam alanlarının yok edilmemesi için gerekli adımların atılması gerekir.”


Başa dön


Çiftçi atıklardan mağdur
Türkiye’nin en verimli tarım arazilerinden Büyük Menderes Ovası’nın toprakları erozyonla yok olurken, nehirdeki kirlilik de her geçen gün artıyor.
Büyük Menderes Nehri’ndeki ıslah çalışmalarının ve Çine Barajı inşaatının tamamlanamaması nedeniyle her yıl sel baskınlarına maruz kalan verimli araziler sularla denizlere taşınırken, Denizli ve Uşak illerinden nehre bırakılan sanayi artıkları dünyanın en kaliteli ürünlerinin yetiştiği toprakları kirletiyor.
Tarlalar ekilemiyor
Nehir kenarında bulunan Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı Yeniköy Beldesi’nde çiftçiler, suların birkaç ay çekilmemesi yüzünden ancak bir kez tarlalarını ekebildiklerini söylediler.
Belde Belediye Başkanı Erdal Arasan, çiftçilerin su baskını endişesiyle buğday ekmeden haziran ayında mısır veya pamuk ekerek iki ürün alınabilecek sezonda tek ürünle yetinmeye çalıştıklarını belirtti.
Arasan şöyle konuştu: “Menderes 3-5 yılda bir yatak değiştiriyor. Bunun da sebebi nehrin zikzaklar çizerek ve eğimli bir şekilde akmasıdır. Eskiden biz buradan su içer, balık tutardık. Şimdi bırakın su içmeyi içine bile giremiyoruz. Balıklar da yok. Denizli tarafında sanayinin gelişmesinden dolayı kirlenme söz konusu. Sadece ve sadece pamuk ekebiliyoruz. Menderes’in ıslah edilmesinden yanayız. Büyük Menderes Nehri yatağının çok virajlı ve eğimli olması nedeniyle akan sular kenarlardan çok fazla toprak alıp götürüyor. Yıllar önce nehre metrelerce uzakta olan binalar şimdilerde yıkılma tehlikesi altında. Toprak kayıplarının önüne geçmenin tek yolu nehir yatağının düz ve eğimsiz bir şekilde yeniden belirlenmesinden geçiyor.”
Umut barajda

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net