www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Dış ticaret açığı rekor kırdı
Dış ticaret açığı Mayıs ayında yüzde 40 arttı ve 5.4 milyar dolarla aylık bazda rekor kırdı. İlk beş aydaki dış açık ise 21.6 milyar dolara ulaştı.

Para arzı genişledi
Para arzı (M2) yıl başından bu yana yüzde 16.9 genişleyerek 179 milyar YTL seviyesine kadar çıktı.

33.8 milyar dolarlık ek yük
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı “Borç Dalgası” raporuna göre, dolardaki artış Türkiye’ye 33,8 milyar dolarlık ek yük getirdi. ATO’nun, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası ve BDDK’dan derlediği verilere göre hazırladığı rapora ilişkin açıklamasına göre, döviz kurundaki yükselme, kamunun iç ve dış borç yükünü artırırken, özel sektörü de vurdu.


Dış ticaret açığı rekor kırdı
Piyasalardaki dalgalanmanın başladığı Mayıs ayında dış açık rekor kırdı. Türkiye’nin dış ticaret açığı Mayıs ayında yüzde 40 artışla yüzde 5.4 milyar dolar oldu ve aylık bazda rekor kırdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mayıs’ta ihracat yüzde 14.4 artışla 6.8 milyar dolar, ithalat yüzde 24.4 artışla aylık bazda rekor olan 12.2 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Mayıs döneminde ise ihracat yüzde 8 artışla 31.7 milyar dolara çıkarken, ithalat yüzde 18 artarak 53.3 milyar dolar oldu. Beş aylık dış ticaret açığı yüzde 36.6 artarak 21.6 milyar dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı beş aylık dönemde yüzde 65’ten yüzde 59.5’e geriledi.
İlk beş ayda Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki ağırlığı devam etti. Geçen yılın aynı dönemine göre AB ülkelerine yapılan ihracat yüzde 8.3 artarak 16.9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. AB’den 21.5 milyar dolarlık da ithalat yapıldı. Toplam ihracat içinde AB ülkelerinin payı yüzde 53.4 iken, Türkiye serbest bölgelerinin payı yüzde 3.7, diğer ülkelerin payı ise yüzde 43 oldu.
En fazla ihracat yapılan ülke 3.8 milyar dolarla Almanya olurken, geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye gerçekleştirilen ihracat yüzde 1 azaldı. En fazla ithalatın yapıldığı ülke ise 1.4 milyar dolarla Rusya oldu.
Beş aylık dönemde en büyük ihracat kalemi 4.5 milyar dolarla kara taşıtları ve bunların aksam, parçaları olurken, onu 2.7 milyar dolarla örme giyim eşyası izledi. Aynı dönemde, ithalatta ise en büyük kalem 10.9 milyar dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar oldu.
İthalattaki payı yüzde 71 olan ara mallarının ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.8 oranında artarken, sermaye malları ithalatı yüzde 16.3, tüketim malları ithalatı yüzde 34.2 artış kaydetti.

76.3 milyon dolar dış borç ödenecek
Hazine temmuz ayına ilk haftasında yapacağı 76.3 milyon dolarlık dış borç ödemesiyle başlayacak. Hazine Müsteşarlığı, 3 Temmuz’da 2.5 milyon dolar, 4 Temmuz’da 66.5 milyon dolar, 5 Temmuz’da 5.9 milyon dolar, 6 Temmuz’da 0.4 milyon dolar ve 7 Temmuz’da ise 1.0 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirecek. Hazine, bu yıl ocakta 883.6 milyon, şubatta 2 milyar 391.9 milyon ve mart ayında 695.1 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirmişti. Nisan ayında toplam 1 milyar 558.1 bin dolar, mayıs ayında ise 2 milyar 62.5 milyon dolar ve haziran ayında 848.6 milyon dolar dış borç ödemesi yaptı. Hazine bu yılın ilk 6 aylık döneminde toplam 8 milyar 439.8 milyon dolar dış borç ödedi. Hazine temmuz ayının ilk haftasında yapacağı 76.3 milyon dolarlık ödemeyle birlikte yıl başından bu yana toplam 8 milyar 516.1 milyon dolar dış borç ödemesi gerçekleştirmiş olacak.


Başa dön


Para arzı genişledi
Para arzı (M2) yıl başından bu yana yüzde 16.9 genişleyerek 179 milyar YTL seviyesine kadar çıktı.
Merkez Bankası’nın verilerine göre, dolaşımdaki para ve vadesiz YTL mevduatlarının toplamından oluşan M1, bu yılın başından 16 Haziran’a kadar olan dönemde, yüzde 10.3 genişleyerek 46 milyar YTL seviyesine çıktı. M1’i oluşturan dolaşımdaki para yüzde 24 artarak 22.6 milyar YTL’ye, vadesiz tasarruf mevduatı 21.8 artışla 14 milyar YTL’ye yükselirken, vadesiz ticari 21.6 düşüşle 9.3 milyar YTL’ye geriledi.
M1 ile vadeli YTL mevduatlarının toplamından oluşan para arzı (M2) 16 Haziran itibariyle 16.9 artışla 179 milyar YTL oldu. M2’yi oluşturan vadeli ticari mevduat yüzde 11 artışla 21.7 milyar YTL’ye, vadeli tasarruf mevduatı ise yüzde 21.2 genişleyerek 111.2 milyar YTL’ye kadar çıktı.
M2’yle yurtiçi yerleşiklere ait döviz mevduatlarının toplamından oluşan para arzı (M2Y) yüzde 18.2 genişleyerek 273.1 milyar YTL’ye yükseldi. M2Y’yi oluşturan yurtiçi kaynaklı döviz tevdiat hesapları ise yüzde 19.5 artışla 91.3 milyar YTL’ye yükseldi.
Bankanın verilerine göre 16 Haziran itibariyle emisyon hacmi yıl başına göre yüzde 22.4 artarak 24 milyar YTL’ye, rezerv para ise yüzde 23.5’lik artışla 40.3 milyar YTL’ye kadar çıktı.


Başa dön


33.8 milyar dolarlık ek yük
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı “Borç Dalgası” raporuna göre, dolardaki artış Türkiye’ye 33,8 milyar dolarlık ek yük getirdi. ATO’nun, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası ve BDDK’dan derlediği verilere göre hazırladığı rapora ilişkin açıklamasına göre, döviz kurundaki yükselme, kamunun iç ve dış borç yükünü artırırken, özel sektörü de vurdu.
2005 yılı başında 1,350 YTL olan dolar kurunun 29 Haziran 2006 tarihi itibariyle 1,610 YTL’ye yükselmesi Türkiye’nin iç ve dış borçlarına 33,8 milyar dolarlık ek yük getirdi. Bu yükün 13,9 milyar doları özel sektör borçlarından kaynaklanıyor.
Kamunun borcu arttı
Rapora göre, 2005 yılı sonu itibariyle toplam 170,1 milyar dolar dış borç stoğunun yüzde 40’ı kamu kesimine, yüzde 9’u Merkez Bankası’na, yüzde 18’i banka kesimine, yüzde 33’ü bankacılık dışı özel sektöre ait. Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık kamu dış borcu, dolar kurundaki yüzde 16,1’lik artış, bu borçların 13,3 milyar dolar yükselmesine neden oldu.
Dolardaki artış 2005 yılı sonu itibariyle 244,7 milyar YTL olan iç borcun da artışına yol açtı. Nakit ve nakit dışı borçlardan oluşan iç borç stoğunun yüzde 41’i sabit faizli borçlardan oluşuyor. Bu borçlar döviz ve faiz yükselişinden etkilenmezken geriye kalan yüzde 59’luk bölüm son dönem ekonomide yaşanan çalkantılar nedeniyle artış gösterdi.
Rapora göre, iç borcun yüzde 42’si değişken faizli, yüzde 14’ü döviz cinsinden, yüzde 3’ü de dövize endeksli. İç borcun yüzde 17’lik bölümünü oluşturan 41,6 milyar YTL’si dövizdeki dalgalanmadan etkilenerek 6,6 milyar dolar artış gösterdi. Bu artışla birlikte kamunun toplam borç yükü 19,9 milyar dolar arttı.
Bankalar kârlı
Rapora göre özel sektör brçları da arttı.Pek çok banka, dışarıdan düşük maliyetle temin ettiği kredileri içeride daha yüksek faizle devlete ve özel sektöre pazarladı. Bu nedenle bankacılık sektörü 2005 yılında altın yılını yaşadı. Bankalar, kişilere 16 Haziran 2006 tarihi itibariyle toplam 60,4 milyar YTL bireysel kredi verdi. Ticari krediler ise Nisan 2006 itibariyle itibariyle toplam 134,2 milyar YTL oldu.
‘Mışıl mışıl uyuyorduk’
Borç rakamlarını değerlendiren ATO Başkanı Sinan Aygün, dolardaki dalgalanmayla kamunun toplam borç yükünün artış göstermesinin yanı sıra, özel sektörün de beklenmedik bir ‘borç şokuna’ girdiğini kaydetti. Aygün, “Mışıl mışıl uyuyorduk, şimdi gündüz gözüyle kabus görüyoruz” dedi.
9. Kalkınma Planı tarımı bitirecek
Türkiye’nin 2007-2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Kalkınma Planı, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Plan döneminde, Türkiye ekonomisinde, ‘yapısal reformlar’ ve uygulanacak sektörel politikalar sonucunda üretimin sektörel kompozisyonunda da birtakım değişiklikler bekleniyor. Bu politikalara paralel olarak, tarım sektörünün katma değer içindeki payının azalması, buna karşılık sanayi ve hizmetler sektörlerinin paylarının artması öngörülüyor. Kalkınma Planı ile 2007-2013 döneminde gayrı safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yıllık ortalama yüzde 7 oranında artması, bu oranın tarımda ortalama yüzde 3,6, sanayide 7,8, hizmetler sektöründe de yüzde 7,3 olması öngörüldü. 2013 yılında kişi başına milli gelirin 10 bin 100 dolara ulaşacağı tahmin edilirken, bu rakamın satın alma gücü paritesine göre ise 15 bin 332 dolar olacağı belirtildi. Plan döneminde, kamu ve özel sektör sabit sermaye yatırımlarının sırasıyla yıllık ortalama yüzde 9,4 ve yüzde 8,1 oranında artacağı tahmininde bulunuluyor. Aynı dönemde, öncelikli sektörler arasında yer alan eğitim ve sağlık sektörlerinin kamu sabit sermaye yatırımları içindeki paylarının da artırılması hedefleniyor.
Kastamonu’da organik tarım gelişiyor
Topraklarının yüzde 65’ine yakını ormanlarla kaplı Kastamonu’da, orman altı ürünlerin bolluğu, toprağın verimi, hububat ekimi için elverişli arazilerin azlığı organik tarıma yönelimi hızlandırdı. Kastamonu’daki tarım topraklarının az ve engebeli olması nedeniyle hububat ekimi için uygun olmadığını belirten Küre Belediye Başkanı Engin Ayrancı, bunun hububat gelirini de etkilediğini, çözüm olarak organik tarımı geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. “Toprak tertemiz, ilaç, gübre yok” diyen Ayrancı, bu nedenle toprakların organik tarıma çok elverişli olduğunu ifade etti. Tarım Bakanlığı’ndan yetki almış 9 sertifikasyon kuruluşu olduğunu, bunlara organik ürün belgesi için başvurduklarını kaydeden Ayrancı, topraklarının temiz olması nedeniyle üç yıllık geçiş sürecinin kendilerinde bir yıla indiğini söyledi. Organik ürünlerin üzerinde, Tarım Bakanlığı’nın verdiği bir etiket olması gerektiğini de belirten Ayrancı, ürünlerin gerçekten organik tarım ürünü olup olmadığının bu etiketlerle belli olacağını ifade etti. Tarihi Osmanlı dönemine kadar uzanan İzbeli Çiftliği’nde organik tarım yetiştirdiğini kaydeden, Kastamonu Ziraat Odası Meclis Başkanı Serdar İzbeli de organik tarım yapanlardan. Organik tarımla uğraşan köy ve köylüleri artırmaya çalıştıklarını kaydeden İzbeli, doğal elma, alıç, kızılcık, ahlat, 17 çeşit erik, salep, safran, doğal mantar gibi ormanaltı ürünlere de işaret etti. 10 yıldır bu tür doğal ürünler ile ilaç ve gübre kullanmadan ürünler elde ettiklerini vurgulayan İzbeli, 3-4 yıldır da turizm amaçlı kullandıkları, çiftliğe gelen konuklara bu doğal ürünlerden elde ettikleri yiyecekleri sunduklarını söyledi. Turizmin de artık organik tarıma dayalı turizm olmasını öneren İzbeli, ormanda mantar yetiştirilmesine ilişkin ilginç bir örneği şöyle anlattı: “Toprağımız verimli, insanlarımız zeki. Vatandaşın biri pazarda doğal mantar satıyor. Mantarın yetişmesine uygun zemin de yok. Nasıl olduğunu sordum. Adam tankerle suyu ormana götürmüş, mantar biten yerleri biliyor. Akşamdan sulamış. Ertesi gün güneşle buluşan sulanmış topraktan mantar fışkırmış. İnsanımız ormanı sulayacak kadar zeki.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net