Arasan şöyle konuştu: “Menderes 3-5 yılda bir yatak değiştiriyor. Bunun da sebebi nehrin zikzaklar çizerek ve eğimli bir şekilde akmasıdır. Eskiden biz buradan su içer, balık tutardık. Şimdi bırakın su içmeyi içine bile giremiyoruz. Balıklar da yok. Denizli tarafında sanayinin gelişmesinden dolayı kirlenme söz konusu. Sadece ve sadece pamuk ekebiliyoruz. Menderes’in ıslah edilmesinden yanayız. Büyük Menderes Nehri yatağının çok virajlı ve eğimli olması nedeniyle akan sular kenarlardan çok fazla toprak alıp götürüyor. Yıllar önce nehre metrelerce uzakta olan binalar şimdilerde yıkılma tehlikesi altında. Toprak kayıplarının önüne geçmenin tek yolu nehir yatağının düz ve eğimsiz bir şekilde yeniden belirlenmesinden geçiyor.”
Yeniköy Beldesi’nde 50 yıldır çiftçilikle uğraştığını belirten İbrahim Onay ise, zararlarının çok büyük olduğunu dile getirdi. Onay, Aydın ile Söke arasındaki topraklarda meydana gelen taşkınların buğday dahil tüm ürünleri alıp götürdüğünü ifade etti. Buğday ekemedikleri için tek ürünle yetindiklerini kaydeden Onay, yüzyıllardır var olan bu sorunun Çine Barajı inşaatının tamamlanmasıyla son bulacağını ümit ettiklerin belirtti.