www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kimin başbakanı olduğu belli olacak
Tuzla tersane işçileri, yaşadıkları sorunları çözmesi için Başbakan’a çağrı yaptıkları imza kampanyasını önümüzdeki günlerde bitirecekler. Erdoğan’ın alacağı tutumun kimin başbakanı olduğunun ortaya çıkaracağını ifade eden işçiler, kampanyanın diğer işçi bölgelerinde de hayata geçirilmesini istiyorlar.

Numaş’ta dayanışma ziyaretleri
DİSK/Tekstil’e üye oldukları için işten atılan Numaş işçileri, fabrika önündeki direnişlerini bitirdiler ancak ev ziyaretleriyle dayanışmayı sürdürüyorlar. Tek tek ve toplu olarak ev ziyaretlerinde bir araya gelen işçiler dertlerini paylaşarak ne yapacaklarını tartışıyorlar. Sohbetler daha çok, patrondan paralarını alamadıkları için yaşadıkları ekonomik sıkıntılar oluyor. Bazı işçiler eşleriyle boşanma noktasına gelmiş.

Greve hazırlığı sürüyor
Toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Genel-İş 9 No’lu Şube üyesi Küçükçekmece Belediyesi işçileri grev hazırlıklarına başladı. Temizlik İşleri Müdürlüğü İşyeri Baştemsilcisi Halil Çolak, hazırlıklarla ilgili gazetemize bilgi verdi.


Kimin başbakanı olduğu belli olacak
Gökhan Durmuş
Tuzla tersane işçilerinin her geçen gün ağırlaşan çalışma koşulları ve ücret uygulamalarına karşı başlattıkları imza kampanyası sürüyor. Tersanelerde yaşadıkları sorunları çözmesi için Başbakan Tayyip Erdoğan’a göndermek üzere başlattıkları imza kampanyasının sürdüğünü belirten işçiler, “Nasıl patronların isteği doğrultusunda inşaa ettiğimiz gemileri törenle denize indiriyorsa, bizim sorunlarımızı da çözsün” diye konuştular. Erdoğan’ın sadece patronların değil işçilerin de Başbakan’ı olması gerektiğini belirten tersane işçileri, çok ağır bir işkolunda çalıştıklarını, tersanede her gün iş kazası olduğunu, 15 gün içinde iki arkadaşlarını iş kazası sonucu yaşamını yitirdiğini ifade etti.
İşçiler, yaşadıkları sorunları daha önce Gemi Sanayicileri İşverenleri Birliği’ne (GİSBİR), Tuzla Belediye Başkanı’na, Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne, Çalışma Bakanı’na, Meclis’te grupları olan partilere ilettiklerini ancak ilgili gösterilmediğini ve sorunların çözülmek bir yana daha da ağırlaştığını kaydettiler.
Sorunun muhatabı Başbakan
Tersanelerde ağır çalışma koşulları altında günde 10-12 saat çalıştıklarını belirten tersane işçisi Ali Doğan, bu çalışmanın karşılığında aldıkları ücretin komik denecek bir durumda olduğunu ifade etti. Tersanelerde her gün iş kazası olduğunu belirten Doğan, 15 gün içinde iki arkadaşlarını iş kazasına kurban verdiklerini kaydetti. Bu sorunların asıl muhatabının Başbakan olduğunu belirten Doğan, “Defalarca çağrılar yapmamıza rağmen bizi görmeyen bir hükümet var. Bu havzayı en çok ziyaret eden kişi ise Başbakan. Geçen yıl üç defa gemi indirme törenine geldi. Buraya yapılmak istenen her şeyde patronlar Başbakan ile irtibata geçiyorlar. Erdoğan sadece patronların Başbakanı değil” diye konuştu.
Kendilerine verilen yevmiyelerin asgari ücret üzerinden belirlendiğini anlatan Doğan, asgari ücretin son günlerde yaşanan dalgalanma nedeniyle eridiğini, alım güçlerinin düştüğünü kaydetti. Doğan, asgari ücretin yükseltilmesi talebine bütün işçilerin sahip çıkmasını istedi.
Tersanelerde işçilerin yaşadıkları sıkıntılarla kimseninin ilgilenmediğini düşünen tersane işçisi Hasan Şahin ise acil önlemler alınmazsa işçi ölümlerinin artarak süreceğini kaydetti.
Ücretler ödenmiyor
GİSBİR’in bu sorunları bildiğini ancak çözmek için adım atmadığını belirten tersane işçisi Hüseyin Erdoğan, imza kampanyası çalışmasını bu sorunları daha yüksek mercilere anlatmak için Başbakan’a yönelik düzenlediklerini kaydetti.
Bu ağır işkolunda sendikalı olmak bir yana ücretlerini bile alamadıklarını belirten Erdoğan, “Taşeronlaştırma sistemi her yerde yayılıyor. Patronlar daha çok kazanmak için taşerona o da alt taşerona veriyor işi. Böylelikle işçiye verilen ücret en alt seviyeye iniyor. Bu nedenle asgari ücret açlık sınırı olan 700 YTL’ye çekilmelidir. Bunların çözülebilmesi için Başbakan’a sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Tersane işçisi Kemal Sunar ise yevmiyelerinin çok düşük olduğunu, asgari ücretin yükselmesi durumunda ücretlerinin de yükseleceğini ifade etti. Sunar, sosyal aktiviteler bir tarafa, aldıkları ücretle geçinmelerinin bile mümkün olmadığını, bu nedenle bir evde birkaç kişinin çalıştığını söyledi. Bu zamana kadar yaptıkları başvurulara rağmen çözüm bulunmadığını belirten Sunar, çalışma koşullarının her geçen gün daha kötüye gittiğini kaydetti.

İŞÇİLERİN TALEPLERİ
  • Keyfi ve haksız yere tutuklanan sendikacılar serbest bırakılsın
  • Tersanelerde iş cinayetlerinin sorumluları yargılansın
  • Asgari ücret vergiden muaf ve 700 YTL olarak belirlensin
  • Tersanelerde işçi sağlığı ve iş güvenlik tedbirlerinin alınmasını
  • Bütün işçilerin sigortalı olması sağlansın, primler aldıkları ücret üzerinden yatırılsın
  • Devalüasyon karşısında eriyen ücretlere, erime düzeyinde zam yapılsın


  • Başa dön


    Numaş’ta dayanışma ziyaretleri
    Suat Aytimur
    DİSK/Tekstil’e üye oldukları için işten atılan Numaş işçileri, fabrika önündeki direnişlerini bitirdiler ancak ev ziyaretleriyle dayanışmayı sürdürüyorlar. Tek tek ve toplu olarak ev ziyaretlerinde bir araya gelen işçiler dertlerini paylaşarak ne yapacaklarını tartışıyorlar. Sohbetler daha çok, patrondan paralarını alamadıkları için yaşadıkları ekonomik sıkıntılar oluyor. Bazı işçiler eşleriyle boşanma noktasına gelmiş.
    Bu nasıl adalet
    Numaş işçilerinin ekonomik sıkıntı çektiklerini anlatan Hacı Güler, “Eve yemek girmiyor. Eşime yemek yap diyeceğim ama malzeme götürmezsem nasıl yapsın” diye konuştu. Çocuğunun ilköğretim okulunu bitirdiğini ancak yoksulluktan dolayı liseye gönderemeyeceğini anlatan Güler, “Başbakan’ın çocukları Amerika’da okuyor, benim çocuğum çalışmak zorunda kalıyor, bu nasıl adalet” diye sordu.
    Davamızın takipçisiyiz
    Yasal süreci başlattıklarını ancak mücadeleyi bırakmadıklarını vurgulayan Ahmet Gökçek, “Ülkedeki tüm işçi kardeşlerime sesleniyorum, bu sorun sadece bizim sorunumuz değil, Türkiye’de yaşayan tüm işçi ve emekçilerin sorunudur” dedi. Yaşanan maddi ve manevi sıkıntıları ailesi ve iş arkadaşlarıyla paylaşarak ve onlardan destek alarak aştığını dile getiren Gökçek “Direnişimizin ilk gününden bu yana yanımızda olan, Everensel gazetesine ve muhabirlerine teşekkür ediyoruz” dedi.
    Evinin kirasını ödeyemediğini, kimse görmesin diye gece yarısı eve geldiğini anlatan Ömer Atalay, “Evde sanki ateşin üstünde oturuyorum” diye konuştu. Yaşadıkları direnişin rüyalarına girdiğini söyleyen Atalay, “İşçi burada patron nerede”diye bağırırken eşinin kendini uyandırdığını söyledi. Atalay, ev ziyaretlerinin kendilerine güç verdiğini kaydetti.
    İki çocuk babası Hanifi Özkan ise kira borcunu ödeyemediği için ev sahibinin her gün kapıya dayandığını belirtti. Ev içinde sürekli tartışmaların yaşandığını aktaran Özkan, eşiyle sürekli kavga ettiğini dile getirdi. Direnişin işçiden başka dostu olmadığını gösterdiğini ifade eden Özkan, “Ayıdan post, patrondan dost olmaz” dedi. Vakkas Kaya, borçlarını ödeyemediğini, geçen yılın kömür parasını bile veremediğini ifade etti. Patronun yaptığı toplantılarda “Biz bir aileyiz” dediğini ancak sonunda tüm işçileri kapı önüne koyduğunu hatırlatan Kaya, işçinin işçiden başka dostu olmadığını gördüklerini söyledi.


    Başa dön


    Greve hazırlığı sürüyor
    Toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Genel-İş 9 No’lu Şube üyesi Küçükçekmece Belediyesi işçileri grev hazırlıklarına başladı. Temizlik İşleri Müdürlüğü İşyeri Baştemsilcisi Halil Çolak, hazırlıklarla ilgili gazetemize bilgi verdi.
    İşverenin uzlaşmaz tavrı nedeniyle 17 maddede anlaşma sağlayamadıklarını belirten Çolak, belediye yönetiminin sıfır zam, çalışma sürelerinin haftalık 40 saatten 45 saate çıkarılmasını, tatil günü olan cumartesi ve pazar günlerini iş günü haline getirerek izinlerin hafta içi kullanılmasını dayattığını belirtti. Bir diğer tehlikenin norm kadro uygulaması olduğunu kaydeden Çolak, bu uygulamanın hayata geçmesi halinde 435 olan kadrolu işçi sayısının 185’e indirileceğini dile getirdi. İşverenin emekli olmak istemeyen işçiler üzerinde baskı kurduğunu kaydeden Çolak, bu dayatmaları kabul etmeyeceklerini ifade etti.
    Komite kuruldu
    Grev hazırlıkları hakkında da bilgi veren Çolak, tüm birimlerden seçilen 70 işçiyle eğitim toplantıları yaptıklarını ve komiteler kurduklarını söyledi. Küçükçekmece’deki bütün muhtarları, yöre derneklerini, sendikaları, sendikalı işyerlerini ve siyasi partileri ziyaret ederek destek isteyeceklerini anlatan Çolak, bildiri dağıtarak halka greve çıkma nedenlerini anlatacaklarını ifade etti. Grev fonu oluşturmaya başladıklarını kaydeden Çolak, taşeron işçilere de grev nedenlerini anlatarak destek olmaya çağırdıklarını dile getirdi.
    Duman Deri işçisi işten atmalara karşı direniyor
    İşten atmalara karşı direnişe geçen Duman Deri işçilerinin mücadelesi 6. günü geride bıraktı. Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde kurulu olan fabrikada 21 işçi çalışıyor. Patronun her yıl kendilerini bir ay ücretsiz izne yolladığını, bu iznin 15 günlük yıllık izinle birleştirildiğini söyleyen işçiler “Bu yıl da izinlerimiz bittikten sonra izin paralarını almak üzere fabrikaya gittik Patron ‘Sipariş alamadım bunun için 4 işçiyi çıkarmak zorundayım, eğer işler açılırsa bu işçileri işe alırım, açılmazsa 4 işçi daha çıkaracağım’ dedi. Bunun üzerine direnişe başladık” dediler. Sendikaları Deri-İş’in yöneticilerinin patronla görüşme yaptığını ancak bir sonuç çıkmadığını söyleyen işçiler, bütün işçiler işbaşı yapana kadar direneceklerini belirterek, destek çağrısı yaptılar.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net