www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



SSGSS Anayasa Mahkemesi’nde
Cumhurbaşkanı Sezer, “adil, makul ve ölçülü” bulmadığı için 15 maddesini veto ettiği, AKP Hükümeti’nin de Meclis’ten aynen geçirdiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Cumhurbaşkanı Sezer, iptal gerekçelerinde de veto gerekçelerini savundu.

Demokrasi için ortak mücadele
DTP, EMEP, ÖDP ve SDP önceki gün düzenledikleri basın toplantısında ortak bir metin oluşturarak Türkiye’de demokrasi mücadelesinin yükseltilmesi için sendikalar, dernekler ve kitle örgütlerine çağrıda bulundu.

Nazım’a vatandaşlık yine yok
Nazım Hikmet’in Türk vatandaşlığından çıkartılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin önerge Meclis İçişleri Komisyonu’nda reddedildi.


SSGSS Anayasa Mahkemesi’nde
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, “adil, makul ve ölçülü” olmadığı gerekçesiyle 15 maddesini veto ettiği, ancak AKP Hükümeti tarafından Meclis’ten aynen geçirilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü.
Cumhurbaşkanı Sezer, yasanın “tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi ile emeklilik yaş ve prim ödeme gün sayısını düzenleyen 28’inci maddesine karşı iptal davası açtı. 28’inci maddede, 1 Ocak 2007’den itibaren sigortalı olacak kadınlar için emeklilik yaşı 58, kadınlar için 60 olarak düzenleniyor. Her iki kesim için prim ödeme gün sayısı ise 9 bin güne çıkartılıyor. Yasanın geçici maddesi ile de emeklilik yaş sınırı 1 Ocak 2036’dan başlayarak kadınlar için 1 Ocak 2048’e, erkekler için 1 Ocak 2044’e kadar artırılarak, 65’e yükseltilmesi öngörülüyor. Sezer emeklilik yaş ve prim gün sayısının artırılmasına ilişkin veto gerekçesinde şöyle demişti;
“Ülkemizde ortalama yaşama süresinin 66 yıl olduğu gözetildiğinde, yasa ile tüm sigortalılar yönünden emekli aylığı bağlama yaş sınırının zaman içinde de olsa 65’e yükseltilmesi; sürekli çalışma olanağı işverenin inisiyatifinde olan sigortalılar yönünden de prim ödeme gün sayısının 9 bine çıkarılmasının gelecek kuşakların emeklilik hakkına kavuşmasını olanaksız kılacağı, bu niteliği ile adil, makul ve ölçülü olmadığı açıktır. İşçiler için prim ödeme gün sayısının 7 binden 9 bin güne çıkarılması, Türkiye gerçekleriyle bağdaşmadığı gibi, esnek çalışmanın, sendikasızlaştırmanın, kayıt dışı çalıştırmanın ve yoğun işsizliğin yaşandığı ülkemizde 9 bin prim ödeme günü gerçekçi görünmemektedir.”
Emekli aylıkları düşecek
Sezer’in Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğü 29’uncu madde yaşlılık aylığının hesaplanmasını getiriyor ki, bu madde ile Emekli Sandığı’na bağlı olarak aylık alan memurların emeklilik aylık bağlama oranları önce yüzde 2.5’a, sonra yüzde 2’ye düşürülüyor.
Sezen’in iptal ettiği “fiili hizmet süresi zammı”nı içeren 40’ıncı maddede de Türk Telekom, TRT gibi kurum çalışanları kapsama alınırken, özel sektörde aynı işi yapanlar kapsam dışı bırakılılıyor. Bunun da Anayasa’nın “eşitlik” ilkesine aykırı olduğu ifade ediliyor.
Sezer’in Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğü maddeler arasında “yaşlılık toptan ödemesi ve ihya” başlıklı 31’inci madde, “bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırlarını belirleyen” 46’ıncı madde de yer alıyor.
Sezer’in Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğü bir diğer düzenleme de emekli aylıklarına artışa ilişkin düzenleme yapan 55’inci maddenin bazı hükümleri oldu. Söz konusu maddenin, emeklilerin ulusal gelirden hak ettikleri payı almalarına engel olduğu gibi yasanın bir bütün olarak aynı görevi yapmış önceki ve sonraki emekliler arasında, hakkaniyete aykırı biçimde gelir farkı yaratacağı eleştirisi yöneltilmişti.
Yasanın Anayasa Mahkemesi’ne götürülen maddeleri içerisinde, Emekli Sandığ’nda emekli ikramiyelerinin bir yıl daha Sosyal Güvenlik Kurumu’nca ödenmesi, bir yıldan sonra ise ödemenin doğrudan son çalışılan kurumca yapılması yönündeki düzenleme de yer aldı. Sezer veto gerekçesinde “Yapılan düzenlemeyle, memurlar ve diğer kamu görevlileri emekli ikramiyesini alabilmek yönünden aynı güç koşullar içine itilmektedirler. Normal işleyen bir düzenden, riski kurum yerine çalışanlar üzerine taşıyan bir sisteme geçmenin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır” demişti.
Cumhurbaşkanı Sezer tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülen maddelerin, “emekli olabilmek için öngörülen prim ödeme gün sayısı, prime esas aylık tutarı ve prim oranı, emekliliğe hak kazanabilmeyle emekli aylığına hak kazanmada yaş sınırları, yaşlılık aylığı bağlama oranı, yaşlılık aylığı hesaplama yöntemi, aylıklarda sağlanacak yıllık artış tutarı ve sağlık yardımları” gibi konuları düzenlediği ve bu açılardan “getirilen kuralların adil, makul ve ölçülü olmadığı” ifade ediliyor.


Başa dön


Demokrasi için ortak mücadele
DTP, EMEP, ÖDP ve SDP önceki gün düzenledikleri basın toplantısında ortak bir metin oluşturarak Türkiye’de demokrasi mücadelesinin yükseltilmesi için sendikalar, dernekler ve kitle örgütlerine çağrıda bulundu.
Türkiye’nin Mersin de başlayan bayrak provokasyonu ile Danıştay saldırısına kadar uzanan süreçte laik-antilaik kamplaşmaya çekilmeye çalışıldığı bildirilen metinde emek ve demokrasi güçleri SSGSS ve TMY gibi çıkarılmaya çalışılan yasalara, özelleştirmelere, taşeronlaştırmaya, sendikasız ve güvencesiz çalıştırmalara yaygınlaştırmaya karşı mücadele verilmesinin gerekliliğinin altı çizildi.
Emekten yana politikalar üretmeli ve bu konuda taraf olunduğunun beyan edildiği metinde ortak mücadele hatları ise şöyle sıralandı;
  • Susurluk, Şemdinli olaylarında olduğu gibi Danıştay baskınıyla ortaya çıkan çete bağlantıları ve kontrgerilla olarak anılan karanlık örgütler açığa çıkarılmalı, asker sivil kim olursa olsun yargılanmalıdır.
  • Terör’ bahanesiyle gündeme getirilen özünde demokratik haklarını gaspını içeren TMY Tasarısı derhal geri çekilmelidir. Demokratikleşmenin önü açılmalıdır.
  • Siyasi Partiler Yasası demokratikleştirilmeli, demokratik iradeyi engelleyen seçim barajları kaldırılmalıdır. İfade, örgütlenme, basın, propaganda hakları genişletilmeli, sendikal haklar önündeki engeller kaldırılarak İLO standartlarına çıkartılmalıdır.
  • Kürt sorununu yok sayan, bu sorunu imha ve asimilasyonla çözmeye çalışan, nereden gelirse gelsin her türlü şiddete reddediyor, demokratik-kültürel eşitlik temelinde çözüm ve birlikteliği savunuyoruz. Her türlü tartışma ve gelişmenin önünün açılmasını istiyoruz. Herkesin düşüncelerini ifade edebilme ortamının yaygınlaşması sağlanmalıdır.
  • Özelleştirme, taşeronlaştırma, işten atma gibi sermaye saldırıları son bulmalı, GSS geri çekilmeli eğitim ve sağlık parasız hale getirilmeli insanca yaşanacak bir emeklilik yasası çıkartılmalıdır. KESK’in örgütlenmesi önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmalıdır.
  • BOP, GOP gibi emperyalist yayılmacı politikalarla ülke maceraya atılamaz. Emperyalist devletlerle olan ilişkiler askıya alınmalı ve komşu ülkelerle barış yanlısı ve antiemperyalist güçlerle ABD’nin bölgeyi terk etmesi, Irak halkına tazminat ödemesi, İran’ın hedef tahtası konumundan çıkartılması Ülkemizin bu oyunun bir parçası haline gelmemesi mücadele etmeliyiz.
  • Başta inanç özgürlüğü olmak üzere demokratik özgürlükçü bir laiklik anlayışını savunuyoruz. Bu anlamda devletin her türlü inanca eşit mesafede olmasını inanç özgürlüğüne saygı göstermesini laik-antilaik ekseninde bir ayırıma son verilmelidir”


    Başa dön


    Nazım’a vatandaşlık yine yok
  • İKÖ’den KKTC’ye destek
    Bakü’de düzenlenen İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) 33. Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, KKTC’ye yönelik ambargo ve izolasyonların kaldırılması istendi. Bakü’deki Gülistan Sarayı’nda pazartesi günü başlayan toplantı, dün görüşülen konular ve alınan kararların yer aldığı Nihai Belge (Sonuç Bildirisi) ile Bakü Bildirisi’nin kabulüyle sona erdi. Görüşmelerde kabul edilen “Kıbrıs’ta Durum’’ konulu kararda, Kıbrıs Rum yönetiminin çözüme ilişkin isteksizliğinin İKÖ’de memnuniyetsizlikle karşılandığı vurgulanırken, Annan Planı çerçevesinde çözümün sağlanması için uluslararası toplumun Rum yönetimine çağrıda bulunması gerektiği belirtildi. Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonların kaldırılması çabalarını engelleme yönünde bazı girişimler bulunduğuna da işaret edilen kararda, bu girişimlerin İKÖ tarafından endişeyle karşılandığı vurgulandı. İKÖ üyesi ülkelerin Kıbrıs’taki Müslüman Türklere yönelik haksız ambargo, izolasyon uygulamalarının kaldırılması amacıyla yaptıkları çalışmaları sürdürmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi. Toplantısının ardından Türkiye’ye dönen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ile Azerbaycan’da yaptığı görüşmenin sonucunda, İran’ın nükleer programına ilişkin sorunun diplomatik yollarla çözümüne daha çok umutla bakılabileceğini söyledi.
    Basın Konseyi’nden TMY’ye tepki
    Basın Konseyi, Terörle Mücadele Yasası’nı değiştiren tasarının, “editoryal bağımsızlığı öldüreceğini ve koyu bir otosansüre yol açacağını” bildirdi. Basın Konseyi, “Demek oluyor ki, basın yayın organı sahipleri, artık başkalarının eyleminden sorumlu sayılıp cezalandırılacaktır. Bu düzenleme, hukukun inkârıdır. Terörle Mücadele Yasası’nı değiştiren tasarı, editoryal bağımsızlığı öldürecek ve koyu bir otosansüre yol açacaktır. Önce, TBMM Adalet Komisyonu’nu Türkiye’yi böyle bir ayıptan kurtarmaya çağırıyoruz. Keza, tüm basın yayın dünyasını, editoryal bağımsızlığı korumak ve otosansüre karşı durmak için göreve çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
    Erdoğan’a ‘sahtekar’ davası
    Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Demirci, kendisine ‘sahtekar’ diyerek kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında dava açtı. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek olan davada Muhammet Demirci, Başbakan Erdoğan’dan 25 bin YTL tazminat talep etti. Başbakan Erdoğan, 25 Mayıs 2006’da Berlin’de gurbetçilerle yaptığı toplantıda Devlet Bakanı Ali Babacan’a, Muhammet Demirci’yi kastederek “Ali, çağır şu sahtekarı bir dinle bakalım neymiş derdi” demiş ve konuşması mikrofondan duyulmuştu. Muhammet Demirci yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan hakkında başbakanlık görevini yerine getirmediğinden dolayı görevi suistimal davası da açılacağının bilgisini verdi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net