9. Kalkınma Planı tarımı bitirecek Türkiye’nin 2007-2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Plan döneminde, Türkiye ekonomisinde, ‘yapısal reformlar’ ve uygulanacak sektörel politikalar sonucunda üretimin sektörel kompozisyonunda da birtakım değişiklikler bekleniyor. Bu politikalara paralel olarak, tarım sektörünün katma değer içindeki payının azalması, buna karşılık sanayi ve hizmetler sektörlerinin paylarının artması öngörülüyor. Kalkınma Planı ile 2007-2013 döneminde gayrı safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yıllık ortalama yüzde 7 oranında artması, bu oranın tarımda ortalama yüzde 3,6, sanayide 7,8, hizmetler sektöründe de yüzde 7,3 olması öngörüldü. 2013 yılında kişi başına milli gelirin 10 bin 100 dolara ulaşacağı tahmin edilirken, bu rakamın satın alma gücü paritesine göre ise 15 bin 332 dolar olacağı belirtildi. Plan döneminde, kamu ve özel sektör sabit sermaye yatırımlarının sırasıyla yıllık ortalama yüzde 9,4 ve yüzde 8,1 oranında artacağı tahmininde bulunuluyor. Aynı dönemde, öncelikli sektörler arasında yer alan eğitim ve sağlık sektörlerinin kamu sabit sermaye yatırımları içindeki paylarının da artırılması hedefleniyor. Kastamonu’da organik tarım gelişiyor Topraklarının yüzde 65’ine yakını ormanlarla kaplı Kastamonu’da, orman altı ürünlerin bolluğu, toprağın verimi, hububat ekimi için elverişli arazilerin azlığı organik tarıma yönelimi hızlandırdı. Kastamonu’daki tarım topraklarının az ve engebeli olması nedeniyle hububat ekimi için uygun olmadığını belirten Küre Belediye Başkanı Engin Ayrancı, bunun hububat gelirini de etkilediğini, çözüm olarak organik tarımı geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. “Toprak tertemiz, ilaç, gübre yok” diyen Ayrancı, bu nedenle toprakların organik tarıma çok elverişli olduğunu ifade etti. Tarım Bakanlığı’ndan yetki almış 9 sertifikasyon kuruluşu olduğunu, bunlara organik ürün belgesi için başvurduklarını kaydeden Ayrancı, topraklarının temiz olması nedeniyle üç yıllık geçiş sürecinin kendilerinde bir yıla indiğini söyledi. Organik ürünlerin üzerinde, Tarım Bakanlığı’nın verdiği bir etiket olması gerektiğini de belirten Ayrancı, ürünlerin gerçekten organik tarım ürünü olup olmadığının bu etiketlerle belli olacağını ifade etti. Tarihi Osmanlı dönemine kadar uzanan İzbeli Çiftliği’nde organik tarım yetiştirdiğini kaydeden, Kastamonu Ziraat Odası Meclis Başkanı Serdar İzbeli de organik tarım yapanlardan. Organik tarımla uğraşan köy ve köylüleri artırmaya çalıştıklarını kaydeden İzbeli, doğal elma, alıç, kızılcık, ahlat, 17 çeşit erik, salep, safran, doğal mantar gibi ormanaltı ürünlere de işaret etti. 10 yıldır bu tür doğal ürünler ile ilaç ve gübre kullanmadan ürünler elde ettiklerini vurgulayan İzbeli, 3-4 yıldır da turizm amaçlı kullandıkları, çiftliğe gelen konuklara bu doğal ürünlerden elde ettikleri yiyecekleri sunduklarını söyledi. Turizmin de artık organik tarıma dayalı turizm olmasını öneren İzbeli, ormanda mantar yetiştirilmesine ilişkin ilginç bir örneği şöyle anlattı: “Toprağımız verimli, insanlarımız zeki. Vatandaşın biri pazarda doğal mantar satıyor. Mantarın yetişmesine uygun zemin de yok. Nasıl olduğunu sordum. Adam tankerle suyu ormana götürmüş, mantar biten yerleri biliyor. Akşamdan sulamış. Ertesi gün güneşle buluşan sulanmış topraktan mantar fışkırmış. İnsanımız ormanı sulayacak kadar zeki.” |